SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sağlık

Bursa Haberim - Sağlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Zayıflamak İsteyenlere Uzmandan Sağlıklı Tavsiyeler Haber

Zayıflamak İsteyenlere Uzmandan Sağlıklı Tavsiyeler

Türkiye’de sağlıksız beslenme alışkanlıklarının artmasıyla birlikte obezite ve zayıflığa bağlı hastalıkların yaygınlaştığını belirten uzmanlar, ideal kiloya ulaşmak için diyetisyen kontrolünde beslenme programlarının uygulanması gerektiğini ifade ediyor. Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Uz. Dyt. Veysel Ciğerli, özellikle yaz aylarında yapılan yanlış diyetlere dikkat çekerek, doğru beslenme alışkanlıklarının kilo kontrolünde temel rol oynadığını söyledi. Ciğerli, lifli gıdaların daha uzun süre tokluk sağladığını, ancak midenin yaklaşık 4 saat içinde boşaldığını belirterek, “2–2,5 saatte bir beslenmek ve 3 ana 3 ara öğün düzenine uymak gerekir” dedi. Ayrıca düzenli kahvaltının metabolizmayı hızlandırdığına dikkat çeken Ciğerli, kahvaltı yapılmadığında metabolizmanın yavaşladığını ve kilo alımının kolaylaştığını ifade etti. Beslenmede tabak ve kase boyutlarının küçültülmesinin psikolojik olarak tokluk hissini artırabileceğini söyleyen Ciğerli, tam tahıllı ekmek tüketiminin lif oranı sayesinde uzun süre tok tuttuğunu ve B grubu vitaminleri açısından önemli olduğunu vurguladı. Lifli besinlerin faydalarına da değinen Ciğerli, sindirim sistemini düzenlediğini, kötü kolesterolü düşürdüğünü, kabızlığı azalttığını ve kalp sağlığını desteklediğini belirtti. Lif içeren besinler arasında buğday kepeği, yulaf, baklagiller, elma, muz, narenciye, yeşil yapraklı sebzeler ve çeşitli sebzeler yer alıyor. Uzman ayrıca paketli gıdalardan uzak durulması gerektiğini, ev yapımı besinlerin tercih edilmesinin katkı maddesi alımını azalttığını söyledi. Ciğerli, su tüketiminin artırılmasının metabolizmayı hızlandırdığını, yetişkinler için günlük 2–2,5 litre su içilmesi gerektiğini ifade etti. Son olarak düzenli fiziksel aktivite ve kaliteli uykunun kilo verme sürecini desteklediğini belirten Ciğerli, hareketli yaşamın ve uyku düzeninin metabolizma üzerinde doğrudan etkili olduğunu vurguladı.

Osmangazi Kent Konseyi ile Doruk Sağlık Grubu arasında iş birliği Haber

Osmangazi Kent Konseyi ile Doruk Sağlık Grubu arasında iş birliği

Bursa’da sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştıracak önemli bir adım atıldı. Osmangazi Kent Konseyi ve Doruk Sağlık Grubu arasında imzalanan iş birliği protokolü, Kent Konseyi üyelerine ve ailelerine özel avantajlar sunarken, sosyal sorumluluk projeleriyle de şehre değer katmayı hedefliyor. Osmangazi Kent Konseyi ile Doruk Sağlık Grubu Arasında Sağlıkta İş Birliği Protokolü Osmangazi Belediyesi bünyesindeki Osmangazi Kent Konseyi ile Doruk Sağlık Grubu arasında imzalanan iş birliği protokolüyle Kent Konseyi üyeleri ve birinci derece yakınları, Doruk Sağlık Grubu’na bağlı tüm hastanelerde poliklinik muayenelerinde indirim hakkından faydalanacak. Protokol kapsamında ayrıca sağlık alanında eğitim faaliyetleri ve sosyal sorumluluk projeleri de hayata geçirilecek. Osmangazi Belediyesi bünyesinde faaliyetlerini gösteren Osmangazi Kent Konseyi ile Doruk Sağlık Grubu arasında Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı ile Doruk Sağlık Grubu adına Göksel Sakarya ve Elif Kahraman’ın katılımıyla önemli bir iş birliği protokolü imzalandı. Şadırvanlı Han Eğitim Akademisi’nde gerçekleşen protokol töreniyle birlikte Osmangazi Kent Konseyi üyeleri ve birinci derece yakınları, Doruk Sağlık Grubu’na bağlı tüm hastanelerde poliklinik muayenelerinde yüzde 30 indirim hakkından yararlanacak. Gerçekleştirilen protokol kapsamında aynı zamanda iki kurum arasında sağlık alanında eğitim faaliyetleri ve sosyal sorumluluk projeleri de hayata geçirilecek. Yapılacak iş birliğiyle birlikte toplum sağlığına yönelik bilinçlendirme çalışmaları, eğitim toplantıları ve çeşitli sosyal sorumluluk etkinliklerinin düzenlenmesi planlanıyor. Osmangazi Kent Konseyi üyelerinin sağlık hizmetlerine daha kolay ve avantajlı koşullarda erişimini sağlayacak olan protokol, aynı zamanda sağlık alanında farkındalık oluşturacak çalışmaların da önünü açacak. “Anlaşmamız Hayırlı Olsun” Anlaşmanın hayırlı olması temennisinde bulunan Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, şöyle konuştu: “Osmangazi Kent Konseyi ile birlikte kadın girişimcileri de dahil ettik bu anlaşmaya. Sağ olsunlar, onlar da hoşgörüyle karşıladılar. Osmangazi bölgesinde özellikle sağlığa ulaşamayan vatandaşlarımız için göz, diş taramasını da biz kendilerinden rica edelim. Zaman zaman çeşitli periyotlarda. Kadın girişimcilerimiz de burada, onların da içinden göğüs taramasını da aynı şekilde sağlıktan hizmet alamayan, sağlığa ulaşamayan pek çok yurttaşımız için sizden ricamız olsun.” “Osmangazi Belediye’mizin Her Zaman Yanındayız” Doruk Sağlık Grubu.. da yaptığı açıklamada, “Bu yapılan anlaşmanın hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum. Başta Erkan Aydın başkanımız nezdinde Mutlu Esendemir başkanımıza iş birliğimizden dolayı çok teşekkür ediyorum. Osmangazi Kent Konseyi’nin bütün üyelerine ve birinci derece yakınlarına ayaktan tedavilerde belli oranlarda hizmetimiz var fakat biz bu anlaşmanın yanında, nasıl Osmangazi Belediyesi Bursa’nın bir markasıysa, Doruk Sağlık Grubu da Bursa’nın bir markası olduğundan dolayı, her türlü sağlık iş birliğinde, her türlü sosyal projelerde Osmangazi Belediye’mizin her zaman yanındayız. Dolayısıyla Osmangazi Kent Konseyi’mizin de yanında olmaktan her zaman mutluluk duyacağız.” ifadelerini kullandı. Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı da, anlaşmanın hayırlı olması dileğinde bulunarak, muayene avantajlarından faydalanılacağını kaydetti. Elif Kahraman da yaptığı açıklamada, hem muayene hizmetlerinden yararlanılacağını, hem de sosyal farkındalık projelerinde gerçekleşecek iş birliğinden ötürü memnuniyet duyduklarını dile getirdi. Osmangazi Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü

Bursa hekim buluşması basın açıklaması Haber

Bursa hekim buluşması basın açıklaması

Sağlık emekçileri, 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında Setbaşı’ndan Heykel’e yürüyüş gerçekleştirdi. Setbaşı’nda toplanan sağlık emekçileri, burada yaptıkları basın açıklamasının ardından Heykel’e kadar yürüdü. Atatürk Anıtı’na çelenk bırakan sağlık emekçileri adına yapılan açıklamayı Bursa Tabip Odası Başkanı Kadir Binbaş okudu. Okunan basın açıklaması ise şu şekildedir: 14 MART TIP BAYRAMI BURSA HEKİM BULUŞMASI BASIN AÇIKLAMASI Değerli meslektaşlarımız, Değerli sağlık emekçileri, Değerli halkımız, Bugün 14 Mart. Tıbbın, hekimliğin kurucusu, Hipokratın, Galenin yaşadığı topraklarda hekimliğin insan sağlığına adanmış bir meslek olmanın ötesinde, topluma karşı bir sorumluluk olduğunu gösteren bir günün yıldönümünde bir aradayız. 14 Mart 1927’de ülkemizde modern tıp eğitiminin başladığı gündür. Ancak sıradan bir takvim günü değildir. İlk defa, 107 yıl önce, 14 Mart 1919’da İngiliz işgali altındaki İstanbul’da tıbbiyelilerin, tıp öğrencilerinin “Bu ülke bizimdir!” diyerek ayağa kalktığı bir gündür. Bu açıdan 14 Mart; tarihtir, direniştir, sorumluluktur. Tıbbiyeliler o gün yalnızca bir okulun kuruluşunu kutlamadı. Bir şey söylediler: Hekimlik yalnızca hastalık tedavi etmek değildir. Hekimlik aynı zamanda toplumun geleceğine sahip çıkmaktır! İşte biz bugün Ankara’da, o geleneğin mirasçıları olarak buradayız. BUGÜN 14 MART… AMA KUTLAMA YAPMAK ZOR 14 Mart ülkemize özel bir gün. Dünyada böyle bir bayram yok. Yanlızca ülkemizde kutlanan Tıp Bayramı olarak biliniyor, kutlanıyor ama bugün burada bir bayramı kutlamak için toplanmadık. Çünkü bu ülkede sağlık sisteminin hali ne yazık ki gerçek bir kutlamaya izin vermiyor. Ülkemizde sağlık alanında çok ciddi sorunlar yaşanıyor. Yıllardır uygulanan ve adına Sağlıkta Dönüşüm Programı denilen politikalar, sağlığı bir insan hakkı olmaktan çıkarıp alınıp satılan bir meta haline getirdi. Sağlık hizmeti toplumun ihtiyacına göre değil, piyasanın ihtiyaçlarına göre düzenlendi. Koruyucu sağlık hizmetleri geri plana itildi, bölgeye dayalı bütünleşik sağlık hizmeti sunan sağlık ocakları kapatıldı, yerine bireye yönelik tanı tedavi hizmeti sunan Aile Sağlığı Merkezleri açıldı. ASM’ler, kamu hastaneleri işletmelere dönüştürüldü. Kamu kaynakları özel sağlık sektörüne aktarıldı. Sonuç ne oldu? Bugün: Hastalar randevu bulamıyor, muayene süreleri birkaç dakikaya sıkıştırılıyor, sağlık çalışanları aşırı iş yükü altında eziliyor, hastalarla hekimler karşı karşıya getiriliyor sağlıkta şiddet sıradanlaşıyor, cepten harcamalar artıyor, parası olan hızla ve nitelikli sağlık hizmetine ulaşırken parası olmayanların basit sağlık sorunları bile aylarca çözülemiyor. Bugün Türkiye’de yıllık hekime başvuru sayısı 1 milyarı aştı, kişi başına 12’yi geçti. Avrupa ortalamasının 2 katı doktora başvuru var. Tek başına bu bile bizim gibi genç nüfuslu bir ülkede sağlığın kötü yönetildiğini gösteriyor. Halkın sağlık hakkı zarar görüyor. Sağlık göstergelerimiz kötüye gidiyor. Türkiye’de doğan bir bebek Avrupa’da benzer gelişmişliğe sahip ülkelerde doğan bir bebekten 3-4 yıl daha kısa yaşıyor. Önlenebilir ölümler OECD ülke ortalamasının üzerinde. Aşıyla önlenebilir hastalıklardan bebekler ölüyor. Bu sistem halkın sağlığını bozmakla kalmıyor hekimleri ve sağlık çalışanlarını da tüketiyor. Bugün hekimler: Aşırı iş yükü altında, güvencesiz koşullarda, şiddet tehdidi altında, gelecek kaygısıyla çalışıyor. Genç hekimler ülkeyi terk etmeyi düşünüyor. Deneyimli hekimler emekli maaşları ile geçinemediğinden emekli olamıyor. Bu kadar yoğun çalışma sürelerine ragmen ne kendilerine ne de hastalara fayda sağlayamadığını düşünen hekimler tükenmişlik yaşıyor, mesleğinden soğuyor. Ama biz biliyoruz ki sorun hekimlerde değil. Sorun sağlık sisteminin kendisindedir. Biz hekimler Hipokrat’tan bu yana binlerce yıldır aynı etik değerlerin mirasçılarıyız. Hekimlik: insan yaşamını her şeyin üstünde tutmaktır, hastanın yararını öncelemektir, bilimden ve akıldan sapmamaktır, insan onuruna saygı göstermektir. Toplum için çalışmak bunun için mesleğini en iyi şekilde yapmaktır. Ama bugün uygulanan sağlık politikaları bu iyi hekimlik değerlerini aşındırıyor. Sistem bizleri performans baskısı altında çalışmaya zorluyor. Performansı da yaptığımız işin değeriyle değil sayısıyla ölçüyor. Bugün bir hastaya ne kadar zaman ayrılması gerektiğine hekim değil MHRS karar veriyor. Hekimin bilgisi, iradesi yok sayılıyor, mesleki bağımsızlığımız elimizden alınıyor. Biz buna razı değiliz. Çünkü biliyoruz: Biz biliyoruz ki iyi hekimlik yapılamayan bir sistem iyi bir sağlık sistemi değildir. Ama biz sadece eleştirmiyoruz. Biz sadece sorunları söylemiyoruz. Biz çözüm de sunuyoruz. Biz yıllardır şunu söylüyoruz: Başka bir sağlık sistemi mümkündür. Bu ülkenin bunu sağlayacak yeterli bilgi birikimi vardır. Bu ülkenin yetişmiş ve pandemide gördüğümüz gibi fedakarca çalışan insan gücü, hekimleri, hemşireleri, diş hekimleri sağlık emekçileri vardır. Bu ülkenin kaynakları da vardır. Yeter ki sağlık sistemi piyasa için değil insan için kurulmuş olsun. Sağlık hizmeti bir ticari sektör değil kamusal bir hak olarak bu ülkede yaşayan herkese eşit, ücretsi, ulaşılabilir ve nitelikli olarak verilebilsin. Hekimler ve sağlık çalışanları mesleki bağımsızlıklarını koruyabilsin, gelecek kaygısı olmadan, şiddet korkusu yaşamadan çalışabilsin. Tek kaygımız hastalarımızın sağlığı olsun. Bunun için yapılması gerekenler bellidir: Böyle bir sağlık sistemi için: Sağlıkta özelleştirmeye son verilmelidir.SGK’nın özel hastanelerden hizmet alımı durdurulmalıdır.Sağlık için ayrılan kamusal kaynaklar kamu sağlık sistemi için kullanılmalıdır.Birinci basamak sağlık hizmetleri kamu binalarında verilmeli hem sayıca hem nitelik açısından güçlendirilmelidir. Sevk zinciri kurulmalıdır.Hekim ücretleri performansa göre değil emekliliğe yansıyan tek maaş üzerinden düzenlenmelidir. İnsan onuru ve değeri ile bağdaşacak düzeyde olmalıdır.Hekimlerin hastalarına yeterli süre ayırabileceği çalışma koşulları sağlanmalıdır.Hekimlerin serbest çalışma, kendi emeğinin değerini kendisinin belirlemesi önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.Sağlık sisteminin yönetiminde sağlık çalışanlarının ve toplumun söz hakkı olmalıdır.Geleceğin hekimlerini yetiştiren kurumların alt yapı ve öğretim üyesi eksikleri giderilmeli, tıp eğitiminde de sayı değil nitelik öne çıkarılmalıdır.Sağlıkta şiddeti engellemek üzere bütünlüklü bir program hayata geçirilmeli, öncelikle mecliste bekleyen sağlıkta şiddet yasa tasarısı önerimiz bir an önce gündeme alınmalıdır. Bu mücadele sadece hekimlerin mücadelesi değildir. Bu talepler sadece hekimler, sağlık emekçileri için değildir. Hekimlerin, sağlık emekçilerinin etik ilkeler ve bilimin gerekleri doğrultusunda güvenle sağlık hizmeti sunabildiği bir toplumda insanlarımız sağlıklı ve mutlu olabilir. Bugün Bursa’dan bir kez daha söylüyoruz: Biz, adaletin hakim olduğu, laik, demokratik, barış içinde bir ülkede mesleğimizin ve emeğimizin değerinin bilindiği bir sağlık sistemi istiyoruz. Hekimlerin tükenmediği, sağlık çalışanlarının güvende olduğu, halkın eşit ve nitelikli sağlık hizmetine ulaşabildiği başka bir Türkiye mümkündür. Yaşasın hekimlik onuru. Yaşasın iyi hekimlik değerleri. Yaşasın halkın sağlık hakkı. “BURSA TABİP ODASI YÖNETİM KURULU"

Bursa’da sofralara "zehir" girecekti! Haber

Bursa’da sofralara "zehir" girecekti!

Bursa’da 700 kilo bozuk sucuk piyasaya sürülmeden Osmangazi Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekiplerince imha edildi. Vatandaşların sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşabilmesi için denetim çalışmalarını aralıksız sürdüren Osmangazi Belediyesi, tüketilmesi sakıncalı olan yaklaşık 700 kilogram sucuğu tespit ederek, imhasını gerçekleştirdi. Halk sağlığını korumayı öncelik haline getiren Osmangazi Belediyesi, ilgili kurumlarla iş birliği içinde gerçekleştirdiği denetimlerde kurallara uymayan işletmelere göz açtırmıyor. Bu kapsamda Osmangazi Belediyesine bağlı Zabıta Müdürlüğü İş Yeri ve Çevre Sağlığı Denetim Birimi ile Osmangazi İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan denetimlerde, bir işletmenin İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden gerekli onay belgesi olmadan, ruhsatsız şekilde faaliyet gösterdiği tespit edildi. Denetim kapsamında işletmede detaylı inceleme yapan ekipler, muhafaza şartlarını ve ürünlerin sağlık standartlarına uygunluğunu kontrol etti. İncelemelerde işletmede bulunan sucuklarda küflenme ve bozulma olduğu belirlendi. Tüketilmesi sakıncalı olduğu tespit edilen yaklaşık 700 kilogram sucuk, ekipler gözetiminde imha edilerek piyasaya sürülmesi engellendi. Ayrıca ruhsatsız faaliyet gösterdiği belirlenen işletme hakkında ilgili mevzuat çerçevesinde yasal işlem başlatıldı. Osmangazi Belediyesi, vatandaşların sağlığını korumak amacıyla yürüttüğü bu denetimlerle hem gıda güvenliğini sağlamayı hem de kurallara uygun şekilde faaliyet gösteren işletmelerin haklarını korumayı hedefliyor. Özellikle gıda üretimi ve satışı yapan işletmelere yönelik gerçekleştirilen kontrollerde hijyen şartları, üretim standartları ve resmi izin belgeleri titizlikle inceleniyor.

İftarda buna dikkat: Şoka girebilirsiniz! Haber

İftarda buna dikkat: Şoka girebilirsiniz!

Tuzla Devlet Hastanesi’nde görev yapan Beslenme ve Diyet Uzmanı Feyzanur Turan, Ramazan ayında yapılan beslenme hatalarına karşı önemli uyarılarda bulundu. Özellikle iftar saatinde yapılan ani ve kontrolsüz yemek tüketiminin metabolik dengeyi bozduğunu belirten Turan, "Uzun süreli açlık sonrası hızlı yemek yemek kan şekerini aniden yükseltir. Bu durum vücutta bir stres tepkisi oluşturabilir" dedi. Ramazan ayında uzun süren açlık sonrası doğru ve dengeli beslenme büyük önem taşıyor. Uzmanlar, özellikle iftar ve sahurda yapılan hataların sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekerek vatandaşları bilinçli beslenme konusunda uyarıyor. Tuzla Devlet Hastanesi’nde görev yapan Beslenme ve Diyet Uzmanı Feyzanur Turan, iftarda aniden ve hızlı yemek yemenin özellikle kan şekerinde dalgalanmalara ve hazımsızlık gibi problemlere yol açacağını ifade ederek, iftarı ara vererek 2 aşamada yapmanın önemine dikkat çekti. "İftar metabolizma açısından günün en dikkat edilmesi gereken öğünü" Ramazan’da en kritik öğünün sahur olduğunu belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Feyzanur Turan, sahurun atlanmasının gün içinde vücudu pek çok açıdan yorabileceğini dile getirdi. Sahur ve iftar için ideal beslenme modellerini aktaran Turan, şu şekilde konuştu: "Günlük hayatta genellikle az ve sık beslenme modelini öneriyoruz. Ancak Ramazan’da bu süre daha kısıtlı olduğu için almamız gereken enerjiyi bu zaman dilimine göre planlamamız gerekiyor. Bu noktada sahur, kesinlikle atlanmaması gereken tek öğün. Sahuru atlamak gün içinde kan şekeri dalgalanmalarına, halsizliğe ve kas kayıplarına neden olabilir. Sahurda protein, lif ve sağlıklı yağlar açısından zengin bir kahvaltı yapmak iyi bir tercih olacaktır. İftar ise metabolizma açısından günün en dikkat edilmesi gereken öğünü çünkü uzun süreli açlık sonrasında ani ve hızlı yemek yeme kan şekerinin yükselmesine; sindirim problemlerine, şişkinliklere ve bunlardan kaynaklı rahatsızlıklara sebep olabilir." İftarı 2 aşamada yapmak ve vücudu dinlendirmek sindirim sistemi için oldukça önemli İftarın iki aşamada yapılmasının sindirim problemlerinin de önüne geçebileceğini belirten Turan, "İftarı 2 aşamada yapmak önemli. Bir miktar su, zeytin ve hurmayla orucu açtıktan sonra çorba ve salatayla devam etmek iyi bir seçenek. Ardından 5-10 dakikalık bir ara vererek vücudumuzu dinlendirmek de sindirim sistemimize yardımcı olacaktır. İftar süresi boyunca sıvı alımına da özen gösterilmeli fakat iftara yoğun sıvı tüketimiyle başlamamak gerekiyor; bu şişkinliğe neden olabilir. Bunun yerine sıvıyı dengeli bir şekilde ve saatlere yayarak almak metabolik denge için önemlidir" dedi. Son olarak kronik rahatsızlığı olan bireylerin oruç tutmadan önce mutlaka doktorlarına danışması gerektiğini hatırlatan Turan, bazı rahatsızlıklar veya bazı ilaçların uzun süreli açlığa uygun olmayabileceğinin altını çizdi.

Ramazan sofralarında sağlıklı beslenme konuşuldu Haber

Ramazan sofralarında sağlıklı beslenme konuşuldu

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Ramazan ayı etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen söyleşide, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının hem fiziksel hem de zihinsel sağlık için kritik öneme sahip olduğu belirtildi. Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı'nın organize ettiği ‘Ramazan Sofralarında Sağlık ve Denge’ konulu söyleşide, iftar ve sahur vakitlerinde dikkat edilmesi gereken beslenme prensipleri değerlendirildi. Tayyare Kültür Merkezi'ndeki etkinlikte, uzun süren açlık sonrası dengeli ve bilinçli beslenmenin gerekliliği katılımcılara aktarıldı. Söyleşide konuşmacı olarak yer alan Uzman Diyetisyen Hatice Nur Ege, Ramazan ayında doğru öğün planlamasının önemine dikkat çekti. Ramazan ayında uzun süreli açlığın ardından hızlı ve yoğun yemek tüketiminin sindirim sistemini yorabileceğini ifade eden Ege, “İftarda kolay sindirilebilen başlangıçlar yapmak, çorba ve salata gibi hafif besinlerle mideyi hazırlamak oldukça önemlidir. Sahurda ise protein ve lif açısından zengin, uzun süre tok tutan gıdalar tercih edilmelidir. Yeterli su tüketimi de gün içindeki enerji seviyesini dengede tutmada önemli bir rol oynar. Hedefimiz hem ibadetlerimizi rahatça yerine getirmek hem de vücut sağlığımızı muhafaza etmektir” diye konuştu. Günlük yaşamda kolayca uygulanabilecek beslenme tavsiyelerinin paylaşıldığı program, soru-cevap bölümüyle tamamlandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.