
Türkiye ekonomisinin üretim merkezlerinden biri olan Bursa, ihracat rakamlarıyla bir kez daha dikkat çekti.
Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan mayıs ayı dış ticaret verilerine göre Bursa, 1 milyar 762 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirerek Türkiye genelinde en fazla ihracat yapan dördüncü il olarak kayıtlara geçti.
Otomotiv başta olmak üzere tekstil, makine, metal ve yan sanayi sektörlerindeki üretim gücü, Bursa'yı ihracatın lokomotif şehirlerinden biri olmaya devam ettiriyor.
İSTANBUL, KOCAELİ VE İZMİR'İN ARDINDAN GELDİ
Mayıs ayında ihracat şampiyonu iller sıralamasında İstanbul ilk sırada yer aldı.
Türkiye'nin en fazla ihracat yapan ilk 5 ili şöyle sıralandı:
İstanbul: 4 milyar 495 milyon dolar Kocaeli: 3 milyar 60 milyon dolar İzmir: 2 milyar 79 milyon dolar Bursa: 1 milyar 762 milyon dolar Ankara: 1 milyar 356 milyon dolar
Bu sonuçlarla Bursa, Türkiye'nin dış ticaretinde belirleyici rol oynayan şehirler arasında yerini korudu.
21 İL 1 MİLYAR DOLAR BARAJINI AŞTI
Ticaret Bakanlığı verilerine göre 2026 yılının ilk beş ayında Türkiye'nin toplam ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,3 artış göstererek 111 milyar 169 milyon dolara ulaştı.
Aynı dönemde 21 il 1 milyar doların üzerinde ihracat yaparken, 40 ilde ihracat artışı kaydedildi.
Bursa da milyar dolar barajını aşan iller arasında üst sıralardaki yerini koruyarak Türkiye ekonomisine önemli katkı sundu.
OTOMOTİV KENTİ BURSA ÜRETMEYE DEVAM EDİYOR
Türkiye'nin otomotiv üssü olarak gösterilen Bursa'da faaliyet gösteren büyük üreticiler ve yüzlerce yan sanayi firması, ihracat rakamlarının yükselmesinde önemli rol oynuyor.
Kentte üretilen araçlar, yedek parçalar, tekstil ürünleri ve sanayi ekipmanları dünyanın birçok ülkesine gönderilirken, Bursa ekonomisi ihracat odaklı büyümesini sürdürüyor.
BURSA EKONOMİSİNE GÜVEN VEREN TABLO
Küresel ekonomideki belirsizliklere ve ihracat pazarlarındaki dalgalanmalara rağmen Bursa'nın güçlü üretim altyapısını koruması dikkat çekiyor.
Mayıs ayında 1 milyar 762 milyon dolarlık ihracata ulaşan kent, hem sanayi gücünü hem de Türkiye ekonomisindeki stratejik konumunu bir kez daha ortaya koydu.