SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yusuf Tekin

Bursa Haberim - Yusuf Tekin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yusuf Tekin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eğitim-İş deprem raporlarını yargı yoluyla alıyor! Haber

Eğitim-İş deprem raporlarını yargı yoluyla alıyor!

Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı Özkan Rona, Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde gerçekleştirdiği basın açıklamasında okulların deprem dayanıklılığına dair raporların kamuoyuyla paylaşılmadığını iddia etti. Rona, sonuçlanan davada haklı bulunduklarını vurgulayarak, raporların kamuya açık hale getirilmesi için İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne 24 Mart’a kadar süre tanıdıklarını ifade etti. OKULLARIN DEPREME DAYANIKLILIK DURUMUNU NEDEN SAKLIYORSUNUZ? Değerli Basın Emekçileri ve Saygıdeğer Bursa Halkı, Bu soruyu bugün Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde, yüksek sesle soruyoruz çünkü hepimizi ilgilendiren çok hayati bilgiler halktan saklanıyor. Bilindiği üzere 6 Şubat depremleri, rant odaklı kentleşme ve denetimsizlik yüzünden 50 bini aşkın insanımızı hayattan kopardı. Depremin ardından “okullar depreme karşı ne kadar güvenli” sorusu akıllara gelmiş, hükümet yetkilileri kamuoyuna 3 yıl önce net bir rota açıklamıştı: Tüm okulların depreme dayanıklılığı incelenecek, ağır ve orta hasarlı okullar yıkılıp yenileri yapılacak, hafif hasarlı okulların derhal onarımına başlanacaktı. Ancak aradan geçen 3 yıl boyunca hiçbir yetkiliden kapsamlı bir açıklama gelmedi. Bunun üzerine sendikamız Eğitim-İş, 81 ilde okulların deprem dayanıklılık durumlarını il milli eğitim müdürlüklerine sorarak kapsamlı bir rapor hazırlığına başlamıştır. Tüm Türkiye’de olduğu gibi Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne de okullarımızın durumunu sorduk. Aziz Nesinlik Bir Yanıt: "Çocukların Canı mı, Ticari Kaygılar mı?" 15 Eylül 2025 tarihinde bilgi edinme yasası kapsamında yönelttiğimiz sorulara, Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü bir gün sonra 16 Eylül 2025’te adeta Aziz Nesin kitaplarından fırlamış bir cevap vermeyi başardı. Müdürlük; “ülkenin ekonomik çıkarlarına zarar gelmemesi, haksız rekabet ve haksız kazanç yaşanmaması” gerekçesiyle sorularımıza yanıt veremeyeceğini bildirdi! Buradan Bursa halkın huzurunda yüksek sesle soruyoruz: Siz halktan neyi gizliyorsunuz? Bizim sorduğumuz ve idare tarafından ticari sır sayılan o sorular şunlardı: * Bursa’daki kaç okulda deprem dayanıklılık testi yapılmıştır? * Bu raporlar sonucunda kaç okul riskli olarak raporlanmıştır? * Riskli kabul edilen kaç okul yıkılmış, onarılan okul sayısı kaçtır? * Riskli olduğu halde içinde eğitimin devam ettirildiği okullar var mıdır? * İnşa ve onarım nedeniyle kaç okul taşınmış, ikili eğitime geçilen okullarda sınıf mevcutları kaça yükselmiştir? * Lise öğrencileri ile ilkokul öğrencilerinin tekli ya da ikili, bir arada okudukları okul var mıdır? Bu soruların hangisi ticari sırdır? Bu soruların yanıtı nasıl haksız rekabete ve haksız kazanca yol açabilir? Sorumluluktan Kaçamazsınız! Korkacak, çekinecek, utanacak bir durumunuz yoksa bu makul sorulara neden yanıt vermiyorsunuz? Çocuklarımızın can güvenliğinin ülkenin ekonomik çıkarlarına nasıl bir zararı olabilir? Sizin ödenek talep etmeyerek Bakan Yusuf Tekin’in gözüne girmeniz, binlerce öğrenci ve eğitim emekçisinin canından, Anayasal güvence altındaki eğitim hakkından daha mı önemli? İnşa ve onarım parası bulamadığınız ortaya çıkmasın diye mi kaçıyorsunuz? Artık Kaçacak Yeriniz Kalmadı! Siz bu gerçekleri, tıpkı önümüzde duran bu kutuda olduğu gibi zincirlere vurup kilit altına almak istediniz. "Ticari sır" kılıfıyla, "haksız rekabet" yalanıyla halkın doğruları öğrenmesini engellemeye çalıştınız. Ancak biz Eğitim-İş olarak sizin halktan köşe bucak sakladığınız o "Deprem Dayanıklılık Raporları"nın peşini bırakmadık ve konuyu yargıya taşıdık. Ve bugün buradan, bu meydandan ilan ediyoruz: Açtığımız o davayı KAZANDIK! Türk adaleti, çocukların can güvenliğinin ticari sırdan üstün olduğuna hükmetti ve bu gizliliği ortadan kaldırdı. Siz gerçekleri zincirleseniz de, biz o kilitleri hukukun ve adaletin gücüyle kırmasını çok iyi biliriz!*** Bu kırdığımız kilit, sizin gizlilik zırhınızdır! Bu çekiç darbesi, mahkemenin kararıdır! Artık kaçacak yeriniz, sığınacak yalanınız kalmadı! Mahkeme kararını derhal uygulayın ve o raporları tek tek halka açıklayın! Bursa’da 2015 yılında yapılan deprem tahkikleri sonrasında 2017’de 13 okul, 2020’de 24 okul, 2023’te 12 okul olmak üzere toplam 49 okul boşaltılmıştır. Dayanıksız olduğu bilindiği halde bu çürük binalarda yıllarca eğitime devam edilmiştir. Bursa’da 655 bin öğrencinin, 40 bin öğretmenin, binlerce eğitim çalışanının ve her gün bu okul binalarına girip çıkan on binlerce velinin güvenliğinden endişe ediyoruz. Bursa’daki öğrenci velilerine çağrımızdır: Çocuğumun okulu depreme karşı güvenli mi sorusunu her gün sormalısınız. Bursa’daki eğitim emekçilerine çağrımızdır: Görev yaptığım okul depreme karşı güvenli mi sorusunu her gün sormalısınız. Öğrencilerimizin ve meslektaşlarımızın hayatını riske atmanıza göz yummayacağız. Gerçek orada bir yerlerde duruyor, onu bulacak ve halka biz açıklayacağız! Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nü uyarıyoruz. Bu mahkeme kararını açıklamak için 24 Mart’a kadar zamanınız var. Sürenin dolmasına rağmen mahkeme kararını yerine getirerek açıklama yapmazsanız 24 Mart günü mahkeme kararlarına uymadığınız gerekçesiyle hakkınızda suç duyurusunda bulunacağız. Değerli Basın Mensupları, Dün Bursa eğitimi adına skandal niteliğinde bir konu daha açığa çıktı. Yiğitler İmam Hatip Ortaokulu’nda Konyevi tarikatı şeyhinin hitaplarının öğrencilere dağıtıldığı anlaşıldı. İl Milli Eğitim haberimiz yok dedi, okul müdürü de “onların tarikat olduğunu bilmiyordum” dedi. Yoldan geçerken uğrayıp kitap bırakmışlar onlar da öğrencilere dağıtmış. Milli Eğitim Bakanlığı’nın onayı olmadan öğrencilere kitap dağıtılmayacağını bilmiyor musun? Tarikatı okula çağıran ve şeyhin kitaplarını dağıttıran okul müdürü Mahmut Ordulu okula siyaseti ve tarikatı sokma konusunda sabıkalı birisidir. Daha önce Gürsu’da görev yaptığı okulda koridorları rabia sembolleri ile donatmış, Eğitim-İş’in şikayetiyle geri kaldırmıştı. Şimdi de tarikatı okula sokan, tarikat şeyhi kitaplarını öğrencilere dağıtan ve onların tarikat olduğunu da bal gibi bilen okul müdürü Mahmut Ordulu ve Kevser Eğitim Vakfı hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunacağız. Bursa İl Milli eğitim Müdürüne sesleniyoruz: Yoldan geçen herkesi okula alıp kitap dağıttıran bu müdürü derhal görevden almalısınız! Daha önce çok kez soruşturma geçiren ve görev yeri de değiştirilen bu kişinin okul müdürü olarak kalmasında ısrar ederseniz siz de suça ortaksınız demektir.

Ara tatil kalkıyor mu? Haber

Ara tatil kalkıyor mu?

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ara tatillerin kaldırılacağı iddialarına ilişkin, "Ara tatilleri kaldırmıyoruz. Her durumda çocuklarımızın mevzuata göre, 180 iş günü okula gelmeleri gerekiyor" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 24 TV’de ‘Arafta Sorular’ programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Okullarda geleneksel oyunlar, Filistin’e ilişkin anma programları ve çevre bilinci gibi konularda yayımlanan genelgelerin ardından gündeme gelen laiklik tartışmalarına ilişkin Tekin, eğitimde yalnızca akademik başarı ve teknolojik gelişmelerin değil, değer eğitiminin de önemli olduğunu vurgulayarak uluslararası toplantılarda dahi eğitimin temel amacının ‘iyi insan yetiştirmek’ olduğunun altını çizdi. Ayrıca Tekin, ara tatillerin kaldırılacağı yönündeki iddialara ilişkin; tatilleri kaldırmayacaklarını, öğrencilerin mevzuata göre 180 iş günü okula gelmeleri gerektiğini belirtti. "Tatilleri kaldırmıyoruz" Ara tatillerin kaldırılacağı yönündeki iddialara ilişkin açıklamalarda bulunan Bakan Tekin, öğrencilerin 180 iş günü okula gelmeleri gerektiğini belirterek, "Tatilleri kaldırmıyoruz. Her durumda çocuklarımızın mevzuata göre 180 iş günü okula gelmeleri gerekiyor. Ramazan ve Kurban Bayramı, her ikisi de aynı eğitim-öğretim dönemine denk düştüğünde ve her ikisinde de 9’ar gün tatil olduğunda, bunun oraya yerleşme ihtimali yok. Bu bir teknik zorunluluk. Ara tatilin olduğu haftayla Ramazan Bayramı örtüştüğü için öğretmen arkadaşlarımız şunu bekliyor olabilirler. Seminer dönemi. Onu da online olarak yapacağız" diye konuştu. "Dünyanın her tarafında şiddet eylemlerinin yaygınlaştığı bir dönemi görüyoruz" Şiddet olaylarında sosyal medya ve toplumsal faktörlerin de etkili olduğunu dile getiren Tekin, "Dünyanın her tarafında şiddet eylemlerinin yaygınlaştığı bir dönemi görüyoruz. Bunun içinde sosyal medya, dijital mecralar, aileler, sanal bahisten kumara bir sürü sebep olabilir. Sadece öğrencilerin öğretmene yönelik şiddeti olarak değil, genel anlamda topyekun bir mücadele alanı oluşturmak gerekiyor. Bize düşen kısımda, karşısındakiyle ilişkiye geçerken onun temel hak ve hürriyetlerine saygı gösteren, hoşgörü gösteren, değerlerine bağlı, temel hak ve hürriyetleri noktasında saygılı bireyler yetiştirecek müfredatımızın içerisine hususlar koyduk" ifadelerine yer verdi.

Eğitimde bildiri krizi: Yusuf Tekin'den ‘Gözdağı’ gibi dava! Haber

Eğitimde bildiri krizi: Yusuf Tekin'den ‘Gözdağı’ gibi dava!

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile sivil toplum, sanat ve akademi dünyası arasında süregelen "Laiklik" ve "Değerler Eğitimi" tartışması, 168 isim hakkında açılan dava ile hukuki sürece girdi. Bakan Yusuf Tekin’in “Eğitim politikalarımıza yönelik bir müdahale söz konusu” açıklamasıyla başlayan süreç, Türkiye’de eğitim sisteminin temel ilkeleri üzerine yoğun bir tartışmayı yeniden gündeme getirdi. İşte “Maarifin Kalbinde Ramazan” programından adliye koridorlarına uzanan sürecin tüm detayları: Tartışmanın Merkezi: “Maarifin Kalbinde Ramazan” Programı Nedir? MEB tarafından başlatılan bu program, Ramazan ayı boyunca okullarda dayanışma, yardımlaşma, merhamet ve adalet temalı çeşitli etkinliklerin düzenlenmesini hedefliyor. Bakanlığın Bakış Açısı: Bu etkinlikler, sosyal sorumluluk bilincini güçlendiren ve kültürel değerleri gelecek nesillere aktaran bir “değerler eğitimi” çalışmasıdır. Eleştirmenlerin Görüşü: Kamusal eğitim alanında dini içerikli uygulamaların artması, anayasal bir ilke olan laikliğe ve bilimsel eğitim anlayışına uygun değildir. 168 İmza ve Geniş Yankı “Laikliği Birlikte Koruyalım” başlığı altında yayınlanan bildiri, başlangıçta 168 kişilik bir liste ile kamuoyuna duyuruldu. Kısa sürede dijital platformlarda 20 binin üzerinde imzaya ulaşan bildiri, MEB’in hukuki sürecinde ilk 168 ismin hedefi haline geldi. Dava Edilenler Kimler? Bakanlığın suç duyurusunda bulunduğu isimler, Türkiye’nin kültür-sanat ve akademi dünyasının önde gelen isimlerinden oluşuyor: Edebiyat ve Sanat: Ataol Behramoğlu, Müjde Ar, Rutkay Aziz, Ayşe Kulin, Onur Akın, Sabahat Akkiraz. Akademi ve Hukuk: Prof. Dr. Korkut Boratav, İlhan Cihaner. Medya ve STK: Merdan Yanardağ, Şenal Sarıhan. Kurumlar: TMMOB, KESK ve Eğitim-Sen gibi önemli sivil toplum örgütlerinin yöneticileri. Bakan Yusuf Tekin’den “Yasal İşlem” Kararı Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bildirinin basit bir eleştiri olmadığını, bakanlığın eğitim politikalarına karşı bir “atak” olduğunu belirtti. Tekin, yargının vereceği karara saygı duyduklarını ve sürecin hassasiyetle takip edileceğini vurguladı. Zıt Görüş: Bildiriye imza atanlar ise yaptıkları açıklamalarda, anayasal bir ilkeyi (laiklik) hatırlattıklarını ve demokratik eleştiri hakkını kullandıklarını savundular. Hukuki Süreçte Beklentiler Neler? Suç duyurusunun ardından dosya savcılığa sevk edildi. Önümüzdeki süreçte: İfade İşlemleri: İmzacıların emniyet veya savcılık tarafından ifadeye çağrılması olasılığı bulunuyor. İddianame Hazırlığı: Savcılık, bildiride suç unsuru tespit etmesi halinde “kamu görevlisine hakaret” veya “halkı kin ve düşmanlığa teşvik” gibi suçlamalarla iddianame hazırlayabilir. Dava Aşaması: İddianame kabul edilirse, Türkiye’nin önde gelen sanatçı ve akademisyenleri “eğitim politikalarını eleştirmek” suçlamasıyla yargılanacak. Bu Dava Ne Anlama Geliyor? Bu dava, sadece 168 kişinin yargılanması değil; Türkiye’de “Eğitimin amacı ve içeriği ne olmalı?” sorusunun mahkeme salonlarında tartışılması anlamına geliyor. Bir cephede “Milli ve manevi değerler”in önemi vurgulanırken, diğer cephede “Laik ve bilimsel eğitim” talebi yükseliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.