SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İngiltere

Bursa Haberim - İngiltere haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İngiltere haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump: "Küba’yı alma onuru bana ait olacak." Haber

Trump: "Küba’yı alma onuru bana ait olacak."

ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik saldırılar hakkında, "Bunu yapmasaydık, 3'üncü Dünya Savaşı'na dönüşecek bir nükleer savaş yaşanırdı" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlenen bir imza töreninin ardından basın mensuplarının sorularına cevap verdi. Buradaki açıklamalarında İran’ın nükleer silah edinmek üzere olduğu yönündeki ifadelerini tekrarlayan Trump, "Eğer İran'ın nükleer silaha sahip olması gerektiğini düşünüyorsanız, o zaman sizde bir sorun var, çünkü onlar bunu kullanacaktır. Tek soru, bunu elde ettikten bir saat içinde mi yoksa bir gün içinde mi kullanacaklarıdır. Sadece İsrail'i değil, tüm Ortadoğu'yu havaya uçururlar" dedi. Trump, "İsrail ile başlarlar ama her şeyi havaya uçururlardı. Bunu şu anda bile görmeniz gerekir. Beklenmedik bir şekilde bin millik çap içindeki her ülkeye füze atmaya başladılar. Sadece düşmanları değil, dostları da dahil. Evet, bazı dostlarını da vurdular" şeklinde konuştu. "Eğer bunu yapmasaydık, 3’üncü Dünya Savaşı'na dönüşecek bir nükleer savaş yaşanırdı" ABD’nin geçtiğimiz yıl haziran ayında İran’ın nükleer tesislerine yönelik saldırılarına gönderme yapan Trump, "Eğer bunu yapmasaydım, sonraki bir ay içinde nükleer silaha sahip olurlardı. Bunu da önce İsrail’e sonra da tüm Orta Doğu’ya karşı kullanırlardı. Çünkü komşularına karşı fırlatılan o füzelerin hepsi, çok önceden hazırlanmıştı. Bunları bu kadar çabuk kullanacaklarını bilmeden çok önce. Eğer bunu yapmasaydık, üçüncü dünya savaşına dönüşecek bir nükleer savaş yaşanırdı" dedi. "Ben savaş istemiyorum" Savaşlar konusunda güçlü duygulara sahip olan insanlardan olduğunu söyleyen Trump, "Ben savaş istemiyorum. Neredeyse herkesten daha az savaş isteyen insanlardan biriyim. Güç yoluyla barış Ama İran’ı uzun zamandır izliyorum. Liderlikleri son derece şiddet yanlısı" ifadelerini kullandı. "Oğlun da gittiğini düşünüyorlar" ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın Dini Lideri Mücteba Hamaney’in ölmüş olabileceğini ifade etti. İran’ın donanması, hava kuvvetleri ve hava savunma sistemlerinin imha edildiği açıklamalarını yineleyen Trump, "Liderlikleri yok. Liderlik gitti. Yeni bir liderlik oluşturdular ve o da gitti. Şimdi belki oğlun da gittiğini düşünüyorlar. Hepsi gitti. Benim en büyük sorunum, şu an kiminle konuştuğumuz hakkında hiçbir fikrimizin olmaması. Çünkü kimse bu insanlardan herhangi birini duymuş değil. Hepsi öldü" dedi. Trump, ABD’nin İran’da "nükleer bomba hariç en büyük bombaları" kullandığını söyledi. Basın toplantısında dünyada görüştüğü liderlerin İran ile askeri çatışma konusunda ne söylediklerine ilişkin bir soruya, birçok ülkenin petrolünün büyük kısmını Hürmüz Boğazı üzerinden aldıklarına dikkat çekerek, "Bana teşekkür etmeleri gerekiyor" dedi. "Bize yardım etmeliler" Trump, "Mesela Çin bize teşekkür etmeli. Teşekkür beklemiyorum ama yine de teşekkür etmeleri gerek. Japonya yüzde 95, Çin yüzde 91 buradan alıyor. Güney Kore gibi birçok ülke, petrolünün dolayısıyla enerjisinin çok büyük bir kısmını bu boğazdan alıyor. Ve yalnızca teşekkür etmemeli, ayrıca bize yardım etmeliler. Beni şaşırtan şey, yardım etmeye istekli olmamaları. Birkaç tane var ve isimlerini yakında açıklayacağız" dedi. İran’ın füze ve dron kapasitesini imha etmelerinin ardından ABD öncülüğündeki operasyonlara katılmaya ikna etmenin kolaylaştığını söyleyen Trump, "Çünkü şu anda füzelerinin yaklaşık yüzde 8’i kaldı. Dronlarının küçük bir kısmı kaldı. Üretim yaptıkları fabrikaların çoğunu yıktık. Geri kalanlar da sırada" dedi. "Biz İngiltere’yi müttefiklerin Rolls-Royce’u sayardık" Taleplerini reddeden bazı ülkelerin kendisinde büyük hayal kırıklığına neden olduğunu söyleyen Trump, "NATO’nun sorunu şu. Yardım gerektiğinde biz her zaman yanlarında olacağız ama bizim ihtiyacımız olduğunda yanımızda olmayacaklar. Biz İngiltere’yi müttefiklerin Rolls-Royce’u sayardık. En eski müttefikimiz ve yanımızda olmalarını beklerdik. "Birkaç gemi gönderirseniz gerçekten çok yardımcı olur, mayın tarama gemileriniz varsa çok yardımcı olur" dedim. Başbakan (Keir Starmer) iyi bir adam. Bana, "Ekibime danışmak isterim" şeklinde cevap verdi" dedi. İngiltere’nin tavrının hayal kırıklığı oluşturduğunu söyleyen Trump, "Japonya’da 45 bin askerimiz var. Güney Kore’de 45 bin, Almanya’da 45 ila 50 bin askerimiz var. Bütün bu ülkeleri biz savunuyoruz. Sonra, "Mayın tarama geminiz var mı?" diye sorduğumuzda bize, "Biz bu duruma müdahil olmasak olur mu?" diyorlar" dedi. Trump, "Diğer ülkeleri savunmak için NATO’ya trilyonlar harcıyoruz. Ama bizi savunma zamanı geldiğinde, yanımızda olmayacaklar. Birçoğu yanımızda olmayacak. Artık ülke olarak daha akıllıca düşünmeye başlamamız gerek" dedi. ABD Başkanı, bir yada iki ülkenin harika bir tavır sergilediğini ve bu ülkelerin hangileri olduğunu yakında açıklayacağını söyledi. "Şu anda Hürmüz’den tekneyle geçmek istemezdiniz" İran’a yönelik saldırılara ilişkin açıklamasında Trump, "Geriye sadece bir şey kaldı. Küçük bir boğaz noktası. Bunu yıllardır çok iyi kullandılar ama artık işe yaramıyor. Hürmüz, meşhur, harika, güzel bir yer. Ama şu anda oradan tekneyle geçmek istemezdiniz. Neden biliyor musunuz? Onlar yüzünden değil, bizim yüzümüzden. Çünkü onların tüm donanmasını ortadan kaldırdık. Henüz herhangi bir mayının döşendiğini bilmiyoruz, ancak döşenebileceği düşüncesi bile milyar dolarlık gemilere sahip insanları korkutuyor" dedi. Savaşın bu hafta bitmeyeceğini söyledi İran ile savaşın bu hafta bitirilmesinin mümkün olup olmadığı sorusuna Trump, "Evet, elbette" şeklinde cevap verdi. Trump, "Bitirecek miyiz" şeklindeki devam sorusuna, "Sanmıyorum ama yakında olur. Uzun sürmez. Ve bittiğinde çok daha güvenli bir dünyamız olacak. Yakında bitecek" dedi. "Bunu yapmak zorundaydım" Trump, "Bunu yapmak zorundaydım. İstemiyordum. Bu aslında yoldan sapmak gibi oldu. Bu yola sapmak istemiyordum. Tarihin en yüksek borsasına sahiptik, yakıt fiyatları çok düşüktü, her şey iyiydi" dedi. İran’a saldırı ile petrol fiyatlarının yükseleceğini kendisinin de bildiğini belirten Trump, "Ama bu, onların nükleer silaha sahip olmasına izin vermekle karşılaştırıldığında çok küçük bir bedel. Borsanın düştüğünü mü görmek istersiniz? O zaman sizi nükleer silahla vursunlar, görün" şeklinde konuştu. Çin ziyaretini savaş nedeniyle bir ay ertelediklerini açıkladı Çin’e ziyaret gerçekleştirme planına ilişkin bir soruya Trump, "Gitmeyi çok isterim ama savaş nedeniyle burada olmak istiyorum. Burada olmak zorunda olduğumu hissediyorum. Bu yüzden bunu bir ay kadar ertelemek istedik" dedi. "Küba’yı alma onurunun bana ait olacağına inanıyorum" ABD’nin Küba’ya ilişkin planları hakkında bir soru alan Trump, "Küba başarısız bir ülke. Paraları yok, petrolleri yok, hiçbir şeyleri yok. Güzel toprakları, güzel manzaraları var. Güzel bir ada. Bence Küba sonu görüyor. Hayatım boyunca ABD ile Küba’yı duydum. "Amerika ne zaman yapacak?" sorusunu duydum. Küba’yı alma onurunun bana ait olacağına inanıyorum. Bu büyük bir onur olurdu" dedi.

Kürtlerin "İran" planına Trump engeli! Haber

Kürtlerin "İran" planına Trump engeli!

ABD Başkanı Donald Trump, Kürt grupların İran’a girmesini istemediğini belirterek, "Girmeye istekliler ama onlara girmelerini istemediğimi söyledim. Kürtleri işin içine katmadan da savaş yeterince karmaşık" açıklamasında bulundu. Trump, İran’daki bir okula düzenlenen ve çoğu öğrenci yaklaşık 175 sivilin ölümüne neden olan saldırı hakkında ise, "Gördüklerime dayanarak bunu İran’ın yaptığını düşünüyorum. Çünkü bildiğiniz gibi, mühimmatları hiç isabetli değil" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, İran savaşında ölen 6 askerin cenazelerini düzenlenen törenle karşıladıktan sonra, Florida’ya dönüşte uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu. Hayatını kaybeden askerler için çok üzgün olduklarını vurgulayan Trump, buna rağmen İran’a karşı verilen savaşı açık ara kazandıklarını söyledi. Herkesin cephede ölen ABD askerleri ile gurur duyduğunu ifade eden Trump, "Onların kötü imparatorluğunu yerle bir ettik. Savaş bir süre daha devam edecek" dedi. Operasyonun daha ne kadar devam edeceği yönündeki bir soruyu da yanıtlayan Trump, "Bir haftada herkesin mümkün olduğunu düşündüğünden daha fazlasını başardık. Donanmalarını, 44 gemilerini yok ettik. Hava kuvvetlerini, her bir uçağı yok ettik. Füzelerinin çoğunu yok ettik. Görüyorsunuz, artık pek füze gelmiyor. Füzeleri ürettikleri üretim alanlarını da çok sert bir şekilde vurduk. Drone kapasiteleri epey düştü. Ve onları canlarını en çok yakan yerden vurduk; her türlü liderlik kademesi de dahil olmak üzere her şeylerini yok ettik" değerlendirmesinde bulundu. Operasyonun ne kadar süreceğini kesin olarak bilmediğini vurgulayan Trump, "Ne kadar sürerse sürsün, ama orduları neredeyse yok olmuş durumda" dedi. Trump, İran ordusuna yönelik daha yoğun saldırılar yapabileceklerini ifade etti. "Bu, 47 yıldır yapılması gereken bir şeydi" Enerji fiyatları hakkında endişelenip endişelenmediği yönündeki soruya "Hayır" yanıtını veren Trump, "Bu, 47 yıldır yapılması gereken bir şeydi. Bunu yapmak 47 yıl sürdü ve hiçbir başkanın bunu yapacak cesareti yoktu" dedi. ABD’nin savaşta daha fazla kayıp verebileceğini belirten Trump, "Üzülerek söylüyorum, ancak bu savaşın kötü bir parçası" yorumunu yaptı. Trump okul saldırısı konusunda İran’ı suçladı Trump, İran’daki bir okula düzenlenen ve çoğu öğrenci yaklaşık 175 sivilin ölümüne neden olan saldırı hakkında ise, "Gördüklerime dayanarak bunu İran’ın yaptığını düşünüyorum. Çünkü bildiğiniz gibi, mühimmatları hiç isabetli değil. Bu saldırı İran tarafından yapıldı" diye konuştu. "Rusya İran’a istihbarat sağlıyorsa, bu pek iyi değil" İran hakkındaki "koşulsuz teslimiyet" talebine açıklık getiren Trump, bunun yalnızca İran’ın resmi olarak ilan etmesiyle değil, İran’ın askeri olarak tamamen etkisiz hale getirilmesi ile de gerçekleşebileceğini yineledi. Trump, Rusya’nın İran’a istihbarat desteği sağladığı iddiaları ile ilgili, "Hayır, öyle bir bilgi almadım. Buna dair hiçbir emare yok. Eğer yapıyorlarsa da bu pek iyi değil. Çünkü İran'ın durumu oldukça kötü" yorumunu yaptı. "Büyük bir kanserden kurtulmuş olacağız" Trump’a Hürmüz Boğazı’ndaki durum da soruldu. Gemilerin buradan geçmemesinin kendi tercihleri olduğunu belirten Trump, "İran’ın donanmasını yok ettik. Donanmaları şu an denizin dibinde. Yani bu bir seçim" dedi. Petrol fiyatlarının kısa vadede yükselebileceğini kabul eden Trump, "Ancak çok hızlı bir şekilde düşecek. Biz ise yeryüzündeki çok çok büyük bir kanserden kurtulmuş olacağız. Bir kanseri söküp atmış olacağız. Biliyorsunuz, 7 Ekim'i unutmayın. Yıllar boyunca yaşanan tüm o şeyleri unutmayın. Hepsi, hepsi bu insanlar yüzünden oldu. Yani yaptığımız şey sadece ülkemiz için değil, sadece İsrail için değil, sadece Orta Doğu için değil, tüm dünya için harika bir şey" ifadelerini kullandı. Trump’tan petrol rezervi açıklaması Petrol konusunda herhangi bir sorun yaşanmayacağını belirten Trump, "Ülkemiz muazzam bir miktara sahip ve dışarıda da çok fazla petrol var" dedi. Trump, "Stratejik Petrol Rezervi kullanmayı düşünür müsünüz?" sorusuna ise, "Evet. Onları dolduran benim. Biden, seçimde biraz fazladan oy alabilmek için o rezervleri kullandı. Sonunda yarışan kişinin o olmayacağı ortaya çıktı. Kamala’ydı. Ve açıkçası hiç fazladan oy alamadı, çünkü biz kesin ve ezici bir üstünlükle kazandık. O rezervleri bu amaçla kullanmamalıydı. Ben doldurmuştum, o ise oy almak için kullandı ve şimdiye kadarki en düşük seviyesine indirdi" dedi. "Nükleer tesislerinde tam bir yıkım oldu" Trump, İran’daki petrol tesislerini kontrol altına almak için kara kuvvetlerini kullanmayı düşünüp düşünmediği sorusuna kesin yanıt vermekten kaçındı. İran’ın nükleer tesislerindeki zenginleştirilmiş uranyumu güvence altına almak için harekete geçebileceklerini belirten Trump, "Bunu öğreneceğiz. Bunun hakkında konuşmadık ama nükleer tesislerinde tam bir yıkım oldu. Ona ulaşamadılar. Ve bir noktada belki biz ulaşırız. Biliyorsunuz, bu harika bir şey olurdu ama şu an sadece onları kırıp geçiriyoruz. Ancak, zenginleştirilmiş uranyumun peşine düşmedik. Fakat biliyorsunuz, bu daha sonra yapabileceğimiz bir şey. Bunu şimdi yapmayız. Belki daha sonra yaparız" dedi. "İran’da barışçıl bir lider istiyoruz" İran’da yeni lider seçimine müdahil olmak istediği hatırlatılan Trump, barışçıl bir yönetim istediğini vurgulayarak, "Biz her 5 yılda veya her 10 yılda bir geri dönüp bunu yapmak istemiyoruz. Bu yüzden, ülkesini bir savaşa sürüklemeyecek bir başkan seçmek istiyoruz" şeklinde konuştu. Witkoff: "Anlaşmak isterlerse, tavır değiştirmeleri gerek" İran’la yürütülen nükleer müzakerelerde ABD’yi temsil eden Trump’ın Orta Doğu Temsilcisi Steve Witkoff ise, diplomatik seçeneğin hala mümkün olduğunu, ancak kararın Trump’a bağlı olduğunu ifade etti. İran’ın anlaşma yapmaya yanaşmadığı iddiasını yineleyen Witkoff, " Müzakerelerde pek de uysal görünmüyorlardı. Daha önceki açıklamalarımı duydunuz. ‘Zenginleştirme konusunda devredilemez bir hakkımız var’ dediler. ‘11 bombaya yetecek kadar, yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş nükleer yakıta sahip olmakla’ övündüler. Bana ve Jared Kushner’a, ‘Askeri olarak alamadığınız şeyi, size diplomatik yollarla vermeyeceğiz’ dediler. Yani, anlayacağınız, bence bir tavır değişikliğine gitmeleri gerekecek" diye konuştu. Witkoff, "Olası bir anlaşmadan beklentiniz ne? Yani, şu anda en üst düzeyde müzakere kozuna sahip olduğunuzu düşünüyor musunuz?" sorusuna ise, "Bence başkan buna sahip olduğumuzu kanıtladı" yanıtını verdi. Trump’tan İngiltere’ye eleştiri Witkoff’un ardından tekrar söz alan Trump, şu anda kendilerinin değil İran’ın anlaşma arayışında olduğunu söyledi. Trump, İngiltere hükümetini istedikleri savunma desteğini zamanında sağlamadıkları gerekçesiyle eleştirerek, "Onlara ihtiyacımız yok. Doğru zaman değil. İki hafta önce onların uçak gemilerine sahip olmak güzel olurdu" dedi. Trump, İran’ın ABD’nin bir deniz suyu arıtma tesisini vurduğu yönündeki eleştirilerileri hakkında ise, "Yani, bir tuzdan arındırma tesisi konusunda şikayet ettikleri dışında bu konu hakkında hiçbir şey bilmiyorum. Biz ise bebeklerin kafalarını kesmemeleri gerektiği gerçeği konusunda şikayetçiyiz" dedi. "Yeryüzündeki en büyük orduya sahibiz" Trump, Rusya’nın İran’a istihbarat sağladığı iddialarının yeniden hatırlatılması üzerine, "Bakın, istedikleri tüm bilgileri verebilirler ama bu bilgileri gönderdikleri kişilerin üstesinden geldik. Bunun da üstesinden geliriz. Yeryüzündeki en büyük orduya sahibiz. Ben bunu ilk dönemimde inşa ettim ve ne yazık ki şimdi onu kullanmak zorunda kalıyorum. Ancak Venezuela'da ne yaptığımıza baktığınızda, B2 bombardıman uçaklarıyla ne yaptığımıza baktığınızda, bu çok büyük bir andı. Çünkü İran iki veya üç hafta içinde nükleer bir silaha sahip olacaktı ve bu onu durdurdu" şeklinde konuştu. "Hem silahlarını, hem onları üretme kapasitelerini vurduk" Trump, "İran'ın füzeleri ve dronları tükeniyor mu, yoksa bu karşı saldırıların devam etmesini bekliyor musunuz?" sorusuna da yanıt verdi. İran’ın savunma kapasitesini önemli ölçüde zayıflattıklarını söyleyen Trump, "Sadece bu da değil. Üretim kapasitelerini de çok sert bir şekilde vurduk. İlk iki günde fırlattıklarının yaklaşık yüzde 9'u seviyesindeler ve bunun sebebinin ellerinde o kadar kalmaması olduğunu düşünüyoruz. Aynı zamanda roket fırlatıcılarının da yaklaşık yüzde 70'ini yok ettik. Fırlatıcılar büyük bir mesele. Bulunması çok zor. Çok pahalı" değerlendirmesine bulundu. Hegseth: "Savunma yetenekleri azalıyor" ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ise, ABD’nin giderek daha avantajlı konuma geldiğini iddia ederek, "Her geçen gün giderek daha fazla koza sahip oluyoruz çünkü daha fazla kabiliyetimiz var. Onları daha da sert vuruyoruz ve kendilerini savunma yetenekleri azalıyor. Bu yüzden, başkanın ortaya çıkacak sonuçlar için ihtiyaç duyduğu tüm kozu sağlayarak her gün taarruzu sürdürüyoruz" dedi. "İran’ın özür dilemesi teslimiyet göstergesi" Hegseth’in ardından yeniden söz alan Trump, İran’ın büyük darbe aldığını belirterek, "Bir noktada belki 'teslim oluyoruz' diyecek kimse bile kalmayacağını düşünüyorum. Gerçekten çok kötü durumdalar. Ve ayrıca baktığınızda, Orta Doğu devletlerinden onları hedef aldıkları için özür dilediler. Bunu yaptıklarını görmek beni çok şaşırttı. Ama bunu bizim için ve gerçekten dostumuz olan Orta Doğu devletleri için bir zafer olarak bir kenara yazın. Sanırım artık onları hedef almayacaklar. Özür diliyorlar ve ne olacağını göreceğiz. Ama bu büyük bir kayıp. Bu düpedüz bir teslimiyet. Özür dileyip artık onları vurmayacaklarını söylediklerinde ben buna teslimiyet dedim. Bu gerçekten o devletlere ve bize karşı bir teslimiyet" yorumunu yaptı. Trump: "Kürtlerin İran’a girmesini istemiyorum" Trump, Kürt grupların İran’a yönelik olası müdahalesi ile ilgili bir soru üzerine, "Kürtlerin İran’a girmesini beklemiyoruz, böyle bir arayışımız yok. Bildiğiniz gibi Kürtlerle çok dostane ilişkilerimiz var ama savaşı olduğundan daha karmaşık hale getirmek istemiyoruz" dedi. Trump, "Bunu ihtimal dışı mı bıraktınız?" sorusu üzerine, "Bunu İstemiyoruz. Evet, bunu ihtimal dışı bıraktım. Kürtlerin oraya girmesini istemiyorum. Kürtlerin zarar görmesini, öldürülmesini görmek istemiyorum. İyi bir ilişkimiz oldu. Girmeye istekliler ama onlara girmelerini istemediğimi söyledim. Kürtleri işin içine katmadan da savaş yeterince karmaşık" dedi. Trump, savaştan sonra İran haritasının aynı mı kalacağı sorusuna kesin yanıt vermekten kaçınarak, "Muhtemelen hayır" ifadelerini kullandı. "Dünya savaştan sonra daha güvenli olacak" Trump, savaşın ne zaman biteceği konusunda ise, "Buna gelince, savaş bittikten sonra çok daha güvenli bir dünyaya sahip olacağımızı biliyorsunuz. Yani, anlayacağınız, bu kısa bir girişim. Ancak sona erdiğinde, çok daha güvenli bir dünyaya sahip olacağız ve bir sürü hasta ve aklını yitirmiş insandan kurtulmuş olacağız. Yani İran’ın lider kadrosundan. Birinci liderlik kademesinden kurtulduk, sonra ikinci seviye liderlikten kurtulduk. Şimdi üçüncü veya dördüncü liderlik seviyesindeler ve şu an kimsenin kim olduklarını bile bilmediği liderleri var" dedi.

Almanya, Fransa ve İngiltere'den İran’a gözdağı! Haber

Almanya, Fransa ve İngiltere'den İran’a gözdağı!

Almanya, Fransa ve İngiltere'den oluşan E3 ülkelerinin liderleri tarafından yayınlanan ortak açıklamada, İran’ın bölge ülkelerini hedef alan orantısız ve ayrım gözetmeyen misilleme saldırılarına tepki gösterilerek, "Çıkarlarımızı ve bölgedeki müttefiklerimizin güvenliğini korumak amacıyla, İran’ın füze ve insansız hava aracı fırlatma kapasitesini kaynağında yok etmeye yönelik gerekli ve orantılı savunma tedbirlerini desteklemek de dâhil olmak üzere adımlar atacağız" denildi. Almanya, Fransa ve İngiltere'den oluşan E3 ülkelerinin liderleri, İran’ın ABD ve İsrail saldırılarına karşı gerçekleştirdiği misillemelerle ilgili ortak bir açıklama yayınladı. İran’ın saldırılarından derin endişe duyulduğu belirtilen açıklamada, "E3 liderleri, İran’ın ilk ABD ve İsrail askeri operasyonlarına katılmayan ülkeler dahil bölge ülkelerine karşı başlattığı ayrım gözetmeyen ve orantısız füze saldırıları karşısında büyük kaygı duymaktadır. İran’ın sorumsuz saldırıları, yakın müttefiklerimizi hedef almış olup, bölgedeki askeri personelimizi ve sivillerimizi tehdit etmektedir" denildi. İran kaynaklı güvenlik tehditlerine karşı tedbir alınacağı belirtilerek, "Çıkarlarımızı ve bölgedeki müttefiklerimizin güvenliğini korumak amacıyla, İran’ın füze ve insansız hava aracı fırlatma kapasitesini kaynağında yok etmeye yönelik gerekli ve orantılı savunma tedbirlerini desteklemek de dâhil olmak üzere adımlar atacağız" ifadelerine yer verildi. E3 ülkelerinin bu konuda ABD ve bölgedeki müttefikleri ile işbirliğini sürdürmeye kararlı olduğu vurgulandı.

İngiltere’de Epstein depremi! Haber

İngiltere’de Epstein depremi!

İngiltere’de siyaset yeni bir Epstein sarsıntısıyla karşı karşıya: Eski ABD Büyükelçisi Peter Mandelson, hüküm giymiş seks suçlusu Jeffrey Epstein ile bağlantıları nedeniyle Londra’da gözaltına alındı. İngiltere siyasetinde yeni bir skandal patladı ve bu kez merkezinde, uzun yıllardır ülkenin etkili isimlerinden biri olan Peter Mandelson var. İngiliz polisi, eski ABD Büyükelçisi ve eski Ekonomi Bakanı olan Mandelson’ı hüküm giymiş seks suçlusu Jeffrey Epstein ile bağlantıları nedeniyle yürütülen bir soruşturma kapsamında Londra’da gözaltına aldı. Polis, 72 yaşındaki Mandelson’ı sabah saatlerinde evinden aldı ve ifadesini aldıktan sonra kefaletle serbest bıraktı. Ancak soruşturma devam ediyor ve yetkililer, eski büyükelçinin dijital kayıtları ve geçmiş ilişkilerini detaylı şekilde inceliyor. Polis kaynaklarına göre, Mandelson’ın Epstein ile olan bağlantısı “beklenenden daha derin” olabilir. Soruşturmanın merkezinde eski temaslar Soruşturmanın merkezinde, Mandelson’ın Epstein ile uzun yıllar boyunca iletişim halinde olduğu iddiası yer alıyor. Özellikle Epstein’in daha önce tutuklanmasına rağmen bazı siyasi ve diplomatik çevrelerle ilişkisini sürdürmesi, İngiliz yetkililerin dikkatini çekti. Mandelson’ın bu süreçte Epstein ile görüştüğü ve bazı özel etkinliklere katıldığı öne sürülüyor. Bazı iddialara göre Mandelson’ın, Epstein ile yaptığı görüşmelerde hassas bilgilere değindiği bile düşünülüyor. Yetkililer bu görüşmelerin sadece kişisel mi yoksa resmi mi olduğunu belirlemeye çalışıyor. Şu ana kadar Mandelson’a karşı resmi bir suçlama yöneltilmedi, ancak soruşturmanın seyri değişebilir. Güven krizi derinleşiyor Bu olay, İngiltere’de siyasi elitlere duyulan güveni yeniden sorgulanır hale getirdi. Bir zamanlar devletin en üst kademelerinde görev yapmış bir diplomatın, uluslararası bir suç skandalıyla bağlantılı olarak gözaltına alınması, sistem içindeki ilişkilerin karmaşıklığını gözler önüne seriyor. Yetkililer soruşturmanın haftalarca hatta aylarca sürebileceğini belirtiyor. Mandelson suçlamaları reddederken, polis yeni kanıtlar bulabileceklerini ifade ediyor. Bu skandalın İngiltere siyasetinde uzun süre gündemde kalacağı ve yeni isimlerin de soruşturmaya dahil olabileceği konuşuluyor. Kaynak: Euronews, Financial Times, BBC

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.