SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Abd

Bursa Haberim - Abd haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Abd haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD Başkanı Trump'tan İran'a yeniden saldırı uyarısı Haber

ABD Başkanı Trump'tan İran'a yeniden saldırı uyarısı

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın varılan anlaşma kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde, İran'a yönelik saldırıların eskisinden daha güçlü şekilde yeniden başlayacağını belirterek, "Uzun zaman önce üzerinde anlaşıldı. Ve aksini iddia eden tüm asılsız söylemlere rağmen, nükleer silah olmayacak ve Hürmüz Boğazı açık, güvenli olacak" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, Truth sosyal medya platformu üzerinden İran'la varılan ateşkes anlaşması hakkında açıklamalarda bulundu. ABD güçlerinin varılan anlaşmanın hükümleri tam olarak uygulanana kadar bölgede kalacağının altını çizen Trump, "Zaten büyük ölçüde zayıflatılan düşmanın ölümcül bir şekilde imha edilmesi için gerekli olan ek mühimmat, silah ve malzemelerle donatılan tüm ABD gemileri, uçakları ve askeri personeli, varılan gerçek anlaşmanın hükümleri tam olarak yerine getirilene kadar İran ve çevresinde kalacak" dedi. "Anlaşmaya uyulmazsa, yeniden ateş başlayacak" Anlaşmaya uyulmaması halinde İran'a yönelik saldırıların yeniden başlayacağını vurgulayan Trump, "Herhangi bir nedenle bu anlaşma kapsamındaki yükümlülükler yerine getirilmezse, ki bu pek muhtemel değil, o zaman yeniden ateş başlayacak ve bu, daha önce kimsenin görmediği kadar büyük, daha iyi ve daha güçlü olacak" uyarısında bulundu. İran'ın üzerinde mutabık kalınan anlaşmaya uyması gerektiğini yineleyen Trump, "Uzun zaman önce üzerinde anlaşıldı. Ve aksini iddia eden tüm asılsız söylemlere rağmen, nükleer silah olmayacak ve Hürmüz Boğazı açık, güvenli olacak" dedi. ABD ordusunun İran'a yönelik muhtemel bir yeni operasyon için hazırlıklarını sürdürdüğünü hatırlatan Trump, "Bu arada, muhteşem ordumuz silah depoluyor ve dinleniyor; aslında bir sonraki fethini sabırsızlıkla bekliyor. Amerika geri döndü!" ifadelerini kullandı.

Amerika kaybetti: Anlaşma olsun yada olmasın İran'dan çekiliyoruz Haber

Amerika kaybetti: Anlaşma olsun yada olmasın İran'dan çekiliyoruz

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlenen bir imza töreninde gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Beyaz Saray’a yaptırılan yeni balo salonunun inşaatının mahkeme kararıyla durdurulduğu hatırlatılan Trump, karara itiraz edeceklerini belirterek, "Karar, kongre onayına ihtiyacım olduğunu söylüyor. O kadar yanılıyor ki. Bu proje özel olarak finanse ediliyor. Şirketler ve çok zengin insanlar tarafından yapılan bir bağış bu. Öyle ki 150 yıldır bir balo salonu istiyorlardı. Dünyanın herhangi bir yerindeki en iyi balo salonuna sahip olacağız" dedi. Beyaz Saray’da daha önce de farklı inşaat projelerinin yürütüldüğünü söyleyen Trump, yeni balo salonunun başkan ve Beyaz Saray personelinin güvenliğini ilgilendirdiğini öne sürdü. Trump, yeni balo salonunda kullanılacak kurşun geçirmez camları buna örnek olarak gösterdi. "İRAN'DAN YAKINDA AYRILACAĞIZ" İran savaşı ve enerji fiyatlarındaki artışla ilgili bir soruya da yanıt veren Trump, savaşın yakında sona ereceğinin sinyalini vererek, "Buradan ayrılmamız lazım ve bunu yakında yapacağız. Fiyatlar hızla düşecek. Hisse senedi fiyatları bugün neredeyse rekor seviyede arttı" dedi. İran’a gerçekleştirilen saldırıların ABD’yi daha güvenli yaptığını kaydeden Trump, ülkenin dini lideri Ali Hamaney’in öldürülmesine atıfta bulunarak, "Harekete geçmek zorunda kaldık, çünkü artık aramızda olmayan çılgın bir adam vardı. Ve halihazırda rejim değişikliği gerçekleşti. Bir rejimi devirdik ve ikinci rejimde artık çok daha farklı bir insan grubu var. Bunlar makul ve çok daha az radikalleşmiş durumdalar. Çok daha mantıklı insanlarla muhatap oluyoruz ve yaptığımız şey inanılmaz" değerlendirmesinde bulundu. "HÜRMÜZ BOĞAZI'NA İHTİYACI OLAN ÜLKELER KENDİ BAŞININ ÇARESİNE BAKACAK" İran’ın nükleer tesislerini hedef almamaları halinde Tahran yönetiminin nükleer silahlara sahip olacağı iddiasını yineleyen Trump, "Çok yakında oradan ayrılacağız ve eğer Fransa veya başka bir ülke petrol ve gaz almak isterse, Hürmüz Boğazı’ndan geçip kendi başlarının çaresine bakacak. Bence zaten çok güvenli olacak ama Hürmüz Boğazı’nda olan bitenle bizim hiçbir ilgimiz yok, hiçbir ilgimiz de olmayacak. Çünkü bu ülkeler, Çin, güzel gemilerini doldurup buradan ayrılacak ve kendi başlarının çaresine bakacaklar. Bunu bizim yapmamız için hiçbir neden yok" diye konuştu. "SALDIRILAR 2-3 HAFTA İÇİNDE SONA ERECEK" İran’ı çok sert bir şekilde vurduklarının altını çizen Trump, "Birçok radikalleşmiş deliden kurtulduk. Onları sert bir şekilde vurmaya devam ediyoruz, dün gece muhtemelen gördüğünüz üzere füze üretim tesislerini yok ettik" ifadelerini kullandı. ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının 2-3 hafta içinde sona ereceğini söyleyen Trump, "Ayrılacağız. Çünkü bunu sürdürmemiz için bir neden yok" dedi. "HÜRMÜZ BOĞAZI’NIN GÜVENLİĞİ BİZİM SORUNUMUZ DEĞİL" İran’ın Hürmüz Boğazı’na mayın döşeyebileceğini ya da buradan geçen gemilere ateş açabileceğini vurgulayan Trump, "Ama bu bizim sorunumuz değil. Bu Fransa'nın sorunu olacak. Bu, Boğaz'ı kim kullanıyorsa onun sorunu olacak. Sanırım biz ayrıldığımızda her şey çözülmüş olacak. Bugün çok sayıda geminin oradan geçtiğini duydum" ifadelerini kullandı. İran ile müzakerelerin sürdüğünü yineleyen Trump,"Tekrar ediyorum, rejim değişikliği yaptık.Rejim değişikliği hedeflerimden biri değildi. Tek bir hedefim vardı, o da İran’ın nükleer silaha sahip olmaması. Ve bu hedefe ulaşıldı. Nükleer silahlara sahip olamayacaklar. Ancak işi bitiriyoruz. Sanırım 2 hafta içinde, ya da birkaç gün daha sürebilir, sahip oldukları her şeyi yok etmek istiyoruz" dedi. TRUMP İRAN’I UYARDI: "MASAYA OTURURLARSA İYİ OLUR" Buna rağmen İran ile bir anlaşmaya varmalarının mümkün olduğunu vurgulayan Trump, "Bazı köprüleri vuracağız, aklımızda birkaç güzel köprü var; ancak masaya otururlarsa bu iyi olur. Masaya gelseler de gelmeseler de fark etmez. Çünkü onları öyle bir gerilettik ki, yok ettiğimiz yetenekleri yeniden inşa etmeleri 15 veya 20 yıl sürecek. Donanmaları yok, orduları yok, hava kuvvetleri, telekomünikasyon altyapıları, uçaksavar sistemleri yok. Liderleri yok. Liderlerinin hepsi gitti. Yani, bu yüzden rejim değişikliği yaptık" şeklinde konuştu. "İRAN ANLAŞMA YAPMAK ZORUNDA DEĞİL" Trump, "İran bir anlaşma yapmak zorunda mı?" sorusu üzerine, "Hayır, anlaşma yapmak zorunda değiller. Birçok insanla konuştum, bu yeni bir rejim. Çok daha ulaşılabilir durumdalar" ifadelerini kullandı. İran’ın anlaşma yapmayı kendisinden daha çok istediğini öne süren Trump, "Artık nükleer silah üretemeyeceklerinden emin olduğumuzda, bir anlaşmamız olsun ya da olmasın oradan ayrılacağız. Bu önemsiz. Bir anlaşma yapmamız mümkün, çünkü onlar anlaşma yapmayı benim istediğimden daha çok istiyorlar" dedi. İran’ın savaşın ardından çok uzun bir süre boyunca nükleer silaha sahip olamayacağını vurgulayan Trump, "Yeniden nükleer silah yapmaya hazır olduklarında, benim gibi bir başkan oraya gidip onların tekrar canına okuyacak, çünkü nükleer silaha sahip olamazlar" yorumunu yaptı. Trump, İran’da yeni bir rejimin olduğu iddiasını yineleyerek "Bu yeni rejim öncekinden çok daha iyi" dedi. "ANLAŞMA YAPMAK İÇİN YALVARIYORLAR" İran’a karşı yürütülen savaşı net bir şekilde kazandıklarını ifade eden Trump, "İran'da olanlara bir bakın; karşımızda hiçbir engel yok ve her yer bombalandı. Hava savunma sistemleri yok, hiçbir şeyleri yok. Ellerinde hiçbir şey kalmadı" dedi. Demokratların ve kendisine muhalif basın kuruluşlarını İran’ı olduğundan daha güçlü göstermekle suçlayan Trump, "Gökyüzüne hükmeden uçaklarımız var. Ancak üzerlerine ateş bile edilmiyor. Çünkü teçhizatları tamamen yok edildi. Ateş edecek hiçbir şeyleri yok. Kaybediyorlar. Kaybettiklerini kabul ediyorlar, anlaşma yapmak için yalvarıyorlar" diye konuştu.

İran'dan Amerika'ya ateşkes yanıtı! Haber

İran'dan Amerika'ya ateşkes yanıtı!

İran yönetimi, ABD'nin 15 maddelik teklifine resmen yanıt verdi. Tasnim Haber Ajansı'na konuşan bir kaynak, "İran'ın ABD tarafından sunulan 15 maddelik teklife verdiği yanıt, dün gece arabulucular vasıtasıyla iletildi ve İran karşı tarafın cevabını bekliyor" dedi. Kaynak, İran'ın yanıtında saldırı ve suikastların sona ermesi gerektiğinin vurgulandığını, savaşın yeniden tekrarlanmayacağına dair somut güvenceler talep edildiğini aktardı. Ayrıca savaş zararları ve tazminatların garanti altına alınarak açık şekilde belirlenmesinin ve çatışmaların, bu süreçte yer alan tüm direniş gruplarını kapsayacak şekilde bölge genelinde tamamen sona erdirilmesinin istendiğini ifade etti. İRAN'IN TALEPLERİ MÜZAKERELERDEN FARKLI Kaynak, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğinin doğal ve yasal bir hak olduğunu belirterek karşı tarafın taahhütlerinin uygulanmasına yönelik garantilerin tanınması gerektiğini ifade etti. Söz konusu şartların, ABD ve İsrail'in 28 şubatta düzenlediği saldırılardan birkaç gün önce İsviçre'nin Cenevre kentinde gerçekleştirilen ikinci tur müzakerelerde sunulan taleplerden ayrı olduğunu da vurguladı. "ABD'NİN MÜZAKERE SÖYLEMİ ALDATMA" ABD'nin müzakere söylemlerinin İran açısından "üçüncü aldatma projesi" olarak değerlendirildiğini belirten kaynak, Washington'un bu söylemle dünyayı barış yanlısı ve savaşın sona ermesini isteyen bir aktör gibi göstererek yanıltmayı, küresel petrol fiyatlarını düşük tutmayı ve İran'ın güneyine yönelik muhtemel bir kara harekatı için hazırlık amacıyla zaman kazanmayı hedeflediğini öne sürdü. Kaynak, ABD'nin müzakere söylemlerine ilişkin değerlendirmede de bulunarak, "İran, 12 günlük savaştan önce müzakerelerin sonucu ve ABD'nin anlaşmalara bağlılığı konusunda şüphe duyduysa, bu savaştan sonra da Washington'un herhangi bir dönemde müzakere etme niyetine tamamen kuşku duymaktadır. ABD, hem 12 günlük savaşta hem de mevcut süreçte müzakereler sürerken saldırıları başlatmıştır. Bu kez de müzakere iddiası altında yeni bir suç için zemin hazırlamaya çalışmaktadır" ifadelerini kullandı. Aynur Sena Çabuk

Arakçi: "Şahıslar gider, sistem kalır!" Haber

Arakçi: "Şahıslar gider, sistem kalır!"

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Al Jazeera televizyonuna verdiği röportajda İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’nin ölümüne değinerek, "Bir kişinin varlığı ya da yokluğu, yerleşik kurumlara dayanan güçlü siyasi yapımızı etkilemez. Elbette bireylerin rolü vardır ve herkes bir şekilde etki sahibidir ancak önemli olan İran’ın siyasi sisteminin sağlamlığıdır" dedi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Al Jazeera televizyonuna verdiği röportajda, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, bölgesel gerilim, suikastlar, ateşkes tartışmaları ve İran’ın nükleer doktrinine ilişkin açıklamalarda bulundu. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’nin saldırılarda hayatını kaybetmesine değinen Arakçi, ABD ve İsrail’e tepki göstererek, "ABD ve İsraillilerin şu gerçeği neden hala anlamadıklarını bilmiyorum. İran İslam Cumhuriyeti; yerleşik siyasi, ekonomik ve sosyal kurumlara dayanan güçlü bir siyasi yapıya sahiptir. Bir kişinin varlığı ya da yokluğu, yerleşik kurumlara dayanan güçlü siyasi yapımızı etkilemez. Elbette bireylerin rolü vardır ve herkes bir şekilde etki sahibidir ancak önemli olan İran’ın siyasi sisteminin sağlamlığıdır" ifadelerini kullandı. "Herkes hedef alınabilir" Suikasta uğrama ihtimaline ilişkin bir soruya yanıt veren Arakçi, son gelişmelere dikkat çekerek "Herkes hedef alınabilir. Düşmanların hiçbir yer ya da kişiyi hedef almaktan çekinmediğini gördük. Şu ana kadar 53 hastane ve çok sayıda okul hedef alındı. Banka şubeleri ve birçok konut binası da vuruldu. Siyasi şahsiyetler, siviller, bilim insanları ve üniversite hocaları da hedef alındı. Hatta dışişleri bakanı da hedef olabilir. Ancak biz ülkemizin hedefleri ve çıkarları için çalışıyoruz. Gerekirse bu hedefler uğruna canımızı da feda ederiz" dedi. "Savaşı biz genişletmedik" ABD’yi bölgedeki gerilimin tırmanmasından sorumlu tutan Arakçi, "Biz savaşı genişletmedik, bu zaten savaşın doğasında olan bir durum ve bunu daha önce bölgedeki dostlarımıza da açıkça söylemiştik. ABD bize saldırdığında, füzelerimiz ve insansız hava araçlarımız ABD topraklarına ulaşamadığı için, karşılık olarak bölgedeki askeri üslerini ve askeri varlıklarını hedef almak zorunda kalıyoruz. Ancak bu varlıklar ne yazık ki bölgeye yayılmış durumda ve dost ülkelerin topraklarında bulunuyor" dedi. "Sivil hedefleri vurmadık" İran’daki sivil yerleşimlere yönelik saldırılara dikkat çeken Arakçi, "Dünyanın İran’daki yerleşim bölgelerine yönelik saldırılar hakkında neden sessiz kaldığına şaşırıyorum. Kesinlikle komşu ülkelerde sivil hedefleri hedef almadık. Bazı durumlarda istenmeyen sonuçlar yaşanmış olabilir ancak bu bizim niyetimiz değildi. Kendimizi yalnızca düşmanın resmi üsleriyle sınırlamadık. ABD güçlerinin bulunduğu her yer ve onlara ait tüm tesisler hedef alındı. Bu noktaların bazıları şehir merkezlerine yakın olabilir ve bu bizim değil, ABD’nin sorumluluğudur. ABD, kendi güçlerini askeri üslerden çıkararak şehir içindeki otellere taşıdı. Genel olarak bölgeyi bu duruma getiren de ABD’nin bu tutumudur" ifadelerini kullandı. "Özür dilemek güç ve onur göstergesidir" Arakçi, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın komşu ülkelere yönelik özür mesajına değinerek, "Pezeşkiyan son derece açık konuştu. Bizim ülkemizde özür dilemek güç ve onur göstergesidir ve bundan çekinmeyiz. Pezeşkiyan’ın bölge halkına yönelik özrü, onların karşı karşıya olduğu zor şartlara duyulan saygının bir ifadesidir. ABD bize saldırdı, biz de karşılık verdik ancak buna rağmen zarar gören bölge halkından özür diledik. Bu da sistem içinde herhangi bir görüş ayrılığı olmadığını göstermektedir" dedi. "Trump’ın açıklamaları diyalog ortamını zedeledi" Pezeşkiyan’ın açıklamalarının ardından ABD Başkanı Donald Trump’ın sosyal medya paylaşımına tepki gösteren Arakçi, "ABD Başkanı, bu özrü zayıflık olarak değerlendirdi ve İran’ın yenildiğini iddia etti. Üstelik bunu son derece hakaret içeren bir dil kullanarak yaptı. Trump’ın bu paylaşımı, İran ile bölge ülkeleri arasında oluşabilecek yeni bir diyalog ve yumuşama ortamını daha baştan engelledi" dedi. "Bu savaş ABD’nin tercihidir" Arakçi, mevcut savaşın sorumlusunun ABD olduğunu yineleyerek, "ABD, sadece kendi halkına değil bizim halkımıza, bölge halkına ve hatta gelecekte tarihe karşı da hesap vermelidir. Bu, ne bizim ne ABD halkının ne de bölgenin savaşı değil. Bu ABD’nin kendisinin seçtiği bir savaştır" şeklinde konuştu. "Halkımızın canını riske atamayız" İran’ın önceliğinin kendi halkının güvenliği olduğunu vurgulayan Arakçi, "Halkımız bizim en büyük dayanağımızdır. Hata yapan dostlarımız uğruna kendi halkımızın canını riske atamayız. Dostlarımız son 47 yılda ABD’ye askeri üsler sağladı ve bizim düşmanımız olan ABD ile yakın ilişkiler kurdu. ABD’ye çeşitli destekler sundular ve bunu hala sürdürüyorlar. Bazı dostlarımız ise İslam dünyasının en büyük düşmanı olarak gördüğümüz İsrail ile ilişki kurdu. Hatta bugün dahi bazı ülkeler topraklarının bize karşı kullanılmasına izin veriyor. Umarım dostlarımız 47 yıldır dost ve komşu olduğumuzu ancak bazı adımların bizi bugün bulunduğumuz noktaya getirdiğini anlarlar" dedi. "Ateşkese değil, savaşın bitmesine inanıyoruz" ABD ile muhtemel ateşkese ilişkin de konuşan Arakçi, "Biz ateşkese inanmıyoruz, savaşın sona ermesine inanıyoruz. Bu da savaşın tüm cephelerde tamamen bitmesi anlamına gelir. Bölgede kalıcı barışın sağlanması için savaş meselesinin bir kez ve tamamen çözülmesi gerekiyor. Lübnan’da, Yemen’de, Irak’ta, İran’da ve diğer bölge ülkelerini de kapsayan barışın tesis edilmesi gerekir" ifadelerini kullandı. "Nükleer doktrinimiz barışçıldır" İran’da yeni dini liderle birlikte nükleer doktrinin değişip değişmeyeceğine ilişkin soruya da yanıt veren Arakçi, "İran’ın nükleer doktrini her zaman barışçıl bir doktrin olmuştur. Biz her zaman olduğu gibi bundan sonra da nükleer enerjiden barışçıl amaçlarla yararlanmak için çaba göstermeye devam edeceğiz. Fetva, onu veren kişiye bağlıdır. Yeni liderin bu konudaki fıkhi ya da siyasi görüşü hakkında şu an bir değerlendirme yapabilecek konumda değilim. Benim kanaatim, bu görüşün önceki politikalarımızdan çok farklı olmayacağı yönünde ancak net bir değerlendirme için liderin görüşünü açık şekilde ortaya koymasını beklemek gerekir. Zaten kendisinin sağlık durumu tamamen iyi ve süreci kontrol altında tutuyor" şeklinde konuştu.

Trump: "Küba’yı alma onuru bana ait olacak." Haber

Trump: "Küba’yı alma onuru bana ait olacak."

ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik saldırılar hakkında, "Bunu yapmasaydık, 3'üncü Dünya Savaşı'na dönüşecek bir nükleer savaş yaşanırdı" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlenen bir imza töreninin ardından basın mensuplarının sorularına cevap verdi. Buradaki açıklamalarında İran’ın nükleer silah edinmek üzere olduğu yönündeki ifadelerini tekrarlayan Trump, "Eğer İran'ın nükleer silaha sahip olması gerektiğini düşünüyorsanız, o zaman sizde bir sorun var, çünkü onlar bunu kullanacaktır. Tek soru, bunu elde ettikten bir saat içinde mi yoksa bir gün içinde mi kullanacaklarıdır. Sadece İsrail'i değil, tüm Ortadoğu'yu havaya uçururlar" dedi. Trump, "İsrail ile başlarlar ama her şeyi havaya uçururlardı. Bunu şu anda bile görmeniz gerekir. Beklenmedik bir şekilde bin millik çap içindeki her ülkeye füze atmaya başladılar. Sadece düşmanları değil, dostları da dahil. Evet, bazı dostlarını da vurdular" şeklinde konuştu. "Eğer bunu yapmasaydık, 3’üncü Dünya Savaşı'na dönüşecek bir nükleer savaş yaşanırdı" ABD’nin geçtiğimiz yıl haziran ayında İran’ın nükleer tesislerine yönelik saldırılarına gönderme yapan Trump, "Eğer bunu yapmasaydım, sonraki bir ay içinde nükleer silaha sahip olurlardı. Bunu da önce İsrail’e sonra da tüm Orta Doğu’ya karşı kullanırlardı. Çünkü komşularına karşı fırlatılan o füzelerin hepsi, çok önceden hazırlanmıştı. Bunları bu kadar çabuk kullanacaklarını bilmeden çok önce. Eğer bunu yapmasaydık, üçüncü dünya savaşına dönüşecek bir nükleer savaş yaşanırdı" dedi. "Ben savaş istemiyorum" Savaşlar konusunda güçlü duygulara sahip olan insanlardan olduğunu söyleyen Trump, "Ben savaş istemiyorum. Neredeyse herkesten daha az savaş isteyen insanlardan biriyim. Güç yoluyla barış Ama İran’ı uzun zamandır izliyorum. Liderlikleri son derece şiddet yanlısı" ifadelerini kullandı. "Oğlun da gittiğini düşünüyorlar" ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın Dini Lideri Mücteba Hamaney’in ölmüş olabileceğini ifade etti. İran’ın donanması, hava kuvvetleri ve hava savunma sistemlerinin imha edildiği açıklamalarını yineleyen Trump, "Liderlikleri yok. Liderlik gitti. Yeni bir liderlik oluşturdular ve o da gitti. Şimdi belki oğlun da gittiğini düşünüyorlar. Hepsi gitti. Benim en büyük sorunum, şu an kiminle konuştuğumuz hakkında hiçbir fikrimizin olmaması. Çünkü kimse bu insanlardan herhangi birini duymuş değil. Hepsi öldü" dedi. Trump, ABD’nin İran’da "nükleer bomba hariç en büyük bombaları" kullandığını söyledi. Basın toplantısında dünyada görüştüğü liderlerin İran ile askeri çatışma konusunda ne söylediklerine ilişkin bir soruya, birçok ülkenin petrolünün büyük kısmını Hürmüz Boğazı üzerinden aldıklarına dikkat çekerek, "Bana teşekkür etmeleri gerekiyor" dedi. "Bize yardım etmeliler" Trump, "Mesela Çin bize teşekkür etmeli. Teşekkür beklemiyorum ama yine de teşekkür etmeleri gerek. Japonya yüzde 95, Çin yüzde 91 buradan alıyor. Güney Kore gibi birçok ülke, petrolünün dolayısıyla enerjisinin çok büyük bir kısmını bu boğazdan alıyor. Ve yalnızca teşekkür etmemeli, ayrıca bize yardım etmeliler. Beni şaşırtan şey, yardım etmeye istekli olmamaları. Birkaç tane var ve isimlerini yakında açıklayacağız" dedi. İran’ın füze ve dron kapasitesini imha etmelerinin ardından ABD öncülüğündeki operasyonlara katılmaya ikna etmenin kolaylaştığını söyleyen Trump, "Çünkü şu anda füzelerinin yaklaşık yüzde 8’i kaldı. Dronlarının küçük bir kısmı kaldı. Üretim yaptıkları fabrikaların çoğunu yıktık. Geri kalanlar da sırada" dedi. "Biz İngiltere’yi müttefiklerin Rolls-Royce’u sayardık" Taleplerini reddeden bazı ülkelerin kendisinde büyük hayal kırıklığına neden olduğunu söyleyen Trump, "NATO’nun sorunu şu. Yardım gerektiğinde biz her zaman yanlarında olacağız ama bizim ihtiyacımız olduğunda yanımızda olmayacaklar. Biz İngiltere’yi müttefiklerin Rolls-Royce’u sayardık. En eski müttefikimiz ve yanımızda olmalarını beklerdik. "Birkaç gemi gönderirseniz gerçekten çok yardımcı olur, mayın tarama gemileriniz varsa çok yardımcı olur" dedim. Başbakan (Keir Starmer) iyi bir adam. Bana, "Ekibime danışmak isterim" şeklinde cevap verdi" dedi. İngiltere’nin tavrının hayal kırıklığı oluşturduğunu söyleyen Trump, "Japonya’da 45 bin askerimiz var. Güney Kore’de 45 bin, Almanya’da 45 ila 50 bin askerimiz var. Bütün bu ülkeleri biz savunuyoruz. Sonra, "Mayın tarama geminiz var mı?" diye sorduğumuzda bize, "Biz bu duruma müdahil olmasak olur mu?" diyorlar" dedi. Trump, "Diğer ülkeleri savunmak için NATO’ya trilyonlar harcıyoruz. Ama bizi savunma zamanı geldiğinde, yanımızda olmayacaklar. Birçoğu yanımızda olmayacak. Artık ülke olarak daha akıllıca düşünmeye başlamamız gerek" dedi. ABD Başkanı, bir yada iki ülkenin harika bir tavır sergilediğini ve bu ülkelerin hangileri olduğunu yakında açıklayacağını söyledi. "Şu anda Hürmüz’den tekneyle geçmek istemezdiniz" İran’a yönelik saldırılara ilişkin açıklamasında Trump, "Geriye sadece bir şey kaldı. Küçük bir boğaz noktası. Bunu yıllardır çok iyi kullandılar ama artık işe yaramıyor. Hürmüz, meşhur, harika, güzel bir yer. Ama şu anda oradan tekneyle geçmek istemezdiniz. Neden biliyor musunuz? Onlar yüzünden değil, bizim yüzümüzden. Çünkü onların tüm donanmasını ortadan kaldırdık. Henüz herhangi bir mayının döşendiğini bilmiyoruz, ancak döşenebileceği düşüncesi bile milyar dolarlık gemilere sahip insanları korkutuyor" dedi. Savaşın bu hafta bitmeyeceğini söyledi İran ile savaşın bu hafta bitirilmesinin mümkün olup olmadığı sorusuna Trump, "Evet, elbette" şeklinde cevap verdi. Trump, "Bitirecek miyiz" şeklindeki devam sorusuna, "Sanmıyorum ama yakında olur. Uzun sürmez. Ve bittiğinde çok daha güvenli bir dünyamız olacak. Yakında bitecek" dedi. "Bunu yapmak zorundaydım" Trump, "Bunu yapmak zorundaydım. İstemiyordum. Bu aslında yoldan sapmak gibi oldu. Bu yola sapmak istemiyordum. Tarihin en yüksek borsasına sahiptik, yakıt fiyatları çok düşüktü, her şey iyiydi" dedi. İran’a saldırı ile petrol fiyatlarının yükseleceğini kendisinin de bildiğini belirten Trump, "Ama bu, onların nükleer silaha sahip olmasına izin vermekle karşılaştırıldığında çok küçük bir bedel. Borsanın düştüğünü mü görmek istersiniz? O zaman sizi nükleer silahla vursunlar, görün" şeklinde konuştu. Çin ziyaretini savaş nedeniyle bir ay ertelediklerini açıkladı Çin’e ziyaret gerçekleştirme planına ilişkin bir soruya Trump, "Gitmeyi çok isterim ama savaş nedeniyle burada olmak istiyorum. Burada olmak zorunda olduğumu hissediyorum. Bu yüzden bunu bir ay kadar ertelemek istedik" dedi. "Küba’yı alma onurunun bana ait olacağına inanıyorum" ABD’nin Küba’ya ilişkin planları hakkında bir soru alan Trump, "Küba başarısız bir ülke. Paraları yok, petrolleri yok, hiçbir şeyleri yok. Güzel toprakları, güzel manzaraları var. Güzel bir ada. Bence Küba sonu görüyor. Hayatım boyunca ABD ile Küba’yı duydum. "Amerika ne zaman yapacak?" sorusunu duydum. Küba’yı alma onurunun bana ait olacağına inanıyorum. Bu büyük bir onur olurdu" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.