SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Saldırı

Bursa Haberim - Saldırı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Saldırı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BM Güvenlik Konseyi İran'daki gelişmeleri ele aldı Haber

BM Güvenlik Konseyi İran'daki gelişmeleri ele aldı

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, İran’daki gelişmeleri ele almak üzere acil bir toplantı gerçekleştirdi. Bazı ülkeler İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurgularken, bazı ülkeler ise İran’ın misilleme saldırılarına tepki gösterdi. Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, Fransa, Bahreyn ve Kolombiya'nın talebiyle "Orta Doğu’daki durum" gündemiyle toplanarak İran’daki gelişmeleri ele aldı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, konseye hitaben yaptığı konuşmada, BM Sözleşmesi’nden alıntı yaparak, "Tüm üyeler, herhangi bir devletin toprak bütünlüğüne veya siyasi bağımsızlığına karşı güç tehdidinden veya kullanımından kaçınmalıdır" ifadelerini kullandı. Sahadaki durumun oldukça değişken olduğunu ve doğrulanamayan birçok gelişme yaşandığını aktaran Guterres, "Birkaç üst düzey yetkilinin öldüğü bildiriliyor ve İsrail kaynaklarına göre İran’ın dini lideri Ali Hamaney de bunlar arasında. Ancak bunu doğrulayacak durumda değilim" diye konuştu. İran genelinde Tahran, İsfahan, Kum, Şahriar ve Tebriz dahil olmak üzere yaklaşık 20 şehrin saldırıya uğradığını hatırlatan Guterrez, İran medyasının saldırılarda çok sayıda kişinin öldüğünü duyurduğunu ifade etti. "Bu bölgenin barışa ihtiyacı var" Fransa’nın BM Daimi Temsilcisi Jérôme Bonnafont ise, Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Makron’un konseyin toplanmasını istediğini belirterek, "Bu bölgenin barışa ihtiyacı var. İran'ın uluslararası yükümlülüklerine saygı göstermesi gerekiyor" dedi. Gerilimin azaltılması çağrısında bulunan Bonnafont, "Uluslararası hukuka saygı, bölgede ve dünyada uzun vadeli güvenlik için bir koşuldur" değerlendirmesinde bulundu. İran'ın çeşitli ülkelere yönelik misilleme saldırılarını şiddetle kınayan Bonnafont, Fransa'nın talep halinde bu ülkeleri korumak için gerekli adımları atmaya hazır olduğunu ifade etti. Bahreyn’den İran’ın misilleme saldırılarına kınama Bahreyn’in BM Daimi Temsilcisi Jamal Fares Alrowaiei ise, ülkesinin İran’ın yaptığı gibi "haklı gerekçesi olmayan pervasız saldırılara" hedef olacağını asla beklemediğini söyledi. İran'ın saldırılarını şiddetle kınayan Alrowaiei, bu saldırıları Bahreyn'in egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün ihlali olarak nitelendirdi. Saldırıların uluslararası hukuku ve BM Sözleşmesi’ni açıkça ihlal ettiğini belirten Alrowaiei, Bahreyn'in bu tür saldırganca eylemlere karşı kararlı bir duruş sergileyeceğini ve bunun tüm bölgenin kolektif güvenliğine yönelik bir saldırı olduğunu ifade etti. Rusya: "Diplomasiye ihanet edildi" Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vassily A. Nebenzia, oturumun "Orta Doğu’daki durum" gündemiyle düzenlenmesine tepki göstererek, ülkesi ve Çin’in toplantının "Uluslararası barış ve güvenliğe yönelik tehditler" başlığı altında yapılmasını talep ettiğini hatırlattı. Bu talebin İran’dan gelen ilgili bir mektupta da yer aldığını vurgulayan Nebenzia, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını "BM Sözleşmesi ve uluslararası hukuka aykırı olarak, egemen ve bağımsız bir BM üyesi devlete karşı temelsiz bir başka silahlı saldırı eylemi" olarak niteledi. Nebenzia, bu düşüncesiz adımın bölge genelinde gerginliğe yol açtığını vurgulayarak, bunun "diplomasiye ihanet" olduğunu söyledi. Çin: "Saldırılar şoke edici" Çin’in BM Daimi Temsilcisi Fu Cong ise, ABD ve İsrail’in İran’ı hedef alan saldırılarını "küstahça" olarak tanımlayarak, uluslararası ilişkilerde güç kullanma tehditlerini kınadı. "İran'ın ve bölgedeki diğer ülkelerin egemenliğine, güvenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı duyulmalıdır" diyen Cong, sivil kayıplardan duyduğu derin üzüntüyü dile getirerek tüm tarafları uluslararası hukuka riayet etmeye çağırdı. Güç kullanımının uluslararası anlaşmazlıkları çözmenin bir yolu olmadığını ve kimsenin çıkarına hizmet etmediğini vurgulayan Cong, "Anlaşmazlıkları çözmenin tek yolu diyalog ve müzakeredir. Çin, daha fazla gerilimi önlemek için askeri eylemlerin derhal durdurulmasını talep ediyor" dedi. Cong, ABD ve İran arasındaki diplomatik müzakerelerin ortasında ABD ve İsrail’in saldırı başlatmasını ise "şoke edici" olarak niteledi. "Güç hukukun yerini aldığında, uluslararası düzen zayıflar" Kolombiya'nın Birleşmiş Milletler Daimî Temsilcisi Zalabata Torres, çatışmalar nedeniyle yaşanan kayıplara dikkat çekerek, "İnsan hayatının korunması her zaman uluslararası kararların merkezinde olmalıdır" uyarısında bulundu. BM Sözleşmesi’nin bağlayıcılığına dikkat çeken Torres, buna aykırı her türlü askeri eylemi, kimden gelirse gelsin kınadıklarını söyledi. Hiçbir devletin tek taraflı olarak başka bir devlete saldırma hakkının olmadığını ifade eden Torres, "Güç hukukun yerini aldığında, uluslararası düzen zayıflar ve barbarlık onun yerini alır. Ve ilk kaybedenler siviller olur" değerlendirmesinde bulundu. Torres, İran'ın programının yalnızca barışçıl amaçlar için kullanılması gerektiğini de sözlerine ekledi. ABD, saldırılarının haklı olduğunu savundu ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz, ülkesinin İran’a yönelik saldırılarının tehditleri ortadan kaldırmak üzere, belirli stratejik hedeflere yönelik olduğunu iddia etti. "ABD’nin operasyonu, İran rejiminin dünyayı nükleer silahlarla tehdit etmesini önlemeyi amaçlıyor" diyen Waltz, İran’ın Orta Doğu’daki vekilleri aracılığıyla uzun süredir istikrarsızlığa yol açtığını savundu. Waltz, "Devam eden saldırganlık eylemleri görmezden gelinemez. Hiçbir sorumlu ulus sürekli saldırganlığı ve şiddeti göz ardı edemez" diye konuştu. İran’ın füze yeteneklerini sürekli olarak geliştirmesini ve diplomatik fırsatlara rağmen nükleer emellerinden vazgeçmeyi reddetmesini "ciddi ve artan bir tehlike" olarak niteleyen Waltz, konseyin daha önce İran'ın eylemlerinin uluslararası barış ve güvenliğe tehdit oluşturduğu yönündeki "dünyanın ortak görüşünü" temsil eden kararlar aldığını hatırlattı. Pakistan bölgesel güvenlik riski konusunda uyardı Pakistan’ın DM Daimi Temsilcisi Asim Ahmed, ABD ve İsrail’in saldırılarının tüm bölgenin güvenliğini riske atabileceğine dikkat çekti. Ahmed, aynı zamanda İran'ın Suudi Arabistan, Bahreyn, Ürdün, Kuveyt, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne yönelik saldırılarını kınadı. Pakistan'ın bu ülkelerle dayanışma içinde olduğunu vurgulayan Ahmed, İran’a yönelik saldırıların diplomatik çabaları baltaladığını ve diplomasiye olan güveni daha da zedelediğini ifade etti. "İran'ın asla nükleer silah geliştirmesine izin verilmemeli" İngiltere’nin BM Daimi Temsilci Yardımcısı James Kariuki, Orta Doğu’nun kırılgan bir dönemden geçtiğini belirterek, İran'a yönelik saldırılarda ülkesinin hiçbir rolünün olmadığını vurguladı. Buna rağmen, İran rejiminin doğası konusunda "hiçbir yanılsama içinde olmadıklarını" belirten Kariuki, "Bölgesel istikrar önceliğimiz olmaya devam ediyor" hatırlatmasında bulundu. İran’ın nükleer programına karşı olduklarını belirten Kariuki, "İran'ın asla nükleer silah geliştirmesine izin verilmemeli" dedi. İngiltere’nin diplomasiden yana olduğunu aktaran Kariuki, "Bölge için güvenlik ve istikrarı sağlayacak en hızlı çözümü görmek istiyoruz" ifadelerini kullandı. Kariuki, İran'ı daha fazla saldırıdan ve "korkunç" davranışlarından vazgeçmeye ve diplomasiye geri dönmeye çağırdı. İran: "Saldırı gerekçeleri hukuken, ahlaken ve siyasi olarak temelsiz" İran’ın BM Daimi Temsilcisi Amir Saeid Iravani ise ABD ve İsrail’in ülkesine karşı temelsiz ve planlı saldırılar başlattığını hatırlatarak, "Bu sadece bir saldırı eylemi değil; bir savaş suçu ve insanlığa karşı bir suçtur" ifadelerini kullandı. Sivil kayıpların olduğuna dikkat çeken Iravani, ABD’nin bu saldırıyı haklı çıkarmak için gerçekleri çarpıttığının altını çizdi. İran’a yönelik saldırıların "hukuki dayanaktan yoksun" olduğunu belirten Iravani, "Önleyici saldırı söylemleri, yakın tehdit iddiaları veya diğer temelsiz siyasi iddialar, hukuken, ahlaken ve siyasi olarak temelsizdir" dedi. Iravani, Fransa, İngiltere ve diğer Batılı ülkelerin temsilcilerinin İran'ın barışçıl nükleer programı konusundaki iddialarını da kesin bir dille reddetti. Ülkesine yönelik saldırıların BM Sözleşmesi ve uluslararası hukuka karşı açılmış bir savaş olduğunu söyleyen Iravani, İran’ın meşru müdafaa hakkının bulunduğunu hatırlattı. Iravani, ülkesinin komşularının egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı duymaya devam edeceğini ifade etti. İsrail: "Varoluşsal bir tehdidi durdurmak için harekete geçtik" İsrail’in BM Daimi Temsilcisi Danny Danon, İran'daki İslam rejiminin 47 yıldır "İsrail'e ölüm, Amerika'ya ölüm" politikası güttüğünü belirterek, "Bu, radikal bir grubun öfkesi değil, devlet tarafından onaylanmış bir nefrettir" dedi. İran’ın nükleer ve füze programını sürdürdüğünü söyleyen Danon, "Bugün, ABD ile birlikte İsrail geri döndürülemez hale gelmeden önce varoluşsal bir tehdidi durdurmak için harekete geçti" diye konuştu. İran’la diplomatik çözüm çabalarının sonuçsuz kaldığını savunan Dannon, Tahran’ın uranyum zenginleştirmeyi durdurmaya ve tam denetime yanaşmadığını iddia etti. Dannon, bu gerçeklerin İsrail açısından "kabul edilemez" olduğunu söyledi.

İran Dışişleri’nden İsrail ve ABD’ye: "Bu saldırıya karşılık vermek, İran’ın meşru hakkıdır" Haber

İran Dışişleri’nden İsrail ve ABD’ye: "Bu saldırıya karşılık vermek, İran’ın meşru hakkıdır"

İran Dışişleri Bakanlığı, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını “Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın açık ihlali” olarak nitelendirerek, “Bu saldırıya karşılık vermek, BM Şartı’nın 51’inci maddesi kapsamında İran’ın meşru hakkıdır. İran Silahlı Kuvvetleri saldırılara tüm imkanlarıyla karşılık verecektir” ifadelerini kullandı. İran Dışişleri Bakanlığı, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, “İran, bir kez daha ABD ve Siyonist rejimin suç niteliğindeki askeri saldırısına maruz kalmıştır. Siyonist rejim bu sabah, İran’ın toprak bütünlüğü ve ulusal egemenliğini açıkça ihlal ederek ülkenin çeşitli kentlerindeki bazı savunma tesisleri, askeri merkezler ve sivil hedefleri vurmuştur” ifadeleri kullanıldı. Açıklamada, “ABD ve Siyonist rejimin İran’a yönelik bu askeri saldırısı, yeni bir gerilimi önlemek ve uluslararası düzeni korumak amacıyla dolaylı müzakerelerin sürdüğü bir dönemde gerçekleşmiştir. İran milleti, güvenlik ve istikrarın sağlanması için ciddi müzakerelere girmiş ve diyalog yolunu açık tutmuştur. Ancak tehdit ve baskı karşısında asla boyun eğmemiştir. Nasıl ki müzakereye hazır olduysak savunmaya da hazırız ve her zaman hazır olacağız. İran İslam Cumhuriyeti’nin silahlı kuvvetleri saldırganlara güçlü ve kararlı bir şekilde karşılık verecektir” denildi. Söz konusu saldırıların Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın ihlali olduğu ve İran’a karşı gerçekleştirilmiş silahlı bir saldırı niteliği taşıdığı ifade edildi. Açıklamada, “Bu saldırıya karşılık vermek, BM Şartı’nın 51’inci maddesi kapsamında İran’ın meşru hakkıdır. İran Silahlı Kuvvetleri saldırılara tüm imkanlarıyla karşılık verecektir” ifadelerine yer verildi. BM Güvenlik Konseyi’ne çağrıda bulunulan açıklamada, “İran, ABD ve Siyonist rejimin İran’a yönelik açık askeri saldırısı nedeniyle uluslararası barış ve güvenliğin ihlal edildiğini belirterek BM Güvenlik Konseyi’ni derhal harekete geçmeye çağırmaktadır. İran ayrıca BM Genel Sekreteri ve Güvenlik Konseyi üyelerini görevlerini yerine getirmeye davet etmekte, başta bölge ve İslam ülkeleri olmak üzere tüm BM üyesi devletlerden bu saldırıyı açıkça kınamalarını ve saldırganlara karşı acil ve toplu adımlar atmalarını beklemektedir” denildi. Açıklamada, “İran Silahlı Kuvvetleri, bu süreçte ülkeyi savunma konusunda tereddüt etmeyecektir. Tarih, İran halkının saldırı ve baskı karşısında teslim olmadığını göstermektedir. Bu kez de milletin kararlılığının belirleyici olacağı ve saldırganların yaptıklarından dolayı pişman edilecektir” ifadeleri kullanıldı.

İran, İsrail'e misilleme saldırı başlattı Haber

İran, İsrail'e misilleme saldırı başlattı

İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından Tahran’da hava savunma sistemleri devreye girdi, başkentin batı ve merkezinden patlama sesleri duyuldu. İran Devrim Muhafızları Ordusu, İsrail'e karşı saldırıya başladıklarını açıklarken, İçişleri Bakanlığı kamu düzeni için tüm imkanların seferber edildiğini duyurdu. İran medyası, İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırının ardından başkent Tahran’da hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini bildirdi. Habere göre başkentin batısı ve merkezinden yeni patlama sesleri duyuldu. İran Devrim Muhafızları Ordusu’ndan yapılan açıklamada ise İran’a yönelik saldırılara karşılık olarak misilleme başlatıldığı bildirildi. Açıklamada, "Düşman tarafından İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik saldırısına karşılık olarak işgal altındaki topraklara yönelik geniş çaplı füze ve insansız hava aracı saldırılarının ilk dalgası başlatılmıştır" ifadelerine yer verildi. İçişleri Bakanlığı’ndan açıklama İran İçişleri Bakanlığı da ABD ve İsrail’in başkent Tahran ile bazı şehirlere yönelik saldırılarının ardından yazılı bir açıklama yayımladı. Saldırıların kınandığı belirtilen açıklamada, "Düşman, uluslararası hukuku hiçe sayarak ve diplomatik çabalar devam ederken ülkemize yeniden saldırmıştır. İçişleri Bakanlığı olarak kamu düzenini ve huzuru sağlamak, vatandaşlara kesintisiz hizmet sunmak için tüm imkanlarımızı seferber etmiş bulunuyoruz" ifadeleri kullanıldı. İçişleri Bakanı’nın ülke genelindeki valilere talimat gönderdiği, illerin mevcut durumuna ilişkin raporların ivedilikle iletilmesinin istendiği ve vatandaşların acil ihtiyaçlarının karşılanması için tüm kapasitenin devreye alınmasının talep edildiği kaydedildi. Ayrıca Ulusal Kriz Yönetim Merkezi’nin oluşturulduğu ve il kriz yönetim birimleri ile ilgili kurumlara gerekli talimatların iletildiği bildirildi. Vatandaşlara soğukkanlı olmaları çağrısında bulunularak, "Şehiriçi ile şehirlerarası seyahatlerinizi mevcut şartlara göre planlayın. Haberleri yalnızca resmi kaynaklardan, özellikle devlet televizyonundan takip edin ve asılsız haberlere itibar etmeyin" uyarısında bulunuldu.

İsrail ve ABD, İran'a saldırıyor: Netanyahu'dan ilk açıklama Haber

İsrail ve ABD, İran'a saldırıyor: Netanyahu'dan ilk açıklama

İsrail, ABD ile koordineli şekilde sabah saatlerinde İran'a geniş çaplı bir saldırı başlattı. ABD Başkanı Donald Trump, yayınladığı 8 dakikalık açıklama videosunda İran'da rejim değişikliği olasığına dair sinyaller verdi. İsrail, İran dinî lideri Hamaney'in konutunu ve Genelkurmay Başkanlığını hedef alırken İranlı yetkililer Hamaney'in 'güvenli bir bölgeye' sevk edildiğini belirtti. Saldırıya ilişkin İsrail Başbakanı Netanyahu, TSİ 11.30 sularında ilk açıklamasını yaptı. Netanyahu, ABD ile birlikte başlattıkları saldırının amacının, 'İran’daki terör rejiminin oluşturduğu varoluşsal tehdidi ortadan kaldırmak' olduğunu ifade etti. Trump'a teşekkür eden Netanyahu, "Ortak eylemimiz, cesur İran halkının kendi kaderini kendi ellerine alması için zemin hazırlayacaktır" dedi. "REJİMİ ORTADAN KALDIRMAK İÇİN OPERASYONA BAŞLADIK" Netanyahu'nun açıklaması şu şekilde: “Kardeşlerim, İsrail vatandaşları, kısa bir süre önce İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri, İran’daki terör rejiminin oluşturduğu varoluşsal tehdidi ortadan kaldırmak amacıyla bir operasyona başladı. Büyük dostumuz Başkan Donald Trump’a tarihi liderliği için şükranlarımı sunuyorum. 47 yıldır Ayetullah rejimi ‘İsrail’e ölüm’, ‘Amerika’ya ölüm’ diye haykırıyor. Kanımızı döktü, birçok Amerikalıyı öldürdü ve kendi halkını katletti. Bu katil terör rejiminin, tüm insanlığı tehdit etmesine yol açacak nükleer silahlara sahip olmasına müsaade edilemez. Ortak eylemimiz, cesur İran halkının kendi kaderini kendi ellerine alması için gerekli şartları oluşturacaktır. 'BARIŞÇIL BİR İRAN KURMA ZAMANI GELDİ' İran halkının tüm kesimleri – Farslar, Kürtler, Azeriler, Beluçlar ve Ahvazlılar – için artık baskının boyunduruğunu atma ve özgür, barışçıl bir İran inşa etme zamanı gelmiştir. Sizlere, İsrail vatandaşlarına, İç Cephe Komutanlığı’nın talimatlarına uymanızı tavsiye ediyorum. Önümüzdeki günlerde ‘Aslanın Kükreyişi’ Operasyonu kapsamında hepimizden dayanıklılık ve metanet bekleniyor. Birlikte ayakta duracağız, birlikte mücadele edeceğiz ve birlikte İsrail’in ebediyetini güvence altına alacağız.” dedi. Kaynak: Birgün

Yalova’da baba ve 14 aylık kızına saldıran zanlının iddianamesi hazırlandı! Haber

Yalova’da baba ve 14 aylık kızına saldıran zanlının iddianamesi hazırlandı!

Yalova’nın Çınarcık ilçesinde aralarında husumet bulunan baba ve kızına scooter ile saldıran zanlıyla ilgili hazırlanan iddianamede, şüphelinin 9 yıldan 36 yıla kadar hapsi istendi. Çınarcık’a bağlı Esenköy beldesinde bir sene önce aldıkları eve taşınan 4 çocuklu Baca ailesi ile aynı binada oturan E. ailesi arasında çocuk gürültüsü, park, kaçak bina yapıları nedeniyle çok sayıda tartışma yaşandı. Son olarak 20 Şubat 2026 tarihinde yaşanan olayda Muhammed Baca (34), kucağında 14 aylık kızı İkra varken Şener E.’nin çocuk scooterı ile saldırısına uğradı. Saldırıda babanın burnu kırılırken, kucağındaki 14 aylık çocuğu İkra’nın ise kafatası çatladı. Yaralılar Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Olay sonrası gözaltına alınan Şener E. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Daha önce uzaklaştırma kararı verilen diğer şüpheli Servet E. ise serbest kaldı. Minik İkra, 3 günlük tedavinin ardından taburcu edildi. Olay sonrası gözaltına alınan şüpheli Şener E., “silahla kemik kırığı oluşturacak şekilde kasten yaralama” suçundan tutuklandı. İddianame hızlıca hazırlandı Olayla ilgili Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. İddianamede Muhammet Baca’nın ağlamaya başlayan kızı mağdur İkra’yı kucağına aldığı, sokak üzerinde tartışmanın büyümesi üzerine bağrışma seslerini duyan şüpheli Şener E.’nin sokağın başından olay yerine koşar vaziyette geldiği ve akabinde apartman girişinde bulunan çocuk scooter aletini eline alarak kucağında mağdur İkra olmasına rağmen Muhammet’in ilk önce omzuna daha sonra da yüzüne vurduğu belirtildi. Şüphelinin vurduğu ilk darbenin mağdur İkra’nın başına da isabet ettiği, bu darbeler neticesinde yaşamını tehlikeye sokacak ve kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi ağır olacak şekilde yaralandıklarının alınan Adli Tıp raporundan anlaşıldığı kaydedildi. İddianamede şüphelinin alınan savunmasında olay günü tartışmaya dahil olduğunu ve anlık sinirle eline geçirdiği scooter aletini Muhammet’e doğru savurduğunu, Muhammet’in kucağında çocuk olduğunu fark etmediğini söyleyerek suçlamaları ikrar ettiği belirtildi. Scooter, silah olarak değerlendirildi Şüphelinin, daha önceden aralarında husumet bulunması sebebiyle müşteki ile olay günü ağabeyinin tartıştığını duyması üzerine olay yerine geldiği iddianamede anlatıldı. Sanığın olay yerinde kadınların ve çocukların olduğunu da gördüğü, bunun karşısında şüphelinin yaralamaya elverişli ve silahtan sayılabilecek scooter ile kucağında mağdur İkra bulunan müştekiye 2 kez vurduğu, şüphelinin ilk vurduğunda müşteki Muhammet’in sırtı dönük olduğundan omzuna isabet ettiği, müştekinin yüzünü dönmesi akabinde bu sefer de yüzüne vurduğu, şüphelinin bu aşamada müştekinin kucağında çocuk olduğunu görememesinin hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceğine vurgu yapıldı. İddianamede Şener E. hakkında babaya yönelik saldırı nedeniyle 3 yıldan 9 yıla kadar, 14 aylık bebeğe saldırı için ise 9 yıldan 27 yıla kadar hapis istendi. Öte yandan, olay öncesi babanın kızını evine bıraktığı anların güvenlik kamerası görüntüleri de ortaya çıktı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.