SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Öğretmen

Bursa Haberim - Öğretmen haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Öğretmen haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur!" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur!"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Öğretmene kalkan el bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen Eğitim Ailesi ile İftar Programı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale Zaferi’nin 111. yıldönümünde tüm şehitleri rahmetle ve şükranla andı. Öğretmenlere saygıda kusur edilememesi gerektiğini de söyleyen Erdoğan, öğretmenlerin görevlerini güven ve huzur içinde yerine getirmeleri için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmakta tereddüt etmeyeceklerinin belirtti. "Ramazan Bayramının buradaki tüm kardeşlerime, ülkemize, milletimize ve İslam dünyasına hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum" Bir taraftan Ramazan ayını uğurlamanın burukluğunu yaşarken diğer taraftan da Ramazan Bayramı’na kavuşmanın sevincini yaşadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bildiğiniz gibi Ramazan’a girerken duamız hep şuydu; Ya Rab bizleri Ramazan-ı Şerif’e kavuşturduğun gibi Ramazan Bayramı’na da kavuştur. Ve şimdi Ramazan-ı Şerif’i geride bırakırken hoş geldin Ramazan diyorduk, şimdi elveda Ramazan diyoruz. Ramazan Bayramının buradaki tüm kardeşlerime, ülkemize, milletimize ve İslam dünyasına hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı. "Çanakkale, dünya durdukça Türk milletinin hürriyet tutkusunun, yıkılmaz iradesinin, varoluş mücadelesinin en parlak nişanesi olacaktır" Günün bir değer anlamının Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıldönümünü olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Vatan topraklarının şahit olduğu en büyük kahramanlık sahnelerinden biri olan Çanakkale destanının üzerinden tam 111 sene geçti. Kahramanlıkları tarihe sığmayan ordumuzun, tarih kitaplarına sığmayan Çanakkale Zaferinin 111. yılında kara toprağı al kanlarıyla sulayan tüm şehitlerimizi rahmetle şükranla iade ediyorum. Muhterem hatıralarını gönlümüzün en mutena köşesinde yaşatacağımız o serden geçtikleri merhum Mehmet Akif’in şu muhteşem mısralarıyla bugün bir kez daha selamlamak istiyorum; ‘Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker, gökten ecdad dinerek öpse o pak alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid’i, Bedr’in aslanları ancak bu kadar şanlı idi. Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? Gömelim gel seni tarihe desem, sığmazsın.’ Rabbim hepsinin ruhlarını şad, mekanlarını inşallah cennet eylesin. Merhum Akif İstiklal Marşımızda ‘sen şehit oğlusun, incitme yazıktır atanı’ diyerek milletimizin neredeyse her ferdenin şehit ahfadı, şehit evladı, şehit yakını olduğunu söylüyor. Anadolu her ocağından, her ailesinden şehit veren mübarek toprakların adıdır. Dikkat edin Anadolu, Babadolu denmiyor. Burası çok anlamlı. Şehit ahfadı olan aziz milletimizin nazarında cennet vatanımızın her karış toprağı Conkbayırı’dır, Gelibolu’dur, Çanakkale’dir ve dost düşman iyi bilir ki Çanakkale geçilmez. Çanakkale, dünya durdukça Türk milletinin hürriyet tutkusunun, yıkılmaz iradesinin, varoluş mücadelesinin en parlak nişanesi olacaktır" diye konuştu. "Son nefesimize kadar Çanakkale ruhuna sahip çıkacak, bu toprakları bize vatan eyleyenlerin fedakarlıklarını asla unutmayacağız" Türkiye’nin sadece 783 bin kilometre kareden ibaret olmadığının en büyük şahidinin Çanakkale olduğunu belirten Erdoğan, "Çanakkale’yi geçilmez kılan iradedir, ittihat fikridir, mücadele azmidir. Çanakkale’de Anadolu’nun her ili bir ilçesi vardır, Çanakkale’de Saraybosna vardır, Çanakkale’de Balkanlar vardır, Çanakkale’de Kafkaslar, Kuzey Afrika vardır. Çanakkale’de gönül ve kültür coğrafyamızın hemen her köşesinin duası, niyazı, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan milyonların muhabbeti vardır. Burada milletimizin seciyesini anlatan şu gerçeği de belirtmek isterim; Çanakkale, Bedir’in aslanlarıyla aynı yüreği taşıyan aslanların, Akif’in ‘Asımın nesli’ diye adlandırdığı o mübarek neslin bize bıraktığı mirastır, bir destandır. Zaferler silsilesinin altın halkalarından biridir. Çanakkale Savaşı epik bir kahramanlık hikayesi olduğu kadar aynı zamanda dramatik bir hikayedir. ‘Çanakkale içinde Aynalı Çarşı, anne ben gidiyorum düşmana karşı’ türküsü henüz bıyığı terlememiş delikanlıların lise ve Darülfünun talebelerinin türküsüdür. Bakınız 1914-1918 yılları arasında Kastamonu Abdurrahman Paşa Lisesi, İstanbul Lisesi, Yozgat Lisesi, Balıkesir Lisesi, Kayseri Lisesi talebelerinin tamamı Çanakkale’de şehit olduğu için mezun verememiştir. Milli şairimiz Akif, ‘şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda’ derken işte bu acı hakikati dile getiriyor. ‘Bir hilal uğruna ya Rab ne güneşler batıyor’ derken sadece Türk şiirinin en güzel mısralarından birini terennüm etmiyor. Bununla birlikte aziz ve asil milletimizin umut güneşi olan gençlerin sönen ocakların destanını da haykırıyor. İnşallah son nefesimize kadar Çanakkale ruhuna sahip çıkacak bu toprakları bize vatan eyleyenlerin fedakarlıklarını asla unutmayacağız. Çanakkale Zaferimizin 111. Sene-i devriyesinde bizlere bu cennet vatanı miras bırakan bu büyük Cumhuriyeti emanet eden bütün İstiklal kahramanlarımızı bütün şehitlerimizi gazilerimizi rahmetle anıyor, aziz hatıralarını bir kez daha kemali hürmetle yad ediyorum" ifadelerine yer verdi. "Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine taşıyacak kaldıraç şüphesiz nitelikli milli ve zamanın ruhunu yakalamış bir eğitim sistemidir" Güçlü toplum olmanın en önemli etkenlerinden birinin güçlü eğitim sistemine sahip olmak olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bir milleti büyük yapan sadece tarihe şanla şerefle yazdırdığı zaferleri değildir. Aynı zamanda eğitimli özgüven sahibi iyi yetişmiş fertleridir. Göreve geldiğimiz günden beri bu hassasiyetle çalışıyor eğitime önem ve öncelik vermeyi imal etmiyoruz. Güçlü toplum güçlü ülke hedefini ancak insan kaynağı iyi eğitim almış, güçlü bir içtimai bünyeyle gerçekleştirebileceğimizin farkındayız. Biliyoruz ki bugünün ve yarının dünyasında ilerlemenin kalkınmanın her alanda muzaffer ve muteber bir ülke olmanın yolu eğitimden geçiyor. Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine taşıyacak kaldıraç şüphesiz nitelikli milli ve zamanın ruhunu yakalamış bir eğitim sistemidir. Bu yolda son 23 yılda gerçekten çok ciddi mesafe aldık tüm engelleme girişimlerine rağmen tarihi nitelikli reformları ülkemize kazandırdık. Başta başörtüsü olmak üzere eğitimde anlamsız yasakları ve katsayı vari adaletsiz uygulamaları ortadan kaldırdık. Her yıl bütçede aslan payını eğitime ayırdık. Ders müfredatlarını ve kitaplarını gözden geçirerek çağ dışı ve vesayetçi unsurları temizledik. Bunları bilimsel bir anlayışla yeni baştan hazırladık. ‘Köklerden Geleceğe’ şiarıyla hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeliyle çalışmalarımızı daha kapsamlı bir zemine oturttuk. Ailelerimizi her yıl kırtasiye kırtasiye gezmek zorunda bırakmıyor, ders kitaplarını çocuklarımıza eğitim yılı başında ücretsiz olarak dağıtıyoruz. Eğitim kurumlarımızı spor salonları, dijital kütüphaneler, laboratuvarlar, akıllı tahtalar ile donatarak modern bir çehreye kavuşturduk. 821 binden fazla öğretmenimizin atamasını yaparak eğitim ordumuzun gücüne güç kattık. Atamaların yanı sıra öğretmenlerimizin mali ve sosyal imkanlarında da kayda değer iyileştirmeler gerçekleştirdik. Daha burada saymaya kalksak belki de saatlerimizi alacak nice hizmeti öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin istifadesine sunduk" diye konuştu. "Devletleri ve medeniyetleri yapan da yıkan da muallimlerdir" Türkiye’nin son 23 yılda eğitimde önemli bir mesafe aldığını ve bunun mimarlarının da öğretmenler olduğunu dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Merhum Nurettin Topçu’nun öğretmenin ne manaya geldiğini anlatan şu veciz ifadelerini burada altını çizerek hatırlatmak istiyorum. Merhum Topçu şöyle diyor; ‘Ademoğlunu beşikten alarak mezara kadar götürüp teslim eden dünyanın en büyük mesuliyetine sahip insan muallimdir. Kaderimizin hakikatinin işleyicisi, karakterimizin yapıcısı, kalbimizin çevrildiği her yönde kurucusu odur. Fertler gibi nesiller de onun eseridir. Farkında olsun olmasın her ferdin şahsi tarihinde muallimin izleri bulunur. Devletleri ve medeniyetleri yapan da yıkan da muallimlerdir. Evet, muallimler yani öğretmenler devlet ve millet hayatımızda işte böyle hayati bir rol üstlenmekte, varlığımız ve milli bekamız açısından işte böyle bir anlam ifade etmektedir." "Öğretmene kalkan el bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir" Öğretmenlere saygının bir gelenek olduğunu ve onlara yönelik şiddetin her daim karşısında olacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kültürümüzde anne babadan sonra eli öpülen kişi öğretmendir. Biz de çocukluk ve gençlik çağımızda aile büyüklerimizden bunu gördük. Öğretmene saygıda kusur etmemeyi gördük. Dolayısıyla öğretmene yönelik bırakın şiddeti en küçük bir saygısızlığı dahi kabul etmemiz, hoş görmemiz mümkün değildir. En son Fatma Nur Çelik öğretmenimizin maruz kaldığı gibi menfur şiddet olaylarının lanetlediğimizi, bunları tasvip etmediğimizi, bunların kökünün kazınması gerektiğini burada tekrar vurguluyorum. Şunu bir defa herkes bilmeli ve anlamalıdır; Öğretmene kalkan el geleceğimize kalkmış demektir. Öğretmene kalkan el bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır. Sayısı azalmakla birlikte zaman zaman karşılaştığımız şiddet sorununun üzerine kararlılıkla gidiyoruz. Bundan sonra da ödün vermeyeceğiz. Öğretmenlerimizin görevlerini güven ve huzur içinde yerine getirmeleri için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmakta tereddüt etmeyeceğiz. Türkiye’nin aydınlık yarınlarını, kızıl elmamız olan Türkiye Yüzyılını inşallah sizlerle birlikte inşa edeceğiz" dedi.

Öğretmenden okulda heimlich müdahalesi! Haber

Öğretmenden okulda heimlich müdahalesi!

Hatay’da boğazına yiyecek kaçarak zor anlar yaşayan ilkokul öğrencisi Suriyeli Ali Hamis’i, öğretmeni Nazime Demiray’ın heimlich manevrası yaparak kurtardığı anlar kameraya yansıdı. Savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan Anne Beyhan Hamis, oğlunu heimlich manevrası yaparak hayatını kurtaran öğretmene minnettar olduğunu söyledi. Olay, Antakya ilçesi Serinyol Mahallesi’nde bulunan Serinyol 110. Yıl İlkokulunda yaşandı. İlkokul 2.sınıf öğrencisi Ali Hamis, yemek yediği esnada boğazına yiyecek kaçtı. Boğazına yiyecek kaçan Hamis’in nefes almakta zorlandığını gören öğretmeni Nazime Demiray, öğrencisini nefes almadığını fark etti. Öğrencisinin nefes alamadığını gören Nazime öğretmenin, heimlich manevrası uygulayarak öğrencisinin hayatını kurtardığı anlar kameraya yansıdı. Oğluna heimlich manevrası yaparak hayatını kurtaran öğretmene, anne Beyhan Hamis teşekkür ederek minnettar olduğunu söyledi. "Oğlum okulda yemek yerken boğazına kaçtı, öğretmeni geldi ve oğluma yardım etti" Oğlunu heimlich manevrası yaparak kurtaran öğretmene minnettar olduğunu ifade eden anne Beyhan Hamis, "Oğlum okulda yemek yerken boğazına kaçtı ve nefes alamadı. Sonra öğretmen geldi ve oğluma yardım etti. Öğretmene çok teşekkür ederim ve Allah ondan razı olsun. Biz 9 yıldır Türkiye’deyiz. Türk halkından çok memnunum ve herkese çok teşekkür ederim" dedi. "Öğretmen geldi, heimlich manevrası yapıp sırtına vurdu ve kardeşimi kurtardı" Kardeşini öğretmeni heimlich manevrası yaparak kurtardığını söyleyen Lirrasim Hamis, "Kardeşim, ilk başta yemek yemiyordu ve sonra boğazında kaldı. Su içiyordu ama yiyecek geçmiyordu. Öğretmen geldi ve heimlich manevrası yapıp sırtına vurdu. Öğretmen kardeşimi kurtardı" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Elleri öpülesi öğretmenlerimize yönelik şiddetin hiçbir gerekçesi hiçbir mazereti olamaz" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Elleri öpülesi öğretmenlerimize yönelik şiddetin hiçbir gerekçesi hiçbir mazereti olamaz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Uğradığı menfur saldırıda vefat eden Fatma Nur Çelik öğretmenimize Rabbimden gani gani rahmet diliyorum. Elleri öpülesi öğretmenlerimize yönelik şiddetin hiçbir gerekçesi hiçbir mazereti olamaz. Milletçe hepimizi hüzne boğan bu olayın üzerine kararlılıkla gidilecek, failin hak ettiği cezayı alması için gereken mutlaka yapılacaktır" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ev Sahibi Türkiye 500 Bin Sosyal Konut" projesi kapsamında Ankara için gerçekleşen kura törenine katıldı. 31 bin 73 konutun kura çekiminin yapıldığı tören Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Burada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ev Sahibi Türkiye 500 Bin Sosyal Konut" projesine 8 milyon 800 bin başvuru olduğunu, bunun da AK Parti hükümetine duyulan güvenin göstergesi niteliği taşıdığını söyledi. "Elleri öpülesi öğretmenlerimize yönelik şiddetin hiçbir gerekçesi hiçbir mazereti olamaz" Konuşmasının başında Çekmeköy’de öğrencisi tarafından bıçaklanarak ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik’e değinen Erdoğan, "Sözlerimin hemen başında dün İstanbul Çekmeköy’de bir lisede uğradığı menfur saldırıda vefat eden Fatma Nur Çelik öğretmenimize Rabbimden gani gani rahmet diliyorum. Merhum öğretmenimizin ailesi ve yakınlarına sabır, büyük bir fedakarlıkla ülkemize hizmet eden eğitim camiamıza başsağlığı temenni ediyorum. Elleri öpülesi öğretmenlerimize yönelik şiddetin hiçbir gerekçesi, hiçbir mazereti olamaz. Bırakın şiddeti, Hazreti Ali Efendimizin ’bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum’ buyurduğu öğretmene, hocaya yönelik saygısızlık etmek bile inancımızda ve kültürümüzde kabul edilmez bir davranıştır. Başsavcılığımız adli, bakanlığımız idari soruşturmayı başlatmıştır. Milletçe hepimizi hüzne boğan bu olayın üzerine kararlılıkla gidilecek, failin hak ettiği cezayı alması için gereken mutlaka yapılacaktır. Aynı saldırıda yaralanan öğretmenimize ve öğrencimize de yüce Allah’tan acil şifalar diliyorum. Rabbim Fatma Nur öğretmenimizin mekanını inşallah cennet eylesin" ifadelerini kullandı. "Bölgemizin bu cendereden bir an önce kurtulması için tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız" Dünyanın dört bir tarafında Müslümanların Ramazan ayını hüzünle karşıladığını ve bazı coğrafyalarda Ramazan ayında kan akmaya devam ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gazze’de, Batı Şeria’da ve işgal altındaki diğer Filistin topraklarında yaşayan kardeşlerimiz Ramazan’ı yine mahzun bir şekilde karşıladı. İsrail hükümeti insani yardım girişlerini kasten engelleyerek Ekim ayındaki mutabakatı açıkça ihlal ediyor. Ateşkese rağmen son 5 ayda 620’nin üzerinde Gazzeli kardeşimiz İsrail saldırılarında şehit oldu. Somali’de, Sudan’da, Arakan’da ve daha pek çok yerde mazlumlar, Şehr-i Ramazan’ı ne yazık ki buruk bir kalple geçiriyor. Bunların üzerine bölgemizdeki gerilim dalgası maalesef günden güne yayılma eğilimi gösteriyor. Geçtiğimiz hafta Afganistan’la Pakistan arasında patlak veren çatışmalara Siyonist lobinin tahrikleriyle İran’a karşı düzenlenen hava harekatı eklendi. Körfez’deki kardeş ülkelere yönelik füze ve kamikaze, dron saldırıları ise istikrarsızlık ortamını daha da derinleştirdi. Maalesef bu mübarek günlerde bölgemizin farklı noktalarındaki topraklar kan ve gözyaşıyla ıslanmaya devam ediyor. Coğrafyamızın dört bir ucunda bu hadiseler yaşanırken Türkiye olarak barış huzur ve istikrar odaklı çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Ülkemizi ve milletimizi bu tehlikelerden uzak tutabilmek için gerekli tüm önlemleri aldık ve alıyoruz. Yürüttüğümüz barış odaklı diplomasiyle sorunların masa başında diyalog ve müzakere yoluyla adil ve hakkaniyetli bir biçimde çözümü için yoğun gayret sarf ediyoruz. Daha fazla kan dökülmeden, ateş daha fazla yayılmadan, kardeş ülkeler arasına daha fazla husumet girmeden bölgemizin bu cendereden bir an önce kurtulması için tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız. Sizlerden dayanışma mevsimi olan Ramazan-ı Şerif’te gönül ve kültür coğrafyamızdaki kardeşlerimizi unutmamanızı bilhassa istirham ediyorum. Hem edeceğiniz dualarla hem de yapacağınız yardımlarla mazlum ve mağdurların yanında olacağınıza yürekten inanıyorum" diye konuştu. "Bu milletin hizmetkarı olmayı, şeref ve haysiyet meselesi olarak görüyoruz" Erdemliler Hareketi olarak millete hizmet yolunda yola koyulduklarını ifade eden Erdoğan, "Bu milletin hizmetkarı olmayı, milletin emanetine sahip çıkmayı kendimiz için şeref ve haysiyet meselesi olarak görüyoruz. Bugüne kadar ne yaptıysak Cenabı Allah’ın yardımı aziz milletimizin de desteğiyle yaptık. Önümüze konulan tüm engelleri aziz milletimizin basiretiyle, ferasetiyle, dirayetiyle aştık. Şeyh Edebali’nin o hikmet dolu öğüdünü, ’insanı yaşat ki devlet yaşasın’ prensibini kendimize her alanda rehber edindik. Büyük millet olmanın ne demek olduğunu aynı maziyi paylaşmanın, aynı vatanda yaşamanın, aynı ufka bakmanın ne manaya geldiğini kalplere ve zihinlere titizlikle nakşettik. Merhum Nurettin Topçu’nun ’bin yıllık tarihi içerisinde üç kıtada yüzlerce şehir yapan, medeniyet merkezleri açan Anadolu’nun benzi soluk çocukları’ olarak tarif ettiği bu milletin yüzünü güldürmek, geleceğini inşa etmek için geceyi gündüze kattık. Özellikle altyapı ve şehircilik noktasında, gerek bakanlıklarımız gerekse belediyelerimizle üzerimize ne düşüyorsa yapmaya çalıştık. Şehirleri yalnızca binalardan, meydanlardan, cadde ve sokaklardan ibaret görmedik. Şehirleri yaşayan, nefes alan, hafızası olan geçmişle gelecek arasında köprü kuran canlı birer varlık olarak gördük. Şehirleri insanıyla, kültürüyle, tarihiyle, tabiatıyla, mimari yapılarıyla birer sanat eseri olarak gördük. Şehirleri medeniyetimizin şehirleri olarak gördük. İşte bu anlayışla hamdolsun sayısız eseri yatırımı proje hizmeti şehirlerimize ve milletimize kazandırmanın kıvancını yaşadık" ifadelerini kullandı. 14 yılda 1 milyon 740 bin sosyal konut Vatandaşların güvenli ve konforlu bir şekilde hayatını sürdürebilmesi, barınma ihtiyacını olabilecek en düşük maliyetlerle gidermesi noktasında farklı projeleri devreye aldıklarını ifade eden Erdoğan, "Biliyorsunuz kentsel dönüşüm seferberliğimizi 2012’de İstanbul Başakşehir’de başlatmıştık. Aradan geçen 14 yılda milyonlarca vatandaşımızın ev ve iş yerlerini dönüştürdük. Dar gelirli vatandaşlarımızı yeni yuvalarıyla buluşturduk. Şehirlerimizi parklarıyla, millet bahçeleriyle, yürüyüş ve bisiklet yollarıyla gençlik merkezleri ve sosyal yaşam alanlarıyla donattık ve güzelleştirdik. Altyapısı hazır olan arsaları vatandaşlarımızın kullanımına tahsis ettik. TOKİ’miz bu süreçte fevkalade bir performans ortaya koydu ve böylelikle 1 milyon 740 bin sosyal konutu milletimizin hizmetine sunduk. Alt gelir grubundaki beş milyonu aşkın vatandaşımızın depreme dayanıklı ve emniyetli yaşam alanlarında ikamet etmesini sağladık" dedi. "Milletimize verdiğimiz sözü tutarak 3 yıl içinde tam 455 bin 327 bağımsız bölümü tamamladık" Yaşanan 6 Şubat depremlerinin ardından bölgedeki toplu konut projelerinin söz verildiği gibi yapıldığını ve deprem bölgesinde yaşananların siyasete malzeme edildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Değerli kardeşlerim şehircilikte en büyük başarı hikayesini deprem bölgemizde yazdık. Milletimize verdiğimiz sözü tutarak 3 yıl içinde tam 455 bin 327 bağımsız bölümü tamamladık. 455 bin konutun altyapı masraflarının tamamını devlet olarak biz üstlendik. Ve kalan fiyat üzerinden vatandaşlarımıza yüzde 50 indirim yaptık. Ayrıca depremzedelerimiz için çok rahat ve oldukça avantajlı bir ödeme planı oluşturduk. Buna göre yeni evlerine yerleşecek vatandaşlarımız ilk iki yıl boyunca hiç ödeme yapmayacak. Devamında ise 18 yıla yayılan sabit ve çok düşük bedelli taksitlerle zorlanmadan ödemesini gerçekleştirecek. Peşin ödemek isteyen vatandaşlarımız da meclisimizde yapacağımız düzenlemeyle neredeyse dörtte biri fiyatına ev sahibi olacak. Kredi kullanmayı planlayan kardeşlerimize ise kamu bankalarımız gerekli kolaylıkları sağlayacak. Bir kez daha hayırlı uğurlu olsun diyorum. Hak sahibi kardeşlerimizin ödeme miktarları ve takviminden çok memnun olduğunu bizler için hayır dualar ettiğini biliyorum. Bizleri milletimize mahcup etmeyen Cenabı Allah’a hamdolsun diyoruz. Asrın felaketini yaşadığımız günlerde devlet ve millet olarak yeniden ayağa kalkmaya çalışırken ana muhalefet partisi başta olmak üzere bulanık suda balık avına çıkıp selden kütük kapma yarışına girenlere, depremzedelerimizin acısını ahlaksızca istismar etmeye girişenlere meydanlarda içi boş vaatlerde halkımızı kandırmaya çalışıp ’bedava ev, bedava iş yeri, bedava traktör’ sözleri verenlere iktidarımızın ve ittifakımızın enkaz altında kalması için kendilerini seferber edenlere ezcümle deprem turistlerinin tamamına böylece en güzel cevabı vermiş olduk. Bu vesileyle devletine güvenen, milletine inanan, o imtihan günlerinde ümit ve metanetini koruyarak bizlere destek olan tüm kardeşlerime bir kez daha canıgönülden teşekkür ediyorum. 6 Şubat’ta ebediyete uğurladığımız kardeşlerimize Allah’tan rahmet niyaz ediyor. Geride kalanlara başsağlığı diliyorum. Rabbim bizleri bir daha böyle büyük acılarla, afetlerle sınamasın diye dua ediyorum" diye konuştu. "Ev Sahibi Türkiye kampanyasına yönelik bu yoğun ilgi aynı zamanda hükümetimize olan güvenin de bir göstergesiydi" Yüzyılın konut projesi olarak nitelendirdikleri "Ev Sahibi Türkiye 500 Bin Sosyal Konut" projesinin milletin nezdinde büyük bir teveccüh gördüğüne dikkati çeken Erdoğan, "Projemize tam 8 milyon 800 bin vatandaşımız başvurdu. Ev Sahibi Türkiye kampanyasına yönelik bu yoğun ilgi aynı zamanda hükümetimize olan güvenin de bir göstergesiydi. Şehirlerimizin çoğunda kurallarımızı çektik. Hak sahiplerimizi belirledik. Bugün de sizlerle birlikte Etimesgut Gölbaşı, Mamak, Pursaklar ve Sincan’da toplam 21 bin 780, Sincan Temelli’de 4 bin, Polatlı’da bin 500, Beypazarı’nda 750, Çubuk ve Elmadağ’da toplam 1000, Kahramankazan’da 300, Nallıhan’da 200, Çayırhan’da 100, Şereflikoçhisar ve Çamlıdere’de toplam 400, Güdül’de 142, Bala’da 110, Evren’de 41, Akyurt, Ayaş, Haymana, Kalecik ve Kızılcahamam’da ise toplam 750 olmak üzere Ankara genelindeki 31 bin 73 konutumuzun kurallarını çekeceğiz. Yeni evlerimizin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Şunu da ayrıca hatırlatmak istiyorum; 500 bin sosyal konut projemizde sadece bina yapmıyoruz. Değerlerimizi ve kültürümüzü tüm renkleriyle yaşatacak mahalleler de inşa ediyoruz. İçinde çocuklarımızın neşeyle oynayacağı, gençlerimizin spor yapacağı, yaşlılarımızın sağlık hizmeti alacağı ve vatandaşlarımızın misafirlerini ağırlayacağı mahalle konaklarımızı da şehirlerimize kazandırıyoruz. Bunlar da ülkemize, milletimize hayırlı uğurlu olsun" ifadelerine yer verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile kura çekimi için sahneye geldi. Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Hüseyin Hazırlar’ın yaptığı dua sonrası Erdoğan, butona basarak kurayı başlattı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.