Trafik kazalarında “araç mahrumiyet bedeli” tartışması büyüyor!

Maddi hasarlı kazalarda araç kiralama bedeli üzerinden başlatılan ilamsız icra takipleri yeni mağduriyetlere yol açıyor. Uzmanlar, mevzuatta boşluk olduğunu ve düzenleme gerektiğini vurguluyor.

Haber Giriş Tarihi: 24.04.2026 13:11
Haber Güncellenme Tarihi: 24.04.2026 13:11

Maddi hasarlı trafik kazalarının ardından talep edilen “araç mahrumiyet bedeli” ve buna bağlı ilamsız icra takipleri, son dönemde tartışmaları artırdı. Uzmanlar, araç kiralanmasa bile bedel talep edilebilmesinin kötüye kullanım riskini doğurduğunu ifade ediyor.

Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde yaşanan bir olay, tartışmayı yeniden gündeme getirdi. Kazaya karışan bir kişi, olaydan yaklaşık iki ay sonra ilamsız icra tebligatıyla karşı karşıya kaldı. Tebligatta 30 bin TL alacak ve masraflarla birlikte toplamda 44 bin TL’yi aşan ödeme talep edildi. İddiaya göre, karşı taraf aracını uzun süre kullanamamasına rağmen fiilen araç kiralamadı, buna rağmen 20 günlük ikame araç bedeli talep edildi.

Sigorta uzmanları, trafik kazalarında kusursuz tarafın araç değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli talep etme hakkı bulunduğunu, ancak uygulamada sahte belge veya gerçeğe aykırı beyanlarla sistemin suistimal edilebildiğini belirtiyor. Ayrıca, itiraz süresinin yalnızca 7 gün olması nedeniyle vatandaşların çoğu zaman süreci kaçırdığı ve borcun faiz ve avukatlık ücretleriyle katlanarak kesinleştiği ifade ediliyor.

Hukukçular ise Yargıtay kararlarına dikkat çekerek, araç kiralandığına dair belge sunulmasa bile hâkimin Borçlar Kanunu kapsamında zararı belirleyebildiğini vurguluyor. Bu durumda bilirkişinin, aracın tamirde kalma süresi ve piyasa kiralama bedeline göre tazminat hesapladığı belirtiliyor.

Uzmanlara göre, mevcut kasko poliçeleri bu tür icra kaynaklı ödemeleri karşılamıyor ve bu durum önemli bir boşluk oluşturuyor. Bu nedenle hem sigorta sisteminde hem de hukuki süreçlerde yeni düzenlemelere ihtiyaç duyulduğu ifade ediliyor.