SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Psikiyatri

Bursa Haberim - Psikiyatri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Psikiyatri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ünlülere operasyonlar sürerken uzmanlardan ‘uyuşturucu' uyarısı: "Bir kereden çok şey olur" Haber

Ünlülere operasyonlar sürerken uzmanlardan ‘uyuşturucu' uyarısı: "Bir kereden çok şey olur"

Ünlü isimlere yönelik uyuşturucu operasyonları devam ederken madde ve kumar bağımlılığına karşı uyarılar yapan Psikiyatri Uzmanı Dr. Cavid Guliyev, “Sadece kişiyi değil aileyi de derinden etkileyen bir durum. Maddi sıkıntılar, ilişki sorunları veya iş kayıplarıyla bize başvuranlar oluyor, ancak başvurular ne yazık ki istediğimiz düzeyde değil. Kişiler başlangıçta bu durumun bir hastalık olduğunu fark etmiyor ya da kabullenmekte zorlanıyorlar. Buna düşünce tuzakları diyoruz; bir kereden bir şey olmaz yanılgısı, aslında bir kereden çok şey olması anlamına gelir. Başlama ve devam ettirme nedenlerinin çoğu da bu düşünceye dayanıyor. Tedavi sürecinde sağlık ekibinin ve toplumun iş birliğiyle bu sorunla başa çıkılabilir” dedi. Ünlü isimlere yönelik uyuşturucu operasyonları kapsamında bu sabah yeni gözaltılar yaşanırken uzmanlar, madde bağımlılığı ve yasa dışı bahis gibi konulara ilişkin halkı bilgilendirdi. Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Uzman Dr. Cavid Guliyev de bağımlılıkların çeşitli sosyal ve psikolojik sorunları beraberinde getirdiğini vurguladı. Dijitalleşmeyle artan erişilebilirliğin bazı bağımlılık türlerini tetikleyebileceğini belirten Uzman Dr. Guliyev, ‘Bir kereden bir şey olmaz’ düşüncesinin tehlikesine dikkat çekti. Uzman Dr. Guliyev, bağımlı bireylerin sadece kendilerini değil ailelerini ve toplumu da etkilediğini ifade etti. “Sadece kişinin değil ailenin de hayatını etkileyen bir durum” ‘Bağımlılığı bir kontrol sorunu olarak değerlendirebiliriz’ diyerek sözlerine başlayan Uzm. Dr. Cavid Guliyev, “Kişi, bağımlılık yaratan maddelere, alkole veya kumara başladıktan bir süre sonra kontrol yeteneğini kaybeder. Kullanımı kestiğinde çeşitli fiziksel veya ruhsal yoksunluk belirtileri yaşar, elde etmek için yasal veya yasa dışı yollara başvurur. Bu durum bağımlılık olarak tanımlanır ve kişinin hayatında olumsuz sonuçlara yol açan bir hastalıktır. Bu durum sadece kişinin değil ailenin de yaşamını etkiler. Son zamanlarda özellikle artış gösteren kumar bağımlılığı ön planda. Hem kumarhanelerde hem de online bahis sitelerinde oynayan kişilerin sayısı artıyor. Maalesef kişiler, illegal yollardan online oyunlara yöneliyor. Kumar bağımlılığının artmasıyla hem oynayanlar hem de aileleri tarafından toplumu ilgilendiren sorunlar ortaya çıkabiliyor. Hastalarımızın anlattıkları; hem fiziksel hem de ruhsal zorluklar, aile, ilişki, sosyal çevre ve iş hayatlarıyla ilgili sorunlar yaşadıkları yönünde.” dedi. “Ailenin doğru iletişim kurmayı öğrenmesi gerekiyor” “Zorluklardan biri de toplum tarafından dışlanma korkusu” diyen Uzm. Dr. Guliyev, “Bu durum, kişilerin tedaviye başvurmasını engelliyor ve topluma yeniden kazandırılmasını zorlaştırıyor. Sosyal desteği yüksek olan bireylerde tedavi başarısı daha iyi oluyor. Ailenin bilgilendirilmesi, nasıl davranması gerektiğini veya hangi davranışlardan kaçınması gerektiğini, nasıl bir iletişim kurması gerektiğini öğrenmesi gerekiyor. Kişinin tekrar başlamamasını da öğrenmesi gerekiyor. Yaşamlarının büyük bir bölümünü oynamakla ve kaybettiklerini geri kazanmaya çalışmakla geçiriyorlar. Online platformların kolay ulaşılabilirliği nedeniyle kumar, her an ve her yerde oynanabiliyor. Kişiler genellikle yaşadıklarını gizleme eğiliminde oluyorlar” şeklinde konuştu. “Tedavi ekibinin ve toplumun el birliğiyle üstesinden gelinebiliyor” Hastaların genellikle süreç daha da zorlaştıktan, baş edemeyecekleri borçlara battıktan, kendilerini durduramadıktan sonra veya istemedikleri davranışlar sergilemeye başladıktan sonra kendilerine başvurduğunu belirten Uzm. Dr. Guliyev, şöyle devam etti: “Başvuran hastada şu durumları görüyoruz; örneğin, evden habersiz eşyaların alınması veya satılması gibi durumlar ailelerde derin bir hayal kırıklığı ve öfke yaratabiliyor, çaresizlik hisleri ortaya çıkabiliyor. Aileler bu durum karşısında sert tepkiler verebiliyor. Yasal veya yasa dışı yollara başvurularak yapılan kumar oynamaları nedeniyle genellikle ruhsal sorunlarla başvuru oluyor. Maddi zorluklar, ilişki sorunları veya iş kayıplarıyla başvuranlar da oluyor. Birçok hastada ek bir psikiyatrik hastalık da görüyoruz; depresyon, anksiyete bozuklukları ve kumar bağımlılığında intihar düşünceleri yaygın olarak görülüyor. Bu durum sadece ülkemize özgü değil, tüm dünyada benzer şekilde yaşanıyor. Artan intihar düşünceleri intihar girişimlerine de yol açabiliyor. Bu nedenle ne yazık ki hayatını kaybeden insanlar da oluyor. Tedavi ekibinin ve toplumun iş birliğiyle bu sorunla başa çıkılabilir.” “Maalesef başvurular istediğimiz seviyede değil” Uzm. Dr. Guliyev, “En önemli şey başvurmaktır. Maalesef başvurular istediğimiz düzeyde değil. Kişiler başlangıçta bu durumun bir hastalık olduğunu anlamıyor veya kabul etmekte zorlanıyorlar, çevre tarafından yaftalanmaktan korkuyorlar. Çoğunlukla başvurmadan önce kendi başlarına bırakmayı denediklerini anlatıyorlar. AMATEM (Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Merkezi) veya Yeşilay gibi sivil toplum kuruluşlarına başvurabilirler. Ayaktan tedavi merkezleri de mevcut.” dedi. Şiddetli yoksunluk ve aşerme durumlarında ayaktan tedavilerin yeterli olmadığı, kullanıma veya oynamaya devam eden kişilerin hastaneye yatışının önerildiği belirtildi. Genellikle yatış süreçlerinin 21 gün olarak planlandığı ancak sürenin kişiye göre değişebileceği ifade edildi. Taburcu olduktan sonra ayaktan tedavi planlandığı, hem psikolog hem de psikiyatrist desteğinin önerildiği belirtildi. Tekrarlama eğilimi olan bir hastalık olduğu için dikkatli olmak ve yaşamı buna göre düzenlemenin önemine vurgu yapıldı. “Buna düşünce tuzakları diyoruz, kişinin tekrar maddeye veya alkole yönelmesi için zihninde geliştirdiği yanlış rasyoneller. Bir kereden bir şey olmaz değil, bir kereden çok şey olur. Başlama ve devam ettirme nedenlerinin çoğu da bu düşünceye dayanıyor” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.