SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türkiye

Bursa Haberim - Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Karacabey'de salçalık domates ekiminde "serbest"in fazla olması bekleniyor Haber

Karacabey'de salçalık domates ekiminde "serbest"in fazla olması bekleniyor

Salçalık domates üretiminde önde gelen merkezlerden olan Bursa'nın Karacabey ilçesinde savaşın etkisiyle artan maliyetler nedeniyle taahhütlü yerine serbest ekimin daha fazla olması bekleniyor. Türkiye'nin salçalık domates ihtiyacının yaklaşık yarısını karşılayan Karacabey'de, üretim sezonu öncesi hesaplanan maliyetler ile piyasa gerçekleri arasındaki farkı çiftçiyi düşündürüyor. Savaşın küresel piyasalar üzerindeki etkisiyle tırmanan girdi maliyetleri, 1,5 ay önce fabrikalarla yapılan 5 bin ile 5 bin 250 liralık taahhüt fiyatlarını yetersiz bıraktı. Savaş öncesi hesaplar altüst oldu Karacabey Ziraat Odası 2. Başkanı Ramazan Düzen, bölgedeki salça fabrikalarıyla görüşmelerde dekara maliyetin 45-50 bin lira civarında öngörüldüğünü ancak gelinen noktada bu rakamın 55-60 bin liraya kadar yükseldiğini belirtti. Düzen, özellikle gübre fiyatlarındaki son bir yılda yaşanan yüzde 100’lük artış ve fide fiyatlarının tanesinin 40 liraya kadar çıkmasının çiftçinin hesaplarını karıştırdığını anlattı. Sözleşmeli tarım yerine "serbest ekim" Taahhüt fiyatlarının maliyetleri karşılamaması nedeniyle bölge çiftçisinin bu yıl farklı bir strateji izleyeceğini belirten Düzen, mevcut sözleşme fiyatlarına imza atmanın doğrudan "zarara imza atmak" anlamına geldiğini vurguladı. Düzen, bu sezon bölgede serbest ekimin (sözleşmesiz üretim) çok daha yaygın olacağını ifade ederek, Karacabey Ovası'nda bu yıl yaklaşık 80-90 bin dekar alanda ekim yapılmasının planlandığını kaydetti. Umut yüksek verimde Firmaların maliyet artışları ve ihracat sorunlarını gerekçe göstererek fiyat revizesine yanaşmamasının üreticiyi zorlu bir sürece ittiğini belirten Düzen, kış ve bahar aylarında düşen bereketli yağışların, tek umut kaynağı olarak görüldüğünü söyledi. Düzen, eğer iklim şartları olumlu gider ve dekara alınan verim ortalamaların üzerine çıkarsa, çiftçinin yüksek tonajla maliyet baskısını hafifletebileceğini ifade etti.

Türk kamikaze dronları dünya arenasında Haber

Türk kamikaze dronları dünya arenasında

Türkiye’de insansız hava araçları alanında elde edilen başarı, yeni nesil kamikaze dron sistemleriyle farklı bir boyuta taşınıyor. Özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı ile birlikte savaş doktrinlerinin değişmesi, düşük maliyetli ve yüksek etkili FPV kamikaze dronlara olan ilgiyi artırırken, Türk savunma sanayisi bu alanda da sahneye çıkmaya hazırlanıyor. Skydagger Genel Müdürü Mehmet Öztekin, geliştirdikleri sistemlerin yalnızca tekil kullanım değil, gelecekte sürü halinde görev yapabilen ve Bayraktar TB2, Bayraktar TB3, Bayraktar Akıncı ve özellikle Bayraktar Kızılelma gibi platformlardan bırakılabilecek şekilde tasarlandığını söyledi. Gelişen teknolojiyle birlikte harp sahasının en büyük kırılmalarından biri dronlar ve kamikaze İHA’lar oldu. Türkiye’nin bu alandaki başrol oyuncularından olan SKYDAGGER FVP dron ailesi ve Kamikaze İHA sistemleriyle ön plana çıkıyor. Dron ailesi, sabit kanat ailesi, mühimmat ailesi, fiber ailesi ve batarya ailesi ile dikkat çekiyor. İHA, dronların her pervane ve kamera hariç tüm sistemlerini kendileri geliştiriyor. Testler Baykar tarafından geliştirilen Bayraktar KALKAN Dikey İniş Kalkışlı İnsansız Hava Aracı (DİHA)’dan yapılıyor. Sistemler Bayraktar TB2, Bayraktar TB3, Bayraktar Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA) ve özellikle Türkiye'nin ilk insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA, gibi platformlardan atılabilecek şekilde de tasarlanıyor. 70 kilometre menzile sahip TOYCA Kamikaze İHA Kamikaze dron sistemleri ve Kamikaze İHA sistemleri Türk savunma sanayiinde öne çıkıyor. Skydagger RTF TOYCA 05 sabit kanat, düşük maliyetli yapısı, sürü uçuş kabiliyeti ve otonom taarruz özellikleriyle öne çıkıyor. 70 kilometrelik operasyonel menzile sahip olan sistemin, savaş alanında hızlı, etkili ve ekonomik çözüm sunması hedefleniyor. 5 kilogram harp başlığına sahip olan TOYCA 50 dakika havada kalabiliyor. Skydagger Dart 81 Sabit kanat ve Skydagger RTF Toyca 10 Sabit kanat içinde çalışmalar devam ediyor. Skydagger Genel Müdürü Mehmet Öztekin, "Tecrübemizi 2024 yılında başladığımız Skydagger serüveniyle sürdürmekteyiz. Amacımız sürdürülebilir çok adetli imalat hızlı imalat ve uygun fiyatlı imalat olarak insansız hava araçları kamikaze araçları geliştirmek ve bunları hızlı bir şekilde üretip kullanıcıya sunmaktır. Şuan bir cihaz, peşine iki cihaz, üç cihaz şeklinde tabi Kalkan DİHA’nın kabiliyetlerini engellemeyecek aksine daha da artıracak şekilde çalışmalar yapıyoruz. Bulut üstünde seyreden bir Kalkan DİHA, bulut altına bir tane cihaz yolladığı zaman hem keşif gözetlemesine devam edecek hem de gördüğü hedefleri de imha etmiş olacak. Testlerimizi Bayraktar Kalkan DİHA ile yapmamızdaki amaç şuan sahada kullanılan sistem. Çok hızlı entegrasyon yapabiliyoruz. Kabinde TB2, TB3 gibi platformlarla AKINCI TİHA ve Bayraktar KIZILELMA olacak" ifadelerini kullandı. "TOYCA sistemimiz envantere girmeye hazırlanıyor" TOYCA kamikaze İHA’nın envantere girmeye hazırlandığını belirten Öztekin, "Şuan sistemlerimiz 500 gramdan başlıyor ve 10 kiloya kadar taşıyıcı sistemler tasarladık. Bunların içinde hem döner kanatlı platformlar var hem dron tabir ettiğimiz 3 tane sabit kanat platformumuz var. Onlar da 500 gram, 5 kilo ve 10 kilogram harp başlıklarına sahip. Bu gibi sistemler daha konvansiyonel savaşta kullanılan sistemlere göre çok daha basit sistemler. Çok kısa eğitimlerle piyadenin de kullanabileceği sistemler. 2 bin dolarlık dronlarla, bu şekilde kolay kullanılabilir sistemlerle saf dışı bırakabiliyorsunuz. Çünkü sürekli iki tarafta bir birlerine yaklaşık bin tane dron atabiliyor aynı gün farklı noktalardan. Kullanan operatörlerin karargahlarda olması yer altında sığınaklarda olması ya da izole bir yerlerde olması da tabi bu gücü artırıyor. Döner kanat platformlarımız, kamikaze dron sistemlerimiz envantere girdi. Şimdi sırada TOYCA sistemimiz yani sabit kanat platformlarımızdan envantere girmeye hazırlanıyor. Minimum 80 kilometre diyoruz biz ve cipies noktasına giriş yapabiliyor ve dalış yapabiliyor. TOYCA 10 ‘da da özelliği 10 saat havada kalabiliyor patlar motor ve elektrik motor olarak iki versiyonu var. Patlar motorda da menzillerimiz 750 kilometrenin üzerinde" dedi.

'Bak Postacı Geliyor'...Bursa'da postacıların nefes kesen yarışı Haber

'Bak Postacı Geliyor'...Bursa'da postacıların nefes kesen yarışı

Bursa organize edilen 54. Balkan Ülkeleri Posta Dağıtıcıları Yürüyüş Yarışması seçmeleri renkli görüntüler oluşturdu. Soğanlı Botanik Parkı Altı Nilüfer Deresi yürüyüş parkurunda düzenlenen seçmelere Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Bilecik illerinden toplam 46 PTT personeli (38 erkek, 8 kadın) katıldı. Saat 10.30'da başlayan yarışlarda posta dağıtıcıları hem dereceye girebilmek hem de Türkiye'yi temsil edecek kadroya seçilebilmek için 10 kilometre boyunca kıyasıya mücadele etti. Organizasyonun, kurum içi dayanışmayı artırmak, sportmenlik ruhunu geliştirmek ve personelin motivasyonunu yükseltmek amacıyla düzenlendiği belirtildi. Kadınlar birincisi Ayşe Küçük: "Kendi rekorumu kırdım" Kadınlar kategorisinde birinci olan Ayşe Küçük, yarış sonrası yaptığı açıklamada mutluluğunu dile getirerek şunları söyledi: "Gerçekten çok mutluyum. Bu yarışmaya 6'ncı kez katılıyorum ve bu yıl kendi rekorumu kırdım. Parkuru 29 dakikada tamamladım ve bu benim için müthiş bir süre oldu. Tüm arkadaşlarım çok iyi performans gösterdi, hepsini yürekten kutluyorum. Bu yarışmaya katılmak büyük bir özgüven gerektiriyor. Kadın sporcular olarak hepimizi ayrıca tebrik ediyorum." Erkekler birincisi Alper Çelik: "Önemli olan aile ortamı" Erkekler kategorisinde birinciliği elde eden Alper Çelik ise ilk kez katıldığı yarışmada derece elde etmenin heyecanını yaşadığını ifade ederek, "Bursa PTT Başmüdürlüğü'nde postacı olarak görev yapıyorum. 14 yıldır PTT'de çalışıyorum ve bu yarışmaya ilk kez katıldım. Gerçekten çok keyifli ve heyecanlı bir organizasyondu. Daha önce futbol oynamamın bugün bana biraz avantaj sağladığını düşünüyorum. Birinci oldum ama burada asıl önemli olan dereceler değil. Ortamın güzelliği ve arkadaşlık çok daha değerli. Aile ortamı gibi bir atmosfer vardı. İlk kez böyle bir deneyim yaşadım ve çok mutlu oldum. Ne zaman düzenlenirse yine katılmak isterim." Yarışma sonunda dereceye giren sporcuların Türkiye finallerinde değerlendirilerek Balkan Ülkeleri Posta Dağıtıcıları Yürüyüş Yarışması'nda Türkiye'yi temsil edecek kadroya seçilebileceği öğrenildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur!" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur!"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Öğretmene kalkan el bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen Eğitim Ailesi ile İftar Programı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale Zaferi’nin 111. yıldönümünde tüm şehitleri rahmetle ve şükranla andı. Öğretmenlere saygıda kusur edilememesi gerektiğini de söyleyen Erdoğan, öğretmenlerin görevlerini güven ve huzur içinde yerine getirmeleri için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmakta tereddüt etmeyeceklerinin belirtti. "Ramazan Bayramının buradaki tüm kardeşlerime, ülkemize, milletimize ve İslam dünyasına hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum" Bir taraftan Ramazan ayını uğurlamanın burukluğunu yaşarken diğer taraftan da Ramazan Bayramı’na kavuşmanın sevincini yaşadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bildiğiniz gibi Ramazan’a girerken duamız hep şuydu; Ya Rab bizleri Ramazan-ı Şerif’e kavuşturduğun gibi Ramazan Bayramı’na da kavuştur. Ve şimdi Ramazan-ı Şerif’i geride bırakırken hoş geldin Ramazan diyorduk, şimdi elveda Ramazan diyoruz. Ramazan Bayramının buradaki tüm kardeşlerime, ülkemize, milletimize ve İslam dünyasına hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı. "Çanakkale, dünya durdukça Türk milletinin hürriyet tutkusunun, yıkılmaz iradesinin, varoluş mücadelesinin en parlak nişanesi olacaktır" Günün bir değer anlamının Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıldönümünü olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Vatan topraklarının şahit olduğu en büyük kahramanlık sahnelerinden biri olan Çanakkale destanının üzerinden tam 111 sene geçti. Kahramanlıkları tarihe sığmayan ordumuzun, tarih kitaplarına sığmayan Çanakkale Zaferinin 111. yılında kara toprağı al kanlarıyla sulayan tüm şehitlerimizi rahmetle şükranla iade ediyorum. Muhterem hatıralarını gönlümüzün en mutena köşesinde yaşatacağımız o serden geçtikleri merhum Mehmet Akif’in şu muhteşem mısralarıyla bugün bir kez daha selamlamak istiyorum; ‘Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker, gökten ecdad dinerek öpse o pak alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid’i, Bedr’in aslanları ancak bu kadar şanlı idi. Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? Gömelim gel seni tarihe desem, sığmazsın.’ Rabbim hepsinin ruhlarını şad, mekanlarını inşallah cennet eylesin. Merhum Akif İstiklal Marşımızda ‘sen şehit oğlusun, incitme yazıktır atanı’ diyerek milletimizin neredeyse her ferdenin şehit ahfadı, şehit evladı, şehit yakını olduğunu söylüyor. Anadolu her ocağından, her ailesinden şehit veren mübarek toprakların adıdır. Dikkat edin Anadolu, Babadolu denmiyor. Burası çok anlamlı. Şehit ahfadı olan aziz milletimizin nazarında cennet vatanımızın her karış toprağı Conkbayırı’dır, Gelibolu’dur, Çanakkale’dir ve dost düşman iyi bilir ki Çanakkale geçilmez. Çanakkale, dünya durdukça Türk milletinin hürriyet tutkusunun, yıkılmaz iradesinin, varoluş mücadelesinin en parlak nişanesi olacaktır" diye konuştu. "Son nefesimize kadar Çanakkale ruhuna sahip çıkacak, bu toprakları bize vatan eyleyenlerin fedakarlıklarını asla unutmayacağız" Türkiye’nin sadece 783 bin kilometre kareden ibaret olmadığının en büyük şahidinin Çanakkale olduğunu belirten Erdoğan, "Çanakkale’yi geçilmez kılan iradedir, ittihat fikridir, mücadele azmidir. Çanakkale’de Anadolu’nun her ili bir ilçesi vardır, Çanakkale’de Saraybosna vardır, Çanakkale’de Balkanlar vardır, Çanakkale’de Kafkaslar, Kuzey Afrika vardır. Çanakkale’de gönül ve kültür coğrafyamızın hemen her köşesinin duası, niyazı, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan milyonların muhabbeti vardır. Burada milletimizin seciyesini anlatan şu gerçeği de belirtmek isterim; Çanakkale, Bedir’in aslanlarıyla aynı yüreği taşıyan aslanların, Akif’in ‘Asımın nesli’ diye adlandırdığı o mübarek neslin bize bıraktığı mirastır, bir destandır. Zaferler silsilesinin altın halkalarından biridir. Çanakkale Savaşı epik bir kahramanlık hikayesi olduğu kadar aynı zamanda dramatik bir hikayedir. ‘Çanakkale içinde Aynalı Çarşı, anne ben gidiyorum düşmana karşı’ türküsü henüz bıyığı terlememiş delikanlıların lise ve Darülfünun talebelerinin türküsüdür. Bakınız 1914-1918 yılları arasında Kastamonu Abdurrahman Paşa Lisesi, İstanbul Lisesi, Yozgat Lisesi, Balıkesir Lisesi, Kayseri Lisesi talebelerinin tamamı Çanakkale’de şehit olduğu için mezun verememiştir. Milli şairimiz Akif, ‘şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda’ derken işte bu acı hakikati dile getiriyor. ‘Bir hilal uğruna ya Rab ne güneşler batıyor’ derken sadece Türk şiirinin en güzel mısralarından birini terennüm etmiyor. Bununla birlikte aziz ve asil milletimizin umut güneşi olan gençlerin sönen ocakların destanını da haykırıyor. İnşallah son nefesimize kadar Çanakkale ruhuna sahip çıkacak bu toprakları bize vatan eyleyenlerin fedakarlıklarını asla unutmayacağız. Çanakkale Zaferimizin 111. Sene-i devriyesinde bizlere bu cennet vatanı miras bırakan bu büyük Cumhuriyeti emanet eden bütün İstiklal kahramanlarımızı bütün şehitlerimizi gazilerimizi rahmetle anıyor, aziz hatıralarını bir kez daha kemali hürmetle yad ediyorum" ifadelerine yer verdi. "Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine taşıyacak kaldıraç şüphesiz nitelikli milli ve zamanın ruhunu yakalamış bir eğitim sistemidir" Güçlü toplum olmanın en önemli etkenlerinden birinin güçlü eğitim sistemine sahip olmak olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bir milleti büyük yapan sadece tarihe şanla şerefle yazdırdığı zaferleri değildir. Aynı zamanda eğitimli özgüven sahibi iyi yetişmiş fertleridir. Göreve geldiğimiz günden beri bu hassasiyetle çalışıyor eğitime önem ve öncelik vermeyi imal etmiyoruz. Güçlü toplum güçlü ülke hedefini ancak insan kaynağı iyi eğitim almış, güçlü bir içtimai bünyeyle gerçekleştirebileceğimizin farkındayız. Biliyoruz ki bugünün ve yarının dünyasında ilerlemenin kalkınmanın her alanda muzaffer ve muteber bir ülke olmanın yolu eğitimden geçiyor. Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine taşıyacak kaldıraç şüphesiz nitelikli milli ve zamanın ruhunu yakalamış bir eğitim sistemidir. Bu yolda son 23 yılda gerçekten çok ciddi mesafe aldık tüm engelleme girişimlerine rağmen tarihi nitelikli reformları ülkemize kazandırdık. Başta başörtüsü olmak üzere eğitimde anlamsız yasakları ve katsayı vari adaletsiz uygulamaları ortadan kaldırdık. Her yıl bütçede aslan payını eğitime ayırdık. Ders müfredatlarını ve kitaplarını gözden geçirerek çağ dışı ve vesayetçi unsurları temizledik. Bunları bilimsel bir anlayışla yeni baştan hazırladık. ‘Köklerden Geleceğe’ şiarıyla hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeliyle çalışmalarımızı daha kapsamlı bir zemine oturttuk. Ailelerimizi her yıl kırtasiye kırtasiye gezmek zorunda bırakmıyor, ders kitaplarını çocuklarımıza eğitim yılı başında ücretsiz olarak dağıtıyoruz. Eğitim kurumlarımızı spor salonları, dijital kütüphaneler, laboratuvarlar, akıllı tahtalar ile donatarak modern bir çehreye kavuşturduk. 821 binden fazla öğretmenimizin atamasını yaparak eğitim ordumuzun gücüne güç kattık. Atamaların yanı sıra öğretmenlerimizin mali ve sosyal imkanlarında da kayda değer iyileştirmeler gerçekleştirdik. Daha burada saymaya kalksak belki de saatlerimizi alacak nice hizmeti öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin istifadesine sunduk" diye konuştu. "Devletleri ve medeniyetleri yapan da yıkan da muallimlerdir" Türkiye’nin son 23 yılda eğitimde önemli bir mesafe aldığını ve bunun mimarlarının da öğretmenler olduğunu dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Merhum Nurettin Topçu’nun öğretmenin ne manaya geldiğini anlatan şu veciz ifadelerini burada altını çizerek hatırlatmak istiyorum. Merhum Topçu şöyle diyor; ‘Ademoğlunu beşikten alarak mezara kadar götürüp teslim eden dünyanın en büyük mesuliyetine sahip insan muallimdir. Kaderimizin hakikatinin işleyicisi, karakterimizin yapıcısı, kalbimizin çevrildiği her yönde kurucusu odur. Fertler gibi nesiller de onun eseridir. Farkında olsun olmasın her ferdin şahsi tarihinde muallimin izleri bulunur. Devletleri ve medeniyetleri yapan da yıkan da muallimlerdir. Evet, muallimler yani öğretmenler devlet ve millet hayatımızda işte böyle hayati bir rol üstlenmekte, varlığımız ve milli bekamız açısından işte böyle bir anlam ifade etmektedir." "Öğretmene kalkan el bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir" Öğretmenlere saygının bir gelenek olduğunu ve onlara yönelik şiddetin her daim karşısında olacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kültürümüzde anne babadan sonra eli öpülen kişi öğretmendir. Biz de çocukluk ve gençlik çağımızda aile büyüklerimizden bunu gördük. Öğretmene saygıda kusur etmemeyi gördük. Dolayısıyla öğretmene yönelik bırakın şiddeti en küçük bir saygısızlığı dahi kabul etmemiz, hoş görmemiz mümkün değildir. En son Fatma Nur Çelik öğretmenimizin maruz kaldığı gibi menfur şiddet olaylarının lanetlediğimizi, bunları tasvip etmediğimizi, bunların kökünün kazınması gerektiğini burada tekrar vurguluyorum. Şunu bir defa herkes bilmeli ve anlamalıdır; Öğretmene kalkan el geleceğimize kalkmış demektir. Öğretmene kalkan el bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır. Sayısı azalmakla birlikte zaman zaman karşılaştığımız şiddet sorununun üzerine kararlılıkla gidiyoruz. Bundan sonra da ödün vermeyeceğiz. Öğretmenlerimizin görevlerini güven ve huzur içinde yerine getirmeleri için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmakta tereddüt etmeyeceğiz. Türkiye’nin aydınlık yarınlarını, kızıl elmamız olan Türkiye Yüzyılını inşallah sizlerle birlikte inşa edeceğiz" dedi.

Ramazan Ayı boyunca Kutsal emanetlere rekor ziyaret! Haber

Ramazan Ayı boyunca Kutsal emanetlere rekor ziyaret!

Ramazan ayı boyunca Türkiye’nin 6 ilinde sergilenen kutsal emanetler, rekor ziyaretçi ağırladı. Toplam 1 milyon 630 bin 630 kişi kutsal emanetler sergilerini ziyaret etti. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü ev sahipliğinde, Milli Saraylar Başkanlığı iş birliğinde düzenlenen Kutsal Emanetler ve Vakıf Eserleri Sergisi, Ramazan ayı boyunca 6 ilde toplam 1 milyon 630 bin 630 ziyaretçiyi ağırladı. 20 Şubat-17 Mart 2026 tarihleri arasında 6 şehirde ziyaretçilerini ağırlayan sergi kapsamında; Kâbe örtüleri, Ravza-i Mutahhara örtüleri ile Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e ait Saç-ı Şerif ve Sakal-ı Şerif başta olmak üzere, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne bağlı müzeler, teberrükat depoları ve vakıf kayıtları arşivinden seçilen toplam 99 eser, ziyaretçilerin ilgisine sunuldu. Sergi, 20-22 Şubat 2026 tarihleri arasında Erzurum’da Recep Tayyip Erdoğan Fuar Merkezi’nde 302 bin 754 ziyaretçiyi ağırlayarak başladı. 25-27 Şubat’ta Tokat Hüseyin Akbaş Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen sergiyi ise 193 bin 409 kişi gezdi. Kutsal emanetler sergilerin Kastamonu 23 Ağustos Spor Salonu’nda 101 bin 562 kişiyi, Sivas Şehit Ahmet Eyce MTAL Spor ve Sergi Salonu’nda 208 bin 513 kişiyi, Malatya Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi’nde 277 bin 654 kişiyi ve Kayseri Dünya Ticaret Merkezi’nde 546 bin 738 ziyaretçiyi ağırladı. Tüm duraklarında yoğun ilgi gören sergi, 6 ilde toplam 1 milyon 630 bin 630 kişiye ulaştı. Vakfılar Genel Müdürü Sinan Aksu "Kutsal Emanetlerimize gösterilen yoğun ilgi koruma ve yaşatmadaki sorumluluğumuzu bir kez daha hatırlattı" Sergiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu, "Asırlardır vakıf medeniyetimizin sahiplendiği bu kıymetli emanetleri, Ramazan’ın manevi atmosferinde milletimizle buluşturmak, geçmişle kurduğumuz bağı daha da derinleştirdi. Gittiğimiz her şehirde gösterilen yoğun ilgi, bu mirasın gönüllerdeki derin karşılığını bir kez daha ortaya koyarken, bizlere bu emanetleri koruma ve gelecek nesillere aktarma sorumluluğumuzu bir kez daha hatırlattı. Bu anlamlı yolculuğa katkı sunan tüm paydaşlarımıza ve yoğun ilgi gösteren ziyaretçilerimize teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.

Türk yazılımı NATO kararlarını hızlandırıyor! Haber

Türk yazılımı NATO kararlarını hızlandırıyor!

NATO’nun Dijital Sinir Sistemi Türk mühendisler tarafından geliştiriliyor. NATO’nun farklı bilgi sistemlerini, bir arada çalışılabilir hale getiren ve bilgi akışını sağlayan INT-CORE teknolojisine yeni kabiliyetler kazandırıyor. NATO’daki karar vericiler ve komuta kademesi için haberleşme ve bilgi sistemlerinin, temini, kurulumu ve idamesinden sorumlu NATO İletişim ve Bilgi Ajansı (NCI Agency) ile STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., arasında, NATO Integration Core (INT-CORE) Projesi’nin modernizasyonu ve yeni teknolojik alt yapılar kazandırılması için 2024 yılında sözleşme imzalanmıştı. NATO INT-CORE yeni kabiliyetler kazanacak NATO’nun bilgi sistemlerini daha etkin bir şekilde çalıştırmak ve karar alma süreçlerini hızlandırmak amacıyla geliştirdiği NATO Integration Core (INT-CORE) projesi ile farklı sistemlerinde gelen bilgiler standart hale getiriliyor ve sahadaki durumsal farkındalığın artmasına katkı sağlanıyor. NATO INT-CORE projesinde, Türk mühendisler tarafından kazandırılacak yenilikler arasında "lake diver" ön plana çıkıyor. "Data Lake" adı verilen "veri gölü" savaş alanındaki farklı sistemlerden gelen büyük hacimli bilgileri bir araya getirirken; "lake diver" ise bu veriler arasında anlamlı bağlamlar kurarak karar alıcılar için en kritik bilgileri öne çıkarıyor. Lake diver, büyük veri havuzlarında arama, filtreleme ve modelleme yaparak kritik bilgileri haritalar ile askeri karar vericilere sunuyor ve doğru kararların alınmasını sağlıyor. "NATO’ya ileri teknolojiler geliştiriyoruz" STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, "Güvenlik ve savunma alanında uluslararası başarılarımıza bir yenisini daha eklemekten gurur duyuyoruz. 32 farklı ülkenin üye olduğu ve dünyanın en büyük askeri ittifakı NATO’da çok sayıda farklı bilgi sistemleri mevcut. INT-CORE projesi, NATO’nun farklı bilgi sistemlerini bir arada çalışabilir hale getiren bir teknolojik altyapı. Farklı sistemlerden gelen veriler, standart bir hale getiriliyor. Bu sayede, savaş alanında hangi bilgiye ihtiyaç varsa, doğru zamanda doğru kişilere iletilmesi sağlanıyor. INT-CORE projesinin gelişimi, bakımı ve destek hizmeti için daha önce 5 yıl boyunca mühendislik hizmeti sağladık. Edindiğimiz bu tecrübe ile şimdi de INT-CORE projesine hem modernizasyonu gerçekleştiriyor hem de yeni yetkinlikler kazandırıyoruz. Yeni özellikler arasında, "Lake diver" da bulunuyor. Lake diver, NATO INT-CORE’da, veri tabanındaki hacimli bilgileri, etkin bir şekilde analiz ederek, karar vericilerin, haritalar üzerinde verileri anlamlandırmasına olanak sağlayacak. Şubat ayında projenin 7. paketinin kabulünü yapacağız. NATO’nun en büyük dijital tatbikatı olan CWIX’te INT-CORE’nin bu yetkinliklerini aktif olarak kullanılmasını sağlıyoruz ve bu yılki tatbikatta da yeni versiyonu kullanacağız. Türk mühendisliğini uluslararası arenada başarıyla temsil etmeye devam edeceğiz" dedi. NATO’nun komuta kontrol süreçlerine güç veriyor Savaş alanının tamamında durumsal farkındalığı önemli ölçüde destekleyen NATO INT-CORE projesi ile karar vericilere doğru zamanda, doğru bilginin verilmesi sağlanıyor. INT-CORE; komuta kontrol, müşterek resim, muharebe sahası, görev vb. ile ilgili bilgilerin yayılımını desteklemek için komuta kontrol iş süreçlerini içeriyor. NATO Entegrasyon Çekirdeği (INT-CORE), son olarak CWIX 2025 Tatbikatı’nda, bilgi entegrasyonu ve veri gölü (data lake) oluşturmak için aktif olarak kullanıldı. STM ayrıca, 2017-2022 yılları arasında INT-CORE projesinde güncelleme ve bakım hizmeti sağlamıştı. NATO INT-CORE projesi kapsamında, NATO’nun Afgan Görev Ağı Operasyon Merkezi’nde NATO Uluslararası Güvenlik Destek Gücü’nün (ISAF) operasyonel kullanımında olan Integration Core (INT-CORE) yazılımı için 5 yıl süreli bakım ve teknik destek hizmeti sağladı. Türk firmasının NATO tecrübesi "Bugünün değil geleceğin teknolojilerini" hedefleyen Türk firması, NATO için daha önce önemli projeleri hayata geçirdi. STM, NATO’nun stratejik seviye hava komuta kontrol ve füze savunma bilgi sistemi olan AirC2IS projesinin teknik çözümünü gerçekleştirerek geliştirme süreçleri içinde aktif olarak yer aldı. NATO’nun istihbarat yazılımı Türk firmasına emanet NATO’daki karar vericiler ve komuta kademesi için haberleşme ve bilgi sistemlerinin, temini, kurulumu ve idamesinden sorumlu NATO İletişim ve Bilgi Ajansı’nın (NCI Agency); NATO kapsamında istihbaratın yönlendirilmesi, toplanması, işlenmesi ve dağıtılmasına yönelik açtığı iki önemli ihaleyi de STM kazanmıştı. İmzalanan INTEL-FS2 projesi ile NATO’nun istihbarat altyapısı için yazılım geliştirmeye başladı. Çevik yazılım geliştirme yöntemi ile kullanıcıların istekleri doğrultusunda artırımlı olarak geliştirilen istihbarat uygulamaları dünya genelindeki NATO karargâhlarının istihbarat süreçlerini gerçekleştirmek için kullanılacak. Türkiye NATO’nun karar alma süreçlerine destek oluyor NATO’ya karar destek sistemi alanında 7 ayrı ihracat gerçekleştiren firma, NATO’nun, pandemi, büyük çaplı elektrik kesintisi, siber saldırılar ve insan hareketleri gibi stratejik şokların etkilerinin anlaşılması için geliştirdiği NATO Bütünleşik Elastikiyet Karar Destek Modeli ile stratejik karar destek alanında hizmet sunuyor. Bu model, büyük çaplı, karmaşık problemlerin oluşturacağı etkilerin doğru analizi ve karar vericiler tarafından çizilecek yol haritalarının belirlenmesinde kritik bir rol üstleniyor.

Adrenalin dolu anlar kask kamerasında! Haber

Adrenalin dolu anlar kask kamerasında!

Ayvaz hedefinin dünya kupasını almak olduğunu söylerken, her gün binlerce merdiveni bisikletiyle inip antrenman yapıyor. Bursa’da yaşayan 17 yaşındaki downhill sporcusu Ramazan Ayvaz, yaklaşık üç yıldır sürdürdüğü dağ bisikleti sporunda önemli bir başarıya imza atarak Avrupa’nın prestijli organizasyonlarından ISX Downhill Cup için davet mektubu aldı. Genç sporcu, yazın Almanya’da düzenlenecek yarışta Türkiye’yi temsil etmeye hazırlanıyor. Adrenalin dolu sporun zorluklarına rağmen büyük bir tutkuyla çalıştığını belirten Ayvaz, yarışlara hazırlanmak için Bursa’nın farklı noktalarında antrenman yaptıklarını söyledi. Bu sporun riskli olduğunu ancak doğru ekipman kullanımıyla risklerin azaltıldığını vurgulayan genç sporcu, "Sporumuz tehlikeli ama aynı zamanda çok eğlenceli. Zorlu parkurlarda korku ve heyecan yaşıyoruz ancak o anı atlattıktan sonra yaşadığımız mutluluk tarif edilemez bir duygu. İnsana gerçekten yaşadığını hissettiriyor" dedi. Antrenmanlarını çoğu zaman merdivenli alanlar ve uygun olmayan zeminlerde yapmak zorunda kaldıklarını ifade eden Ayvaz, yeterli parkur bulunmamasının genç sporcular için büyük bir eksiklik olduğunu dile getirdi. Yurt dışında bu spor için özel parkurlar bulunduğunu belirten Ayvaz, Türkiye’de de benzer yatırımların yapılması gerektiğini belirterek, "Ülkemizde yeterli orman parkurları ve bike park alanları olmadığı için gençler daha tehlikeli alanlarda antrenman yapmak zorunda kalıyor. Belediyelerin bu konuda destek vermesi hem sporun gelişmesi hem de gençlerin daha güvenli şekilde spor yapabilmesi açısından çok önemli" diye konuştu. "Ülkemi temsil edeceğim için gururluyum" Uluslararası yarışa katılacak olmanın kendisi için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu ifade eden Ayvaz, "Daha önce yurt dışına hiç çıkmadım. Bu da benim için ayrı bir heyecan. Dünya çapında güçlü sporcuların katıldığı bir yarışta ülkemi temsil edecek olmak büyük bir gurur. En iyi performansımı göstererek güzel bir derece elde etmek istiyorum" ifadelerini kullandı. Hedefinin ilerleyen yıllarda UCI World Cup gibi dünya çapındaki organizasyonlarda yarışmak olduğunu söyleyen genç sporcu, bu yarışın kariyeri için önemli bir adım olduğunu da sözlerine ekledi. Güvenliğin bu sporun en önemli parçası olduğuna dikkat çeken Ayvaz, full face kask, body armor, dizlik ve koruyucu ekipmanlar kullanarak ihtimal kazalarda riskleri en aza indirmeye çalıştıklarını belirtti. Genç sporcu, Bursa’da Downhill sporunun gelişmesi için yetkililerden destek beklediklerini de sözlerine ekledi.

İlber Ortaylı'nın cenaze töreninde selfie rezilliği! Haber

İlber Ortaylı'nın cenaze töreninde selfie rezilliği!

Hüzün ve saygısızlık aynı karede! Usta tarihçi İlber Ortaylı'nın Galatasaray Üniversitesi'ndeki vedasında Prof. Dr. Celal Şengör, kadim dostuna gözyaşlarıyla veda ederken; tören sonrası karşılaştığı manzara pes dedirtti. Acısını yaşamasına izin verilmeyen Şengör, adeta bir 'selfie' ablukasına alındı. Bazı vatandaşların ünlü profesörün yüzüne dokunarak fotoğraf çekilmeye çalışması, 'Cenaze adabı nerede kaldı?' sorusunu bir kez daha gündeme getirdi. Celal Şengör’ün Gözyaşları: "Bir Devir Kapandı" Törenin en dokunaklı anları, İlber Ortaylı ile yıllara dayanan sarsılmaz bir dostluğu olan Celal Şengör’ün kürsüye çıkmasıyla yaşandı: Yakın dostunu anlatırken sesi titreyen ve gözyaşlarını tutamayan Şengör, Ortaylı’nın Türkiye için yerinin doldurulamaz bir entelektüel kale olduğunu vurguladı. Şengör’ün feryadı, sadece bir dost kaybı değil, aynı zamanda bilim ve tarih dünyasının ortak yasının sembolü oldu. Cenazede "Selfie" Ayıbı: Sabrı Taşırdılar Törenin ardından Celal Şengör, taziye alanından ayrılmaya çalışırken bazı vatandaşların etik dışı davranışlarıyla karşılaştı: Acısı taze olan Şengör ile fotoğraf çekilmek isteyenlerin, ünlü profesörün yüzünü avuçlaması ve zorla elini omzuna atması kameralara yansıdı. Şengör, kendisine yönelik bu nezaketsiz tutuma rağmen her adımda durup fotoğraf isteklerini geri çevirmemeye çalıştı ancak yorgunluğu ve üzüntüsü yüzünden okundu. Sosyal Medya Ayakta: Görüntülerin yayılmasının ardından sosyal medya kullanıcıları, "Cenaze evi mi, imza günü mü?" diyerek saygısızlık yapanlara sert tepki gösterdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.