Mahsun Kırmızıgül Kadir İnanır'ın cenazesinden sonra siyasetçileri eleştirdi

Kadir İnanır son yolculuğuna uğurlanırken adeta izdiham yaşandı. Kalabalıkta zaman zaman zor anlar yaşayan aile yakınları olurken Mahsun Kırmızıgül de gördükleri karşısında dayanamadı. Sanatçı siyasetçilere sitem etti.

Haber Giriş Tarihi: 29.06.2026 13:32
Haber Güncellenme Tarihi: 29.06.2026 13:32

Kadir İnanır, 28 Haziran günü Levent Barbaros Hayrettin Paşa Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı. Cenaze namazı ve sonrasında resmen izdiham yaşandı.

Kimileri fotoğraf çekme yarışına girerken kimileri de tabuta ulaşmak için çabaladı. Cenazeye katılan siyasetçilerin korumaları da alanda zorluğa sebep oldu. Cenazede bulunan Mahsun Kırmızıgül gördükleri karşısında sessiz kalamadı.

"GÖRDÜKLERİM İÇİMİ ACITTI"

"Hem camideydim hem de Kadir İnanır’ın kabri başındaydım. Büyük bir sanatçıyı uğurlamaya gittim ama ne yazık ki gördüklerim içimi acıttı" diyerek sitem eden Kırmızıgül şunları yazdı:

"En çok da siyasetçilerin cenazeleri bir protokol alanına çevirmesine üzüldüm. Böyle acı günlerde en önde görünme çabası, kameraların karşısında yer alma yarışı gerçekten vicdanları yaralıyor. Oysa o saflar siyasetin değil; ailenin, gerçek dostların ve yıllarını birlikte geçirmiş insanların yeri olmalıdır. Koruma ordularıyla insanların itilip kakılması kabul edilemez. Bir cenazede vatandaşın önüne set çekmek, sevenlerini uzaklaştırmak, insanların son görevini yapmasına engel olmak hangi vicdana sığar?

"İTİŞ KAKIŞ, ÖNE GEÇME TELAŞI"

Siyasetçiler zaten her gün ekranlarda. Mitinglerde, açılışlarda, kürsülerde görünürler. Bari bir cenazede geri planda durmayı, acıya ortak olmayı ve sadece dua etmeyi bilseler… Bir insanın son yolculuğu hiçbir siyasi görüntüden, hiçbir protokol düzeninden daha önemli değildir. Kabristanda da aynı manzara devam etti. İtiş kakış, öne geçme telaşı… Bir yanda fotoğraf çektirme peşinde olanlar, diğer yanda sevdiği insana son kez yaklaşmaya çalışan gerçek sevenler…"

Mahsun Kırmızıgül devamında ise "Ölümün karşısında herkes eşittir. O gün makamın da unvanın da koruma ordularının da hiçbir anlamı yoktur. Çünkü tabutun başında önde durmak değil, geride durup saygı gösterebilmek asıl erdemdir" dedi.