SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Meb

Bursa Haberim - Meb haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Meb haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa’da bir okulda ‘Şeyh kitabı’ dağıtıldı! Haber

Bursa’da bir okulda ‘Şeyh kitabı’ dağıtıldı!

Bursa'nın Yıldırım ilçesinde Yiğitler Anadolu İmam Hatip Lisesi bünyesinde yer alan imam hatip ortaokulunda, Nakşibendi tarikatının şeyhlerinden Seyda Feyzullah Konyevi'nin "Asrı Saadet Seferleri" adlı kitabı öğrencilere 'ücretsiz' olarak dağıtıldı. İçişleri, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Kızılay gibi kurumlarla protokol imzaladığı açıklanan Kevser Eğitim Vakfı, X hesabı üzerinden paylaştığı gönderide, "Kevser Eğitim Vakfı olarak Bursa'da bir ilkokulu ziyaret ederek Seyda Feyzullah Konyevi hazretlerinin 'Asrı Saadet Seferleri' kitabını öğrencilerimize hediye ettik" ifadelerini kullandı. Sosyal medya paylaşımında çocukların ellerine kitaplar verilerek fotoğraf çekildi. Kısa Dalga'dan Gülseven Özkan'ın haberine göre Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nde görevli bir yetkili, söz konusu paylaşıma ilişkin üst düzey yöneticilerin bilgisinin bulunmadığını belirtti. Yetkili, etkinliğin Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün izni ve bilgisi dahilinde gerçekleştirildiğine dair ellerinde herhangi bir kayıt bulunmadığını vurguladı. Vakıf temsilcileri ile fotoğrafı bulunan Okul Müdürü Mahmut Ordulu, kitapların temsilciler tarafından okulun yanından "geçerken bırakıldığını" ve vakıfla kendilerinin resmi bir protokollerinin bulunmadığını söyledi. Ordulu, kitapların Ramazan etkinlikleri sırasında öğrencilere verildiğini belirterek dağıtımın planlı bir faaliyet olmadığını ifade etti. Ordulu, "Bizim okulumuzda böyle arkadaşlar geçerken birkaç kitap bıraktılar. Kitap siyerle ilgili bir kitap. Açıkçası sosyal medyada olacağını bilmiyordum. Bugün gördüm. Dernekle aramızda herhangi bir protokol ya da resmi bir çalışma yok" dedi. Vakfın Bursa temsilcisi Ersin Öztürk ise detaylı bilgi vermekten kaçınırken, vakfın çeşitli kurumlara ücretsiz kitap ulaştırdığını belirterek, "Genelde okullara ve cezaevlerine ücretsiz kitap veriyoruz" dedi. Okullardaki dağıtım sürecine ilişkin bilgi veren Öztürk, "Okul müdürleriyle görüşüp irtibat kuruyoruz, kitapları onlara teslim ediyoruz. Onlar dağıtıyorlar" ifadelerini kullandı. Sosyal medyada paylaşılan görüntülere ilişkin de konuşan Öztürk, "Okulda kitap dağıttık, sosyal medyada biz paylaştık" dedi. Görüntülerde yer alan eğitim kurumunun ilkokul olup olmadığına ilişkin soruya ise Öztürk, "Ortaokul burası" yanıtını verdi. Öztürk, görüşme sırasında bir seminere girmek üzere olduğunu belirterek ayrıntılı bilgi paylaşmadı. "Kitapta tarikat değil islam var" savunması Çocuklara dağıtılan 'Asrı Saadet Seferleri' adlı kitapta İslam tarihi ve seferleri ele alınıyor. Kitabın içeriğine ilişkin değerlendirme yapan Okul Müdürü Mahmut Ordulu, eserin siyer kitabı olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Kitabın içinde bildiğiniz gibi sadece siyer var. Peygamber'in dönemindeki hicret, savaşlar gibi konular anlatılıyor. Kitap içerisinde herhangi bir tarikata ait propaganda ya da çağrı yok. Kitapta tarikat değil, İslam var." Ordulu kitabın yasal bir yayın olduğunu, "Kitabın arkasında bandrolü var. Kültür Bakanlığı bandrollü bir kitap. Kaçak basım değil, resmi bir kitap. Bir maddi kazanç söz konusu değil" sözleriyle ifade etti. Kitabın yazarının ve dağıtan derneğin tarikatla ilişkilendirildiği yönündeki eleştirilerle ilgili konuşan Ordulu böyle bir bağlantıdan haberdar olmadığını savundu: "55 yaşındayım, inanıyorum bilmiyorum. Bana getirilen kitap bandrollü bir kitap olduğu için o şekilde değerlendirdim. Tarikat bağlantısı olduğu yönünde bir bilgim yoktu." Eğitimcilere yöneltilen eleştirileri de anladığını belirten Ordulu, "Eğitimcilerin bu konudaki hassasiyetlerini anlıyorum. Zaten ben de böyle bir durumun sosyal medyada bu şekilde yer alacağını bilseydim buna izin vermezdim" dedi. Kitapların imam hatip ortaokulu öğrencilerine yönelik olarak getirildiğini belirten Ordulu, dağıtımın sınırlı sayıda olduğunu ve planlı bir kampanya olmadığını ifade etti. Açıklamada adı geçen kitabın yazarı Seyda Feyzullah Konyevi, Nakşibendi tarikatının Halidiye kolunun Konya merkezli dergahın şeyhi olarak biliniyor. Adıyaman Menzil Köyü'nde doğan Seyda Feyzullah Konyevi, aynı zamanda Nakşibendi tarikatının önemli isimlerinden Seyda Muhammed Konyevi'nin halifesi ve oğlu. Vakfın, Nakşibendi tarikatının Konyevi koluyla bağlantılı olduğu belirtilirken, Seyda Muhammed Konyevi, Menzil şeyhi Seyyid Muhammed Raşid El Hüseyni'nin de öğrencisi olarak tanınıyor. Eğitimcilerden tepki: Açık bir anayasa ihlalidir Eğitimciler uygulamanın laik eğitim ilkesine aykırı olduğunu savunarak Anayasa'nın ihlal edildiğini dile getirdi. Bursa Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş) Bursa Şubesi Başkanı Özkan Rona, özellikle son yıllarda tarikat ve cemaatlerin okulları bir örgütlenme ve yeni mürit kazanma alanı olarak kullandığını belirtti. Okullarda bu çalışmaların kolaylaştırıldığını savunan Rona, "Okullar özellikle de imam hatip okulları tarikat mensubu ya da tarikatlarla bağı olan yandaş okul yöneticileriyle dolduruldu. Böylece onlar tarikatlara kapı açıyorlar. Tarikatlar da bağlı bulundukları yapılar aracılığıyla okullarda yeni mürit bulma çalışmalarını rahatlıkla yürütüyorlar" dedi. Öğrenciler adına birçok suç işlendiğini belirten Rona, "En başta öğrenci velilerinin izin ve onay olmadan paylaşılması söz konusu. Resmi ilan edilmiş müfredatın dışında herhangi bir kurum ya da kuruluş Milli Eğitim Bakanlığı'nın onayı olmadan eğitim çalışması, kitap dağıtımı, sosyal etkinlik yapamaz" ifadelerini kullandı. Okullarda bir tarikat liderinin kitabının dağıtılmasının laik eğitim anlayışıyla bağdaşmadığını vurgulayan Rona, şunları söyledi: "Tarikatların yayınlarının genel kapsamı kendi biat ettikleri şeyhlerine bağlılığı yaygınlaştırılıyor. Kitap üzerinden verilmek istenen mesaj da budur. Orada 'Seyda' diye öne çıkartılan tarikat liderinin tanınması ve tanıtılması amaçlanıyor. Laik bir ülkede devletin eğitim kurumları ve kamusal imkanları tarikatların kendi şeyhlerini ve öğretilerini yaygınlaştırması için kullanılamaz. Bu açık bir Anayasa ihlalidir." Milli Eğitim Bakanlığı'nın onayı olmadan böyle bir kitabın okullara giremeyeceğini belirten Rona, "Milli Eğitim Bakanlığı'ndan onay alınmadan ve herhangi bir resmi protokol yapılmadan bu tür çalışmaların yürütülmesi mümkün değil. Ancak görüyoruz ki bazı vakıf ve dernekler üzerinden tarikat uzantılı yapılar okullarda faaliyet yürütebiliyor" dedi. Rona, bu tür faaliyetlerin çoğu zaman "değerler eğitimi" adı altında yapıldığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: "Değerler Eğitimi adı altında yürütülen çalışmaların merkezinde çoğu zaman bu yapılar var. İyilik, yardımlaşma gibi evrensel değerler üzerinden makyajlanan faaliyetlerin arka planında o vakıf ve dernek görünümlü tarikatların kendi öğretilerini yayma çabası bulunuyor. Öğrenciler sohbetlere davet ediliyor ya da bu öğretileri içeren kitaplar, broşürler dağıtılıyor. Hatta zaman zaman bu kitaplar üzerinden ödüllü yarışmalar düzenlenerek yine bu öğretilerin yaygınlaştırılması hedefleniyor." Durumun giderek kontrolden çıktığını belirten Rona, "Herhangi bir okulda bir tarikat mensubu varsa kimi zaman bir öğretmen aracılığıyla kimi zaman da okul yöneticileri aracılığıyla bu yapılar okullarda rahatlıkla faaliyet yürütebiliyor. Tarikat ve cemaatlerin okullarda bu kadar rahat hareket edebilmesinin temel nedeni onlara alan açan kamu yönetimidir" ifadelerini kullandı. Vergi muafiyeti ve bakanlıklarla protokolleri bulunuyor Kevser Eğitim Vakfı ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü yetkililerine ulaşıldıktan sonra, vakfın X ve Facebook gibi sosyal medya platformlarında paylaştığı içeriklerin tümü kaldırıldı. 1995 yılında Konya'da kurulan ve bir yıl sonra İstanbul'a taşınan vakfın, Erzurum'dan Bursa'ya kadar 8 ilde temsilciliği bulunuyor. Vakfın internet sitesinde kurumun vizyonu şu ifadelerle açıklanıyor: "Amaç ve değerlerimiz doğrultusunda toplumu bilinçlendirmek, hayat kalitelerinin artmasına katkı sağlamak, manevi şahsiyetlerin geliştirilmesi ve özümsenmesiyle birlikte dünyevi bilgi birikimlerle donatılmış, müspet ilimlere vakıf bir toplumun yetiştirilmesine yönelik kültürel, eğitici, sosyal faaliyetler yaparak model bir toplum oluşturmak. Bu amaçla maddi ve manevi alanlarda eğitim kurumları açmak. Bilgi ve bilinçlendirmeye yönelik medya ve yayın organları kurmak, programlar düzenlemek, çocuk, aile ve gençlerin yetiştirilmesine yönelik kurumlar açmak. Kültür, sanat ve teknik alanlarda uzman yetiştirmek, sosyal yardım faaliyetlerinde bulunarak toplumun ihtiyaçlarının giderilmesine katkı sağlamak." Vakfın resmi internet sitesinde yer alan bilgilere göre dernek, Cumhurbaşkanınca 13.05.2022 tarih ve 5572 sayılı kararı ile 4962 sayılı Kanunun 20'nci maddesine göre vergi muafiyeti statüsü kazanmış durumda. Yine vakfın internet sitesinde "Protokol yaptığımız kurum ve kuruluşlar" başlığı altında şu kamu kurumlarının isimlerine yer veriliyor: - Gençlik ve Spor Bakanlığı - Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı - İçişleri Bakanlığı (Denetim Serbestlik İstanbul Bölge Müdürlüğü) - Diyanet İşleri Başkanlığı (Büyükçekmece Müftülüğü) - Türk Kızılayı - Yeşilay Cemiyeti

Bakanlıklara dev atama dalgası! Haber

Bakanlıklara dev atama dalgası!

Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atamalar hakkında karar Resmi Gazete’de yayımlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası ile yayımlanan karar ile birlikte, Diyanet İşleri Başkanlığı’nda açık bulunan Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu üyeliklerine Hamza Gökçe, Salih Akyüz, Sedat Aydınlı ve Ferruh Şen atandı. Ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığı Hatay İl Müftülüğüne atanan Ahmet Dilek, Bilecik İl Müftülüğüne atanan Ahmet Aktürkoğlu ve Adıyaman İl Müftülüğüne atanan Mustafa Düzgün’ün atamalarına ilişkin bölüm iptal edilirken, Hatay İl Müftülüğüne, Ağrı İl Müftüsü Necati Şafak, Ağrı İl Müftülüğüne İhsan İlhan, Adıyaman İl Müftülüğüne Mehmet Reşat Şavlı, Edirne İl Müftülüğüne ise Burhan Çakır atandı. Ayrıca, Birleşmiş Milletler Viyana Ofisi Nezdinde Türkiye Daimi Temsilciliğine Mustafa Kibaroğlu, Gürcistan Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine Mustafa Türker Arı, Vatikan Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Başkanı Fahrettin Altun, Arnavutluk Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Balkanlar ve Orta Avrupa Genel Müdür Yardımcısı Barış Ceyhun Erciyes atandı. Ayrıca, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdür Yardımcısı Elif Uzun Sümercan görevden alındı. Kültür ve Turizm Bakanlığında açık bulunan Strateji Geliştirme Başkanlığına ise, Personel Genel Müdür Yardımcısı Fatih Mehmet Özveren atandı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdür Yardımcısı Enver Merallı görevden alınırken yerine Seda Şentürk atandı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdür Yardımcısı Erkan Tahran görevden alınırken yerine Cem Can Deliorman atandı. Kültür ve Turizm Bakanlığında açık bulunan Tanıtma Genel Müdür Yardımcılığına ise Aslı Gündoğdu Aksungur atandı. Ayrıca Vakıflar Genel Müdürlüğü 1’inci Hukuk Müşaviri Hakan Sezgin görevden alınırken yerine Yıldıray Korkmaz atandı. Vakıflar Meclisi Üyeliğine ise Mustafa Halil Çelik atanırken Kütahya Vakıflar Bölge Müdürlüğüne ise Muhammet Enes Çınar atandı. Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığına ise Başkan Yardımcısı Abdulhadi Turus atandı. Milli Eğitim Bakanlığı, Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürü Kemal Bülbül görevden alınırken yerine Erdal Kılınç atandı. İnşaat ve Emlak Genel Müdürü Özcan Duman görevden alınırken yerine Aynur Gökalp Durna atandı. Ayrıca Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdür Yardımcılığına Murat Nedirli, Talim ve Terbiye Kurulu üyeliğine ise Mahmut İnan atandı. Doğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığına ise Halil İbrahim Güray atandı. Ayrıca, Tarım ve Orman Bakanlığı Ardahan İl Tarım ve Orman Müdür Muhammet Fatih Cineviz görevden alınırken yerine Harun Akıllı atandı. Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğünde açık bulunan Yönetim Kurulu Üyeliğine ise Nebi Çelik atandı. Ayrıca Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Tek görevden alınırken yerine Uğur Erdem atandı. Ayrıca, Adalet Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına İbrahim Çelik, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına Ahmet Ergül, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına Ali Mert, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına İsmail Ceylan, Dışişleri Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına Taner Ataman, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına Selim Çiçek, Gençlik ve Spor Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına Mustafa Çelik, Hazine ve Maliye Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına Murat Çevik, İçişleri Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına Mustafa Güngör, Kültür ve Turizm Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına Arda Heb, Milli Eğitim Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına Metin Tayarer, Sağlık Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına Gökhan Yılmaz, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına İbrahim Kütük, Tarım ve Orman Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına Hüseyin Erbaş, Ticaret Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına Tayfur Temur, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına ise Şakir Ünver atandı.

Eğitimde bildiri krizi: Yusuf Tekin'den ‘Gözdağı’ gibi dava! Haber

Eğitimde bildiri krizi: Yusuf Tekin'den ‘Gözdağı’ gibi dava!

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile sivil toplum, sanat ve akademi dünyası arasında süregelen "Laiklik" ve "Değerler Eğitimi" tartışması, 168 isim hakkında açılan dava ile hukuki sürece girdi. Bakan Yusuf Tekin’in “Eğitim politikalarımıza yönelik bir müdahale söz konusu” açıklamasıyla başlayan süreç, Türkiye’de eğitim sisteminin temel ilkeleri üzerine yoğun bir tartışmayı yeniden gündeme getirdi. İşte “Maarifin Kalbinde Ramazan” programından adliye koridorlarına uzanan sürecin tüm detayları: Tartışmanın Merkezi: “Maarifin Kalbinde Ramazan” Programı Nedir? MEB tarafından başlatılan bu program, Ramazan ayı boyunca okullarda dayanışma, yardımlaşma, merhamet ve adalet temalı çeşitli etkinliklerin düzenlenmesini hedefliyor. Bakanlığın Bakış Açısı: Bu etkinlikler, sosyal sorumluluk bilincini güçlendiren ve kültürel değerleri gelecek nesillere aktaran bir “değerler eğitimi” çalışmasıdır. Eleştirmenlerin Görüşü: Kamusal eğitim alanında dini içerikli uygulamaların artması, anayasal bir ilke olan laikliğe ve bilimsel eğitim anlayışına uygun değildir. 168 İmza ve Geniş Yankı “Laikliği Birlikte Koruyalım” başlığı altında yayınlanan bildiri, başlangıçta 168 kişilik bir liste ile kamuoyuna duyuruldu. Kısa sürede dijital platformlarda 20 binin üzerinde imzaya ulaşan bildiri, MEB’in hukuki sürecinde ilk 168 ismin hedefi haline geldi. Dava Edilenler Kimler? Bakanlığın suç duyurusunda bulunduğu isimler, Türkiye’nin kültür-sanat ve akademi dünyasının önde gelen isimlerinden oluşuyor: Edebiyat ve Sanat: Ataol Behramoğlu, Müjde Ar, Rutkay Aziz, Ayşe Kulin, Onur Akın, Sabahat Akkiraz. Akademi ve Hukuk: Prof. Dr. Korkut Boratav, İlhan Cihaner. Medya ve STK: Merdan Yanardağ, Şenal Sarıhan. Kurumlar: TMMOB, KESK ve Eğitim-Sen gibi önemli sivil toplum örgütlerinin yöneticileri. Bakan Yusuf Tekin’den “Yasal İşlem” Kararı Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bildirinin basit bir eleştiri olmadığını, bakanlığın eğitim politikalarına karşı bir “atak” olduğunu belirtti. Tekin, yargının vereceği karara saygı duyduklarını ve sürecin hassasiyetle takip edileceğini vurguladı. Zıt Görüş: Bildiriye imza atanlar ise yaptıkları açıklamalarda, anayasal bir ilkeyi (laiklik) hatırlattıklarını ve demokratik eleştiri hakkını kullandıklarını savundular. Hukuki Süreçte Beklentiler Neler? Suç duyurusunun ardından dosya savcılığa sevk edildi. Önümüzdeki süreçte: İfade İşlemleri: İmzacıların emniyet veya savcılık tarafından ifadeye çağrılması olasılığı bulunuyor. İddianame Hazırlığı: Savcılık, bildiride suç unsuru tespit etmesi halinde “kamu görevlisine hakaret” veya “halkı kin ve düşmanlığa teşvik” gibi suçlamalarla iddianame hazırlayabilir. Dava Aşaması: İddianame kabul edilirse, Türkiye’nin önde gelen sanatçı ve akademisyenleri “eğitim politikalarını eleştirmek” suçlamasıyla yargılanacak. Bu Dava Ne Anlama Geliyor? Bu dava, sadece 168 kişinin yargılanması değil; Türkiye’de “Eğitimin amacı ve içeriği ne olmalı?” sorusunun mahkeme salonlarında tartışılması anlamına geliyor. Bir cephede “Milli ve manevi değerler”in önemi vurgulanırken, diğer cephede “Laik ve bilimsel eğitim” talebi yükseliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.