SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mahkeme

Bursa Haberim - Mahkeme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mahkeme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İmamoğlu Davasında "kapalı kapı" dönemi! Haber

İmamoğlu Davasında "kapalı kapı" dönemi!

İBB Davası'nı gören İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi 1. Heyeti, bugünkü “vekalet” tartışmasının ardından duruşmayı sonlandırmıştı. Mahkeme Heyeti, duruşmanın ertelenmesinin ardından, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na müzekkere yazdı. Heyetin talep ettiği tedbirlerin alınması halinde CHP'lilerin duruşma salonuna girişi engellenecek. YENİ TEDBİRLER İSTEDİ Cumhuriyet'te yer alan bilgilere göre duruşmanın 6’ncı oturumu öncesinde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na bir yazı gönderildi. Mahkeme, yargılamanın “sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi”, sanık savunmalarının tamamlanabilmesi ve duruşma faaliyetlerinin usul kurallarına uygun sürdürülebilmesi amacıyla salona alınacak kişilerle ilgili tedbir talep etti. Mahkemenin yazısında; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Anayasa, Ceza Muhakemesi Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri uyarınca sanıkların savunma haklarının gözetildiği belirtildi. Bu bağlamda, yargılamanın duruşma düzenine uygun şekilde gerçekleştirilebilmesi için gerekli önlemlerin alınması istendi. SANIKLAR, AVUKATLAR, GAZETECİLER VE BİR YAKINI ALINACAK Yazıya göre, davanın 1’inci celsesinin 6’ncı oturumuna sanıklar ile vekalet ilişkisi bulunan avukatları, müştekiler ve müşteki vekilleri alınacak. Ayrıca, daha önce belirlenen çerçevede basın mensuplarının da duruşmayı takip edebileceği ifade edildi. Mahkeme, tutuklu sanıkların ise 1’inci veya 2’nci derece yakınlarından yalnızca bir kişinin salona alınmasını istedi. Yazıda, belirtilen kişiler dışında kalanların duruşma salonuna kabul edilmemesi için gerekli tedbirlerin alınması talep edildi.

Bakan Gürlek’ten Bahçeli’ye "canlı yayın" yanıtı Haber

Bakan Gürlek’ten Bahçeli’ye "canlı yayın" yanıtı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının canlı yayınlanması çağrısıyla ilgili, "Canlı yayınlanması için kanun değişikliği gerekiyor. Şu an mevzuatımızda canlı yayınlanmasına imkan yok ama kanun değişirse canlı yayınlanabilir" dedi. Mecliste AK Parti TBMM Grup Toplantısı öncesi gazetecilerin sorularını cevaplayan Bakan Gürlek, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin üçüncü kez İBB davasının canlı yayınlanması çağrısıyla ilgili açıklamada bulundu. Davanın canlı yayınlanması için kanun değişikliği gerektiğini ifade eden Bakan Gürlek, "Şu an mevzuatımızda canlı yayınlanmasına imkan yok ama kanun değişirse canlı yayınlanabilir. Zaten şu an yargılama süreci devam ediyor biliyorsunuz. Mahkeme salonları siyaset arenası değildir. Burada siyasi şov yapılamaz. Mahkeme salonlarında yalnızca yargılama yapılır. Burada şahısların statü ve görevleri önemli değildir. Herkes sanık statündedir. Mahkeme salonlarında hakim, savcı hitap ederken sanık Ali, sanık Mehmet, sanık Ekrem diye hitap eder. Belediye başkanım, sayın müdürüm diye hitap etmez. Anayasamızın 138. maddesine göre mahkemeler, Türk milleti adına yargılama yapar. Yargılama sürecinde kimse mahkemelere telkin, talimat, emir veremez. Bunun altını çizmek gerekiyor. Usule göre her sanığın ne zaman savunma yapacağı mahkeme heyeti tarafından belirlenmiştir. Sanık Ekrem İmamoğlu da mahkeme tarafından belirlenen günde savunmasını yapacaktır. Onun haricinde avukatlar söz alabilirler. Tartışmalarla ilgili önce taraflara söz verebilirler. Ama burada kesinlikle selamlama konuşması yapmak, gelenlere hoş geldin demek bu değildir. Bu yakışmaz. Bizim yargımıza da yakışmaz. Mahkemenin düzenine yakışmaz. Mahkemenin düzenine karar verme yetkisi heyet başkanı, mahkeme başkanına aittir. Hiçbir mahkeme bundan da etkilenmez. Söylemlerden de etkilenmez, siyasi muhabbetlerden de etkilemez. Mahkeme, dosyadaki delillere göre vicdanı kanat verip, karar verir" ifadelerini kullandı.

‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davası başladı! Haber

‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davası başladı!

‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşması Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesinde bulunan duruşma salonunda görülmeye başlandı. 402 sanığın yargılandığı davada, ilk olarak kimlik tespitleri yapıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, duruşma salonunda yer aldı. Mahkeme başkanı, duruşmanın düzenin bozulduğu gerekçesiyle seyircilerin salondan çıkarılmasına karar verdi. İzleyiciler, jandarma eşliğinde salondan çıkarılıyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı. Hazırlanan iddianamede örgüt lideri olarak suçlanan Ekrem İmamoğlu’nun 2 bin 430 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, örgüt yöneticisi konumunda bulunan Fatih Keleş’in bin 542 yıl 8 aya kadar, Murat Ongun’un 251 yıla ve Adem Soytekin’in ise 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti. 402 sanığın farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması istenen iddianame kapsamında ilk duruşma bugün İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye başlandı. 1 No’lu duruşma salonunda başlayan yargılamada, Ekrem İmamoğlu dahil 105’i tutuklu 402 sanık ile tarafların avukatları hazır bulundu. Duruşmaya, bir kısım tutuklu sanıklar ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Duruşmanın 1 buçuk ay sürmesi bekleniyor Mahkeme başkanı, duruşmaya ilk olarak tutuklu sanıkların savunmalarından başlanacağını, yargılamanın tahmini 1 buçuk ay süreceğini ve tutuksuz sanıkların savunmalarının, bir sonraki celse alınacağını belirtti. Ayrıca, salonda bulunanların ses ve görüntü almamaları konusunda uyarıda bulundu. Özgür Özel duruşma salonunda Öte yandan duruşmaya, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, başta olmak üzere çok sayıda partili katıldı. Duruşmayı, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, Esenyurt eski Belediye Başkanı Ahmet Özer, Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi başta olmak üzere birçok CHP’li belediye başkanları ve milletvekilleri takip etti. Ayrıca, Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, oğlu, Selim İmamoğlu ile çok sayıda izleyici de duruşmada yer aldı. Kampüs içerisinde ve çevresinde, Jandarma personelleri tarafından yüksek güvenlik önlemi alındı. Duruşma salonuna girişlerde, avukatlar jandarma kontrolümde isim listesine göre içeriye alındı. En son İmamoğlu savunma yapacak Usule ilişkin duruşmada açıklama yapan mahkeme başkanı, "İlk celse tutuksuz sanıkların savunmalarını tamamlayacağız. Nisan sonuna kadar Pazartesi Perşembe aralığında yargılamaya devam edeceğiz. Tutuksuz sanıklarla ilgili yargılamayı takip etmeyi takdirlerine bırakıyoruz. Yakalama ya da zorla getirme yapmayacağız. Nisan sonuna kadar yargılamayı takip edip etmemeyi kendi takdirlerine bırakıyoruz. Görüntü ses kaydı konusunda heyet olarak sizden anlayış bekliyoruz. Duruşma giriş çıkışlarında da kayıtların alınmamasını istiyoruz. Cezai hükme tabi. Yargılama süresince görüntü ses kaydı olursa izleyicisiz olarak duruşmayı yaparız. Sanık Ekrem İmamoğlu örgüt kurucusu olduğu için tüm eylemlerden sorumlu en son savunmasının alınmasını planlıyoruz" dedi. İmamoğlu söz almadan kürsüye yürüdü Usule ilişkin söz almak isteyen Ekrem İmamoğlu, sanık kürsüsüne yürüyerek, "Söz almak istiyorum" dedi. Mahkeme Başkanı ise İmamoğlu’na, "Kafanıza göre bu şekilde devam edemezsiniz" dedi. Duruşma sürerken, seyirci kısmından da zaman zaman tezahüratlar yükseldi. Mahkeme Başkanı son olarak İmamoğlu’na yerine geçmesini ve mahkemenin bir düzenin olduğunu belirtti. Duruşma, sanıkların avukatları ile mahkeme başkanı arasında usul tartışması yaşanıyor. Seyirciler salondan çıkarıldı Mahkeme başkanı, duruşmanın düzenin bozulduğu gerekçesiyle seyircilerin salondan çıkarılmasına karar verdi. İzleyiciler, jandarma eşliğinde salondan çıkarılıyor. İddianameden: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ‘ihbar eden’, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı ‘suçtan zarar görenler’, 16 kişi ‘müşteki’, 5 kişi ‘müşteki-şüpheli’ ve Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 402 kişi ‘şüpheli’ sıfatıyla yer almıştı. Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün ‘örgüt yöneticisi’ olarak aktarılmıştı. İddianamede İmamoğlu’nun ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 12 kez ‘rüşvet’, 7 kez ‘suç gelirlerinin aklanması’, 2 kez ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, 2 kez ‘kişisel verileri ele geçirme veya yayma’, 4 kez ‘suç delillerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, 47 kez ‘rüşvet alma’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, 9 kez ‘irtikap’, 46 kez ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, 4 kez ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, 70 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanununa muhalefet’, ‘Orman Kanununa muhalefet’ ve ‘Maden Kanuna muhalefet’ suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti. Öte yandan hazırlanan iddianamede toplam kamu zararının suç tarihinden itibaren 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu da aktarılmıştı.

Bursa'da dehşet cinayetin davasında karar: 10 yıl 10 aya mahkum oldu! Haber

Bursa'da dehşet cinayetin davasında karar: 10 yıl 10 aya mahkum oldu!

Bursa'da 72 yaşındaki fırıncı Faik Yorgun'un evinde öldürülüp yangın süsü verilmesine ilişkin davada Bölge Adliye Mahkemesi kararını verdi. İlk derece mahkemenin 15 yıl hapis cezası kararını kaldıran mahkeme, üniversite öğrencisi Mustafa P.'nin cezasını haksız tahrik indirimi uygulayarak 10 yıl 10 aya düşürdü. Olay, 28 Temmuz 2024 tarihinde merkez Yıldırım ilçesi Vatan Mahallesi'nde meydana geldi. 3 katlı apartmanın bodrum katında çıkan yangında, evde yalnız yaşayan 72 yaşındaki Faik Yorgun'un yanmış halde cansız bedenine ulaşıldı. İlk etapta yangın olarak değerlendirilen olayda, Bursa Adli Tıp Kurumu'nda yapılan otopside Yorgun'un boyun kemiklerinde kırık tespit edilmesi üzerine soruşturma cinayet şüphesiyle derinleştirildi. Antalya'dan gelip yangın süsü vermişti Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin çalışmasında, olay günü Antalya'dan Bursa'ya gelen Akdeniz Üniversitesi Makine Teknikerliği 2'nci sınıf öğrencisi Mustafa P.'nin eve girip çıktıktan sonra yangının yaşandığı belirlendi. Terminal ve çevredeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, şüpheliyi kısa sürede gözaltına aldı. Mustafa P. ilk ifadesinde maktulü başına vurduktan sonra iple boğarak öldürdüğünü ve ardından evi ateşe verdiğini itiraf etti. Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada sanık hakkında haksız tahrik indirimi uygulanarak 15 yıl hapis cezası verildi. İstinaf sürecinde yeni değerlendirme Karar hem cumhuriyet savcısı hem de sanık müdafii tarafından istinafa taşındı. Dosya, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi'nde görüldü. Sanık Mustafa P. duruşmaya Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndan SEGBİS ile katıldı. Sanık savunmasında, maktulün yıllar boyunca kendisine cinsel istismarda bulunduğunu, tehdit ve şantajla evine çağırdığını, olay günü de bıçakla saldırdığını öne sürdü. "Müvekkilim çocuk yaştan itibaren baskı altındaydı" Duruşmada söz alan sanık müdafii Avukat Taşkın Temel, müvekkilinin yıllar boyunca maktul tarafından cinsel istismara uğradığını, tehdit ve şantajla baskı altında tutulduğunu savundu. Avukat Temel, müvekkilinin çocuk yaştan itibaren psikolojik olarak esir alındığını, üniversiteye gitmesine rağmen baskının devam ettiğini belirterek, olay günü de maktulün bıçakla saldırmaya yeltendiğini ileri sürdü. Temel, olayın en azından ağır haksız tahrik altında gerçekleştiğinin açık olduğunu, hatta meşru müdafaa hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek daha fazla indirim ve tahliye talebinde bulundu. İddia makamı ise haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının yerinde olmadığını belirterek sanık aleyhine istinaf talebinde bulundu. Müebbet hapis, ardından 10 yıl 10 ay İstinaf mahkemesi, yerel mahkemenin kararını kaldırarak sanığın "kasten öldürme" suçunu işlediğinin sabit olduğuna hükmetti ve önce müebbet hapis cezası verdi. Ancak maktulden kaynaklanan ağır haksız tahrikin etkisi altında suçun işlendiği kanaatine varılarak Türk Ceza Kanunu'nun 29. maddesi gereğince takdiri indirim uygulanıp ceza 13 yıl hapse düşürüldü. Mahkeme, meşru müdafaa hükümlerinin oluşmadığı kanaatine varırken, haksız tahrik indiriminin uygulanmasını uygun buldu ve takdiri indirimle birlikte cezayı 10 yıl 10 aya düşürdü. Mahkeme, yerel cumhuriyet savcısının istinaf talebini reddederken, sanık müdafiinin tahrik indiriminin artırılması yönündeki talebini kabul etti. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar veril

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.