SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bolu Belediyesi

Bursa Haberim - Bolu Belediyesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bolu Belediyesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tanju Özcan aynı davada hem sanık hem mağdur! Haber

Tanju Özcan aynı davada hem sanık hem mağdur!

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında hazırlanan iddianame, sadece siyasi bir yolsuzluk davası değil, aynı zamanda özel hayatın gizli kalmış karanlık detaylarını ve şantaj sarmalını da gün yüzüne çıkardı. "İrtikap" suçlamasıyla tutuklanan Özcan'ın dosyasında, bir belediye çalışanıyla olan yazışmaları ve bu yazışmalar üzerinden dönen şantaj trafiği şok etkisi yarattı. Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ile Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can 28 Şubat'ta başlatılan operasyon kapsamında gözaltına alınmış ve Bolu Sulh Ceza Hakimliği'nde ifade verdikten sonra iki isim de "irtikap" suçlamasıyla tutuklanmıştı. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı iddianamede, Tanju Özcan hakkında hem şantaj mağduru olduğu hem de belediye çalışanı Öznur Çağalı'ya yönelik şantaj suçlamasıyla yargılanmasının talep edildiği iddiaları yer aldı. Dosyada, Özcan ile Çağalı arasında geçtiği öne sürülen mesajlaşmaların da bulunduğu belirtildi. "YASAK AŞK" İDDİANAMEYE GİRDİ Gazeteci Fuat Uğur'un aktardığı bilgilere göre; iddianamede, belediye çalışanı Öznur Çağalı'nın telefonunda bulunduğu belirtilen mesaj kayıtlarına da yer verildi. Dosyada, Çağalı ile evli ve bir çocuk babası Tanju Özcan'ın kullandığı öne sürülen hat arasında WhatsApp üzerinden toplam 117 görüşme ve mesajlaşma olduğu ifade edildi. İddianamede yer aldığı belirtilen bazı mesajlarda şu ifadeler yer aldı: Tanju Özcan: "Yaa, çok hoşsun". Öznur Çağalı: "İnan sadece senin hoşun olmak isterim." Tanju Özcan: "Göğüsleri de mi büyüttün?" "HEPİNİZE YETERİM, SADETTİN SARAN BENİM ABİM" Başka bir mesajlaşmada ise şu ifadelerin geçtiği aktarıldı: Tanju Özcan: "Özledin mi" Öznur Çağalı: "Özledim tabi, sen özledin mi" Tanju Özcan: "Çok" Öznur Çağalı: "Aaaaaa başkanım benden başka kimle olabilirsiniz" Tanju Özcan: "Hepiniz gelin.. Ben yeterim." Tanju Özcan: "Sadettin Saran benim abim" ÖZCAN HEM SANIK HEM MAĞDUR Tanju Özcan iddianamede ham mağdur hem sanık konumunda yer aldı. Öznur Çağalı'nın eski erkek arkadaşı Mehmet Eren Akgüney'in ikili arasındaki ilişkiyi öğrendiği ve Tanju Özcan'ı arayarak "elimdeki mesajlar ve ses kayıtlarını yayarım" tehdidiyle Özcan'a şantaj yaptığı da iddianamede yer aldı. Özcan'ın iddiasına göre, Akgüney, söz konusu içeriklerin yayımlanmaması karşılığında para, araç ve oto yıkama yeri talep etti. Öznur Çağalı'nın iddiasına göre, Tanju Özcan "Bu ses kaydını Eren duyarsa ne olur, ben seni koruyacağım, senden hoşlanıyorum, benimle görüşeceksin" şeklinde ifadelerle Çağalı üzerinde baskı kurup şantajda bulunduğu iddiası da iddianamede yer aldı. AKILLARA SADETTİN SARAN OLAYINI GETİRDİ Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sadettin Saran, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ünlülere yönelik yürütülen "uyuşturucu" soruşturması kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade vermişti. Saran, adli kontrolle serbest bırakılırken savcılıkta verdiği ifadede özellikle spiker Ela Rümeysa Cebeci ile mesajları gündeme gelmiş, Saran'ın mesajların filmlerden esinlenen şakalar olduğunu belirterek, kendisinin uyuşturucu ile hiçbir ilgisi olmadığını savunmuştu. Gündem olan mesajlaşmaların bir kısmı şöyleydi: Cebeci: İş yerinde kızlarla minik bir doğum günü kutlaması yapacağız, ayarlarım kendimi. Saran: Onları da getir, hepinize yeterim. Kaynak: Haber Merkezi

Tanju Özcan’ın savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı! Haber

Tanju Özcan’ın savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı!

Bolu Belediyesi’ne yönelik yürütülen irtikap soruşturması kapsamında tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı. Özcan ifadesinde, "İcbar yolu ile menfaat sağlamaya çalışacak olsam yazılı bir teklif mektubu sunmam. Mağdurlar da gerçekten icbar edilmiş olsalardı yapılan her işleme karşı dava açamazlardı" dedi. Bolu Belediyesi’ne yönelik yürütülen ’irtikap’ soruşturması kapsamında tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın savcılık ifadesi ortaya çıktı. Hakkındaki suçlamaları reddeden Özcan, marketlere yönelik denetimlerin rutin olduğunu belirterek, "İcbar yolu ile menfaat sağlamaya çalışacak olsam, yazılı bir teklif mektubu sunmam" dedi. "Ben bu şirketin de herhangi bir kademesinde görevli değilim" Vakfın kuruluş sürecini anlatan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, "Bolu’yu Seviyorum Vakfı (BOLSEV) benim başkanlığını yaptığım, mahkeme kararı ile kurulmuş bir vakıftır. Bolu’yu Seviyorum Eğitim Ticaret A.Ş. bu vakfın iştirakidir. Bu anonim şirketinin yönetim kurulu başkanı ben değilim. Bolu Bel A.Ş. ise bunlardan farklı olup, yüzde 100’ü belediyeye ait olan bir şirkettir. Ben bu şirketin de herhangi bir kademesinde görevli değilim. 2024 yılında BOLSEV adında bir vakıf kurduk, o dönem vakfın kurulması için mahkeme kararı bekleniyordu. Vakıf kurmamızın amacı Bolu ilindeki fakir ailelere, öğrencilere ve engelli vatandaşlara ve yatalak hastalara yardım yapma amacıydı. Nihai amacı ise büyük bir huzurevi yapmak idi. Bilboardlar aracılığı ile halka da çağrıda bulundum. Bolu’nun ileri gelenlerinden, maddi olarak kazancı yüksek olan şirketlerden, hayırsever olduğunu bildiğimiz kişilerden bu vakfa yardımda bulunmalarını istedim" dedi. "‘Arkadaşlar biz bu bedeli alacağız, ya seve seve vereceksiniz ya da..... vereceksiniz’ şeklinde herhangi bir söylemim olmadı" Hakkındaki suçlamaları reddeden Başkan Özcan, "Yapıldığı iddia edilen toplantı da yine vakfa yardım toplamak amacıyla yapılmış bir toplantıdır. Bu toplantıya Bolu içinde faaliyet gösteren bazı marketlerin temsilcileri katıldılar. Toplantıda da vakıf kurulduğunu, bu vakfın öğrencilere, yaşlılara, engellilere yardım yapacağını söyledim ve vakfa bağışta bulunup bulunamayacaklarını sordum. Özellikle büyük market yetkilileri doğrudan bağış yapamayacaklarını, ancak reklam vermek için ciddi bütçelerinin olduğunu, bu parayı reklam vermek suretiyle verebileceklerini söylediler. Toplantı günü kesinlikle reklam sözleşmesine ilişkin bir teklif metni ve mektubu verilmedi. Söylediğim gibi reklam konusu büyük market yetkililerin bunu bize söylemesi üzerine açıldı. Dolayısıyla daha önceden reklam verme hususunda hazırlanmamız ve reklam teklifi verme planlamamız olmadı. Yine o gün kimse olumlu ya da olumsuz sonuç bildirmedi. Ben bu toplantıya katılanlara ‘Arkadaşlar biz bu bedeli alacağız, ya seve seve vereceksiniz ya da..... vereceksiniz’ şeklinde herhangi bir söylemim olmadı. Kaldı ki ben avukat olduğum için böyle bir şeyi bu kadar kişinin içinde söylenmeyecek kadar bilgiye sahibim. Zaten idari tahkikattaki ifadelerde de görüleceği üzere mağdurlardan hiçbiri ifadesinde bundan bahsetmemiştir" ifadelerine yer verdi. "Onun için de açıkça yardım istiyoruz" Açıkça yardım gereken konularda yardım istediğini ifade eden Özcan, "Özetlemem gerekirse, icbar yolu ile menfaat sağlamaya çalışacak olsam yazılı bir teklif mektubu sunmam. Mağdurlar da gerçekten icbar edilmiş olsalardı yapılan her işleme karşı dava açamazlardı. Ben yardım yapılması gerektiğinde açıkça yardım istediğimi zaten belirtirim. Hatta SMA hastası Rüzgar bebekle ilgili şu an kampanyamız vardır. Onun için de açıkça yardım istiyoruz. Ayrıca bunun dışında Boluspor’a, Bolu ilinde yapılan camilere, konserlere, fuarlara da yardımda bulunulması için hayırseverlerden ricacı oluyorum. Yani sadece kendi vakfımız için değil, Bolu’nun yararına olan her şey için yardım talep ederim. Ben yapılan toplantıda kimseden zorla reklam sözleşmesi yapmasını istemedim. Yapılmaması halinde herhangi bir yaptırımda bulunacağıma ilişkin tavır göstermedim" dedi. "Ali Sarıyıldız vakfın bütün gelir giderlerini takip ederdi" Vakıfla Ali Sarıyıldız’ın ilgilendiğini dile getiren Özcan, "Yine icbarda bulunduğumu söyleyen kişiler aynı şekilde toplantı sonrasında fotoğraf çekildiğini söylemişlerdir. İcbar durumu gerçek olsaydı toplantı sonrasında da bu şekilde bir hatıra fotoğrafı çekilmesi hayatın olağan akışına aykırı olurdu. Bu durum şundan kaynaklıdır. Bu yapılan görüşmeler esasında resmi bir toplantı değildi ve bu şekilde günde 7-8 tane görüşme gerçekleştiriyorum. Bundan dolayı ilk yazılı ifademde anımsayamadığım için toplantı yapılmadığını söylemiştim. Şu an verdiğim ifadem doğrudur. Ben bu şekilde bir görev vermedim. Böyle bir görev vermiş olsam daha sonra kendim bir toplantı yapma ihtiyacı duymazdım. Ali Sarıyıldız belediye meclis üyesidir. Aynı zamanda BOLSEV Vakfı’nın yönetim kurulu üyesidir. Benim gibi kurucu beş üyesinden birisidir. Mali müşavir olması sebebiyle vakfın sayman üyesi olarak görev yapar. Ali Sarıyıldız vakfın bütün gelir giderlerini, yapılan bağışları, burs ödemelerini, hastalara yapılan yardımları takip ederdi. Ali Sarıyıldız’a marketlere yapılan reklam sözleşmeleri ile ilgili herhangi bir görev vermedim. Haricen de bir bilgim yoktur" diye konuştu. "Bu kadar büyük firmalar için 10 bin TL’lik sözleşme yapmak istemezdim" Büyük firmalar için 10 bin lira gibi bir rakama sözleşme yapmak istemeyeceğini söyleyen Özcan, "A 101 marketlerinin CEO’sunun benden randevu talep ettiği hususunu hatırlamıyorum. Kendisi ile herhangi bir görüşmem olmadı, Ali Sarıyıldız’ın herhangi bir görüşme yapıp yapmadığını bilmiyorum. Ali Sarıyıldız ile A 101 marketlerin reklam yapma teklifi hususunda herhangi bir görüşmemiz olmadı. Eğer benim böyle bir görüşmem olsaydı bu kadar büyük firmalar için 10 bin TL’lik sözleşme yapmak istemezdim. Vakfımıza yapılan yardımlar ile ilgili bana bilgi verdiler. Vakfımıza yardım edenlere teşekkür etmemizi istediler. Ben de vakfımıza yardım edenlere teşekkür etmek amacıyla ve vakfımız adına yapılan hizmetleri paylaşmak amacıyla bu videoyu çektim. A 101 ve ŞOK marketin yardım yapmaması nedeniyle üzüldüm ve bu durumu bu şekilde ifade etmek istedim. Esasında bu açıklamamda dahi icbar bulunmadığım ortadadır. Yapılan gözaltı nedeniyle ve vakfımızın bugün itibarıyla ihtiyacı olan öğrencilere burs verecek olması ve bu işlemi yapabilmek için yetkili kişi olan ben ve Ali Sarıyıldız’ın burada bulunması nedeniyle öğrencilere burslarının yatamayacak olmasının üzüntüsünü yaşıyorum. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir" ifadelerine yer verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.