SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Özgür Özel

Bursa Haberim - Özgür Özel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özgür Özel haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP’nin 2015 yılında LGBT’liler için verdiği kanun teklifi sosyal medyada gündem oldu Haber

CHP’nin 2015 yılında LGBT’liler için verdiği kanun teklifi sosyal medyada gündem oldu

Cumhuriyet Halk Partili (CHP) 10 milletvekilinin 2015 yılında "LGBT'lilerin kamu ve özel sektördeki istihdamı ve terfisine ilişkin haklarının korunması ve genişletilmesi" için verdiği kanun teklifi sosyal medyada gündem oldu. İmza veren 10 milletvekili arasında CHP'nin mevcut Genel Başkanı Özgür Özel'in de olması dikkati çekti. 2015 yılında 25. Dönem CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir ve 9 milletvekilinin imzasıyla "LGBT'lilerin kamu ve özel sektördeki istihdamı ve terfisine ilişkin haklarının korunması ve genişletilmesi" için verilen kanun teklifi, sosyal medyada gündem oldu. Teklife imza atan vekiller arasında CHP'nin mevcut Genel Başkanı Özgür Özel'in olması dikkatlerden kaçmadı. Kanun teklifinin gerekçesi bölümünde yer alan "Devletin, özellikle memuriyet, öğretmenlik, silahlı kuvvetler ve kolluk kuvvetleri gibi kendi yetki alanındaki belirli mesleklere ya da işlere erişim ve bunlar bünyesinde meslekte ilerleme hususunda cinsel yönelim veya cinsiyet kimliği temelli ayrımcı yasa ve uygulamaları ortadan kaldırması gerektiği" şeklindeki ifade, sosyal medyada tepkilere yol açtı. Teklifin "silahlı kuvvetlerden ayırma cezasını gerektiren disiplinsizlikler arasından kişinin cinsel yöneliminin, cinsiyet kimliğinin veya cinsiyet ifadesinin bir disiplin konusu edilmemesinin" amaçlandığı kaydedilen 5. maddesi sosyal medyada eleştirilere neden oldu. Bir diğer göze çarpan detay ise teklifte imzası bulunan CHP'li Erdemir'in Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı çıkartılması oldu. Bu kapsamda Erdemir'in mal varlığına el konulmuştu. Önerilen Haberler

AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan'dan Özgür Özel'e sert tepki Haber

AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan'dan Özgür Özel'e sert tepki

AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, CHP Lideri Özgür Özel’in dün akşam Bursa’da yaptığı açıklamalara sert tepki gösterdi. Başkan Gürkan, gerçeklerin algıyla gizlenemeyeceğini, yanlışların manipülasyon ile örtülemeyeceğini belirterek, "Hiçbir yeni proje ortaya koymadan Büyükşehir Belediyesi’ni ve iştiraklerini borç sarmalına sürükleyen, yönetmekte aciz kalan bir anlayışın; AK Parti’nin eserlerini sahiplenip üzerlerine yeni tabela asması algı yönetimidir. CHP Genel Başkanı’nın, aslında başından beri birlikte çalışmak istemediği Mustafa Bozbey’i bugün AK Parti’ye yamamaya çalıştığını herkes görmektedir. Attığınız iftiralar ve söylediğiniz yalanlar size yeter. Gerçek şu ki, Bursa’yı 2 yılda ne hale getirdiğinize herkes şahittir. Neredeyse Türkiye’deki tüm CHP’li belediyelerde görülen anlayışın aynısının Bursa’da da sergilenmesi, Bursa halkına yapılmış büyük bir ihanettir" dedi. Başkan Davut Gürkan, yazılı açıklamasında Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in Bursa’da yaptığı açıklamalar üzerine kamuoyunu doğru bilgilendirmek adına aşağıdaki açıklamanın yapılması zaruri hale gelmiştir" diyerek şunları söyledi: "Gerçekleri algıyla gizleyemez, yanlışlarınızı manipülasyonla örtemezsiniz. AK Parti belediyeciliği döneminde planlanan, büyük ölçüde tamamlanan ve Bursa’ya kazandırılan projelerin, CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından sanki kendi dönemlerinde yapılmış gibi toplu açılış törenine dönüştürülmesi; siyasi ahlakla ve kamu vicdanıyla bağdaşmamaktadır. Aman başkaları sahiplenmesin" diyerek kürsü kuranların, dün tam da bunu yapıyor olması ibretlik bir çelişkidir. Başta Çınarcık Barajı Arıtma Tesisi, Gemlik Atatepe Sosyal Tesisi, Mudanya sahil düzenlemesi, Kestel Gençlik Merkezi, Büyükorhan İtfaiye Binası, Gemlik Termal Tesisi, Çalı Yolu ve yapılan barajlar olmak üzere; AK Parti döneminde tamamlanma aşamasına gelmiş ya da fiilen hizmete alınmış eserler üzerinden siyasi şov üretmeye çalışmak, Bursa halkının hafızasını ve ferasetini küçümsemektir. Keşke Çınarcık Barajı’ndan hiç bahsetmeseydiniz. Yapımını başlattığımız ve çoktan bitmiş olması gereken arıtma tesisini küçümseyip süreci devam ettirmediğiniz için, Çınarcık Barajı’nda 200 günlük su bulunmasına rağmen beceriksizliğiniz yüzünden Bursa ilk kez susuz kalmıştır. Sadece bu ayıp bile size yeter" CHP’nin hiç bir yeni proje ortaya koymadan belediye ve iştiraklerini borç sarmalıra sürüklediğini öne süren Davut Gürkan, "Şehri yönetmekte aciz kalan bir anlayışın; AK Parti’nin eserlerini sahiplenip üzerlerine yeni tabela asarak bunları başarı hikâyesi gibi sunması, ya Sayın Özgür Özel’in kendi ekibi tarafından yanlış bilgilendirildiğini ya da Bursalı hemşehrilerimizi bilinçli şekilde yanıltmaya dönük organize bir algı çalışması yürütüldüğünü göstermektedir. Bursa, siyasi şovların değil gerçek belediyeciliğin şehridir. Bursa, emek hırsızlığının ne olduğunu Özgür Özel ile bir kez daha görmüştür. Bursa, yapılan hizmeti de o hizmetin gerçek sahibini de unutmaz. Ayrıca çok iyi bilinmelidir ki; AK Parti’nin kapısı bugüne kadar menfaat şebekesi liderlerine ve mensuplarına değil, yalnızca devletine ve milletine hizmet etmek isteyen idealist siyasetçilere açık olmuştur. Vizyona, emeğe ve alın terine saygı duymayan; gerçeği eğip bükerek mağduriyet üretmeye çalışan; kurdukları yolsuzluk düzenine yönelik adli süreçleri yalan ve çarpıtılmış bilgilerle gölgelemeye kalkışan siyasi fırsatçılara ne Bursa ne de aziz milletimiz asla itibar etmez. Kendi uydurdukları büyük yalanlara hemşehrilerimizin de inanmasını bekliyorlar. Üzüntü veren hususlardan biri de, her yanlış işlerinde olduğu gibi Bursa’da da Atatürk’ün ismini istismar ederek söze başlamalarıdır" şeklinde konuştu. "Bozbey’i Ak Parti’ye CHP’Liler yamamaya çalıştı" Bozbey’in aile vakfı Nilvak’ın Bursa’nın başına bela olduğunu iddia eden Davut Gürkan, "En başından beri CHP’lilerin dahi televizyon programlarında eleştirdiği, "Aile Vakfı" dedikleri NİLVAK’ın Bursa’nın başına nasıl bela olduğunu herkes görmüştür. Ancak maalesef Özgür Özel hâlâ bunu görememiştir. Asla gerçekle bağdaşmayan, CHP’li belediye başkanının AK Parti’ye davet edildiği iddiasını ortaya atanların kimler olduğunu da açıklamalarını bekliyoruz. Açıklayamıyorsanız, en hafif ifadeyle müfterisiniz. CHP Genel Başkanı’nın, aslında başından beri birlikte çalışmak istemediği Mustafa Bozbey’i bugün AK Parti’ye yamamaya çalıştığını herkes görmektedir. Başka partiye geçeceği söylentisini kendisi çıkarıp CHP’den ayrılma şantajıyla Özel’e istediğini yaptırmaya çalışan CHP’li belediye başkanının, en başından itibaren Özgür Özel’i dikkate almayıp eş-dost kayırmacılığıyla akrabalarını, arkadaşlarını ve CHP milletvekili eşlerini belediyeye işe aldığı; oluşan menfaat düzeninin de soruşturma sürecinde kamuoyu tarafından açıkça görüldüğü ortadadır. Attığınız iftiralar ve söylediğiniz yalanlar size yeter. Gerçek şu ki, Bursa’yı 2 yılda ne hale getirdiğinize herkes şahittir. Neredeyse Türkiye’deki tüm CHP’li belediyelerde görülen anlayışın aynısının Bursa’da da sergilenmesi, Bursa halkına yapılmış büyük bir ihanettir." ifadelerini kullandı

Akın Gürlek: "Belgeler sahte" Haber

Akın Gürlek: "Belgeler sahte"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kendisinin üzerine kayıtlı taşınmazlar hakkındaki iddialarına ilişkin, "Belgeler kesinlikle sahte ve düzmece belgeler. Benim üzerime kayıtlı dört tane taşınmaz var. Güya bir ID numaraları falan vermiş ama ID numaralarında Akın Gürlek yazıyor mu? Yazmıyor. Yani Özgür Özel’in amacı burada asrın yolsuzluğu davasını perdelemek" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kendisinin üzerine kayıtlı taşınmazlara ilişkin iddialarına sert tepki göstererek, söz konusu belgelerin "sahte ve düzmece" olduğunu belirtti. İddiaların gerçeği yansıtmadığını ifade eden Gürlek, Özel’in açıklamalarının kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğunu kaydetti. Bakan Gürlek, "O belgeler kesinlikle sahte ve düzmece belgeler. Benim üzerime kayıtlı dört tane taşınmaz var. Yani o diğerlerini bilmiyorum. Yalan. Güya bir ID numaraları falan vermiş ama ID numaralarında Akın Gürlek yazıyor mu? Yazmıyor. Yani Özgür Özel’in amacı burada asrın yolsuzluğu davasını perdelemek. Birinci amacı bu. İkinci amacı ben de kendisine şunu söylüyorum. Biliyorsunuz Muhittin Böcek davasında bir yargılama var. Muhittin Böcek, 15 Ocak 2024 tarihinde Manisa ilinde benzinliğe uğruyor. Bu benzinliğe niye uğruyor? Burada tabii Muhittin Böcek’in itirafçı olma durumu vardı. Orada biliyorsunuz Özgür Özel’e kendisinin adaylığı konusunda bir para iddiası var. Bu konuda da baz istasyonu çalışmaları var. Baz istasyonları çalışmalarında ortaya konuldu. Bunlar dosyada da var. Özgür Özel bence iki noktayı perdelemek istiyor. Birincisi asrın yolsuzluk davasını, ikincisi de Muhittin Böcek’in 15 Ocak 2024’te kendisinin aday olması için Manisa Benzin İstasyonu’na gidip bir para verme iddiası var. Bu para verme iddiasını şey yapıyor" dedi. "Özgür Özel’in amacı belli, asrın yolsuzluğu davasını perdeliyor" Devlet memuru olmasından dolayı düzenli olarak mal beyanında bulunduğunu ifade eden Bakan Gürlek, "Dört tane taşınmazın var. Bu taşınmazların değerleri de belli. Bir tanesi Tuzla’da. Onun dediği gibi 30 milyon lira da değil, 3-4 milyon lira taşınmazın değeri. Hepsi yalan. O konuda zaten bugün manevi tazminat davası açacağız. Özgür Özel’in amacı belli, iki noktayı perdeliyor. Birincisi asrın yolsuzluğu davasını perdeliyor. İkincisi de kendisinin Muhittin Böcek’in aday olması için 15 Ocak 2024 tarihindeki baz istasyonu kayıtlarıyla sabit. Bunu Muhittin Böcek de aslında anlatacak da, zamanı var. Özgür Özel seçime girmesi için kendisinden bir şeyler istiyor. Muhittin Böcek de bunu veriyor. Bu hususun ben dikkate alınmasını istiyorum. Benim veremeyecek hesabım yok. Bu konuda da zaten bugün manevi tazminat davası açacağız" dedi. "Özgür Özel’in tamamen son dakika çırpınışları" Özel’in açıklamalarının CHP’liler ve CHP’li milletvekilleri tarafından ilgi görmemesi hakkında da konuşan Bakan Gürlek, "Ben de baktım. İşte örnek belgeler sunuyor, tapu belgeleri. Ya bunların hepsi gerçekleşiyor. Sahte belgeler yani. Zaten sahte hemen ortaya çıkar. Zaten manevi tazminat davası işte burada da mahkeme tapuya yazacak. Bu kadar anlatmaya da gerek yok. Özgür Özel’in tamamen son dakika çırpınışları. Ben bunu yüce Türk milletinin takdirine bırakıyorum. Benim veremeyecek hesabım yok. Hakim, savcılıkta zaten düzenli olarak maaş, düzenli olarak mal bildiriminde bulunmanız gerekiyor. Ben söyleyeceklerimi söyledim" ifadelerini kullandı.

CHP grup toplantısı Silivri'de! Haber

CHP grup toplantısı Silivri'de!

Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) resmi X hesabından yapılan duyuruda, CHP'nin, TBMM haftalık düzenlenen Grup Toplantısı'nın, bu hafta İBB Davası'nın başlamasıyla Silivri'de yapılacağı bildirildi. CHP'nin basın mensuplarına yaptığı duyuruda da grup toplantısı adresi olarak "CHP Silivri Dayanışma Merkezi" gösterildi. Özgür Özel açıklamalarda bulunuyor... Yargılamalara tepki gösteren Özel, "İktidarın kişiselleşmiş düzenine son vereceğiz" dedi. Grup toplantısını Silivri'de yapılmasın nedenini açıklayan Özel, "Tarih tekerrür etmektedir. Türkiye, bu cezaevini, Ergenekon, Balyoz ve nice kumpas davalarında tanımıştı. AKP Fetullahçı Terör örgütüyle kol kola girerek bu ülkenin askerlerini, aydınlarını, gazetecilerini ve siyasetçilerini burada yargılamış, cezalandırmış ve hapse koymuştu. Ve o dönem bu yapılanların tamamını büyük bir kararlılıkla sahiplenmiştir. Zaman geçti tarih iki taraftan birini haklı çıkardı. O gün yargılananlar cezaevinden alnı açık başı dik olarak çıktılar. Kimi iki kez üç kez hapis cezasına çarptırıldı. Yani idam kaldırılmamış olsa AK Parti'nin kara düzeni Fetullahçı Terör örgütüyle birlikte ülkenin genel kurmayını iki kere asacaktı" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Ben bu davanın savcısıyım" sözlerini hatırlatan Özel, "O davanın savcısına kendi zırhlı Mercedesini veriyordu. Birlikte futbol oynuyorlardı. Tayyip Erdoğan'ın hukukunu o temsil ediyordu. Elleriyle şımarttıkları o güç zehirlenmesiyle kendisine karşı da darbeye girişti. O gün güya aklı başına erişti. Ellerini FETÖ sabunuyla yıkadı. Bir kenara geçti 'Rabbin ve milletim beni affetsin' Affetmek Allah'a mahsustur. Bu affa layık olmak için uslanman lazım. Akıllanman lazım, tekrarından kaçman lazım" diye konuştu. Tarihin tekerrür ettiğini söyleyen Özel, "Bugün yeni bakan yaptığı Cumhuriyet başsavcısına tadilatına 47 milyon verdikleri villa tahsis ettiler" diye konuştu. "KİMSE BİZİ İKTİDAR YÜRÜYÜŞÜMÜZDEN ALIKOYAMAYACAK" CHP'li belediyelere yönelik operasyonlarda 'tutuksuz yargılamaları esas olarak görerek' tutuksuz yargılama ve ev hapsi kararı veren hakimlerin Ağır Ceza mahkemesinden İcra İflas Mahkemesi'ne görevlendirildiğini belirtti. Özel, "Bizi bu çadıra getiren nedir? Arkadaşlarımızı millet hizmetle görevlendirmişken, onlara iftira atan süreç nedir bunları görmek ve burada haklılığımızı savunmak hem de bizi burada meşgul edip yarıştan düşüreceklerini, iktidar yürüyüşümüzü sekteye uğratacaklara karşı biz mücadelede de varız iktidar yürüyüşünden de vazgeçmeyiz. Kimse bizi alıkoyamayacak" ifadelerini kullandı. Ergenekon ve Balyoz kumpas davalarının hatırlatan Özel, o dönemki gizli tanıkların ifadelerini hatırlatarak, "Bunlar gördüm, duydum, oradaydım, biliyorum, söylüyorum ama yüzümü gizliyorum diyen aslında var olmayan, bir evin bahçesini kazıp da oraya gömdükleri silahları 'ben gömdüm Kemalist subaylar gördü. Ben onları görmüştüm. Yüzümü gizleyin' diyen işe Poyrazı, Denizi, Dokuzu ve Efe'yi alet etmişlerdi. Bir kısmının hiç olmadığı bir kısmının ruh hastası sapık manyak bir takım suçlular olduğu ortaya çıktı. Bunların bir kısmı firarda büyük kısmı hapiste bu gizli tanıkların. Bugün de gizli tanıkların ifadeleriyle oluşturulmuş bir iddianame var. O iddianameye FETÖ'cü Savcılar 'Tuğla gibi iddianame var arkasındayız' dediler. Kuddusi Okkır'a örgüt kasası dediler cenazesini Silivri Belediyesi kaldırdı. Allah gani gani rahmet eylesin. Ali Tatar'a suikastçı dediler beylik tabancasıyla kendi canına kıydı. Amirallere suikast meselesinin FETÖ'nün kağıt üzerindeki bir uydurma ifadesi olduğu kendileri tarafından kabul edildi. İlker Başbuğ'a terörist dediler yıllarca onuruyla yattı başı dik çıktı. Kurulan kumpası o deşifre etti. Türkan Saylan'a ajan dediler, İlhan Selçuk'a darbeci dediler. Mustafa Balbay'a Mehmet Haberal'a Tuncay Özkan'a darbeye karıştı deyip müebbet hapis verdiler. Sonunda o tuğla gibi iddianame bomboş bir peçete gibi ortaya çıktı. O iddianameyi yazanlar hain iftiracılar çıktı. Arkasında duranlar 'milletim beni affetsin ben de kandırıldım' dedi. Şimdi Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarımıza yazılan iddianameye 'tuğla gibi' diyorlar... Namusumla kefil olduğum bir şey vardır Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarımız bu ülkenin vicdanında beraat edecektir" diye konuştu. "Eğer idam cezası alsalar idam edecek kadar cezanın 100 katını Ekrem İmamoğlu için istemektedirler" diyen Özel, "Ekrem İmamoğlu buradan çıkacak bu ülkeye cumhurbaşkanı olacak" ifadelerini kullandı.

‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davası başladı! Haber

‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davası başladı!

‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşması Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesinde bulunan duruşma salonunda görülmeye başlandı. 402 sanığın yargılandığı davada, ilk olarak kimlik tespitleri yapıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, duruşma salonunda yer aldı. Mahkeme başkanı, duruşmanın düzenin bozulduğu gerekçesiyle seyircilerin salondan çıkarılmasına karar verdi. İzleyiciler, jandarma eşliğinde salondan çıkarılıyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı. Hazırlanan iddianamede örgüt lideri olarak suçlanan Ekrem İmamoğlu’nun 2 bin 430 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, örgüt yöneticisi konumunda bulunan Fatih Keleş’in bin 542 yıl 8 aya kadar, Murat Ongun’un 251 yıla ve Adem Soytekin’in ise 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti. 402 sanığın farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması istenen iddianame kapsamında ilk duruşma bugün İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye başlandı. 1 No’lu duruşma salonunda başlayan yargılamada, Ekrem İmamoğlu dahil 105’i tutuklu 402 sanık ile tarafların avukatları hazır bulundu. Duruşmaya, bir kısım tutuklu sanıklar ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Duruşmanın 1 buçuk ay sürmesi bekleniyor Mahkeme başkanı, duruşmaya ilk olarak tutuklu sanıkların savunmalarından başlanacağını, yargılamanın tahmini 1 buçuk ay süreceğini ve tutuksuz sanıkların savunmalarının, bir sonraki celse alınacağını belirtti. Ayrıca, salonda bulunanların ses ve görüntü almamaları konusunda uyarıda bulundu. Özgür Özel duruşma salonunda Öte yandan duruşmaya, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, başta olmak üzere çok sayıda partili katıldı. Duruşmayı, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, Esenyurt eski Belediye Başkanı Ahmet Özer, Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi başta olmak üzere birçok CHP’li belediye başkanları ve milletvekilleri takip etti. Ayrıca, Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, oğlu, Selim İmamoğlu ile çok sayıda izleyici de duruşmada yer aldı. Kampüs içerisinde ve çevresinde, Jandarma personelleri tarafından yüksek güvenlik önlemi alındı. Duruşma salonuna girişlerde, avukatlar jandarma kontrolümde isim listesine göre içeriye alındı. En son İmamoğlu savunma yapacak Usule ilişkin duruşmada açıklama yapan mahkeme başkanı, "İlk celse tutuksuz sanıkların savunmalarını tamamlayacağız. Nisan sonuna kadar Pazartesi Perşembe aralığında yargılamaya devam edeceğiz. Tutuksuz sanıklarla ilgili yargılamayı takip etmeyi takdirlerine bırakıyoruz. Yakalama ya da zorla getirme yapmayacağız. Nisan sonuna kadar yargılamayı takip edip etmemeyi kendi takdirlerine bırakıyoruz. Görüntü ses kaydı konusunda heyet olarak sizden anlayış bekliyoruz. Duruşma giriş çıkışlarında da kayıtların alınmamasını istiyoruz. Cezai hükme tabi. Yargılama süresince görüntü ses kaydı olursa izleyicisiz olarak duruşmayı yaparız. Sanık Ekrem İmamoğlu örgüt kurucusu olduğu için tüm eylemlerden sorumlu en son savunmasının alınmasını planlıyoruz" dedi. İmamoğlu söz almadan kürsüye yürüdü Usule ilişkin söz almak isteyen Ekrem İmamoğlu, sanık kürsüsüne yürüyerek, "Söz almak istiyorum" dedi. Mahkeme Başkanı ise İmamoğlu’na, "Kafanıza göre bu şekilde devam edemezsiniz" dedi. Duruşma sürerken, seyirci kısmından da zaman zaman tezahüratlar yükseldi. Mahkeme Başkanı son olarak İmamoğlu’na yerine geçmesini ve mahkemenin bir düzenin olduğunu belirtti. Duruşma, sanıkların avukatları ile mahkeme başkanı arasında usul tartışması yaşanıyor. Seyirciler salondan çıkarıldı Mahkeme başkanı, duruşmanın düzenin bozulduğu gerekçesiyle seyircilerin salondan çıkarılmasına karar verdi. İzleyiciler, jandarma eşliğinde salondan çıkarılıyor. İddianameden: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ‘ihbar eden’, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı ‘suçtan zarar görenler’, 16 kişi ‘müşteki’, 5 kişi ‘müşteki-şüpheli’ ve Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 402 kişi ‘şüpheli’ sıfatıyla yer almıştı. Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün ‘örgüt yöneticisi’ olarak aktarılmıştı. İddianamede İmamoğlu’nun ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 12 kez ‘rüşvet’, 7 kez ‘suç gelirlerinin aklanması’, 2 kez ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, 2 kez ‘kişisel verileri ele geçirme veya yayma’, 4 kez ‘suç delillerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, 47 kez ‘rüşvet alma’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, 9 kez ‘irtikap’, 46 kez ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, 4 kez ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, 70 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanununa muhalefet’, ‘Orman Kanununa muhalefet’ ve ‘Maden Kanuna muhalefet’ suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti. Öte yandan hazırlanan iddianamede toplam kamu zararının suç tarihinden itibaren 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu da aktarılmıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.