
Dijital dünyada çocukların ve gençlerin yoğun ilgi gösterdiği online oyunlar, sanılandan çok daha güçlü etkiler oluşturabiliyor. Uzmanlara göre, bazı çevrim içi oyunlar beyinde salgılanan dopamin miktarı açısından uyuşturucuyu bile geride bırakabiliyor.
Yapılan değerlendirmelerde, uyuşturucu kullanımının dopamin seviyesini yaklaşık yüzde 220 artırdığı, buna karşılık özellikle ödül ve rekabet sistemi üzerine kurulu online oyunların bu oranı yüzde 300’e kadar çıkarabildiği ifade ediliyor. Bu durum, oyunların neden bağımlılık oluşturduğunu açıklayan en önemli faktörlerden biri olarak gösteriliyor.
Uzmanlar, özellikle “sonsuz döngü” mantığıyla çalışan oyunların riskine dikkat çekiyor. Bu tür oyunlarda net bir başlangıç ve bitiş noktası bulunmaması, oyuncuların sürekli ödül, görev ve rekabet içinde tutulmasına neden oluyor. Bu da beynin ödül mekanizmasını sürekli tetikleyerek oyundan kopmayı zorlaştırıyor.
Siber güvenlik uzmanı ve yazar Elçin Biren, bu durumun yalnızca ekran süresi problemi olmadığını vurgulayarak, yüksek dopamin salınımının çocuklarda dikkat süresinin azalmasına, motivasyon kaybına ve gerçek hayattan uzaklaşmaya yol açabileceğini belirtti.
Ayrıca, uzun süre oyun oynayan çocukların çevrim içi dolandırıcılık, hesap ele geçirme ve zararlı kişilerle iletişim gibi risklere daha açık hale geldiği ifade edildi.
Uzmanlar, yasaklayıcı bir yaklaşım yerine bilinçli yönlendirme yapılması gerektiğini belirtiyor. Bu kapsamda, süre sınırı olan oyunların tercih edilmesi, oyun süresinin kontrol edilmesi ve çocuklarla iletişim kurulması öneriliyor.
Online oyunların tamamen zararlı olmadığı, ancak kontrolsüz ve uzun süreli kullanımın ciddi sonuçlar doğurabileceği vurgulanırken, ailelerin çocukların dijital alışkanlıklarını yakından takip etmesinin büyük önem taşıdığı ifade edildi.