SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ibb

Bursa Haberim - Ibb haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ibb haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özgür Özel: "Ev hapsi versinler" Haber

Özgür Özel: "Ev hapsi versinler"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 9 Mart günü görülmeye başlanan İBB davası hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Yargılamaların tutuksuz olması gerektiğini ifade eden Özel, "Tepkimiz yargılamaya değil, gereksiz yere tutuklu yargılamaya. Bir de yok gizli tanık, itirafçı kaynaklı iddiaların iftiraların mutlak gerçeklermiş, hatta kesinleşmiş hâkim kararıymış gibi yansıtılmasında" dedi. "İÇ CEPHE" SÖYLEMİ YetkinReport için gazeteci Murat Yetkin'in sorularını yanıtlayan CHP lideri Özel, iktidarın 'iç cephe tahkimi' söylemlerine dikkat çekti ve şunları aktadı: "Tutukluluk incelemesinde, sorguları yapılan arkadaşların tutuksuz yargılanması kararı çıkarsa, bu siyasi iklimi değiştirebilir, tansiyonu düşürür. Kimse ‘Beni yargılamayın’ demiyor ki… Adil ve şeffaf yargılama istiyor ve en önemli hakkı olduğu şekilde 'Beni tutuksuz yargılayın' diyor. Çünkü tutuklu yargılama koşulları artık ortadan kalktı. Tutuksuz yargılama başladığında tansiyon kendiliğinden düşer." Özel, "İktidar kulislerinde 'Tahliye olursa İmamoğlu da çıkar otobüsün üstüne. Zafer kazandık derler, sonra bir daha alamayız' gibi söylemler de duyuluyor. Size de geliyordur. Buna ne diyorsunuz?" sorusuna şu yanıtı verdi: "Evet, geliyor. Ama zaten buradan da davanın siyasi olduğu belli. Bir insanın tutukluluğunun gerekçesi ‘serbest kalırsa siyasi kampanya yapar’ olabilir mi? Hadi onların hukuk tanımaz zeminine ben de ineyim, onlar gibi düşüneyim: eğer Ekrem Bey’den çok korkuyorlarsa, sokak performansından çok korkuyorlarsa hiç değilse ev hapsi versinler." "EKREM BEY'İN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ İSTEMESİ DOĞAL" Özel, şöyle devam etti: "Ekrem Bey’in hemen özgürlüğünü istemesi kadar doğal bir şey yok. Ancak inanıyorum ki o da bunu kabul eder. Biz bütün arkadaşlarımızın tutuksuz yargılanmasını istiyoruz, tabii Ekrem Bey’in de. Madem ki sokağa çıkar diye korkuyorlar, ev hapsi versinler. Hiç değilse yüksek güvenlikli cezaevinde, tecrit ortamındaki işkence son bulur. Tutuklulukların uzamasıyla Ekrem Bey’i sevenlerde öfke biriktiği gibi, iktidardakiler de bu kadar uzun tutukluluğu savunamaz hale geldiler. Tahliyeler genel olarak tansiyonu düşürür. Bu, ailelere de iyi gelir, bize de iyi gelir ve aslında iktidar farkında değil ama Türkiye’ye de iyi gelir. Ben inanıyorum ki Ekrem Bey ve arkadaşlarının tahliyesiyle Borsa rekorlar kırar, Türkiye’nin risk primi düşer, tüm dünyadan olumlu yankılar gelir." "KARAMAN'DAKİ AMCAYI İKNA ETMEK LAZIM" Çözüm süreci kapsamında Meclis'te hazırlanan Komisyon Raporu'ndan da bahseden Özel, "Meclis’ten geçti. Orada parti gruplarının, milletvekillerinin desteği önemliydi. Bundan sonra kamuoyu desteği önemli. Bakın ben sokakta rakiplerinin beş katı halkla temas eden bir parti genel başkanıyım. Muhalefetin en önemli isimlerinden birisinin hapiste tutulduğu bir süreçte, Terörsüz Türkiye alanında atılacak bazı adımların tartışmaya yol açmasından endişe duyarım. Geçenlerde Karaman mitingimizde, konuşma öncesinde yaşlıca bir vatandaş yanıma geldi. Terörsüz Türkiye’yle terör örgütü üyeleri serbest kalırken bizim Ekrem içeride mi kalacak? Bunu da söyle dedi. Sonuçta bir Terörsüz Türkiye sürecinde üzerinize düşeni yaptık, yapıyoruz; Karaman’daki amcayı da ikna etmek lazım" dedi. Kaynak: BirGün

Erdoğan’dan İBB’ye: "2019 sonrası bahane siyaseti" Haber

Erdoğan’dan İBB’ye: "2019 sonrası bahane siyaseti"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İş siyaset yapmaya, iş istismar etmeye gelince Atatürk’ün adını güya dillerinden düşürmeyenler, Gazi Mustafa Kemal’in mirasına da Tıp Tarihi Müzesi’ne de sahip çıkmadı; tam tersine sırtlarını döndüler. Biz bunların hiçbirine aldırmadan çalışmalarımıza kararlılıkla devam ettik" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi 1. Etap Temel Atma Töreni ile Üniversitenin 16 Eğitim ve Yurt Binasının Toplu Açılış Töreni'ne katıldı. Burada bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm sağlıkçıların 14 Mart Tıp Bayramı'nı kutladı. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nin dönüşüm çalışmalarından söz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nin dönüşüm çalışmaları Büyük Marmara Depremi akabinde başlatılmış fakat ne yazık ki son derece yetersiz ve sınırlı diyebileceğim bir noktada kalmıştı. Güçlendirme ve yeniden inşa faaliyetlerini daha etkin bir hale getirmek üzere 2013 yılında yeni bir süreç yönetimi planladık. Hastanemizi hem başka bir yere taşımamız hem de depreme dayanıksız olan eski binayı yıkıp aynı yere yenisini inşa etmemiz gerekiyordu. 2018'den itibaren tüm bu çalışmalar yeni kurulan İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa bünyesinde devam etti. Proje üç etaplı tasarlandı ve eş zamanlı olarak hem inşaata başlanması hem de eğitim ve sağlık hizmetlerinin aksamadan devam ettirilmesi hedeflendi. Bu amaçla normalde son etap olarak inşası planlanan alana yaklaşık 40 bin metrekare büyüklüğünde 23 adet çelik konstrüksiyon bina inşa edildi. Böylelikle hem burada öğrenim gören gençlerimizin eğitimleri kesintisiz şekilde devam etti hem de vatandaşlarımıza sunulan sağlık hizmetlerinin devamı sağlandı" dedi. "Binlerce eser gün yüzüne çıkarılıp tasnif edilerek İstanbul'umuzun kültür varlığına yenileri eklenmiş oldu" Çalışmalar sırasında çok sayıda eserin gün yüzüne çıkartıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tabii bu süreçte hızımızı kesen gelişmelerle de karşılaştık. Hastanemiz arkeolojik sit alanı içinde yer aldığı için burada kazı çalışmaları da yapıldı. Kültür Bakanlığımızın koordinasyonunda yürütülen bu kazılar sonucunda binlerce eser gün yüzüne çıkarılıp tasnif edilerek İstanbul'umuzun kültür varlığına yenileri eklenmiş oldu. Bin yılı aşkın bir tarihe sahip ve yaklaşık 200 metre büyüklüğündeki su sarnıcı da bunlardan biriydi. Çok özel ve yeni teknikler kullanmak suretiyle bu yapıları Cerrahpaşa'da bulunan başka bir alana taşıdık. Arkeloloji literatüründe örnek gösterilen bu işlem neticesinde ilk kez İstanbul'da 3 boyutlu bir tarihi yapı bir yerden başka bir yere başarıyla nakledildi. Öte yandan tüm bu süreçte karşımıza çıkan üzücü olayı da sizlerin ve aziz milletimizin takdirine bırakıyorum. Burada Türkiye'nin ilk ve en büyük tıp müzesi olan Cerrahpaşa Tıp Tarihi Müzesi de yer alıyor. Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemin'nin en önemli eserlerini barındıran bu müzenin restorasyonu biz merhum Kadir Topbaş döneminde imzalanan protokolle 2019 yılında tamamlamıştık. Yani 3 yıl içinde verilen sözler tutuldu. Gazi Mustafa Kemal'in de emaneti olan bir mirasa sahip çıkıldı. Ancak protokol, restorasyonla birlikte müze envanterinin bakım, tasnif ve sergilenmesiyle ilgili süreçleri de kapsıyordu. 2019'dan sonra ne mi oldu? İstanbul'un başına gelenler protokolün de başına geldi. Temel atmama, iş yapmama, bahane üretme siyasetinin kurbanı oldu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi maalesef yükümlülüklerinin hiçbirini yerine getirmedi. Bundan dolayı müzedeki 40 bini aşkın eserin teşhir ve tanzimi için gerekli çalışmalar uzun süre yapılamadı. İş siyaset yapmaya, iş istismar etmeye gelince Atatürk’ün adını güya dillerinden düşürmeyenler, Gazi Mustafa Kemal’in mirasına da Tıp Tarihi Müzesi’ne de sahip çıkmadı; tam tersine sırtlarını döndüler. Biz bunların hiçbirine aldırmadan çalışmalarımıza kararlılıkla devam ettik" dedi. "Yeşilköy Profesör Doktor Murat Dilmener Acil Durum Hastanesini Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nin kullanımına verdik" Kovid salgının ardından Yeşilköy Profesör Doktor Murat Dilmener Acil Durum Hastanesini Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nin kullanımına verdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan; "Asrın felaketini yaşadığımız 6 Şubat’tan sonra ise Marmara Depremi’nin ardından güçlendirilmiş olanlar dahil buradaki betonarme binaları devre dışı bıraktık. Kovid-19 salgınında 45 gün gibi çok kısa bir sürede tamamlayıp hizmete açtığımız Yeşilköy Profesör Doktor Murat Dilmener Acil Durum Hastanesini Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nin kullanımına verdik. Şu anda buradaki depreme dayanıklı yeni binalarımız asli fonksiyonlarını sürdürürken, Cerrahpaşa Tıp Fakültemiz de Atatürk Havalimanı'nın yanı başındaki acil durum hastanesinde sağlık hizmeti sunmaya devam ediyor. Cerrahpaşa’daki eski binalar birbirinden ayrı ve uzak noktalara inşa edilmişti. Hastalar, özellikle ileri yaştaki vatandaşlarımız buradaki yokuşları tırmanmakta güçlük çekiyordu. Röntgen çektirecek hastalar ambulansları kullanmak zorunda kalıyordu. Otopark alanı yok denecek kadar azdı. Yaşanan ulaşım sıkıntılarının önüne geçebilmek için son dönemde önemli yatırımları hayata geçirdik. Bölgeyi tamamen revize ederek sahil yolundan Samatya’ya karayolu bağlantısını sağladık. Sirkeci-Kazlıçeşme raylı sistem hattını yenileyerek hizmete aldık. Bu hat üzerinden Cerrahpaşa’ya ulaşımı kolaylaştırmak üzere Yenikapı ile Samatya arasına Cerrahpaşa İstasyonunu ekledik. Diğer taraftan Yenikapı Marmaray İstasyonu ile Cerrahpaşa’yı Halkalı’dan Anadolu Yakası'na uzanan konforlu ulaşımın merkezi haline getirdik" dedi. "900 hasta yatağı ve 40 ameliyathanesi bulunan güçlü ve İstanbul’a yakışır bir kampüs kurmuş olacağız" Birinci etap temeli atılan yeni Cerrahpaşa Tıp Fakültesi binasının son teknolojiye sahip ve yüksek standartlı bir hastane olarak hizmet vereceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnşallah buradaki projemizi tamamladığımızda toplam 650 bin metrekare kapalı alana sahip, 150’si yoğun bakım olmak üzere 900 hasta yatağı ve 40 ameliyathanesi bulunan, 3 bin araç kapasiteli kapalı otopark, helikopter pisti, eğitim ve yurt binalarının da yer aldığı modern, güçlü ve İstanbul’a yakışır bir kampüs kurmuş olacağız. Birazdan birinci etap temelini atacağımız yeni Cerrahpaşa Tıp Fakültesi binası son teknolojiye sahip ve yüksek standartlı bir hastane olarak vatandaşlarımıza sağlık hizmeti sunacak. Proje kapsamındaki tüm hastane binalarımızı sismik izolatörle donatılmış ve depreme dayanıklı olacak şekilde tasarladık. Bugün dört farklı yerleşkede toplam 190 bin metrekare kapalı alana yayılan 16 hizmet binasının da resmi açılışını yapacağız. Üniversitemizin Avcılar Yerleşkesi’nde Rektörlük ve İdari Bilimler binası, fakülte, enstitü ve meslek yüksekokulu, öğrenci kültür merkezi ile kano, kürek ve su sporları tesisinin de yer aldığı toplam 12 yapıyı hizmete veriyoruz. Cerrahpaşa Yerleşkesi’nde tarihi başhekimlik ve klinik bilimler binalarını, Büyükçekmece Yerleşkesi’nde güçlendirme çalışmaları tamamlanan 350 öğrenci kapasiteli kız öğrenci yurdumuzu ve Bakırköy Yerleşkesi’nde ise yine güçlendirme işlemleri tamamlanan Sağlık Bilimleri Fakültemizi hizmete alacağız. Bu binalarımız geniş otopark imkanlarıyla, amfileri, derslikleri, laboratuvarları, spor tesisleri, eğitim seminer ve toplantı salonlarıyla, kütüphaneleri, idari ofisleri ve daha pek çok sosyal alanlarıyla üniversitemize önemli bir değer katacak. Proje nihayete erdiğinde Abayi Mescidi, Hubyar Mescidi, Etyemez Mirza Baba Tekkesi, Bekar Bey Tekkesi, Muvakkithane, tarihi çeşmelerimiz ve çok sayıda ecdat yadigarı eserimiz de inşallah ihya edilmiş olacak. Bunların da hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" diye konuştu.

Ekrem İmamoğlu, pazartesi hakim karşısına çıkacak! Haber

Ekrem İmamoğlu, pazartesi hakim karşısına çıkacak!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik ‘yolsuzluk’ soruşturması kapsamında açılan davanın ilk duruşması 9 Mart Pazartesi günü görülecek. İddianamede hakkında 2 bin 430 yıla kadar hapsi talep edilen Ekrem İmamoğlu ile aralarında CHP'li belediye başkanlarının da bulunduğu 402 sanık Silivri'de ilk kez hakim karşısına çıkacak. Duruşma öncesi mahkeme, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere gönderdi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) ve Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yolsuzluk iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca iddianame düzenlenmiş ve 402 sanık hakkında dava açılmıştı. Hazırlanan iddianame, 25 Kasım 2025 tarihinde İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmişti. Sanıklar 9 Mart günü hakim karşısına çıkıyor Soruşturma kapsamında 402 sanık, 9 Mart Pazartesi günü ilk kez hakim karşısına çıkacak. Ekrem İmamoğlu ve tüm sanıklar, üzerlerine atılı suçlamalar yönünden ilk kez savunma yapacak. Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsünde görülecek olan duruşmada, Cezaevinden sorumlu olan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla geniş güvenlik önlemleri alınacak. Duruşma öncesi mahkeme Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere gönderdi Yargılama öncesi İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, Silivri kampüsünden sorumlu olan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazılı müzekkere gönderdi. Müzekkerede, "Davanın sanık sayısı, dosya kapsamı, tutuklu sanıkların çokluğu gibi fiili nedenler ve güvenlik gerekçesiyle duruşmanın 9 Mart günü saat 10.00'da Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi Duruşma Salonları binasında bulunan1 Nolu salonda yapılmasına karar verilmiş olup, bu durumla mahkememizce gerekli hazırlıkların tamamlanması için müzekkere gönderilmiştir. Bunlara ek olarak, duruşma salonuna girişlerin öncelikle sıralamasının, tutuklu sanıklar, tutuksuz sanıklar, sanık avukatları, müştekiler, müşteki avukatları, tutuklu sanık yakınları, basın mensupları, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri" şeklinde olacağı aktarıldı. Öte yandan müzekkerede, "Duruşma salonunun fiziki kapasitesi nedeniyle salona alınamayan basın mensuplarının, duruşma kurum bünyesinde tahsis edilen basın odasından takip edebilmelerine, bu hususların herhangi bir aksaklığa sebebiyet vermeyecek şekilde güvenlik görevlileri ve ilgili birimlerce titizlikle yerine getirilmesine, gereği rica olunur" ifadelerine yer verildi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu'nca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ‘ihbar eden’, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı ‘suçtan zarar görenler’, 16 kişi ‘müşteki’, 5 kişi ‘müşteki-şüpheli’ ve İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 402 kişi ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. 2 bin 430 yıla kadar hapis talebi Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, şüpheliler Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün ‘örgüt yöneticisi’ olarak aktarıldı. İddianamede İmamoğlu’nun ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 12 kez ‘rüşvet’, 7 kez ‘suç gelirlerinin aklanması’, 2 kez ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, 2 kez ‘kişisel verileri ele geçirme veya yayma’, 4 kez ‘suç delillerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, 47 kez ‘rüşvet alma’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, 9 kez ‘irtikap’, 46 kez ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, 4 kez ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, 70 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanununa muhalefet’, ‘Orman Kanununa muhalefet’ ve ‘Maden Kanununa muhalefet’ suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. İddianamede "10 yıllık süreçte kamu zararı 160 milyar lira" denildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.