SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türkiye

Bursa Haberim - Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "üzüntü ve endişe duyuyoruz" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "üzüntü ve endişe duyuyoruz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Komşumuz İran’a yönelik Netanyahu’nun kışkırtmaları ile başlayan Amerika-İsrail saldırılarından derin üzüntü ve endişe duyuyoruz. İran’ın egemenliğini açıkça ihlal etme yanında dost ve kardeş İran halkının huzuruna kast eden saldırıları esefle karşılıyoruz. Aynı şekilde her ne sebeple olursa olsun körfezdeki kardeş ülkelerimize yönelik İran’ın füze ve dron saldırılarını kabul edilemez buluyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde AK Parti İl Teşkilatı İftar Programı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan programda yaptığı konuşmada, "Ramazan, hepinizin çok iyi bildiği gibi yardımlaşmanın, dayanışmanın ve hoşgörünün zirveye ulaştığı bir aydır. Belediyelerimiz, hayırseverlerimiz, sivil toplum örgütlerimiz bilhassa bu mübarek günlerde her zamankinden daha yoğun olarak yardımlaşma ve dayanışma faaliyetlerine ağırlık veriyor. AK Parti olarak biz de en tepeden mahalle temsilcimize kadar sahur ve iftar programlarında milletimizle beraber oluyoruz. Kimseyi ayırmadan, genç yaşlı demeden insanımızın derdiyle dertleniyor, muhabbetimizi güçlendiriyor, birlik ve beraberliğimizi perçinliyoruz. İstanbul teşkilatımızın da tam kadro sahada olduğunu, Ramazan-ı Şerif’i hakkını vererek idrak etme çabasında olduğunu memnuniyetle müşahede ediyorum. Teşkilatımızı yaptıkları güzel çalışmalardan, örnek faaliyetlerinden ötürü burada tebrik ediyor, her bir kardeşime teşekkür ediyorum" dedi. "Gazze başta olmak üzere Ramazan’ı buruk bir kalple karşılayan tüm kardeşlerimize dayanışma mesajlarımı gönderiyorum" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ramazan ayında 86 milyon vatandaşımızla kucaklaşırken, gönül ve kültür coğrafyamızdaki kardeşlerimizi de elbette unutmuyoruz. Ne yazık ki bir taraftan Pakistan, Afganistan bir taraftan işte son günlerdeki İran, Körfez arasındaki savaşlar unutulur gibi değil. Türkiye Diyanet Vakfımız, TİKA’mız, Kızılay’ımız, ülkemizin yüz akı olan insani yardım kuruluşlarımız tam bir seferberlik ruhuyla ihtiyaç sahiplerinin kapısını çalıyor, ülkemizin yardım elini mazlum ve mağdurlara ulaştırıyor. Gazze’de, Sudan’da, Somali’de, Arakan’da ve daha pek çok yerde milletimizin katkılarıyla kurulan iftar sofralarında hamdolsun Türkiye için dualar ediliyor. Gazze başta olmak üzere gönül coğrafyamızın farklı köşelerinde Ramazan’ı buruk bir kalple karşılayan tüm kardeşlerimize milletim adına dayanışma mesajlarımı gönderiyorum. Çekilen bunca acının, yaşanan bunca zorluğun verilen bu kahramanca mücadelenin er ya da geç kalıcı zaferle taçlanacağına yürekten inanıyorum. Milletimizin her bir ferdinden, paylaşma ve dayanışma ayı olan Ramazan-ı Şerif’te mazlum ve mağdur kardeşlerini hem dualarında hem de yardım çalışmalarında unutmamalarını özellikle rica ediyorum" ifadeleri kullandı. "Netanyahu’nun kışkırtmaları ile başlayan Amerika-İsrail saldırılarından üzüntü ve endişe duyuyoruz" "Türkiye olarak bu mübarek günlerde bölgemizde ve İslam dünyasında huzur barış ve istikrar ortamının hakim olması çalışırken, komşumuz İran’a yönelik Netanyahu’nun kışkırtmaları ile başlayan Amerika-İsrail saldırılarından derin üzüntü ve endişe duyuyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Uzun bir süredir anlaşmazlıkların diyalog yolu ile çözülmesi için çok ciddi emek verdik. Özellikle bu süre içerisinde sayın Trump ve sayın Pezeşkiyan’la telefonda görüşmeler yaptım. Bölgemizdeki başka ülkeler de aynı şekilde ellerinden geleni yaptı. Hem taraflar arasındaki güven bunalımı aşılamadı hem de İsrail’in süreci zehirleme çabaları devam ettiği için istenen netice alınamadı. İran’ın egemenliğini açıkça ihlal etme yanında dost ve kardeş İran halkının huzuruna kast eden sabahki saldırıları esefle karşılıyoruz. Aynı şekilde her ne sebeple olursa olsun körfezdeki kardeş ülkelerimize yönelik İran’ın füze ve dron saldırılarını da kabul edilemez buluyoruz. Diplomasiye alan açılmazsa bölgemiz bir ateş çemberine sürüklenme riski ile karşı karşıyadır. Buna izin verilmemelidir. Savaşın daha da büyümemesi, bölgemizin daha büyük acılar yaşamaması için başta İslam dünyası olmak üzere tüm aktörlerin acilen harekete geçmesi gerekiyor. Biz Türkiye olarak ilk günden beri olduğu gibi sorunların suhulet ile çözülmesi noktasında üzerimize ne düşüyorsa yapıyoruz ve yapacağız. Tüm ilgili arkadaşlarımız muhatapları ile yoğun temas halindeler. Hudut güvenliğimiz ve hava sahamız açısından zaten bir sorunumuz yok. Ülkemizin ve milletimizin güvenliğini önceleyen bir politika ile inşallah bu hassas süreci başarıyla yöneteceğiz. Eş zamanlı olarak önce ateşkesin tesisi ardından müzakere masasına dönülmesi için diplomatik çabalarımızı hızlandıracağız. Devlet ve millet olarak bölgedeki tüm kardeş halkların yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

MHP Lideri Bahçeli: "ABD’nin İran’a beklenen saldırısı terör devleti İsrail tarafından yapıldı" Haber

MHP Lideri Bahçeli: "ABD’nin İran’a beklenen saldırısı terör devleti İsrail tarafından yapıldı"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Pakistan ile Afganistan arasındaki savaştan sonra ABD’nin İran’a beklenen saldırısı maşa devlet, haydut devlet, barbar devlet, terör devleti İsrail tarafından yapıldı" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Programda konuşan Bahçeli, "Ülkü Ocakları, Türklük gurur ve şuurunun, İslam ahlak ve faziletinin eylem ve fikir membaı; Kızılelma ülküsüyle İ’la-yı Kelimetullah ruhunun erdem ve fazilet mektebidir. Bu mektep, ahlak ve edebin refakatinde, aklın ve gönlün refikliğinde kemale ermenin hevesinde olan serdengeçti yüreklerin, yani Ülkücü Türk gençliğinin hiç sönmeyecek meşalesidir" diye konuştu. "Bizim arifimiz de alimimiz de gıpta edilecek çokluktadır" Bahçeli, "Medeniyet ve millet mazimizin adeta toprak altına itilen cevherleri dikkatle tefrik ve tefsir edilip gün yüzüne çıkarıldığı takdirde görülür ki, bizim arifimiz de alimimiz de gıpta edilecek çokluktadır. 16’ıncı yüzyılda Batı toplumsal, siyasal, dini ve ideolojik çatışmaların göbeğinde bocalarken; Süleymaniye Külliyesi’nde kurulan tıp medresesinde matematik okutuluyor, insan fizyolojisiyle ilmin incelikleri öğretiliyordu. Kopernik’in, Batlamyus sistemiyle birlikte, o sisteme muvafık bir şekilde yerleşen Hıristiyan kainat görüşünü yıktığı anlatılır. Kepler’in gezegenlerin hareketleriyle ilgili kanunları bulduğu açıklanır. Ayrıca Galile’nin mutlak zamanın ölçülmesi ve düşmeye ait tecrübeleriyle Aristo fiziğini boşa düşürdüğünden bahsedilir. Batı’nın konuşup tartıştığı bütün konu başlıklarıyla ilgili çalışmaları hem usul hem de esas boyutundan asırlar evvel Türk-İslam filozofları basiret ve bilgelikle gerçekleştirmişlerdi" dedi. "Basiret; seçilmesi gereken şey ile sakınılması gereken şeyi belirler" Basiret kavramının seçilmesi gereken şey ile sakınılması gereken şeyi belirlediğini vurgulayan Bahçeli, "Basiret; seçilmesi gereken şey ile sakınılması gereken şeyi belirler. Cesaret olmadan basiretin açılacağı yer korkaklığın uçurumudur. Basiret olmadan cesaretin varacağı yer ise çılgınlığın ucudur. Bir fikir insanı, bir dava neferi, ilim ve hidayet yolcusu bir şahsın basiretle ve cesaretle eşzamanlı kuşanması elbet mecburidir. Günümüzde, bundan mahrum kimi sözde aydınlar, merhum Cemil Meriç’in işaret ve ifade ettiği üzere, Batılı dostları alınmasınlar diye hazinelerini gizlemeye çalıştılar. Sonra bu hazinelerini unuttular. Müteakiben düşman putlarını takdis ettiler, hayranlıkla benimsediler. Ne olduysa ondan sonra oldu, velhasıl devin papağan olmasına hizmet ettiler" şeklinde konuştu. "Doğru davranış doğru fikrin momentidir" Doğru davranışının doğru fikrin momenti olduğunu ifade eden Bahçeli, "Halbuki dava irfanımızı yeniden fethettiğimizde, bugünümüzü düne bağlayacak köprüler inşa ettiğimizde göz kamaştıran fikir ve düşünce sıçramalarını, muazzam buluş ve eserleri görmemiz kaçınılmazdır. Yine Cemil Meriç’in dediği gibi, fikir adamı için namus abeste direniş değil, hakikate teslimiyettir. Bu teslimiyet asil ve soylu bir teslimiyettir. Aklın zirvesi hakikat, adaletin zirvesi hakkaniyettir. Bu zirvelere tırmanmak, bu zirvelerde dünyayı Türkçe okumak sizlerin en temel ülküsü olmalıdır. Mananın yerine geçen elfazı bir yana bırakarak, içi boş sloganları bir kenara koyarak şunu unutmayınız ki, ülkücünün ülküsünde erimesi yüksek hedeflere kilitlenmesiyle mümkündür. Doğru davranış doğru fikrin momentidir" ifadelerini kullandı. "Eşyanın tabiatı kurumların özüdür" "Bu iki doğru üzerinde düz bir çizgiyle hayat planını yapanlar; insanı baskı altında tutan her neviden boyunduruğa karşı çıkmaktan, peşin yargıların maskesini yırtmaktan asla çekinmeyeceklerdir" diyen Bahçeli, "Neyin doğru, neyin yanlış; neyin değerli, neyin değersiz olduğunu bilmeyen bir insanın doğru davranışta bulunması, doğru bir fikrin etrafında buluşması eşyanın tabiatına aykırıdır. Peki bu eşyanın tabiatı nedir? Bundan ne anlaşılmalıdır? Eşyanın tabiatı, insanın toplum, çevre ve doğayla olan ilişkileri içinde oluşmaktadır. Değer-olgu; ideal-realite birliği eşyanın tabiatını teşkil etmektedir. Hukuk, eşyanın tabiatından kaynaklanan zorunlu ilişkilerdir. Kısaca diyebiliriz ki, eşyanın tabiatı kurumların özüdür" dedi. "Güçsüz adalet aciz, adaletsiz güç zulümdür" MHP Lideri Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Dünyaya bakınız, beşeriyetin hal-i pürmelalini ve sıcak gelişmeleri yorumlayınız; eşyanın tabiatına mugayir ne varsa tedavülde olduğunu fark edeceksiniz. Bununla mündemiç cevabını aramak zorunda olduğumuz sorular da şunlardır: Adalet nerededir? Akıl nereye gitmiştir? Ahlaka ne olmuştur? ‘Eğer adalet yoksa’ diyor Kant, insanların yeryüzünde yaşıyor olmasının bir değeri kalmayacaktır. Gündüz vakti elimizde fener alarak adalet mi arayalım? Ahlakın ilke ve esaslarını mı soruşturalım? Güçsüz adalet aciz, adaletsiz güç zulümdür. Adalet ile gücü eklemlemek ise fikir, düşünce ve siyaset insanlarının hedefi olmalıdır. Bugünkü çağımızın en mühim açığı insani değer ve mirastaki hüsran verici zayıflık ve zedelenmedir. Bu nedenle çağa ve zamana müdahil olacak dirayet, cesaret ve hamiyete malik olmak lazımdır.'' "ABD’nin İran’a beklenen saldırısı terör devleti İsrail tarafından yapıldı" "Dünyanın karmakarışık siyasi ve jeopolitik ortamında bizi biz yapan, bizi tarihin ve kültürün derin köklerine bağlayan değerler mecmuuna sıkı sıkıya bağlanmaktan başka seçenek yoktur" ifadelerini kullanan Bahçeli, "Etrafımızda kuşlar uçması gerekirken füzeler uçuyor. İnsanlık bir savaştan diğerine, bir çatışmadan bir başkasına sürükleniyor. Felaket senaryoları kuvveden fiile yavaş yavaş çıkıyor. Soykırım derseniz, en korkuncu yaşanıyor. Gözyaşları derseniz, kanla karışık oluk oluk akıyor. Ölüm sırasını bekleyen çocuklar merhamet ve vicdanları kavuruyor. Sabaha çıkar mıyım diye düşünen mağdur ve savunmasız insanlar hepimizin ciğerini dağlıyor. Pakistan ile Afganistan arasındaki savaştan sonra ABD’nin İran’a beklenen saldırısı maşa devlet, haydut devlet, barbar devlet, terör devleti İsrail tarafından yapıldı.'' "Askeri operasyonların haksız olduğunu değerlendiriyorum" ABD-İsrail ortak yapımı saldırılara yönelik İran’ın misillemesinin farklı ülkelerdeki ABD üslerini hedef aldığını belirten Bahçeli, "Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi, Kuveyt, Bahreyn ve kısmen de Katar ateşin içinde kaldı. İran’la yürütülen müzakerelerin sonucu beklenmeden ABD-İsrail eşgüdümünde icra edilen askeri operasyonların haksız, hukuksuz ve yaygın tehditlere açık olduğunu değerlendiriyorum. Ortalık kan revan içindedir. Zincirleme savaşlar derhal durmalı, aklı selim öne çıkmalıdır. Barış varken savaşmak bölgesel ve küresel sistemi dinamitlemek demektir" diye konuştu. "Savaş değil barış hakim olmalıdır" Coğrafyada savaşın değil barışın hakim olması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, "Uyarıyorum; Tahran’ın, İsfahan’ın, Kum’un ve Kerec’in vurulması; sonuç olarak cevabi mahiyette karşılıkların verilmesi küresel bir savaşa doğru hızla dönüşebilecektir. Savaş değil barış hakim olmalıdır. Mübarek Ramazan ayında İslam beldelerinin karanlığa gömülmesi kabul edilemez bir durumdur. Merhameti kalmamış, empati duymayan, kendi çıkarlarına odaklanmış, masumları hedefine almış, öldürmeyi, yakmayı, yıkmayı, kırmayı olağan hale getirmiş sözde gelişmiş ülkeler ve bunların taşeronları inanıyorum ki iki cihanda da hesap vereceklerdir. İsrail Savunma Bakanı’nın, ‘önleyici saldırı’ başlattıklarını iddia etmesi, ABD Başkanı’nın ‘İran’a yönelik büyük bir operasyon başlattık’ açıklaması aynı aklın ürünü, aynı amacın üretimidir" dedi. "Türkiye’mizin barışçıl çağrıları milli güvenliğimizin muhafazası için her tedbirin alınmasıdır" Bahçeli, "Burada esas olarak Türkiye’mizin sağduyu ve soğukkanlı hareket ederek barışçıl çağrıları ısrarla taraflarla paylaşması, milli güvenliğimizin muhafazası için her tedbirin alınmasıdır. Ramazan ayının mehabet ve muhabbetini tahrip edenler insanlıktan nasibini almayan kirli odaklardır. Sizler sabırla, akılla, imanla, vatan ve millet sevgisinin coşkusuyla duruşunuzu koruyacaksınız. Üzerinde dumanların tüttüğü dünyada Türk milletinin ve Türkiye’mizin ümit şadırvanı olmayı sürdüreceksiniz" ifadelerini kullandı.

Havalimanları raylarla birleşiyor! Haber

Havalimanları raylarla birleşiyor!

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kuzey Çevre Demiryolu Projesi’nin ihale sürecinin tamamlanmasının ardından bu yıl içinde yer teslimi yapılarak, çalışmalara başlanmasının hedeflendiğini belirterek, "Hat sayesinde Marmaray üzerindeki yük ve yolcu taşımacılığı rahatlayacak, İstanbul Havalimanı ile Sabiha Gökçen Havalimanı ilk kez doğrudan demiryolu ile birbirine bağlanacak" dedi. Bakan Uraloğlu, Gebze-Sabiha Gökçen Havalimanı-Yavuz Sultan Selim Köprüsü-İstanbul Havalimanı-Çatalca güzergahını kapsayan Kuzey Çevre Demiryolu Projesi kapsamında yapım ve danışmanlık hizmetlerine yönelik ihale ilanının 27 Şubat tarihli Resmi Gazete’de yayımlandığını bildirdi. Uraloğlu, proje kapsamında Dünya Bankası, Asya Altyapı Yatırım Bankası, Asya Kalkınma Bankası, İslam Kalkınma Bankası, OPEC Uluslararası Kalkınma Fonu ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ile ön mutabakata varıldığını belirtti. "6 uluslararası finans kuruluşu ile ön mutabakata vardık" Uluslararası finans kuruluşlarının projeye gösterdiği yoğun ilginin Türkiye’nin demiryolu vizyonuna duyulan güvenin en açık göstergesi olduğunu vurgulayan Uraloğlu, "6 uluslararası finans kuruluşu ile ön mutabakata vardık. Bu kapsamda kuruluşlar, projemize toplam 6,75 milyar dolar finansman sağlayacak. Böylece Gebze-Sabiha Gökçen Havalimanı-Yavuz Sultan Selim Köprüsü-İstanbul Havalimanı-Çatalca güzergahını kapsayan Kuzey Çevre Demiryolu Projesi, Türkiye’nin en büyük dış finansmanlı demiryolu projesi olacak" dedi. Uraloğlu, ihale sürecinin tamamlanmasının ardından bu yıl içinde yer tesliminin yapılarak, çalışmalara başlanmasının hedeflendiğini kaydetti. "İstanbul Havalimanı ile Sabiha Gökçen Havalimanı ilk kez doğrudan demiryolu ile birbirine bağlanacak" Projenin güzergahı hakkında bilgi veren Uraloğlu, "Proje Marmaray hattının Çayırova kesiminden başlayacak, Sabiha Gökçen Havalimanı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve İstanbul Havalimanı üzerinden Çatalca’ya bağlanacak. Hat Çatalca’da şu an yapım çalışmalarına hızla devam ettiğimiz Halkalı-Çerkezköy Hızlı Tren hattına entegre olacak. Bu hat sayesinde Marmaray üzerindeki yük ve yolcu taşımacılığı rahatlayacak, İstanbul Havalimanı ile Sabiha Gökçen Havalimanı ilk kez doğrudan demiryolu ile birbirine bağlanacak" diye konuştu. 125 kilometrelik stratejik hat inşa edilecek Bakan Uraloğlu, hattın toplam 125 kilometre uzunluğunda olacağını belirterek, "Proje kapsamında toplam uzunluğu 59,1 kilometre olan 44 tünel ve 22,4 kilometre uzunluğunda 42 köprü inşa edilecek" şeklinde konuştu. "Lojistikte yeni bir dönem başlayacak" Uraloğlu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden geçecek demiryolu hattının Türkiye’nin Asya ile Avrupa arasındaki demiryolu taşımacılığında kapasitesini önemli ölçüde artıracağını belirterek, "Lojistikte yeni bir dönem başlayacak. Hattın tamamlanmasıyla yılda 33 milyon yolcu ve 30 milyon ton yük taşınacağını öngörüyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Dava Arkadaşım Gençlerdir" Haber

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Dava Arkadaşım Gençlerdir"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iftarda bir araya geldiği sporcu ve gençlere hitap ederek, "Eski Türkiye’nin imtiyazlılarının, çatışma ve gerilimden beslenenlerin aranıza nifak sokmasına lütfen müsaade etmeyin. Siyasette tek sermayesi felaket tellallığı olan kifayetsizlerin hayallerinizle aranıza girmesine lütfen izin vermeyin" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, KYK öğrencileri, sporcular ve gençlerle iftar programında bir araya geldi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleşen iftar programında konuşan Erdoğan, siyasi kariyeri boyunca her zaman gençlerle çalıştığını ve bundan da gurur duyduğunu söyledi. Gençlere Türkiye’ye sahip çıkmalarını da öğütleyen Erdoğan, Türkiye’nin onların omuzunda yükseleceğini söyledi. "Ramazan’ın zengin, manevi atmosferi bu yıl maşallah bir başka yaşanıyor" Ramazan ayının tüm Müslüman ve tüm insanlık için hayırlar getirmesini, barışa huzura vesile olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ecdadımızın bir şefkat ve adalet medeniyeti inşa ettiği bu topraklarda Ramazan’ın zengin, manevi atmosferi bu yıl maşallah bir başka yaşanıyor. İnsanlarımız arasındaki mesafeler daralıyor. Halkımız birbiriyle daha fazla kaynaşıyor, kucaklaşıyor. Yaralar el birliğiyle sarılırken ihtiyaç sahiplerine daha fazla el uzatılıyor. Bu çalışmaların birçoğunda hamdolsun gençlerimiz öncü rol oynuyor. Yoksulun ihtiyaç sahibinin kimsesizin daha çok hatırlandığı bu mübarek günleri, gençlerimizin çok farklı şekilde ruhuna ve manasına uygun şekilde idrak ettiklerini görmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Sizlerin nezdinde tüm gençlerimizi tebrik ediyor. Allah kendilerinden razı olsun diyorum" ifadelerini kullandı. "Gençlerle dava ve mücadele arkadaşlığı yapmaya önem verdim, değer verdim" Siyasi hayatı boyunca daima gençlerle yol yürüdüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gençlerle dava ve mücadele arkadaşlığı yapmaya önem verdim, değer verdim. Açıkçası bir siyasetçi olarak bundan onur duydum. Siz gençlerimizin coşkusu, enerjisi, dinamizmi ve samimi desteği siyasi mücadelemizin her döneminde en büyük motivasyon kaynağımız oldu. Tüm imkansızlıklara rağmen kazandığımız İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde yanımızda en çok gençler vardı. Okuduğumuz bir şiirden dolayı Pınarhisar Cezaevine girerken bizi yolcu eden insan selinin arasında en çok gençler vardı. 14 Ağustos 2001’de milletin umudu olarak AK Partimizi kurduğumuzda yanımızda en fazla gençler vardı. 3 Kasım 2002’den itibaren sadece seçimlerde değil girdiğimiz her zorlu mücadelede de yanımızda hep gençler vardı. Sizlerle nice engelleri birlikte açtık. Nice badireleri birlikte atlattık. Nice saldırıları birlikte püskürttük. Nice hayali birlikte gerçeğe dönüştürdük. Ekonomiden, ticarete, turizmden, spora, eğitimden, hak ve özgürlüklere, Türkiye’ye tarihinin en büyük atılımlarını sizlerle birlikte yaşattık. Kalp kalbe verdik. Tek yürek, tek bilek olduk ve Türkiye’yi siz gençlerimizle birlikte işte bu günlere getirdik. Şahsım için bu anlamlı günde bize yol ve mücadele arkadaşlığı yapan tüm gençlere en kalbi şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. "Ülkemiz maziden aldığı ilham ve cesaretle istikbalini inşa ediyor" Türkiye’nin son yıllarda pek çok ülkenin gıptayla takip ettiği büyük atılımlar gerçekleştirdiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Savunma sanayinden turizme, eğitimden ticarete, sağlıktan teknolojiye hemen her alanda ülkemizde tarihi bir dönüşüm yaşanıyor. Ülkemiz maziden aldığı ilham ve cesaretle istikbalini inşa ediyor. Vatan savunmasında olduğu kadar Türkiye’nin kalkınmasında, ekonomik olarak ilerlemesinde daha müreffeh, daha itibarlı bir ülke olmasında siz gençlerimiz çok önemli paya sahip. İHA ve SİHA’lardan uzay çalışmalarına yapay zekadan büyük teknoloji girişimlerine ülkemizin elde ettiği her kazanımda bu topraklarda yetişen genç mühendislerin genç araştırmacıların girişimcilerin alıntıları var. Savunma sanayimizdeki 3 bin 500’ü aşkın firmada çalışan, emek veren, ter döken gençlerle mülaki oldukça inanın göğsüm kabarıyor. Aynı şekilde sporun farklı dallarında bayrağımızı gururla göndere çektiren, İstiklal Marşı’mızı tüm dünyada gururla dinleten bu ülkenin gençleri Teknofest gençliği azmini, inancını ve heyecanını kırmayı amaçlayan türlü kirli kampanyalara rağmen inşallah gürül gürül yatağında akıyor. Biz de enerji ve potansiyelinizi en üst seviyede kullanabilmeniz için daima siz gençlerin destekçisiyiz" açıklamasında bulundu. "Eğitim, siyaset, spor, sanayi, teknoloji dahil her alanda siz gençlerin yanında olmaya, sizin önünüzü açmaya çalıştık ve çalışıyoruz" İktidara geldikleri ilk andan itibaren gençlere yatırım yapmaya başladıklarını belirten ve bu yatırımlardan bazılarından bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gençlik merkezlerimizi bu amaçla ülkemiz geneline yaygınlaştırdık. Göreve geldiğimizde gençlik merkezlerimizin sayısı 9’du. Bugün bu sayı 570’e ulaştı. Yüksek Öğretimde 132 yeni üniversite açarak toplam üniversite sayımızı 208’e çıkardık. Yüksek Öğrenim yurtlarımızın sayısını 190’dan aldık 875’e yükselttik. Bir milyon yatak kapasitesine sahip konforlu, güvenli ve modern yurtlarımızı öğrencilerimizin hizmetine sunduk. Genç arkadaşlarımızın siyasette ve ülkenin kaderine yön veren karar alma mekanizmalarında hak ettikleri şekilde temsil edilmesi için seçilme yaşını önce 30’dan 25’e ardından 18’e düşürdük. Ülkemizin spor altyapısına çok ciddi yatırımlar yaptık. 81 ilimizin tamamına modern stadyumlar, kapalı spor salonları, yüzme havuzları, atletizm pistleri inşa ettik. Toplam spor tesisi sayımız 1575’ten bugün 4 bin 562’ye yükseldi. Katıldığımız olimpiyatlarda elde ettiğimiz derecelerle tarihimizin en fazla madalya sayısına ulaştık. Kadın sporcuların katılımını özellikle teşvik ettik ve milli takımlardaki kadın sporcu oranını yüzde 45’in üzerine çıkardık. Yani eğitim, siyaset, spor, sanayi, teknoloji dahil her alanda siz gençlerin yanında olmaya, sizin önünüzü açmaya çalıştık ve çalışıyoruz" diye konuştu. "Eski Türkiye’nin imtiyazlılarının çatışma ve gerilimden beslenenlerin aranıza nifak sokmasına lütfen müsaade etmeyin" Gençlere "Siz bu milletin istikbalisiniz" diyerek sözlerine devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu ülkeyi yarın sizler yöneteceksiniz. Yeni Türkiye büyük ve güçlü Türkiye sizlerin omuzlarında yükselecek. Her biriniz farklı alanlarda çok önemli sorumluluklar üstlenecek, önemli görevlere geleceksiniz. İnanıyorum ki her biriniz aşkla, heyecanla, tutkuyla cennet vatanımıza hizmet edeceksiniz. Bizden devralacağınız bayrağı inşallah daha yukarılara taşıyacaksınız. Türkiye’nin gençleri olarak birlik içinde sevgiyle, kardeşlikle, muhabbetle, dostlukla bu ülkenin geleceğini sizler kuracaksınız. Şunu lütfen hiçbir zaman aklınızdan çıkarmayın sevgili gençler; Türkiye Cumhuriyeti sizin öz yurdunuzdur. Her karışında bir yiğidin yattığı bu ülke sizin öz vatanınızdır. Sizler, hepiniz, her biriniz bu milletin öz ve öz evlatlarısınız. Ne size ne de bu ülkenin 86 milyon vatandaşına artık kendini milletten üstün gören hiç kimse üvey evlat muamelesi, parya muamelesi yapamaz. Hiç kimse kendi topraklarınızda, kendi öz yurdunuzda kılık kıyafetinizden, inancınızdan, siyasi görüşünüzden dolayı size parmak sallayamaz. Eski Türkiye’nin imtiyazlılarının, çatışma ve gerilimden beslenenlerin aranıza nifak sokmasına lütfen müsaade etmeyin. Siyasette tek sermayesi felaket tellallığı olan kifayetsizlerin hayallerinizle aranıza girmesine lütfen izin vermeyin. Her birinizden ülkenize milletinize aziz milletimizin kadim ve köklü değerlerine sahip çıkmanızı istiyorum. Sizlerden çok çetin mücadeleler neticesinde elde ettiğimiz ülkemizin 23 yıllık kazanımlarını koruyup kollamanızı rica ediyorum. Sizden size emanet edilen Türkiye’yi daha yüksek seviyelere çıkarmanızı özellikle istirham ediyorum. Türkiye Cumhurbaşkanı olarak sizlere güveniyorum. Cenabı Allah yar ve yardımcınız olsun" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni yaşına girmesi vesilesiyle kendisini kutlayanlara da teşekkür ederek şöyle konuştu: "Telefon açarak, mesaj yayınlayarak, çiçek göndererek veya bizzat ziyaret ederek bu anlamlı günümüzü kutlayan devlet ve hükümet başkanlarına başta Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere siyasi partilerimizin genel başkanlarına, milletvekillerimize partimizin fedakar ve vefalı mensuplarına, dostlarımıza, arkadaşlarımıza ve bilhassa dualarını bizden esirgemeyen tüm vatandaşlarıma en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Rabbim bizleri aziz milletimize ve güzel memleketimize hizmet yolundan ayırmasın diyor. Sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum."Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, KYK öğrencileri, sporcular ve gençlerle iftar programında bir araya geldi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleşen iftar programında konuşan Erdoğan, siyasi kariyeri boyunca her zaman gençlerle çalıştığını ve bundan da gurur duyduğunu söyledi. Gençlere Türkiye’ye sahip çıkmalarını da öğütleyen Erdoğan, Türkiye’nin onların omuzunda yükseleceğini söyledi. "Ramazan’ın zengin, manevi atmosferi bu yıl maşallah bir başka yaşanıyor" Ramazan ayının tüm Müslüman ve tüm insanlık için hayırlar getirmesini, barışa huzura vesile olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ecdadımızın bir şefkat ve adalet medeniyeti inşa ettiği bu topraklarda Ramazan’ın zengin, manevi atmosferi bu yıl maşallah bir başka yaşanıyor. İnsanlarımız arasındaki mesafeler daralıyor. Halkımız birbiriyle daha fazla kaynaşıyor, kucaklaşıyor. Yaralar el birliğiyle sarılırken ihtiyaç sahiplerine daha fazla el uzatılıyor. Bu çalışmaların birçoğunda hamdolsun gençlerimiz öncü rol oynuyor. Yoksulun ihtiyaç sahibinin kimsesizin daha çok hatırlandığı bu mübarek günleri, gençlerimizin çok farklı şekilde ruhuna ve manasına uygun şekilde idrak ettiklerini görmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Sizlerin nezdinde tüm gençlerimizi tebrik ediyor. Allah kendilerinden razı olsun diyorum" ifadelerini kullandı. "Gençlerle dava ve mücadele arkadaşlığı yapmaya önem verdim, değer verdim" Siyasi hayatı boyunca daima gençlerle yol yürüdüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gençlerle dava ve mücadele arkadaşlığı yapmaya önem verdim, değer verdim. Açıkçası bir siyasetçi olarak bundan onur duydum. Siz gençlerimizin coşkusu, enerjisi, dinamizmi ve samimi desteği siyasi mücadelemizin her döneminde en büyük motivasyon kaynağımız oldu. Tüm imkansızlıklara rağmen kazandığımız İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde yanımızda en çok gençler vardı. Okuduğumuz bir şiirden dolayı Pınarhisar Cezaevine girerken bizi yolcu eden insan selinin arasında en çok gençler vardı. 14 Ağustos 2001’de milletin umudu olarak AK Partimizi kurduğumuzda yanımızda en fazla gençler vardı. 3 Kasım 2002’den itibaren sadece seçimlerde değil girdiğimiz her zorlu mücadelede de yanımızda hep gençler vardı. Sizlerle nice engelleri birlikte açtık. Nice badireleri birlikte atlattık. Nice saldırıları birlikte püskürttük. Nice hayali birlikte gerçeğe dönüştürdük. Ekonomiden, ticarete, turizmden, spora, eğitimden, hak ve özgürlüklere, Türkiye’ye tarihinin en büyük atılımlarını sizlerle birlikte yaşattık. Kalp kalbe verdik. Tek yürek, tek bilek olduk ve Türkiye’yi siz gençlerimizle birlikte işte bu günlere getirdik. Şahsım için bu anlamlı günde bize yol ve mücadele arkadaşlığı yapan tüm gençlere en kalbi şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. "Ülkemiz maziden aldığı ilham ve cesaretle istikbalini inşa ediyor" Türkiye’nin son yıllarda pek çok ülkenin gıptayla takip ettiği büyük atılımlar gerçekleştirdiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Savunma sanayinden turizme, eğitimden ticarete, sağlıktan teknolojiye hemen her alanda ülkemizde tarihi bir dönüşüm yaşanıyor. Ülkemiz maziden aldığı ilham ve cesaretle istikbalini inşa ediyor. Vatan savunmasında olduğu kadar Türkiye’nin kalkınmasında, ekonomik olarak ilerlemesinde daha müreffeh, daha itibarlı bir ülke olmasında siz gençlerimiz çok önemli paya sahip. İHA ve SİHA’lardan uzay çalışmalarına yapay zekadan büyük teknoloji girişimlerine ülkemizin elde ettiği her kazanımda bu topraklarda yetişen genç mühendislerin genç araştırmacıların girişimcilerin alıntıları var. Savunma sanayimizdeki 3 bin 500’ü aşkın firmada çalışan, emek veren, ter döken gençlerle mülaki oldukça inanın göğsüm kabarıyor. Aynı şekilde sporun farklı dallarında bayrağımızı gururla göndere çektiren, İstiklal Marşı’mızı tüm dünyada gururla dinleten bu ülkenin gençleri Teknofest gençliği azmini, inancını ve heyecanını kırmayı amaçlayan türlü kirli kampanyalara rağmen inşallah gürül gürül yatağında akıyor. Biz de enerji ve potansiyelinizi en üst seviyede kullanabilmeniz için daima siz gençlerin destekçisiyiz" açıklamasında bulundu. "Eğitim, siyaset, spor, sanayi, teknoloji dahil her alanda siz gençlerin yanında olmaya, sizin önünüzü açmaya çalıştık ve çalışıyoruz" İktidara geldikleri ilk andan itibaren gençlere yatırım yapmaya başladıklarını belirten ve bu yatırımlardan bazılarından bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gençlik merkezlerimizi bu amaçla ülkemiz geneline yaygınlaştırdık. Göreve geldiğimizde gençlik merkezlerimizin sayısı 9’du. Bugün bu sayı 570’e ulaştı. Yüksek Öğretimde 132 yeni üniversite açarak toplam üniversite sayımızı 208’e çıkardık. Yüksek Öğrenim yurtlarımızın sayısını 190’dan aldık 875’e yükselttik. Bir milyon yatak kapasitesine sahip konforlu, güvenli ve modern yurtlarımızı öğrencilerimizin hizmetine sunduk. Genç arkadaşlarımızın siyasette ve ülkenin kaderine yön veren karar alma mekanizmalarında hak ettikleri şekilde temsil edilmesi için seçilme yaşını önce 30’dan 25’e ardından 18’e düşürdük. Ülkemizin spor altyapısına çok ciddi yatırımlar yaptık. 81 ilimizin tamamına modern stadyumlar, kapalı spor salonları, yüzme havuzları, atletizm pistleri inşa ettik. Toplam spor tesisi sayımız 1575’ten bugün 4 bin 562’ye yükseldi. Katıldığımız olimpiyatlarda elde ettiğimiz derecelerle tarihimizin en fazla madalya sayısına ulaştık. Kadın sporcuların katılımını özellikle teşvik ettik ve milli takımlardaki kadın sporcu oranını yüzde 45’in üzerine çıkardık. Yani eğitim, siyaset, spor, sanayi, teknoloji dahil her alanda siz gençlerin yanında olmaya, sizin önünüzü açmaya çalıştık ve çalışıyoruz" diye konuştu. "Eski Türkiye’nin imtiyazlılarının çatışma ve gerilimden beslenenlerin aranıza nifak sokmasına lütfen müsaade etmeyin" Gençlere "Siz bu milletin istikbalisiniz" diyerek sözlerine devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu ülkeyi yarın sizler yöneteceksiniz. Yeni Türkiye büyük ve güçlü Türkiye sizlerin omuzlarında yükselecek. Her biriniz farklı alanlarda çok önemli sorumluluklar üstlenecek, önemli görevlere geleceksiniz. İnanıyorum ki her biriniz aşkla, heyecanla, tutkuyla cennet vatanımıza hizmet edeceksiniz. Bizden devralacağınız bayrağı inşallah daha yukarılara taşıyacaksınız. Türkiye’nin gençleri olarak birlik içinde sevgiyle, kardeşlikle, muhabbetle, dostlukla bu ülkenin geleceğini sizler kuracaksınız. Şunu lütfen hiçbir zaman aklınızdan çıkarmayın sevgili gençler; Türkiye Cumhuriyeti sizin öz yurdunuzdur. Her karışında bir yiğidin yattığı bu ülke sizin öz vatanınızdır. Sizler, hepiniz, her biriniz bu milletin öz ve öz evlatlarısınız. Ne size ne de bu ülkenin 86 milyon vatandaşına artık kendini milletten üstün gören hiç kimse üvey evlat muamelesi, parya muamelesi yapamaz. Hiç kimse kendi topraklarınızda, kendi öz yurdunuzda kılık kıyafetinizden, inancınızdan, siyasi görüşünüzden dolayı size parmak sallayamaz. Eski Türkiye’nin imtiyazlılarının, çatışma ve gerilimden beslenenlerin aranıza nifak sokmasına lütfen müsaade etmeyin. Siyasette tek sermayesi felaket tellallığı olan kifayetsizlerin hayallerinizle aranıza girmesine lütfen izin vermeyin. Her birinizden ülkenize milletinize aziz milletimizin kadim ve köklü değerlerine sahip çıkmanızı istiyorum. Sizlerden çok çetin mücadeleler neticesinde elde ettiğimiz ülkemizin 23 yıllık kazanımlarını koruyup kollamanızı rica ediyorum. Sizden size emanet edilen Türkiye’yi daha yüksek seviyelere çıkarmanızı özellikle istirham ediyorum. Türkiye Cumhurbaşkanı olarak sizlere güveniyorum. Cenabı Allah yar ve yardımcınız olsun" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni yaşına girmesi vesilesiyle kendisini kutlayanlara da teşekkür ederek şöyle konuştu: "Telefon açarak, mesaj yayınlayarak, çiçek göndererek veya bizzat ziyaret ederek bu anlamlı günümüzü kutlayan devlet ve hükümet başkanlarına başta Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere siyasi partilerimizin genel başkanlarına, milletvekillerimize partimizin fedakar ve vefalı mensuplarına, dostlarımıza, arkadaşlarımıza ve bilhassa dualarını bizden esirgemeyen tüm vatandaşlarıma en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Rabbim bizleri aziz milletimize ve güzel memleketimize hizmet yolundan ayırmasın diyor. Sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum."

Nilüfer'de açık veriyle yeni dönem! Haber

Nilüfer'de açık veriyle yeni dönem!

Nilüfer Belediyesi, kamu verilerini herkesin erişimine açarak kent yönetiminde ortak aklı güçlendiren önemli bir adım attı. Açık Veri Platformu; şeffaflığı artıran, vatandaş katılımını büyüten ve kararların veriye dayalı alınmasını sağlayan yeni bir dönemin kapısını araladı. Nilüfer Belediyesi, kamu verilerini herkesin erişimine açan Açık Veri Platformu’nu hayata geçirdi. Kent yönetiminde ortak aklı büyüten bu önemli adım sayesinde belediyenin ürettiği veriler ücretsiz ve erişilebilir hale gelirken; vatandaşların hizmetleri daha yakından takip edebilmesi, araştırmacıların veri üretmesi ve girişimcilerin yeni çözümler geliştirmesi mümkün oluyor. Veriye dayalı bu yaklaşım; şeffaflığı artırıyor, katılımı güçlendiriyor, kararların daha doğru alınmasını sağlıyor ve kamuya duyulan güveni büyütüyor. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in seçim sürecinde açıkladığı "100 Güldüren Proje" arasında yer alan Açık Veri Platformuna acikveri.nilufer.bel.tradresinden erişilebiliyor. Vatandaşlar, akademisyenler, girişimciler ve sivil toplum kuruluşları, belediye verilerine kayıt veya ücret olmadan ulaşabiliyor. Yapay Zeka Bürosu ve dijitalleşme projeleriyle Türkiye’de rol model gösterilen Nilüfer Belediyesi, açık veri platformunu devreye alan Türkiye’deki sayılı ve Bursa’daki ilk ilçe belediyesi oldu. Böylece Nilüfer, dijital belediyecilik alanındaki öncü konumunu pekiştirdi. Platform; Belediye Hizmetleri, Çevre ve İklim, Ulaşım, Kültür-Sanat ve Spor, Nüfus ve Demografik veriler ile Coğrafi Bilgi Sistemleri gibi başlıklarda veri setlerini kamuoyunun erişimine açıyor. Veriler, birçok farklı ve açık formatlarda sunulurken, platformda yer almayan veriler için talep mekanizması da bulunuyor. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, açık veri yaklaşımını "Ortak Akıl" vizyonunun doğal bir uzantısı olarak tanımlayarak şunları söyledi: "Nilüfer Belediyesi olarak kentle ilgili verileri vatandaşlarımızla paylaşmayı bir tercih değil, sorumluluk olarak görüyoruz. Açık Veri Platformumuz yalnızca şeffaflığımızı artıran bir araç olmayacak; aynı zamanda vatandaşlarımızın, araştırmacılarımızın ve girişimcilerimizin Nilüfer için değer üretmesine imkan tanıyan bir ekosistem ortaya çıkacak. Bursa’da bu adımı atan ilk ilçe belediyesi olmaktan da gurur duyuyoruz. Veriye dayalı bir kent yönetimi, halkla birlikte daha güçlü bir Nilüfer için çalışmaya devam edeceğiz." Türkiye’de açık veri portallarının ağırlıklı olarak büyükşehir belediyeleri ile İstanbul’daki bazı ilçe belediyeleri tarafından kullanıldığını ifade eden Başkan Şadi Özdemir, "Nilüfer Belediyesi olarak açık veri platformunu devreye alan Türkiye’deki sayılı ve Bursa’daki ilk ilçe belediyesi olduk. Böylece, Bursa’daki veri ekosisteminin derinleşmesine katkı sunarak, büyükşehir düzeyindeki çalışmalara tamamlayıcı bir yapı da oluşturacağız" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.