SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Pakistan

Bursa Haberim - Pakistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pakistan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "üzüntü ve endişe duyuyoruz" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "üzüntü ve endişe duyuyoruz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Komşumuz İran’a yönelik Netanyahu’nun kışkırtmaları ile başlayan Amerika-İsrail saldırılarından derin üzüntü ve endişe duyuyoruz. İran’ın egemenliğini açıkça ihlal etme yanında dost ve kardeş İran halkının huzuruna kast eden saldırıları esefle karşılıyoruz. Aynı şekilde her ne sebeple olursa olsun körfezdeki kardeş ülkelerimize yönelik İran’ın füze ve dron saldırılarını kabul edilemez buluyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde AK Parti İl Teşkilatı İftar Programı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan programda yaptığı konuşmada, "Ramazan, hepinizin çok iyi bildiği gibi yardımlaşmanın, dayanışmanın ve hoşgörünün zirveye ulaştığı bir aydır. Belediyelerimiz, hayırseverlerimiz, sivil toplum örgütlerimiz bilhassa bu mübarek günlerde her zamankinden daha yoğun olarak yardımlaşma ve dayanışma faaliyetlerine ağırlık veriyor. AK Parti olarak biz de en tepeden mahalle temsilcimize kadar sahur ve iftar programlarında milletimizle beraber oluyoruz. Kimseyi ayırmadan, genç yaşlı demeden insanımızın derdiyle dertleniyor, muhabbetimizi güçlendiriyor, birlik ve beraberliğimizi perçinliyoruz. İstanbul teşkilatımızın da tam kadro sahada olduğunu, Ramazan-ı Şerif’i hakkını vererek idrak etme çabasında olduğunu memnuniyetle müşahede ediyorum. Teşkilatımızı yaptıkları güzel çalışmalardan, örnek faaliyetlerinden ötürü burada tebrik ediyor, her bir kardeşime teşekkür ediyorum" dedi. "Gazze başta olmak üzere Ramazan’ı buruk bir kalple karşılayan tüm kardeşlerimize dayanışma mesajlarımı gönderiyorum" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ramazan ayında 86 milyon vatandaşımızla kucaklaşırken, gönül ve kültür coğrafyamızdaki kardeşlerimizi de elbette unutmuyoruz. Ne yazık ki bir taraftan Pakistan, Afganistan bir taraftan işte son günlerdeki İran, Körfez arasındaki savaşlar unutulur gibi değil. Türkiye Diyanet Vakfımız, TİKA’mız, Kızılay’ımız, ülkemizin yüz akı olan insani yardım kuruluşlarımız tam bir seferberlik ruhuyla ihtiyaç sahiplerinin kapısını çalıyor, ülkemizin yardım elini mazlum ve mağdurlara ulaştırıyor. Gazze’de, Sudan’da, Somali’de, Arakan’da ve daha pek çok yerde milletimizin katkılarıyla kurulan iftar sofralarında hamdolsun Türkiye için dualar ediliyor. Gazze başta olmak üzere gönül coğrafyamızın farklı köşelerinde Ramazan’ı buruk bir kalple karşılayan tüm kardeşlerimize milletim adına dayanışma mesajlarımı gönderiyorum. Çekilen bunca acının, yaşanan bunca zorluğun verilen bu kahramanca mücadelenin er ya da geç kalıcı zaferle taçlanacağına yürekten inanıyorum. Milletimizin her bir ferdinden, paylaşma ve dayanışma ayı olan Ramazan-ı Şerif’te mazlum ve mağdur kardeşlerini hem dualarında hem de yardım çalışmalarında unutmamalarını özellikle rica ediyorum" ifadeleri kullandı. "Netanyahu’nun kışkırtmaları ile başlayan Amerika-İsrail saldırılarından üzüntü ve endişe duyuyoruz" "Türkiye olarak bu mübarek günlerde bölgemizde ve İslam dünyasında huzur barış ve istikrar ortamının hakim olması çalışırken, komşumuz İran’a yönelik Netanyahu’nun kışkırtmaları ile başlayan Amerika-İsrail saldırılarından derin üzüntü ve endişe duyuyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Uzun bir süredir anlaşmazlıkların diyalog yolu ile çözülmesi için çok ciddi emek verdik. Özellikle bu süre içerisinde sayın Trump ve sayın Pezeşkiyan’la telefonda görüşmeler yaptım. Bölgemizdeki başka ülkeler de aynı şekilde ellerinden geleni yaptı. Hem taraflar arasındaki güven bunalımı aşılamadı hem de İsrail’in süreci zehirleme çabaları devam ettiği için istenen netice alınamadı. İran’ın egemenliğini açıkça ihlal etme yanında dost ve kardeş İran halkının huzuruna kast eden sabahki saldırıları esefle karşılıyoruz. Aynı şekilde her ne sebeple olursa olsun körfezdeki kardeş ülkelerimize yönelik İran’ın füze ve dron saldırılarını da kabul edilemez buluyoruz. Diplomasiye alan açılmazsa bölgemiz bir ateş çemberine sürüklenme riski ile karşı karşıyadır. Buna izin verilmemelidir. Savaşın daha da büyümemesi, bölgemizin daha büyük acılar yaşamaması için başta İslam dünyası olmak üzere tüm aktörlerin acilen harekete geçmesi gerekiyor. Biz Türkiye olarak ilk günden beri olduğu gibi sorunların suhulet ile çözülmesi noktasında üzerimize ne düşüyorsa yapıyoruz ve yapacağız. Tüm ilgili arkadaşlarımız muhatapları ile yoğun temas halindeler. Hudut güvenliğimiz ve hava sahamız açısından zaten bir sorunumuz yok. Ülkemizin ve milletimizin güvenliğini önceleyen bir politika ile inşallah bu hassas süreci başarıyla yöneteceğiz. Eş zamanlı olarak önce ateşkesin tesisi ardından müzakere masasına dönülmesi için diplomatik çabalarımızı hızlandıracağız. Devlet ve millet olarak bölgedeki tüm kardeş halkların yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

MHP Lideri Bahçeli: "ABD’nin İran’a beklenen saldırısı terör devleti İsrail tarafından yapıldı" Haber

MHP Lideri Bahçeli: "ABD’nin İran’a beklenen saldırısı terör devleti İsrail tarafından yapıldı"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Pakistan ile Afganistan arasındaki savaştan sonra ABD’nin İran’a beklenen saldırısı maşa devlet, haydut devlet, barbar devlet, terör devleti İsrail tarafından yapıldı" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Programda konuşan Bahçeli, "Ülkü Ocakları, Türklük gurur ve şuurunun, İslam ahlak ve faziletinin eylem ve fikir membaı; Kızılelma ülküsüyle İ’la-yı Kelimetullah ruhunun erdem ve fazilet mektebidir. Bu mektep, ahlak ve edebin refakatinde, aklın ve gönlün refikliğinde kemale ermenin hevesinde olan serdengeçti yüreklerin, yani Ülkücü Türk gençliğinin hiç sönmeyecek meşalesidir" diye konuştu. "Bizim arifimiz de alimimiz de gıpta edilecek çokluktadır" Bahçeli, "Medeniyet ve millet mazimizin adeta toprak altına itilen cevherleri dikkatle tefrik ve tefsir edilip gün yüzüne çıkarıldığı takdirde görülür ki, bizim arifimiz de alimimiz de gıpta edilecek çokluktadır. 16’ıncı yüzyılda Batı toplumsal, siyasal, dini ve ideolojik çatışmaların göbeğinde bocalarken; Süleymaniye Külliyesi’nde kurulan tıp medresesinde matematik okutuluyor, insan fizyolojisiyle ilmin incelikleri öğretiliyordu. Kopernik’in, Batlamyus sistemiyle birlikte, o sisteme muvafık bir şekilde yerleşen Hıristiyan kainat görüşünü yıktığı anlatılır. Kepler’in gezegenlerin hareketleriyle ilgili kanunları bulduğu açıklanır. Ayrıca Galile’nin mutlak zamanın ölçülmesi ve düşmeye ait tecrübeleriyle Aristo fiziğini boşa düşürdüğünden bahsedilir. Batı’nın konuşup tartıştığı bütün konu başlıklarıyla ilgili çalışmaları hem usul hem de esas boyutundan asırlar evvel Türk-İslam filozofları basiret ve bilgelikle gerçekleştirmişlerdi" dedi. "Basiret; seçilmesi gereken şey ile sakınılması gereken şeyi belirler" Basiret kavramının seçilmesi gereken şey ile sakınılması gereken şeyi belirlediğini vurgulayan Bahçeli, "Basiret; seçilmesi gereken şey ile sakınılması gereken şeyi belirler. Cesaret olmadan basiretin açılacağı yer korkaklığın uçurumudur. Basiret olmadan cesaretin varacağı yer ise çılgınlığın ucudur. Bir fikir insanı, bir dava neferi, ilim ve hidayet yolcusu bir şahsın basiretle ve cesaretle eşzamanlı kuşanması elbet mecburidir. Günümüzde, bundan mahrum kimi sözde aydınlar, merhum Cemil Meriç’in işaret ve ifade ettiği üzere, Batılı dostları alınmasınlar diye hazinelerini gizlemeye çalıştılar. Sonra bu hazinelerini unuttular. Müteakiben düşman putlarını takdis ettiler, hayranlıkla benimsediler. Ne olduysa ondan sonra oldu, velhasıl devin papağan olmasına hizmet ettiler" şeklinde konuştu. "Doğru davranış doğru fikrin momentidir" Doğru davranışının doğru fikrin momenti olduğunu ifade eden Bahçeli, "Halbuki dava irfanımızı yeniden fethettiğimizde, bugünümüzü düne bağlayacak köprüler inşa ettiğimizde göz kamaştıran fikir ve düşünce sıçramalarını, muazzam buluş ve eserleri görmemiz kaçınılmazdır. Yine Cemil Meriç’in dediği gibi, fikir adamı için namus abeste direniş değil, hakikate teslimiyettir. Bu teslimiyet asil ve soylu bir teslimiyettir. Aklın zirvesi hakikat, adaletin zirvesi hakkaniyettir. Bu zirvelere tırmanmak, bu zirvelerde dünyayı Türkçe okumak sizlerin en temel ülküsü olmalıdır. Mananın yerine geçen elfazı bir yana bırakarak, içi boş sloganları bir kenara koyarak şunu unutmayınız ki, ülkücünün ülküsünde erimesi yüksek hedeflere kilitlenmesiyle mümkündür. Doğru davranış doğru fikrin momentidir" ifadelerini kullandı. "Eşyanın tabiatı kurumların özüdür" "Bu iki doğru üzerinde düz bir çizgiyle hayat planını yapanlar; insanı baskı altında tutan her neviden boyunduruğa karşı çıkmaktan, peşin yargıların maskesini yırtmaktan asla çekinmeyeceklerdir" diyen Bahçeli, "Neyin doğru, neyin yanlış; neyin değerli, neyin değersiz olduğunu bilmeyen bir insanın doğru davranışta bulunması, doğru bir fikrin etrafında buluşması eşyanın tabiatına aykırıdır. Peki bu eşyanın tabiatı nedir? Bundan ne anlaşılmalıdır? Eşyanın tabiatı, insanın toplum, çevre ve doğayla olan ilişkileri içinde oluşmaktadır. Değer-olgu; ideal-realite birliği eşyanın tabiatını teşkil etmektedir. Hukuk, eşyanın tabiatından kaynaklanan zorunlu ilişkilerdir. Kısaca diyebiliriz ki, eşyanın tabiatı kurumların özüdür" dedi. "Güçsüz adalet aciz, adaletsiz güç zulümdür" MHP Lideri Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Dünyaya bakınız, beşeriyetin hal-i pürmelalini ve sıcak gelişmeleri yorumlayınız; eşyanın tabiatına mugayir ne varsa tedavülde olduğunu fark edeceksiniz. Bununla mündemiç cevabını aramak zorunda olduğumuz sorular da şunlardır: Adalet nerededir? Akıl nereye gitmiştir? Ahlaka ne olmuştur? ‘Eğer adalet yoksa’ diyor Kant, insanların yeryüzünde yaşıyor olmasının bir değeri kalmayacaktır. Gündüz vakti elimizde fener alarak adalet mi arayalım? Ahlakın ilke ve esaslarını mı soruşturalım? Güçsüz adalet aciz, adaletsiz güç zulümdür. Adalet ile gücü eklemlemek ise fikir, düşünce ve siyaset insanlarının hedefi olmalıdır. Bugünkü çağımızın en mühim açığı insani değer ve mirastaki hüsran verici zayıflık ve zedelenmedir. Bu nedenle çağa ve zamana müdahil olacak dirayet, cesaret ve hamiyete malik olmak lazımdır.'' "ABD’nin İran’a beklenen saldırısı terör devleti İsrail tarafından yapıldı" "Dünyanın karmakarışık siyasi ve jeopolitik ortamında bizi biz yapan, bizi tarihin ve kültürün derin köklerine bağlayan değerler mecmuuna sıkı sıkıya bağlanmaktan başka seçenek yoktur" ifadelerini kullanan Bahçeli, "Etrafımızda kuşlar uçması gerekirken füzeler uçuyor. İnsanlık bir savaştan diğerine, bir çatışmadan bir başkasına sürükleniyor. Felaket senaryoları kuvveden fiile yavaş yavaş çıkıyor. Soykırım derseniz, en korkuncu yaşanıyor. Gözyaşları derseniz, kanla karışık oluk oluk akıyor. Ölüm sırasını bekleyen çocuklar merhamet ve vicdanları kavuruyor. Sabaha çıkar mıyım diye düşünen mağdur ve savunmasız insanlar hepimizin ciğerini dağlıyor. Pakistan ile Afganistan arasındaki savaştan sonra ABD’nin İran’a beklenen saldırısı maşa devlet, haydut devlet, barbar devlet, terör devleti İsrail tarafından yapıldı.'' "Askeri operasyonların haksız olduğunu değerlendiriyorum" ABD-İsrail ortak yapımı saldırılara yönelik İran’ın misillemesinin farklı ülkelerdeki ABD üslerini hedef aldığını belirten Bahçeli, "Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi, Kuveyt, Bahreyn ve kısmen de Katar ateşin içinde kaldı. İran’la yürütülen müzakerelerin sonucu beklenmeden ABD-İsrail eşgüdümünde icra edilen askeri operasyonların haksız, hukuksuz ve yaygın tehditlere açık olduğunu değerlendiriyorum. Ortalık kan revan içindedir. Zincirleme savaşlar derhal durmalı, aklı selim öne çıkmalıdır. Barış varken savaşmak bölgesel ve küresel sistemi dinamitlemek demektir" diye konuştu. "Savaş değil barış hakim olmalıdır" Coğrafyada savaşın değil barışın hakim olması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, "Uyarıyorum; Tahran’ın, İsfahan’ın, Kum’un ve Kerec’in vurulması; sonuç olarak cevabi mahiyette karşılıkların verilmesi küresel bir savaşa doğru hızla dönüşebilecektir. Savaş değil barış hakim olmalıdır. Mübarek Ramazan ayında İslam beldelerinin karanlığa gömülmesi kabul edilemez bir durumdur. Merhameti kalmamış, empati duymayan, kendi çıkarlarına odaklanmış, masumları hedefine almış, öldürmeyi, yakmayı, yıkmayı, kırmayı olağan hale getirmiş sözde gelişmiş ülkeler ve bunların taşeronları inanıyorum ki iki cihanda da hesap vereceklerdir. İsrail Savunma Bakanı’nın, ‘önleyici saldırı’ başlattıklarını iddia etmesi, ABD Başkanı’nın ‘İran’a yönelik büyük bir operasyon başlattık’ açıklaması aynı aklın ürünü, aynı amacın üretimidir" dedi. "Türkiye’mizin barışçıl çağrıları milli güvenliğimizin muhafazası için her tedbirin alınmasıdır" Bahçeli, "Burada esas olarak Türkiye’mizin sağduyu ve soğukkanlı hareket ederek barışçıl çağrıları ısrarla taraflarla paylaşması, milli güvenliğimizin muhafazası için her tedbirin alınmasıdır. Ramazan ayının mehabet ve muhabbetini tahrip edenler insanlıktan nasibini almayan kirli odaklardır. Sizler sabırla, akılla, imanla, vatan ve millet sevgisinin coşkusuyla duruşunuzu koruyacaksınız. Üzerinde dumanların tüttüğü dünyada Türk milletinin ve Türkiye’mizin ümit şadırvanı olmayı sürdüreceksiniz" ifadelerini kullandı.

Taliban’dan Pakistan’a tehdit! Haber

Taliban’dan Pakistan’a tehdit!

Pakistan ile Afganistan arasındaki gerilim çatışmaya dönüştü. Pakistan, Afganistan’ı, Pakistan’daki saldırıları düzenleyen cihatçı gruplara destek vermekle suçluyor, Taliban yönetimi bu iddiaları reddederek “Pakistan'ın egemenlik haklarını ihlal ettiğini” vurguluyordu. Afganistan’ın başkenti Kabil’de bugün yerel saatle 01.50 sularında en az üç büyük patlama duyuldu. Afgan tarafı saldırıya hava savunma sistemleriyle karşılık verdi. Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Asif, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada sabırlarının tükendiğini belirterek, “Artık iki ülke arasında fiili bir savaş durumu hakim” ifadesini kullandı. KARŞILIKLI AÇIKLAMALAR Pakistan ordusu, “Gazab Lil Hak” (Haklı Öfke) adı verilen operasyon kapsamında 130’dan fazla Taliban militanının etkisiz hale getirildiğini ve çok sayıda askeri mevzi ile mühimmat deposunun imha edildiğini belirtti. Pakistan Bilgi Bakanı Attaullah Tarar, Kabil’deki bazı askeri karargahların da hedef alındığını açıkladı. Öte yandan Afganistan Savunma Bakanlığı, perşembe gecesi sınır hattında gerçekleştirdikleri saldırılarda 55 Pakistan askerinin öldürüldüğünü ve bazı askerlerin esir alındığını iddia etti. Pakistan tarafı ise esir iddiasını yalanlayarak kayıplarının iki askerle sınırlı olduğunu ifade etti. BM ve İran’dan, çatışmaların derhal sona erdirilmesi yönünde çağrılar yapıldı. TELEVİZYONDAN SESLENDİ Gerilim devam ederken Taliban’dan Pakistan’a yönelik sert bir mesaj geldi. Bir Taliban komutanı, Afgan devlet televizyonunda yaptığı açıklamada, Pakistan’ı intihar bombacılarıyla tehdit ederek “Eğer Pakistan nükleer silahları ve füzeleri ile övünüyorsa, biz de intihar bombacılarından oluşan birliklerimiz var” şeklinde konuştu. Kaynak: Birgün

Pakistan, Afganistan'a savaş ilan etti! Haber

Pakistan, Afganistan'a savaş ilan etti!

Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Asif, ülkesinin Afganistan'daki Taliban hükümeti ile "açık savaş" halinde olduğunu duyurdu. Birleşmiş Milletler, Rusya ve İran iki ülkeye gerilimin azaltılması çağrısında bulundu. Pakistan, sınır bölgesinde artan çatışmaların ardından Afganistan'a savaş ilan etti. Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Asif gece saatlerinde sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "NATO güçlerinin çekilmesinin ardından Afganistan'da barışın sağlanacağı ve Taliban'ın Afgan halkının çıkarlarına ve bölgedeki barışa odaklanacağı bekleniyordu. Ancak Taliban, Afganistan'ı Hindistan'ın bir kolonisi haline getirdi. Dünyanın dört bir yanından teröristleri Afganistan'da topladılar ve terörizmi yaymaya başladılar. Halklarını temel insan haklarından mahrum ettiler. İslam'ın kadınlara verdiği hakları ellerinden aldılar. Pakistan, durumu normal tutmak için doğrudan ve dost ülkeler aracılığıyla her türlü çabayı gösterdi. Kapsamlı diplomasi yürüttü. Ancak Taliban, Hindistan'ın vekili haline geldi. Bugün Pakistan saldırganlığı hedef almaya çalıştığında, elhamdülillah, güçlerimiz kararlı bir karşılık veriyor. Pakistan'ın geçmişteki rolü olumluydu. 50 yıldır 5 milyon Afgan'a ev sahipliği yaptı. Bugün bile milyonlarca Afgan topraklarımızda geçimini sağlıyor. Sabrımız tükendi. Artık sizinle açık bir savaş halindeyiz. Biz sizin komşularınızız, her şeyinizi biliyoruz" ifadelerini kullandı. "Silahlı kuvvetler her türlü saldırıya kararlılıkla karşı koyacaktır" Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif ise yaptığı açıklamada, Pakistan halkının ve silahlı kuvvetlerinin ülkenin güvenliğini, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumaya tamamen hazır olduğunu belirtti. Başbakan Şerif, Pakistan Silahlı Kuvvetlerinin Pakistan Genel Kurmay Başkanı Asim Munir komutasında her türlü düşmanca niyete karşı koyma konusunda tam kapasiteye sahip olduğunu vurgulayarak, "Silahlı kuvvetler, ülkenin güvenliğine yönelik herhangi bir tehdide izin vermemeye kararlıdır. Vatanı savunmada hiçbir taviz verilmeyecek ve her türlü saldırganlığa uygun bir karşılık verilecektir. Biz her zaman barışı aradık, ancak ülkenin birliğine dokunulmayacak ve silahlı kuvvetler her türlü saldırıya kararlılıkla karşı koyacaktır" ifadelerini kullandı Pakistan 3 noktayı vurdu, Taliban güçlerinden 133 kişi öldürüldü Afganistan Hükümet Sözcüsü Zabihullah Mücahid ise sosyal medyadan yaptığı paylaşımda,Pakistan'ın Kabil, Kandahar ve Paktia şehirlerini bombaladığını ifade etti. Pakistan Başbakanlık Sözcüsü Mosharraf Zaidi de yaptığı açıklamada, Afganistan'daki Taliban güçlerinden 133 kişinin öldürüldüğünü, 200'den fazla kişinin de yaralandığını aktardı. Mosharraf, Taliban'a ait 27 mevziinin imha edildiği, 9'unun ele geçirildiğini, 80'den fazla tank, topçu birliği ve zırhlı personel taşıyıcının imha edildiğini vurguladı. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres yaptığı açıklamada, Afganistan-Pakistan arasındaki çatışmaların ardından gerilimin azaltılması çağrısında bulundu. Guterres, haberleri yakından takip ettiğini, son dönemde artan şiddetten derin endişe duyduğunu belirtti. Guterres, her iki ülkeyi uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerine, özellikle de uluslararası insancıl hukuka sıkı sıkıya uymaya çağırdı. Guterres, çatışmalar devam ederken her iki tarafın da sivillerin korunmasına öncelik vermesinin acil bir ihtiyaç olduğunun altını çizdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de yaptığı açıklamada, Kabil ve İslamabad'ı anlaşmazlıklar diyalog yoluyla çözmeye çağırdı. Arakçi sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, "İslam dünyasında itidal ve dayanışmanın güçlendiği mübarek Ramazan ayında Afganistan ve Pakistan'ın mevcut anlaşmazlıklarını iyi komşuluk çerçevesinde ve diyalog yoluyla yönetmeleri ve çözmeleri uygun olacaktır. İran, iki ülke arasındaki diyaloğu kolaylaştırmak, anlayışı ve iş birliğini güçlendirmek için her türlü yardımı sağlamaya hazırdır" ifadelerini kullandı. Rusya Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada da Afganistan ve Pakistan'a sınır ötesi saldırıları durdurma ve anlaşmazlıkları diplomatik yollarla çözme çağrısında bulunuldu. Rusya'nın talep edilmesi halinde iki ülkeye arabuluculuk yapmayı değerlendireceği belirtildi. Pakistan-Afganistan çatışması Afganistan, dün akşam saatlerinde ülkeye giriş için önemli bir sınır geçiş noktası olan Torkham sınır kapısı da dahil olmak üzere sınır boyunca geniş bir alanda bulunan çeşitli Pakistan askeri karakollarına saldırmaya başlamıştı. Bunun üzerine Pakistan, Afganistan'a hava saldırıları başlatmıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.