SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İsrail

Bursa Haberim - İsrail haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İsrail haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Arakçi: "Şahıslar gider, sistem kalır!" Haber

Arakçi: "Şahıslar gider, sistem kalır!"

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Al Jazeera televizyonuna verdiği röportajda İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’nin ölümüne değinerek, "Bir kişinin varlığı ya da yokluğu, yerleşik kurumlara dayanan güçlü siyasi yapımızı etkilemez. Elbette bireylerin rolü vardır ve herkes bir şekilde etki sahibidir ancak önemli olan İran’ın siyasi sisteminin sağlamlığıdır" dedi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Al Jazeera televizyonuna verdiği röportajda, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, bölgesel gerilim, suikastlar, ateşkes tartışmaları ve İran’ın nükleer doktrinine ilişkin açıklamalarda bulundu. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’nin saldırılarda hayatını kaybetmesine değinen Arakçi, ABD ve İsrail’e tepki göstererek, "ABD ve İsraillilerin şu gerçeği neden hala anlamadıklarını bilmiyorum. İran İslam Cumhuriyeti; yerleşik siyasi, ekonomik ve sosyal kurumlara dayanan güçlü bir siyasi yapıya sahiptir. Bir kişinin varlığı ya da yokluğu, yerleşik kurumlara dayanan güçlü siyasi yapımızı etkilemez. Elbette bireylerin rolü vardır ve herkes bir şekilde etki sahibidir ancak önemli olan İran’ın siyasi sisteminin sağlamlığıdır" ifadelerini kullandı. "Herkes hedef alınabilir" Suikasta uğrama ihtimaline ilişkin bir soruya yanıt veren Arakçi, son gelişmelere dikkat çekerek "Herkes hedef alınabilir. Düşmanların hiçbir yer ya da kişiyi hedef almaktan çekinmediğini gördük. Şu ana kadar 53 hastane ve çok sayıda okul hedef alındı. Banka şubeleri ve birçok konut binası da vuruldu. Siyasi şahsiyetler, siviller, bilim insanları ve üniversite hocaları da hedef alındı. Hatta dışişleri bakanı da hedef olabilir. Ancak biz ülkemizin hedefleri ve çıkarları için çalışıyoruz. Gerekirse bu hedefler uğruna canımızı da feda ederiz" dedi. "Savaşı biz genişletmedik" ABD’yi bölgedeki gerilimin tırmanmasından sorumlu tutan Arakçi, "Biz savaşı genişletmedik, bu zaten savaşın doğasında olan bir durum ve bunu daha önce bölgedeki dostlarımıza da açıkça söylemiştik. ABD bize saldırdığında, füzelerimiz ve insansız hava araçlarımız ABD topraklarına ulaşamadığı için, karşılık olarak bölgedeki askeri üslerini ve askeri varlıklarını hedef almak zorunda kalıyoruz. Ancak bu varlıklar ne yazık ki bölgeye yayılmış durumda ve dost ülkelerin topraklarında bulunuyor" dedi. "Sivil hedefleri vurmadık" İran’daki sivil yerleşimlere yönelik saldırılara dikkat çeken Arakçi, "Dünyanın İran’daki yerleşim bölgelerine yönelik saldırılar hakkında neden sessiz kaldığına şaşırıyorum. Kesinlikle komşu ülkelerde sivil hedefleri hedef almadık. Bazı durumlarda istenmeyen sonuçlar yaşanmış olabilir ancak bu bizim niyetimiz değildi. Kendimizi yalnızca düşmanın resmi üsleriyle sınırlamadık. ABD güçlerinin bulunduğu her yer ve onlara ait tüm tesisler hedef alındı. Bu noktaların bazıları şehir merkezlerine yakın olabilir ve bu bizim değil, ABD’nin sorumluluğudur. ABD, kendi güçlerini askeri üslerden çıkararak şehir içindeki otellere taşıdı. Genel olarak bölgeyi bu duruma getiren de ABD’nin bu tutumudur" ifadelerini kullandı. "Özür dilemek güç ve onur göstergesidir" Arakçi, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın komşu ülkelere yönelik özür mesajına değinerek, "Pezeşkiyan son derece açık konuştu. Bizim ülkemizde özür dilemek güç ve onur göstergesidir ve bundan çekinmeyiz. Pezeşkiyan’ın bölge halkına yönelik özrü, onların karşı karşıya olduğu zor şartlara duyulan saygının bir ifadesidir. ABD bize saldırdı, biz de karşılık verdik ancak buna rağmen zarar gören bölge halkından özür diledik. Bu da sistem içinde herhangi bir görüş ayrılığı olmadığını göstermektedir" dedi. "Trump’ın açıklamaları diyalog ortamını zedeledi" Pezeşkiyan’ın açıklamalarının ardından ABD Başkanı Donald Trump’ın sosyal medya paylaşımına tepki gösteren Arakçi, "ABD Başkanı, bu özrü zayıflık olarak değerlendirdi ve İran’ın yenildiğini iddia etti. Üstelik bunu son derece hakaret içeren bir dil kullanarak yaptı. Trump’ın bu paylaşımı, İran ile bölge ülkeleri arasında oluşabilecek yeni bir diyalog ve yumuşama ortamını daha baştan engelledi" dedi. "Bu savaş ABD’nin tercihidir" Arakçi, mevcut savaşın sorumlusunun ABD olduğunu yineleyerek, "ABD, sadece kendi halkına değil bizim halkımıza, bölge halkına ve hatta gelecekte tarihe karşı da hesap vermelidir. Bu, ne bizim ne ABD halkının ne de bölgenin savaşı değil. Bu ABD’nin kendisinin seçtiği bir savaştır" şeklinde konuştu. "Halkımızın canını riske atamayız" İran’ın önceliğinin kendi halkının güvenliği olduğunu vurgulayan Arakçi, "Halkımız bizim en büyük dayanağımızdır. Hata yapan dostlarımız uğruna kendi halkımızın canını riske atamayız. Dostlarımız son 47 yılda ABD’ye askeri üsler sağladı ve bizim düşmanımız olan ABD ile yakın ilişkiler kurdu. ABD’ye çeşitli destekler sundular ve bunu hala sürdürüyorlar. Bazı dostlarımız ise İslam dünyasının en büyük düşmanı olarak gördüğümüz İsrail ile ilişki kurdu. Hatta bugün dahi bazı ülkeler topraklarının bize karşı kullanılmasına izin veriyor. Umarım dostlarımız 47 yıldır dost ve komşu olduğumuzu ancak bazı adımların bizi bugün bulunduğumuz noktaya getirdiğini anlarlar" dedi. "Ateşkese değil, savaşın bitmesine inanıyoruz" ABD ile muhtemel ateşkese ilişkin de konuşan Arakçi, "Biz ateşkese inanmıyoruz, savaşın sona ermesine inanıyoruz. Bu da savaşın tüm cephelerde tamamen bitmesi anlamına gelir. Bölgede kalıcı barışın sağlanması için savaş meselesinin bir kez ve tamamen çözülmesi gerekiyor. Lübnan’da, Yemen’de, Irak’ta, İran’da ve diğer bölge ülkelerini de kapsayan barışın tesis edilmesi gerekir" ifadelerini kullandı. "Nükleer doktrinimiz barışçıldır" İran’da yeni dini liderle birlikte nükleer doktrinin değişip değişmeyeceğine ilişkin soruya da yanıt veren Arakçi, "İran’ın nükleer doktrini her zaman barışçıl bir doktrin olmuştur. Biz her zaman olduğu gibi bundan sonra da nükleer enerjiden barışçıl amaçlarla yararlanmak için çaba göstermeye devam edeceğiz. Fetva, onu veren kişiye bağlıdır. Yeni liderin bu konudaki fıkhi ya da siyasi görüşü hakkında şu an bir değerlendirme yapabilecek konumda değilim. Benim kanaatim, bu görüşün önceki politikalarımızdan çok farklı olmayacağı yönünde ancak net bir değerlendirme için liderin görüşünü açık şekilde ortaya koymasını beklemek gerekir. Zaten kendisinin sağlık durumu tamamen iyi ve süreci kontrol altında tutuyor" şeklinde konuştu.

Laricani’den İsrail’e "el yazılı" yanıt Haber

Laricani’den İsrail’e "el yazılı" yanıt

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, İsrail'in ortaya attığı "öldü" iddialarının hemen ardından yayımlanan el yazısı mesajında, IRIS Dena fırkateynine yönelik saldırıda yaşamını yitiren 104 askeri anarak, "Bu şehadetler, İran Ordusu'nun temellerini uzun yıllar boyunca sağlamlaştıracak" dedi. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani'den İsrail'in kendisi için ortaya attığı "gece saatlerinde düzenlenen saldırıda öldürüldü" iddialarının ardından dikkat çeken bir açıklama geldi. Laricani, ABD'nin Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Deniz Kuvvetleri donanmasına ait IRIS Dena fırkateynine düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden 104 askerin cenaze töreni öncesinde kaleme aldığı el yazısı mesajı yayımladı. İsrail'in iddialarına cevap niteliğinde bir ifadenin bulunmadığı mesajda Laricani, hayatını kaybeden askerler için Allah'tan rahmet ve yüce makam diledi. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri, "Deniz Kuvvetleri'nin kahraman mensuplarının Dena'da şehit olması, uluslararası güçlere karşı yürütülen mücadele sürecinde milletimizin ortaya koyduğu fedakarlıkların bir parçasıdır. Onların hatırası her zaman İran milletinin kalbinde yaşayacak ve bu şehadetler, İran Ordusu'nun temellerini silahlı kuvvetlerin yapısı içinde uzun yıllar boyunca sağlamlaştıracaktır" ifadelerini kullandı. Cenaze töreni Tahran'da düzenlenecek Tahran Eyaleti İslami Tebliğ Koordinasyon Konseyi tarafından yapılan açıklamada, hayatını kaybeden askerler için cenaze töreninin 18 Mart Çarşamba günü başkent Tahran'da düzenleneceği bildirilmişti. IRIS Dena fırkateyni saldırısı 4 Mart'ta Hindistan'da düzenlenen Milan 2026 tatbikatına katıldıktan sonra İran'a dönmekte olan İran donanmasına ait "IRIS Dena" fırkateyni, Hint Okyanusu'nda Sri Lanka açıklarında saldırıya uğramıştı. Uluslararası sularda meydana gelen olayın ardından gemiden yardım çağrısı yapıldığı ve bölgeye Sri Lanka donanmasına bağlı ekiplerin sevk edildiği bildirilmişti. İran Ordusu, daha sonra yaptığı açıklamada, saldırıda 20'si kayıp 104 personelin hayatını kaybettiğini ve 32 kişinin yaralandığını açıklamıştı.

Trump: "Küba’yı alma onuru bana ait olacak." Haber

Trump: "Küba’yı alma onuru bana ait olacak."

ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik saldırılar hakkında, "Bunu yapmasaydık, 3'üncü Dünya Savaşı'na dönüşecek bir nükleer savaş yaşanırdı" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlenen bir imza töreninin ardından basın mensuplarının sorularına cevap verdi. Buradaki açıklamalarında İran’ın nükleer silah edinmek üzere olduğu yönündeki ifadelerini tekrarlayan Trump, "Eğer İran'ın nükleer silaha sahip olması gerektiğini düşünüyorsanız, o zaman sizde bir sorun var, çünkü onlar bunu kullanacaktır. Tek soru, bunu elde ettikten bir saat içinde mi yoksa bir gün içinde mi kullanacaklarıdır. Sadece İsrail'i değil, tüm Ortadoğu'yu havaya uçururlar" dedi. Trump, "İsrail ile başlarlar ama her şeyi havaya uçururlardı. Bunu şu anda bile görmeniz gerekir. Beklenmedik bir şekilde bin millik çap içindeki her ülkeye füze atmaya başladılar. Sadece düşmanları değil, dostları da dahil. Evet, bazı dostlarını da vurdular" şeklinde konuştu. "Eğer bunu yapmasaydık, 3’üncü Dünya Savaşı'na dönüşecek bir nükleer savaş yaşanırdı" ABD’nin geçtiğimiz yıl haziran ayında İran’ın nükleer tesislerine yönelik saldırılarına gönderme yapan Trump, "Eğer bunu yapmasaydım, sonraki bir ay içinde nükleer silaha sahip olurlardı. Bunu da önce İsrail’e sonra da tüm Orta Doğu’ya karşı kullanırlardı. Çünkü komşularına karşı fırlatılan o füzelerin hepsi, çok önceden hazırlanmıştı. Bunları bu kadar çabuk kullanacaklarını bilmeden çok önce. Eğer bunu yapmasaydık, üçüncü dünya savaşına dönüşecek bir nükleer savaş yaşanırdı" dedi. "Ben savaş istemiyorum" Savaşlar konusunda güçlü duygulara sahip olan insanlardan olduğunu söyleyen Trump, "Ben savaş istemiyorum. Neredeyse herkesten daha az savaş isteyen insanlardan biriyim. Güç yoluyla barış Ama İran’ı uzun zamandır izliyorum. Liderlikleri son derece şiddet yanlısı" ifadelerini kullandı. "Oğlun da gittiğini düşünüyorlar" ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın Dini Lideri Mücteba Hamaney’in ölmüş olabileceğini ifade etti. İran’ın donanması, hava kuvvetleri ve hava savunma sistemlerinin imha edildiği açıklamalarını yineleyen Trump, "Liderlikleri yok. Liderlik gitti. Yeni bir liderlik oluşturdular ve o da gitti. Şimdi belki oğlun da gittiğini düşünüyorlar. Hepsi gitti. Benim en büyük sorunum, şu an kiminle konuştuğumuz hakkında hiçbir fikrimizin olmaması. Çünkü kimse bu insanlardan herhangi birini duymuş değil. Hepsi öldü" dedi. Trump, ABD’nin İran’da "nükleer bomba hariç en büyük bombaları" kullandığını söyledi. Basın toplantısında dünyada görüştüğü liderlerin İran ile askeri çatışma konusunda ne söylediklerine ilişkin bir soruya, birçok ülkenin petrolünün büyük kısmını Hürmüz Boğazı üzerinden aldıklarına dikkat çekerek, "Bana teşekkür etmeleri gerekiyor" dedi. "Bize yardım etmeliler" Trump, "Mesela Çin bize teşekkür etmeli. Teşekkür beklemiyorum ama yine de teşekkür etmeleri gerek. Japonya yüzde 95, Çin yüzde 91 buradan alıyor. Güney Kore gibi birçok ülke, petrolünün dolayısıyla enerjisinin çok büyük bir kısmını bu boğazdan alıyor. Ve yalnızca teşekkür etmemeli, ayrıca bize yardım etmeliler. Beni şaşırtan şey, yardım etmeye istekli olmamaları. Birkaç tane var ve isimlerini yakında açıklayacağız" dedi. İran’ın füze ve dron kapasitesini imha etmelerinin ardından ABD öncülüğündeki operasyonlara katılmaya ikna etmenin kolaylaştığını söyleyen Trump, "Çünkü şu anda füzelerinin yaklaşık yüzde 8’i kaldı. Dronlarının küçük bir kısmı kaldı. Üretim yaptıkları fabrikaların çoğunu yıktık. Geri kalanlar da sırada" dedi. "Biz İngiltere’yi müttefiklerin Rolls-Royce’u sayardık" Taleplerini reddeden bazı ülkelerin kendisinde büyük hayal kırıklığına neden olduğunu söyleyen Trump, "NATO’nun sorunu şu. Yardım gerektiğinde biz her zaman yanlarında olacağız ama bizim ihtiyacımız olduğunda yanımızda olmayacaklar. Biz İngiltere’yi müttefiklerin Rolls-Royce’u sayardık. En eski müttefikimiz ve yanımızda olmalarını beklerdik. "Birkaç gemi gönderirseniz gerçekten çok yardımcı olur, mayın tarama gemileriniz varsa çok yardımcı olur" dedim. Başbakan (Keir Starmer) iyi bir adam. Bana, "Ekibime danışmak isterim" şeklinde cevap verdi" dedi. İngiltere’nin tavrının hayal kırıklığı oluşturduğunu söyleyen Trump, "Japonya’da 45 bin askerimiz var. Güney Kore’de 45 bin, Almanya’da 45 ila 50 bin askerimiz var. Bütün bu ülkeleri biz savunuyoruz. Sonra, "Mayın tarama geminiz var mı?" diye sorduğumuzda bize, "Biz bu duruma müdahil olmasak olur mu?" diyorlar" dedi. Trump, "Diğer ülkeleri savunmak için NATO’ya trilyonlar harcıyoruz. Ama bizi savunma zamanı geldiğinde, yanımızda olmayacaklar. Birçoğu yanımızda olmayacak. Artık ülke olarak daha akıllıca düşünmeye başlamamız gerek" dedi. ABD Başkanı, bir yada iki ülkenin harika bir tavır sergilediğini ve bu ülkelerin hangileri olduğunu yakında açıklayacağını söyledi. "Şu anda Hürmüz’den tekneyle geçmek istemezdiniz" İran’a yönelik saldırılara ilişkin açıklamasında Trump, "Geriye sadece bir şey kaldı. Küçük bir boğaz noktası. Bunu yıllardır çok iyi kullandılar ama artık işe yaramıyor. Hürmüz, meşhur, harika, güzel bir yer. Ama şu anda oradan tekneyle geçmek istemezdiniz. Neden biliyor musunuz? Onlar yüzünden değil, bizim yüzümüzden. Çünkü onların tüm donanmasını ortadan kaldırdık. Henüz herhangi bir mayının döşendiğini bilmiyoruz, ancak döşenebileceği düşüncesi bile milyar dolarlık gemilere sahip insanları korkutuyor" dedi. Savaşın bu hafta bitmeyeceğini söyledi İran ile savaşın bu hafta bitirilmesinin mümkün olup olmadığı sorusuna Trump, "Evet, elbette" şeklinde cevap verdi. Trump, "Bitirecek miyiz" şeklindeki devam sorusuna, "Sanmıyorum ama yakında olur. Uzun sürmez. Ve bittiğinde çok daha güvenli bir dünyamız olacak. Yakında bitecek" dedi. "Bunu yapmak zorundaydım" Trump, "Bunu yapmak zorundaydım. İstemiyordum. Bu aslında yoldan sapmak gibi oldu. Bu yola sapmak istemiyordum. Tarihin en yüksek borsasına sahiptik, yakıt fiyatları çok düşüktü, her şey iyiydi" dedi. İran’a saldırı ile petrol fiyatlarının yükseleceğini kendisinin de bildiğini belirten Trump, "Ama bu, onların nükleer silaha sahip olmasına izin vermekle karşılaştırıldığında çok küçük bir bedel. Borsanın düştüğünü mü görmek istersiniz? O zaman sizi nükleer silahla vursunlar, görün" şeklinde konuştu. Çin ziyaretini savaş nedeniyle bir ay ertelediklerini açıkladı Çin’e ziyaret gerçekleştirme planına ilişkin bir soruya Trump, "Gitmeyi çok isterim ama savaş nedeniyle burada olmak istiyorum. Burada olmak zorunda olduğumu hissediyorum. Bu yüzden bunu bir ay kadar ertelemek istedik" dedi. "Küba’yı alma onurunun bana ait olacağına inanıyorum" ABD’nin Küba’ya ilişkin planları hakkında bir soru alan Trump, "Küba başarısız bir ülke. Paraları yok, petrolleri yok, hiçbir şeyleri yok. Güzel toprakları, güzel manzaraları var. Güzel bir ada. Bence Küba sonu görüyor. Hayatım boyunca ABD ile Küba’yı duydum. "Amerika ne zaman yapacak?" sorusunu duydum. Küba’yı alma onurunun bana ait olacağına inanıyorum. Bu büyük bir onur olurdu" dedi.

İran:"Ateşkes talebinde bulunmadık" Haber

İran:"Ateşkes talebinde bulunmadık"

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Hürmüz Boğazı'ndaki duruma ilişkin yaptığı açıklamada, "Hürmüz Boğazı açık, ancak düşmanlarımıza, yani ülkemize saldıranlara ve onların müttefiklerine kapalıdır" İfadelerini kullandı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran takvimine göre yılın son haftasında düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ile bölgedeki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Geçen yılın İran için zor ancak gurur verici bir yıl olduğunu belirten Arakçi, "Bana göre geçtiğimiz yıl İran tarihinde benzersiz bir yıl oldu. İki savaş yaşadık. Birini geride bıraktık, diğeri ise devam ediyor. Ayrıca birçok şehit verdik. Ancak aynı zamanda gurur, onur ve iftiharla dolu bir yıl oldu. Düşmanların şartsız teslimiyet talebiyle başlattığı bir savaşla karşı karşıya kaldık, ancak 12 günün sonunda bu kez kendileri şartsız ateşkes istemek zorunda kaldı. Aynı senaryo bu kez daha büyük bir şiddet ve güçle yeniden tekrarlandı. Tüm imkanlarını seferber ederek bu kez o sonucu elde etmeye çalıştılar" dedi. "Hürmüz Boğazı düşmanlarımıza kapalıdır" Hürmüz Boğazı'na ilişkin de konuşan Arakçi, "Bugün, savaşın başlamasından yaklaşık 15 gün sonra, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlamak için dün düşman saydıkları kişilere başvuruyorlar. Diğer ülkelerden gelip Hürmüz Boğazı'nın açık kalmasına yardım etmelerini istiyorlar. Hürmüz Boğazı açık ancak düşmanlarımıza, yani ülkemize saldıranlara ve onların müttefiklerine kapalıdır" İfadelerini kullandı. "Ateşkes talebinde bulunmadık" İran'ın direnişi sürdüreceğini vurgulayan Arakçi, "ABD'ye hiçbir mesaj göndermedik ve ateşkes talebinde bulunmadık. Ancak bu savaş bir daha tekrarlanmayacak şekilde sona ermelidir. Ateşkes istemediğimizi söylememizin nedeni savaşa hevesli olmamız değildir. Bu kez savaş, düşmanlarımızın bu saldırıları ve saldırganlıkları bir daha tekrarlamayı akıllarından bile geçiremeyecekleri şekilde sona ermelidir. Sanırım şimdiye kadar iyi bir ders aldılar ve hangi milletle karşı karşıya olduklarını anladılar. Kendini savunma konusunda hiçbir tereddüt göstermeyen, gerektiğinde savaşı sonuna kadar sürdürmeye ve gerekli gördüğü her yere taşımaya hazır bir milletle karşı karşıyalar" şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.