SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Eğitim

Bursa Haberim - Eğitim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eğitim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TUSAŞ yöneticisi Arslan’dan gençlere mesaj: “Bağımsızlık kendi hikâyeni yazmakla mümkündür” Haber

TUSAŞ yöneticisi Arslan’dan gençlere mesaj: “Bağımsızlık kendi hikâyeni yazmakla mümkündür”

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) Kurumsal Yönetim Genel Müdür Yardımcısı Yakup Arslan, Bursa Teknik Üniversitesi’nde düzenlenen BTÜ Konuşmaları programında öğrencilerle bir araya geldi. Mimar Sinan Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen कार्यक्रमda Arslan, “Bağımsızlık Yolculuğu: Teknoloji, İnsan ve Anlam” başlıklı sunumunda, havacılığın tarihsel gelişiminden Türkiye’nin savunma sanayindeki atılımlarına kadar geniş bir perspektif sundu. Arslan, insanın uçma arzusunun özgürlükle doğrudan bağlantılı olduğunu belirterek, havacılığın zamanla küresel ölçekte dev bir endüstriye dönüştüğünü ifade etti. Türkiye’nin bu alandaki geçmişine değinen Arslan, Vecihi Hürkuş, Nuri Demirağ ve Özdemir Bayraktar gibi öncü isimlerin önemli bir miras bıraktığını vurguladı. Savunma sanayindeki gelişmelere dikkat çeken Arslan, 2000’li yıllardan itibaren Türkiye’nin yerli ve milli üretimde büyük bir ivme yakaladığını belirtti. TUSAŞ’ın F-16 üretiminden, ANKA ve AKSUNGUR gibi özgün platformlar geliştiren bir yapıya dönüştüğünü ifade eden Arslan, şirketin bugün uçak, helikopter, insansız hava araçları ve uzay sistemleri dahil birçok alanda üretim yaptığını söyledi. Arslan, güçlü bir savunma sanayinin uluslararası alanda söz sahibi olmayı sağladığını belirterek, bunun aynı zamanda toplumsal güven ve gurur kaynağı olduğunu dile getirdi. Gençlere önemli tavsiyelerde bulunan Arslan, yabancı dil, teknik bilgi, staj deneyimi ve teknolojiye hakimiyetin yanı sıra iletişim becerileri ve disiplinli çalışmanın önemine dikkat çekti. Ancak niyet ve karakterin en belirleyici unsurlar olduğunu vurguladı. Konuşmasının sonunda gençlere seslenen Arslan, “Kendi hikâyenizi yazmazsanız başkalarının hikâyesinde yer alırsınız. Yerli ve milli hikâyenizi yazdığınızda gerçek bağımsızlığa ulaşırsınız” dedi. Program, yarışmada dereceye giren öğrencilere ödül verilmesi ve plaket takdimiyle sona erdi. Ayrıca Arslan, etkinlik kapsamında TEKNOFEST Atölyesi’ni ziyaret ederek öğrencilerin projeleri hakkında bilgi aldı.

Mudanya Üniversitesi’nde Gelecek Konuşuldu Haber

Mudanya Üniversitesi’nde Gelecek Konuşuldu

Bursa’da Mudanya Üniversitesi Fikir ve Teknoloji Kulübü tarafından bu yıl ilki düzenlenen Bilişim Zirvesi, öğrencilerle alanında uzman isimleri bir araya getirdi. Etkinlikte gerçekleştirilen konuşmalar, paneller ve atölye çalışmaları, katılımcılara öğretici ve ilham verici bir deneyim sundu. Zirvenin açılışında konuşan Yönetim Bilişim Sistemleri Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ender Şahinaslan, etkinliğin yalnızca bir zirve değil, öğrenciler için bir “kariyer pusulası” olduğunu belirterek emeği geçenlere teşekkür etti. Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emre Şenol Durak ise konuşmasında teknolojinin insan üzerindeki etkisine dikkat çekti. "Artık insan, kendi zihninin uzantısı olan sistemlerle ilişki kuruyor" diyen Durak, bu durumun insanı daha bağlantılı mı yoksa daha yalnız mı yaptığı sorusunun çağın en önemli meselelerinden biri olduğunu vurguladı. Ayrıca, yapay zekânın cevaplar verebileceğini ancak doğru soruları sormanın hâlâ insanın sorumluluğunda olduğunu ifade etti. Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kesik ise dijital dönüşümün artık bir zorunluluk olduğunu belirterek, yapay zekâ, büyük veri, siber güvenlik ve girişimcilik gibi alanlarda en kritik unsurun insan ve iş birliği olduğunu söyledi. Öğrencilere seslenen Kesik, sektör temsilcileriyle kurulan her temasın kariyer açısından önemli olduğunu ve network’ün sadece kartvizit alışverişi değil, güvene dayalı ilişkiler kurmak anlamına geldiğini dile getirdi. Konuşmaların ardından zirve, sunumlar, atölye çalışmaları ve panellerle devam etti.

Okulların Güvenliği ile İlgili Bakanlıktan Ortak Açıklama Haber

Okulların Güvenliği ile İlgili Bakanlıktan Ortak Açıklama

İçişleri ve Milli Eğitim Bakanlıkları tarafından yapılan ortak açıklamada, okullarda güvenliğin artırılması amacıyla kapsamlı bir çalışma başlatıldığı duyuruldu. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katılımıyla, 81 ilin valileri ve ilgili kurum temsilcileriyle çevrim içi toplantı gerçekleştirildi. Toplantıda, okullarda ve çevresinde alınacak güvenlik önlemleri, risk alanları ve ilave tedbir ihtiyaçları detaylı şekilde ele alındı. Özellikle giriş-çıkış düzeni, kamera sistemleri, ziyaretçi uygulamaları ve okul çevresi denetimleri yeniden değerlendirildi. Yapılan açıklamada, okul yönetimleri, öğretmenler, aileler ve güvenlik birimleri arasında erken uyarı ve erken müdahale mekanizmalarının güçlendirilmesi konusunda görüş birliğine varıldığı belirtildi. Ayrıca, internet kullanımı, sosyal medya içerikleri, sanal zorbalık ve şiddeti özendiren dijital unsurların çocuklar üzerindeki etkileri de kapsamlı şekilde değerlendirildi. Alınan kararlar doğrultusunda, çocuklarda risk işaretlerinin erken tespit edilmesi, kurumlar arası iş birliğinin artırılması ve önleyici çalışmaların yaygınlaştırılması hedefleniyor. Bunun yanı sıra, ruhsatsız silahlara erişimin engellenmesi, okul çevrelerinde denetimlerin artırılması ve kriz anı müdahale kapasitesinin güçlendirilmesi gibi önemli başlıklar da karara bağlandı. Toplantı sonunda, kısa, orta ve uzun vadeli eylem planlarının hazırlanması ve iller bazında risk değerlendirmelerinin güncellenmesi kararlaştırıldı. Yetkililer, çocukların güvenli bir ortamda eğitim almasının devletin en temel önceliği olduğunu vurgulayarak, hiçbir risk unsurunun göz ardı edilmeyeceğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur!" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur!"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Öğretmene kalkan el bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen Eğitim Ailesi ile İftar Programı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale Zaferi’nin 111. yıldönümünde tüm şehitleri rahmetle ve şükranla andı. Öğretmenlere saygıda kusur edilememesi gerektiğini de söyleyen Erdoğan, öğretmenlerin görevlerini güven ve huzur içinde yerine getirmeleri için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmakta tereddüt etmeyeceklerinin belirtti. "Ramazan Bayramının buradaki tüm kardeşlerime, ülkemize, milletimize ve İslam dünyasına hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum" Bir taraftan Ramazan ayını uğurlamanın burukluğunu yaşarken diğer taraftan da Ramazan Bayramı’na kavuşmanın sevincini yaşadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bildiğiniz gibi Ramazan’a girerken duamız hep şuydu; Ya Rab bizleri Ramazan-ı Şerif’e kavuşturduğun gibi Ramazan Bayramı’na da kavuştur. Ve şimdi Ramazan-ı Şerif’i geride bırakırken hoş geldin Ramazan diyorduk, şimdi elveda Ramazan diyoruz. Ramazan Bayramının buradaki tüm kardeşlerime, ülkemize, milletimize ve İslam dünyasına hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı. "Çanakkale, dünya durdukça Türk milletinin hürriyet tutkusunun, yıkılmaz iradesinin, varoluş mücadelesinin en parlak nişanesi olacaktır" Günün bir değer anlamının Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıldönümünü olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Vatan topraklarının şahit olduğu en büyük kahramanlık sahnelerinden biri olan Çanakkale destanının üzerinden tam 111 sene geçti. Kahramanlıkları tarihe sığmayan ordumuzun, tarih kitaplarına sığmayan Çanakkale Zaferinin 111. yılında kara toprağı al kanlarıyla sulayan tüm şehitlerimizi rahmetle şükranla iade ediyorum. Muhterem hatıralarını gönlümüzün en mutena köşesinde yaşatacağımız o serden geçtikleri merhum Mehmet Akif’in şu muhteşem mısralarıyla bugün bir kez daha selamlamak istiyorum; ‘Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker, gökten ecdad dinerek öpse o pak alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid’i, Bedr’in aslanları ancak bu kadar şanlı idi. Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? Gömelim gel seni tarihe desem, sığmazsın.’ Rabbim hepsinin ruhlarını şad, mekanlarını inşallah cennet eylesin. Merhum Akif İstiklal Marşımızda ‘sen şehit oğlusun, incitme yazıktır atanı’ diyerek milletimizin neredeyse her ferdenin şehit ahfadı, şehit evladı, şehit yakını olduğunu söylüyor. Anadolu her ocağından, her ailesinden şehit veren mübarek toprakların adıdır. Dikkat edin Anadolu, Babadolu denmiyor. Burası çok anlamlı. Şehit ahfadı olan aziz milletimizin nazarında cennet vatanımızın her karış toprağı Conkbayırı’dır, Gelibolu’dur, Çanakkale’dir ve dost düşman iyi bilir ki Çanakkale geçilmez. Çanakkale, dünya durdukça Türk milletinin hürriyet tutkusunun, yıkılmaz iradesinin, varoluş mücadelesinin en parlak nişanesi olacaktır" diye konuştu. "Son nefesimize kadar Çanakkale ruhuna sahip çıkacak, bu toprakları bize vatan eyleyenlerin fedakarlıklarını asla unutmayacağız" Türkiye’nin sadece 783 bin kilometre kareden ibaret olmadığının en büyük şahidinin Çanakkale olduğunu belirten Erdoğan, "Çanakkale’yi geçilmez kılan iradedir, ittihat fikridir, mücadele azmidir. Çanakkale’de Anadolu’nun her ili bir ilçesi vardır, Çanakkale’de Saraybosna vardır, Çanakkale’de Balkanlar vardır, Çanakkale’de Kafkaslar, Kuzey Afrika vardır. Çanakkale’de gönül ve kültür coğrafyamızın hemen her köşesinin duası, niyazı, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan milyonların muhabbeti vardır. Burada milletimizin seciyesini anlatan şu gerçeği de belirtmek isterim; Çanakkale, Bedir’in aslanlarıyla aynı yüreği taşıyan aslanların, Akif’in ‘Asımın nesli’ diye adlandırdığı o mübarek neslin bize bıraktığı mirastır, bir destandır. Zaferler silsilesinin altın halkalarından biridir. Çanakkale Savaşı epik bir kahramanlık hikayesi olduğu kadar aynı zamanda dramatik bir hikayedir. ‘Çanakkale içinde Aynalı Çarşı, anne ben gidiyorum düşmana karşı’ türküsü henüz bıyığı terlememiş delikanlıların lise ve Darülfünun talebelerinin türküsüdür. Bakınız 1914-1918 yılları arasında Kastamonu Abdurrahman Paşa Lisesi, İstanbul Lisesi, Yozgat Lisesi, Balıkesir Lisesi, Kayseri Lisesi talebelerinin tamamı Çanakkale’de şehit olduğu için mezun verememiştir. Milli şairimiz Akif, ‘şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda’ derken işte bu acı hakikati dile getiriyor. ‘Bir hilal uğruna ya Rab ne güneşler batıyor’ derken sadece Türk şiirinin en güzel mısralarından birini terennüm etmiyor. Bununla birlikte aziz ve asil milletimizin umut güneşi olan gençlerin sönen ocakların destanını da haykırıyor. İnşallah son nefesimize kadar Çanakkale ruhuna sahip çıkacak bu toprakları bize vatan eyleyenlerin fedakarlıklarını asla unutmayacağız. Çanakkale Zaferimizin 111. Sene-i devriyesinde bizlere bu cennet vatanı miras bırakan bu büyük Cumhuriyeti emanet eden bütün İstiklal kahramanlarımızı bütün şehitlerimizi gazilerimizi rahmetle anıyor, aziz hatıralarını bir kez daha kemali hürmetle yad ediyorum" ifadelerine yer verdi. "Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine taşıyacak kaldıraç şüphesiz nitelikli milli ve zamanın ruhunu yakalamış bir eğitim sistemidir" Güçlü toplum olmanın en önemli etkenlerinden birinin güçlü eğitim sistemine sahip olmak olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bir milleti büyük yapan sadece tarihe şanla şerefle yazdırdığı zaferleri değildir. Aynı zamanda eğitimli özgüven sahibi iyi yetişmiş fertleridir. Göreve geldiğimiz günden beri bu hassasiyetle çalışıyor eğitime önem ve öncelik vermeyi imal etmiyoruz. Güçlü toplum güçlü ülke hedefini ancak insan kaynağı iyi eğitim almış, güçlü bir içtimai bünyeyle gerçekleştirebileceğimizin farkındayız. Biliyoruz ki bugünün ve yarının dünyasında ilerlemenin kalkınmanın her alanda muzaffer ve muteber bir ülke olmanın yolu eğitimden geçiyor. Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine taşıyacak kaldıraç şüphesiz nitelikli milli ve zamanın ruhunu yakalamış bir eğitim sistemidir. Bu yolda son 23 yılda gerçekten çok ciddi mesafe aldık tüm engelleme girişimlerine rağmen tarihi nitelikli reformları ülkemize kazandırdık. Başta başörtüsü olmak üzere eğitimde anlamsız yasakları ve katsayı vari adaletsiz uygulamaları ortadan kaldırdık. Her yıl bütçede aslan payını eğitime ayırdık. Ders müfredatlarını ve kitaplarını gözden geçirerek çağ dışı ve vesayetçi unsurları temizledik. Bunları bilimsel bir anlayışla yeni baştan hazırladık. ‘Köklerden Geleceğe’ şiarıyla hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeliyle çalışmalarımızı daha kapsamlı bir zemine oturttuk. Ailelerimizi her yıl kırtasiye kırtasiye gezmek zorunda bırakmıyor, ders kitaplarını çocuklarımıza eğitim yılı başında ücretsiz olarak dağıtıyoruz. Eğitim kurumlarımızı spor salonları, dijital kütüphaneler, laboratuvarlar, akıllı tahtalar ile donatarak modern bir çehreye kavuşturduk. 821 binden fazla öğretmenimizin atamasını yaparak eğitim ordumuzun gücüne güç kattık. Atamaların yanı sıra öğretmenlerimizin mali ve sosyal imkanlarında da kayda değer iyileştirmeler gerçekleştirdik. Daha burada saymaya kalksak belki de saatlerimizi alacak nice hizmeti öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin istifadesine sunduk" diye konuştu. "Devletleri ve medeniyetleri yapan da yıkan da muallimlerdir" Türkiye’nin son 23 yılda eğitimde önemli bir mesafe aldığını ve bunun mimarlarının da öğretmenler olduğunu dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Merhum Nurettin Topçu’nun öğretmenin ne manaya geldiğini anlatan şu veciz ifadelerini burada altını çizerek hatırlatmak istiyorum. Merhum Topçu şöyle diyor; ‘Ademoğlunu beşikten alarak mezara kadar götürüp teslim eden dünyanın en büyük mesuliyetine sahip insan muallimdir. Kaderimizin hakikatinin işleyicisi, karakterimizin yapıcısı, kalbimizin çevrildiği her yönde kurucusu odur. Fertler gibi nesiller de onun eseridir. Farkında olsun olmasın her ferdin şahsi tarihinde muallimin izleri bulunur. Devletleri ve medeniyetleri yapan da yıkan da muallimlerdir. Evet, muallimler yani öğretmenler devlet ve millet hayatımızda işte böyle hayati bir rol üstlenmekte, varlığımız ve milli bekamız açısından işte böyle bir anlam ifade etmektedir." "Öğretmene kalkan el bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir" Öğretmenlere saygının bir gelenek olduğunu ve onlara yönelik şiddetin her daim karşısında olacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kültürümüzde anne babadan sonra eli öpülen kişi öğretmendir. Biz de çocukluk ve gençlik çağımızda aile büyüklerimizden bunu gördük. Öğretmene saygıda kusur etmemeyi gördük. Dolayısıyla öğretmene yönelik bırakın şiddeti en küçük bir saygısızlığı dahi kabul etmemiz, hoş görmemiz mümkün değildir. En son Fatma Nur Çelik öğretmenimizin maruz kaldığı gibi menfur şiddet olaylarının lanetlediğimizi, bunları tasvip etmediğimizi, bunların kökünün kazınması gerektiğini burada tekrar vurguluyorum. Şunu bir defa herkes bilmeli ve anlamalıdır; Öğretmene kalkan el geleceğimize kalkmış demektir. Öğretmene kalkan el bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır. Sayısı azalmakla birlikte zaman zaman karşılaştığımız şiddet sorununun üzerine kararlılıkla gidiyoruz. Bundan sonra da ödün vermeyeceğiz. Öğretmenlerimizin görevlerini güven ve huzur içinde yerine getirmeleri için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmakta tereddüt etmeyeceğiz. Türkiye’nin aydınlık yarınlarını, kızıl elmamız olan Türkiye Yüzyılını inşallah sizlerle birlikte inşa edeceğiz" dedi.

Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı Bursa'da! Haber

Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı Bursa'da!

Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, Bursa Teknik Üniversitesinde öğrencilerle buluşarak Türkiye'nin insanlı ilk uzay misyonu kapsamında 22 gün süren uzay yolculuğunu ve Milli Uzay Programı kapsamındaki hedefleri anlattı. Uluslararası Uzay İstasyonu'nda gerçekleştirilen bilimsel deneylerden, eğitim sürecine kadar pek çok detayı paylaşan Gezeravcı, gençlere; "Bu bir varış değil başlangıç; bundan sonra bu hikâyeyi siz yazacaksınız" mesajı verdi. BTÜ Konuşmaları'nın 6'ncı sezon 55'nci bölüm konuğu, Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı oldu. Mimar Sinan Yerleşkesi'nde düzenlenen programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Beyhan Bayhan, Prof. Dr. Sinan Uyanık ve Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı. "Türkiye'nin İnsanlı İlk Uzay Misyonu: ISS" başlıklı konuşmasını yapan Alper Gezeravcı, Türkiye'nin uzay yolculuğunu anlattı. Türkiye'nin uzay alanında yeni bir ülke olmadığını belirten Gezeravcı, geçmişten bugüne yapılan çalışmalara dikkat çekti. Türkiye'nin uydu teknolojileri konusunda önemli bir birikime sahip olduğunu ifade eden Gezeravcı, özellikle son yıllarda uydu geliştirme ve işletme alanında önemli tecrübeler kazanıldığını söyledi. Konuşmasında, Türkiye Uzay Ajansı'nın kuruluş süreci ve Türkiye'nin uzay vizyonunu belirleyen Milli Uzay Programı hakkında da bilgi veren Gezeravcı, programın stratejik hedeflerini öğrencilerle paylaştı. Türkiye'nin Milli Uzay Programı hedefleri: Milli Uzay Programı kapsamında Türk astronot yetiştirme hedefinin de yer aldığını belirten Gezeravcı, yerli uydu geliştirme çalışmalarının da hızla sürdüğünü söyledi. Türkiye'nin ilk yerli haberleşme uydusu TÜRKSAT 6A'nın uzaya fırlatılmasıyla Türkiye'nin bu kapasiteye sahip dünyadaki 11'inci ülke olduğunu hatırlattı. Türkiye'nin uzay hedeflerinin sadece Dünya yörüngesiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Gezeravcı, Ay Araştırma Programı'na da değindi. 2027 yılında Ay'a erişme hedefinin bulunduğunu belirten Gezeravcı, "Bunu başarabilmiş şu an dünyada sadece 5 ülke var. Bizim hedefimiz 6'ncı ülke olmak" dedi. Gezeravcı, uzay erişim projeleri kapsamında bir uzay limanı kurulmasının da hedefler arasında yer aldığını ifade etti 36 bin başvuru arasından seçildi; Türk Astronot ve Bilim Misyonu kapsamında 2022 yılında başlatılan astronot seçim sürecini anlatan Gezeravcı, ilk Türk astronotu olmak için yaklaşık 36 binden fazla kişinin başvuru yaptığını söyledi. Astronotluk yolculuğunun uzun ve zorlu bir süreç olduğunu belirten Gezeravcı, sekiz ay süren test ve mülakat süreçlerinin ardından seçildiğini, daha sonra ABD'de yoğun bir eğitim programına katıldığını belirtti. Eğitim sürecindeki; acil durum senaryoları, kapsül operasyonları, ilk yardım ve hayatta kalma eğitimlerini detaylarıyla anlattı. SpaceX eğitimleri ve uzay yolculuğu: Eğitimlerin ardından ABD'deki SpaceX tesislerinde kapsül içi operasyonlar ve acil durum prosedürleri üzerine eğitimler aldıklarını belirten Gezeravcı, kapsüllerin suya iniş yapabildiği için deniz üzerinde de eğitim yaptıklarını ifade etti. Uzaya yolculuğun ABD'deki Kennedy Space Center'ndan gerçekleştirildiğini söyleyen Gezeravcı, 39 numaralı fırlatma rampasından yapılan kalkışta, roketin ses hızının 25 katına kadar ulaştığını ve roketin yaklaşık 28 bin kilometre hıza çıktığını belirtti. Uzayda 13 bilimsel deney: Gezeravcı, görev kapsamında Uluslararası Uzay İstasyonu'nda 13 farklı bilimsel deney gerçekleştirdiklerini ifade etti. Deneylerin savunma sanayii, malzeme bilimi, yaşam destek sistemleri ve biyoloji gibi alanlarda yürütüldüğünü belirten Gezeravcı, bazı çalışmaların Ay ve Mars'ta yaşamın sürdürülebilirliği açısından önemli veriler sağlayacağını söyledi. Uzayda yaşamın dünyadan oldukça farklı olduğunu vurgulayan Gezeravcı, uyku, temizlik ve günlük yaşamın sınırlı sistemlerle sürdürüldüğünü anlattı. Türkiye'nin dönüm noktası: Görevin ardından Türkiye'nin uzaya insan göndererek bilimsel deney gerçekleştiren 22'nci ülke olduğunu hatırlatan Gezeravcı, insanlı uzay misyonunun Türkiye için tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Görev kapsamında farklı bilim alanlarında özgün çalışmalar yürüttüklerini belirten Gezeravcı, elde edilen verilerin önümüzdeki dönemde bilim insanları tarafından paylaşılacağını ifade etti. "Bu, Türk evladının uzaydaki ilk adımı" Konuşmasının sonunda gençlere seslenen Gezeravcı, bu görevin sadece bir başlangıç olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Siz değerli kardeşlerimize ilham olacak bir görev icra ettik. Bu işin merkezinde olan sizlersiniz. Başarıyı emsal almak varken başarısızlığa bakmayın. Sizden daha iyi potansiyel yok. Kimsenin potansiyelinizi küçümsemesine izin vermeyin. Özgüveninizi kaybederseniz her şeyinizi kaybedersiniz. Bu, bir hikâyenin başlangıç hikâyesiydi, bir yere varış hikâyesi değil. Bundan sonra bu hikâyeyi sizler yazacaksınız. Hikâye sizin. Milyarlarca insan milyarlarca adım atarken, bir annenin en değerli adımı evladının attığı ilk adımdır. Bu da Türk evladının uzaydaki ilk adımıdır." Soru-cevap bölümüyle devam eden BTÜ Konuşmaları, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar'ın ilk Türk astronot Alper Gezeravcı'ya plaket takdiminin ardından toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.

Ara tatil kalkıyor mu? Haber

Ara tatil kalkıyor mu?

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ara tatillerin kaldırılacağı iddialarına ilişkin, "Ara tatilleri kaldırmıyoruz. Her durumda çocuklarımızın mevzuata göre, 180 iş günü okula gelmeleri gerekiyor" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 24 TV’de ‘Arafta Sorular’ programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Okullarda geleneksel oyunlar, Filistin’e ilişkin anma programları ve çevre bilinci gibi konularda yayımlanan genelgelerin ardından gündeme gelen laiklik tartışmalarına ilişkin Tekin, eğitimde yalnızca akademik başarı ve teknolojik gelişmelerin değil, değer eğitiminin de önemli olduğunu vurgulayarak uluslararası toplantılarda dahi eğitimin temel amacının ‘iyi insan yetiştirmek’ olduğunun altını çizdi. Ayrıca Tekin, ara tatillerin kaldırılacağı yönündeki iddialara ilişkin; tatilleri kaldırmayacaklarını, öğrencilerin mevzuata göre 180 iş günü okula gelmeleri gerektiğini belirtti. "Tatilleri kaldırmıyoruz" Ara tatillerin kaldırılacağı yönündeki iddialara ilişkin açıklamalarda bulunan Bakan Tekin, öğrencilerin 180 iş günü okula gelmeleri gerektiğini belirterek, "Tatilleri kaldırmıyoruz. Her durumda çocuklarımızın mevzuata göre 180 iş günü okula gelmeleri gerekiyor. Ramazan ve Kurban Bayramı, her ikisi de aynı eğitim-öğretim dönemine denk düştüğünde ve her ikisinde de 9’ar gün tatil olduğunda, bunun oraya yerleşme ihtimali yok. Bu bir teknik zorunluluk. Ara tatilin olduğu haftayla Ramazan Bayramı örtüştüğü için öğretmen arkadaşlarımız şunu bekliyor olabilirler. Seminer dönemi. Onu da online olarak yapacağız" diye konuştu. "Dünyanın her tarafında şiddet eylemlerinin yaygınlaştığı bir dönemi görüyoruz" Şiddet olaylarında sosyal medya ve toplumsal faktörlerin de etkili olduğunu dile getiren Tekin, "Dünyanın her tarafında şiddet eylemlerinin yaygınlaştığı bir dönemi görüyoruz. Bunun içinde sosyal medya, dijital mecralar, aileler, sanal bahisten kumara bir sürü sebep olabilir. Sadece öğrencilerin öğretmene yönelik şiddeti olarak değil, genel anlamda topyekun bir mücadele alanı oluşturmak gerekiyor. Bize düşen kısımda, karşısındakiyle ilişkiye geçerken onun temel hak ve hürriyetlerine saygı gösteren, hoşgörü gösteren, değerlerine bağlı, temel hak ve hürriyetleri noktasında saygılı bireyler yetiştirecek müfredatımızın içerisine hususlar koyduk" ifadelerine yer verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.