SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dava

Bursa Haberim - Dava haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dava haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP davasında ara karar: Kayyum Tekin göreve devam edecek! Haber

CHP davasında ara karar: Kayyum Tekin göreve devam edecek!

CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi’nde seçilen il başkanı ve il yönetim kurulunun tedbiren görevlerinden uzaklaştırılması talebiyle açılan dava ile kongre ve kongrede alınan kararların iptaline ilişkin davanın görülmesine devam edildi. İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen duruşmada davacı Özlem Erkan ile avukatı Cevahir Kılıç hazır bulundu. Duruşmaya davalı CHP Genel Başkanlığı avukatları ile İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de katıldı. Duruşmaya beyanda bulunan CHP Genel Başkanlığı vekili Çağlar Çağlayan, "Dava en az iki defa kongre yapılması ile konusuz kalmıştır, üstelik olağan kongreler süreci tamamlandığı için delege seçimleri de yapılmış ve il kongre delegeleri değişmiştir. Konusuz kalmış davaya devam edilmesi hukuken bir sonuç doğurmadığından konusuz kalma kararı verilmelidir. Genel merkez çalışma ofisinde kendisini il başkanı olarak tanıtan kişinin siyasi hayatta da bir karşılığı bulunmamaktadır. Mahkemeler hayattaki problemleri çözme yönünde kararlar alırlar bu atama kararı bizatihi problemi büyütmüş ve sanki siyasi parti içerisinde bir ikilik varmış gibi görüntü oluşturmuştur. Tedbirin kaldırılmasına yönelik talebimizi tekrar ederiz. Bu ve benzer dosyalarda mutlak butlan halinin bulunmadığı yönündeki içtihatlar uzman görüşleri dosyaya kazandırılmıştır" dedi. Özgür Çelik’in avukatı Çağdaş Karaküçük ise beyanında "Müvekkilimiz İstanbul 38. Olağan Kongresi’nde il başkanı olarak seçilmiştir, mahkemenin vermiş olduğu tedbir kararı neticesinde il başkanlığı görevinden el çektirilmiş ardından yapılan Olağanüstü İl Kongresinde ve 39. Olağan İl Kongresinde yeniden il başkanı olarak seçilmiştir. İlçe Seçim Kurulu ve Yüksek Seçim Kurulu kararı ile olağanüstü il kongresi ve olağan il kongre sürecinin devamına ve neticesinde mazbatasının da teslim edilmiş olması sebebi ile Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanıdır. Sayın mahkemenin hem tedbir kararında hem de dava neticesinde doğrudan etkileneceği ve sonuçlarını bütün tedbir kararı içerisinde hukuken en fazla sonuç bağlanan kişi olduğundan feri müdahale talebimizin davalı Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi yanında kabul ederiz" dedi. Avukatların beyanlarının ardından ara kararını açıklayan hakim, daha önce verilen tedbir ara kararının devamına hükmetti. Ara kararla Gürsel Tekin görevine devam edecek. Öte yandan, Özgür Çelik duruşmada ara karardan sonra "Ortada 3 tane mazbata var, ne olacak böyle şimdi? Tarih vereceksiniz ileriye ikircikli bir durum. Bizim canımız yanıyor" dedi. Davacı tarafın avukatı Cevahir Kılıç ise, "Para dağıtılarak delege seçilmez. Benim elimde son yaptığınız kongre ile ilgili dağıttınız rüşvet ile ilgili belge var. Para dağıtırken düşünseydiniz" ifadelerini kullandı.

Eğitimde bildiri krizi: Yusuf Tekin'den ‘Gözdağı’ gibi dava! Haber

Eğitimde bildiri krizi: Yusuf Tekin'den ‘Gözdağı’ gibi dava!

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile sivil toplum, sanat ve akademi dünyası arasında süregelen "Laiklik" ve "Değerler Eğitimi" tartışması, 168 isim hakkında açılan dava ile hukuki sürece girdi. Bakan Yusuf Tekin’in “Eğitim politikalarımıza yönelik bir müdahale söz konusu” açıklamasıyla başlayan süreç, Türkiye’de eğitim sisteminin temel ilkeleri üzerine yoğun bir tartışmayı yeniden gündeme getirdi. İşte “Maarifin Kalbinde Ramazan” programından adliye koridorlarına uzanan sürecin tüm detayları: Tartışmanın Merkezi: “Maarifin Kalbinde Ramazan” Programı Nedir? MEB tarafından başlatılan bu program, Ramazan ayı boyunca okullarda dayanışma, yardımlaşma, merhamet ve adalet temalı çeşitli etkinliklerin düzenlenmesini hedefliyor. Bakanlığın Bakış Açısı: Bu etkinlikler, sosyal sorumluluk bilincini güçlendiren ve kültürel değerleri gelecek nesillere aktaran bir “değerler eğitimi” çalışmasıdır. Eleştirmenlerin Görüşü: Kamusal eğitim alanında dini içerikli uygulamaların artması, anayasal bir ilke olan laikliğe ve bilimsel eğitim anlayışına uygun değildir. 168 İmza ve Geniş Yankı “Laikliği Birlikte Koruyalım” başlığı altında yayınlanan bildiri, başlangıçta 168 kişilik bir liste ile kamuoyuna duyuruldu. Kısa sürede dijital platformlarda 20 binin üzerinde imzaya ulaşan bildiri, MEB’in hukuki sürecinde ilk 168 ismin hedefi haline geldi. Dava Edilenler Kimler? Bakanlığın suç duyurusunda bulunduğu isimler, Türkiye’nin kültür-sanat ve akademi dünyasının önde gelen isimlerinden oluşuyor: Edebiyat ve Sanat: Ataol Behramoğlu, Müjde Ar, Rutkay Aziz, Ayşe Kulin, Onur Akın, Sabahat Akkiraz. Akademi ve Hukuk: Prof. Dr. Korkut Boratav, İlhan Cihaner. Medya ve STK: Merdan Yanardağ, Şenal Sarıhan. Kurumlar: TMMOB, KESK ve Eğitim-Sen gibi önemli sivil toplum örgütlerinin yöneticileri. Bakan Yusuf Tekin’den “Yasal İşlem” Kararı Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bildirinin basit bir eleştiri olmadığını, bakanlığın eğitim politikalarına karşı bir “atak” olduğunu belirtti. Tekin, yargının vereceği karara saygı duyduklarını ve sürecin hassasiyetle takip edileceğini vurguladı. Zıt Görüş: Bildiriye imza atanlar ise yaptıkları açıklamalarda, anayasal bir ilkeyi (laiklik) hatırlattıklarını ve demokratik eleştiri hakkını kullandıklarını savundular. Hukuki Süreçte Beklentiler Neler? Suç duyurusunun ardından dosya savcılığa sevk edildi. Önümüzdeki süreçte: İfade İşlemleri: İmzacıların emniyet veya savcılık tarafından ifadeye çağrılması olasılığı bulunuyor. İddianame Hazırlığı: Savcılık, bildiride suç unsuru tespit etmesi halinde “kamu görevlisine hakaret” veya “halkı kin ve düşmanlığa teşvik” gibi suçlamalarla iddianame hazırlayabilir. Dava Aşaması: İddianame kabul edilirse, Türkiye’nin önde gelen sanatçı ve akademisyenleri “eğitim politikalarını eleştirmek” suçlamasıyla yargılanacak. Bu Dava Ne Anlama Geliyor? Bu dava, sadece 168 kişinin yargılanması değil; Türkiye’de “Eğitimin amacı ve içeriği ne olmalı?” sorusunun mahkeme salonlarında tartışılması anlamına geliyor. Bir cephede “Milli ve manevi değerler”in önemi vurgulanırken, diğer cephede “Laik ve bilimsel eğitim” talebi yükseliyor.

Özgür Çelik'in 17 yıla kadar hapsi isteniyor! Haber

Özgür Çelik'in 17 yıla kadar hapsi isteniyor!

Ekrem İmamoğlu'nun ifade vermek için gittiği İstanbul (Çağlayan) Adliyesi önünde çıkan gerginlik nedeniyle CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik'in ve 25 kişinin yargılandığı dava 14 Eylül'e ertelendi. CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun 31 Ocak 2025'te ifadesinin alındığı İstanbul (Çağlayan) Adliyesi önünde CHP'nin otobüsünün engellenmesi ve biber gazı sıkılmasıyla çıkan gerginliğe ilişkin açılan davanın duruşması bugün görüldü. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik'in de aralarında bulunduğu 25 kişinin yargılandığı davanın bir sonraki duruşması 14 Eylül'e ertelendi. "Dağılmamıza dönük uyarı yapılmadı" Duruşma, ilk celseye katılmayan sanıkların kimlik tespiti ile başladı. Savunma yapan Anıl Karabulut, "Belediye personeliyim. Sosyal medya aracılığıyla İmamoğlu’nun adliyede ifade vereceğini öğrendim ve o yüzden adliyeye gittim. Kalabalık içerisindeki ani kargaşa sırasında ben de zarar görmüş durumdayım. Olayın faili değil mağduruyum. Dağılmamıza yönelik hiçbir uyarı yapılmadı. Güvenlik güçlerine karşı hiçbir mukavemetim olmadı. Şahsıma yöneltilen hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum. Beraatımı talep ediyorum” dedi. CHP Üyesi Eren Çelik de adliyeye gitmek istediklerinde polisin barikatla önlerini kestiğini anlattı. Harun Demirel de polise karşı bir mukavemetin olmadığını vurguladı. "Esas mağdur biziz" Özgür Murat Aydın da savunmasında "Olay sabahı ben de sosyal medyadan öğrendim, kendi imkanlarımla adliyeye geldim. Polislerden dağılmamız yönünde bir ihbar yapılmadı. Atılan gazlardan biz çok etkilendik. Mağdur bizdik. Kamu malına bir zararım olmadı o yüzden işlemediğim suçun bedelini ödemeyeceğim" dedi. CHP üyesi Uğurşah Yıldırım ise, "Adliyeye destek amacıyla gittim. Alanın önündeydim. Bir hareketlilik başladı ve nedenini anlamadım. Herhangi bir taşkınlık yapmadım. Bu suçlamaların hiçbiri gerçeği yansıtmamaktadır. Beraatımı talep ediyorum. Kamu malına zarar vermediğim için ödeme yapmayı kesinlikle kabul etmiyorum" şeklinde konuştu. Belediye personeli Alperen Yurduseven ise “Hakkımdaki suçlamayı kabul etmiyorum. İmamoğlu’na destek amaçlı adliyeye geldim. Kamu malına zarar vermedim” dedi. "Anayasal hakkım engellendi" CHP Gençlik Kolları İl Başkan Yardımcısı Ozan Temürlenk, savunmasında şunları kaydetti: "Bugün burada bulunmaktan son derece üzgünüm ama bir yandan da gururluyum. Şehrin her sokağında uyuşturucu satıcıları varken, kadınlar ve çocuklar öldürülürken bizim gibi vatanını seven insanlar yargılanıyor. Gururluyum çünkü, anayasal hakkımı kullandığım ve haksızlık karşısında durduğum için buradayım. CHP gençlik kollarında il başkan yardımcısıyım. İnandığım değerler doğrultusunda Çağlayan’daydım. Cumhurbaşkanı adayımız İmamoğlu’na karşı yöneltilen iddialara karşı oradaydım. Demokratik hakkımızı kullandık. Hiçbir şekilde şiddet içeren bir eylem olmadı. Boyum uzun olduğu için kalabalık içinde yüzüm görünüyor. Üzerimize biber gazı sıkıldı ve polis şiddet kullandı. Herhangi bir polis memuruna dokunmadım. Genel başkanımızın çağrısıyla orda bulunmam en büyük anayasal hakkımdı. Anayasal hakkım engellendiği için ve üstüne gaz yediğim için asıl ben mağdurum. Sizlerden beraatımı talep ediyorum.” dedi. Uğur Ali Söylemez de kolluk kuvvetlerinden herhangi bir anons duymadıklarını, biber gazından etkilendiklerini anlattı. Kimseye zorluk çıkarmadım. Biber gazı atıldı ve biz o biber gazından da etkilendik. Kamu malına zarar vermediğim için ödemeyi kabul etmiyorum.” Müşteki polis, "şikayetçi değilim" dedi. Ardından söz verilen müşteki polis, "sanıklardan şikayetçi değilim davaya katılmak istemiyorum" dedi. İstanbul Adliyesi’nde görevli olduğunu söyleyen polis, “Büyük bir kargaşa çıktı. Düştüm orada. Kendi silahım elime düştü. Hastaneden 3 gün rapor aldım. Ama herhangi birisi beni itmedi” dedi. Dosyadaki isimler hakkında "görevi yaptırmamak için direnme", "kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama", "kasten yaralama", "kamu malına zarar verme" suçlarıyla 3 yıl 11 aydan 17 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Kaynak:Evrensel

CHP'de gözler 3. duruşmada: 38. olağan kurultay davasında karar çıkacak mı? Haber

CHP'de gözler 3. duruşmada: 38. olağan kurultay davasında karar çıkacak mı?

Özgür Özel’in genel başkan seçildiği CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı’nda usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin, aralarında Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 12 sanığın yargılandığı ceza davasının görüşmelerine bugün Ankara’da devam edilecek. CHP içerisinde ise dikkatli bir bekleyişin hakim olduğu ifade ediliyor. DAVADA EKREM İMAMOĞLU DAHİL 12 SANIK YARGILANIYOR CHP’de mutlak butlan tartışması yeniden gündeme gelirken yeni haftaya kurultay ceza davası ile başlanacak. Gözler Ankara 26’ncı Asliye Ceza Mahkemesi’nin alacağı karara odaklanmış durumda… Özgür Özel’in genel başkan seçildiği kurultayda “para karşılığı oy kullandırıldığı” iddialarına ilişkin Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 12 şüpheli hakkında “oylamaya hile karıştırma” suçundan 1 yıldan 3’er yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlanmıştı. İddianame, Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nce kabul edilmişti. Davanın yargılaması sürecek. KURULTAY DAVASINDA LÜTFÜ SAVAŞ İFADE VERDİ İddianamede, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na mağdur, eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’a müşteki sıfatıyla yer verildi. Savaş da son duruşma öncesi yazılı beyanda bulunmuştu. Kurultayda divan başkanı olarak görev yapan Ekrem İmamoğlu’nun, Kemal Kılıçdaroğlu’na oy verenlere baskı uyguladığını ve geçersiz oyların iptali için hukuka aykırı olarak hareket ettiğini iddia etmişti. Yeni bir suç duyurusunda bulunacağını açıklamıştı. CEZA MAHKEMESİNDE GÖRÜLEN DAVADAN NE BEKLENİYOR? CHP yetkilileri, bu davadan bir sonuç çıkmayacağını düşünüyor. Kulislerde “olumsuz bir karar beklemiyoruz” yorumları yapılıyor. Ancak Akın Gürlek’in Adalet Bakanlığı görevine getirilmesi nedeniyle CHP’de bir miktar endişe yaşandığı da belirtiliyor. DAVANIN BİRLEŞMESİ TALEP EDİLDİ Ankara'daki CHP 38. Kurultay ceza davasında savcı, dosyanın İBB Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü davasıyla birleşmesini istedi. Bir sonraki duruşma 1 Nisan'da görülecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.